Sağlık
Hipertansiyon inme ve böbrek sorunlarına yol açabilirhaberi
Hipertansiyon hastalığı hakkında uyarılarda bulunan İç Hastalıkları Uzmanı Dr.
Hipertansiyon hastalığı hakkında uyarılarda bulunan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mesut Orhan, “Primer hipertansiyon, kalp-damar sistemindeki kan basıncının sürekli olarak yüksek olmasıdır. Yüksek kan basıncı, kan damarlarının duvarlarına fazla baskı yaparak zamanla hasara neden olabilir. Bunun sonucunda kalp hastalığı, böbrek hastalığı, inme ve diğer sağlık sorunlarına yol açabilir. Primer hipertansiyonun teşhisi kan basıncının ölçülmesiyle konulur” dedi.
Medical Park Tokat Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mesut Orhan, hipertansiyon hakkında bilgilendirmelerde bulundu. İki tür hipertansiyon hastalığı olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Orhan primer (birincil) ve sekonder (ikincil) hipertansiyon tipleri olduğunu belirtti.
KALP HASTALIĞINA NEDEN OLABİLİR
Esansiyel hipertansiyon olarak da adlandırılan primer hipertansiyonun kalp-damar sistemindeki kan basıncının sürekli yüksek olması anlamına geldiğini belirten Uzm. Dr. Orhan, “Yüksek kan basıncı, kan damarlarının duvarlarına fazla baskı yaparak zamanla hasara neden olabilir. Kalp hastalığı, böbrek hastalığı, inme ve diğer sağlık sorunlarına yol açabilir. Primer (esansiyel) hipertansiyonun teşhisi kan basıncının ölçülmesiyle konulur. Kan basıncı, üst (sistolik) ve alt (diyastolik) olmak üzere iki sayıdan oluşur. Normal kan basıncı 120/80 mmHg olarak kabul edilirken, 140/90 mmHg veya daha yüksek olan kan basıncı yüksek olarak kabul edilir” diye konuştu.
ÇEVRESEL FAKTÖRLER ETKİLİ OLABİLİR
Primer (birincil) hipertansiyonunun nedenlerini açıklayan Uzm. Dr. Orhan, “Primer hipertansiyonun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir. Yaş, aşırı kilo, hareketsiz yaşam tarzı, tuz alımı, stres ve alkol tüketimi gibi faktörler, esansiyel hipertansiyon riskini artırabilir” şeklinde konuştu.
İLAÇ KULLANIMI RİSKİ ARTIRABİLİR
Sekonder hipertansiyon çeşitlerinin ise belirli bir nedene bağlı olarak ortaya çıktığını söyleyen Uzm. Dr. Orhan, “Örneğin, böbrek hastalığı, adrenal bezlerin bir hastalığı veya ilaç kullanımı gibi nedenler yüksek kan basıncına neden olabilir. Bu tür hipertansiyonlara ikincil hipertansiyon denir” ifadelerini kullandı.
BU BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ
Uzm. Dr. Mesut Orhan, hipertansiyon hastalığının belirtilerini şöyle sıraladı:
• Yorgunluk,
• Bulantı,
• Baş ağrısı,
• Stres, fiziksel aktiviteler sonrasında burun kanaması,
• Baş dönmesi,
• Sinirlilik,
• Zayıflama,
• Kalp çarpıntısı,
• Bulanık görme,
• Gözlerde şişlik,
• Gece sık şekilde idrara çıkma,
• Anksiyete,
• Uyku sorunları,
• İşitme sorunları,
• Duygusal anlamda sorun yaşama,
• Hızlı ve düzensiz şekilde kalp atışı,
• Nefes darlığı,
• Vücutta ödem.
DÜZENLİ EGZERSİZ YAPMAK OLDUKÇA ÖNEMLİ
Tedavi yollarına değinen Uzm. Dr. Orhan, “Primer hipertansiyonun potansiyel risklerini azaltmak için, kan basıncını düzenli olarak ölçmek, yaşam tarzı değişiklikleri yapmak (düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, tuz ve alkol tüketimini sınırlamak) ve doktorunuzun önerdiği ilaç tedavisini düzenli olarak uygulamak önemlidir. Tedavi, yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaçlarla yapılabilir. Yaşam tarzı değişiklikleri arasında kilo verme, düzenli egzersiz yapma, tuz alımını sınırlama ve alkol tüketimini azaltma gibi önlemler yer alır. İlaç tedavisi, kan basıncını düşürmeye yardımcı olan çeşitli ilaçları içerebilir. Primer hipertansiyon tedavisinde kişinin yaşam tarzı değişiklikleri yapması, ilaç tedavisi veya her ikisi bir arada kullanılması önerilir. Tedavi protokolü bireysel olarak belirlenir ve kişinin yaşına, cinsiyetine, genel sağlık durumuna, diğer ilaç kullanımına ve yüksek kan basıncı düzeyine göre değişebilir” ifadelerini kullandı.
TEDAVİ YOLLARI
Uzm. Dr. Orhan, primer hipertansiyon tedavisinde uygulanabilecek adımları şöyle sıraladı:
- Yaşam tarzı değişiklikleri: Kişinin kan basıncını düzenli olarak ölçmesi ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemesi önerilir. Bu, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, tuz ve alkol tüketimini sınırlamak, sigara içmemek ve stresi azaltmak anlamına gelir.
- Sigara ve alkol risk faktörleri konusunda oldukça etkilidir. Bundan kaynaklı olarak da kısa süre içinde bırakılmalıdır.
- Günlük 6 gramın üzerinde tuz kullanımı da risk faktörleri içinde bulunur. Bu değerin üzerine çıkmamak gerekir. Fazla tuz su tutulumuna sebep olur ve vücutta sıvı oranı artışı yapar.
- Doğru beslenmek, risk faktörleri konusunda önlem almaya olanak sağlar. Baharatlı, fast food, tuzlu, yağlı yiyeceklerden uzak durulması gerekir. Bunun yerine tahıllı ve lifli ürünler tercih edilmelidir. Tansiyon tedavisi kapsamında risk faktörleri önüne geçilmesi için doğru beslenme çok önemlidir.
- Fiziksel aktiviteler hem kilo kontrolü sağlar hem de tansiyon tedavisi kapsamında sağlıklı bir yaşam sunar. Haftanın birkaç günü kişinin tercihine bağlı olarak açık havada ya da spor salonunda egzersiz yapması uygun olacaktır. Düzenli spor yapmak başka sorunların yaşanmasının da önüne geçer.
- İlaçlar düzenli kullanılmalıdır
- İlaç dışında elektroforez, fitoterapi, akapuntur, psikoterapi ve işitsel eğitimler ile de destek sağlanabilmektedir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Uzman doktordan Smile Lazer açıklaması: Yeni nesil lazer yöntemi nasıl uygulanıyor?
Göz sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, görme kusurlarının tedavisinde yeni yöntemlerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Son yıllarda adından sıkça söz ettiren yöntemlerden biri olan Smile Lazer, özellikle miyop ve astigmat problemi yaşayan kişiler tarafından tercih ediliyor.
İstanbul’da görev yapan göz hastalıkları uzmanı Op. Dr. Kemal Gültekin, Smile Lazer yönteminin özellikleri hakkında bilgi verdi.
Uzman doktora göre Smile Lazer yöntemi, klasik lazer tedavilerinden farklı bir teknikle uygulanıyor.
“Smile Lazer yönteminde kornea üzerinde geniş bir kapak oluşturulmaz. Bunun yerine kornea içinde oluşturulan küçük bir doku parçası minimal bir kesiden çıkarılır.”
Bu teknik sayesinde göz yüzeyine daha az müdahale edildiği ifade ediliyor.
Smile Lazer yönteminin en önemli avantajlarından biri, operasyonun kısa sürede tamamlanabilmesi.
Uzmanlara göre işlem genellikle birkaç dakika içinde tamamlanıyor ve hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilebiliyor.
Smile Lazer yöntemi özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:
- Miyop görme kusuru
- Astigmat problemi
Ancak her hasta lazer tedavisine uygun olmayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde detaylı bir göz muayenesi yapılması gerekiyor.
Op. Dr. Kemal Gültekin’e göre uygun adayların belirlenmesi tedavinin başarısında büyük rol oynuyor.
Göz lazer tedavisi planlanmadan önce şu kriterler değerlendiriliyor:
- Göz numarasının stabil olması
- Kornea kalınlığının yeterli olması
- Genel göz sağlığının uygun olması
Uzmanlar işlem sonrasında doktorun önerdiği damlaların düzenli kullanılması gerektiğini belirtiyor.
Smile Lazer tedavisi hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler Veni Vidi Göz Ataşehir’in resmi internet sitesinde yer alan bilgilere ulaşabiliyor.
https://venividigoz.com/smile-lazer
Sağlık
Uzmanı uyardı! Siyasi partiler seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli!haberi
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor.
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden uzmanlar, siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde bulunuyor. Siyasi partilerin seçim kampanya sürecinde toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmalarının, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacağını dile getiren Siyaset Bilimci Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimler öncesi olası kaotik durumları önlemek için yapılması gerekenlere işaret etti.
“Yerel seçimler, genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da rekabete sahne oluyor”
Yerel seçimlerin genel seçimlerde olduğu kadar olmasa da partiler arasında ciddi bir rekabete sahne olduğunu ifade eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, yerel seçimlerin özellikle büyük şehirlerde partilerin kendi adaylarının kazanmasının, ülkedeki siyasi itibarlarını güçlendirmesi ve iktidarlarını pekiştirmesi açısından, muhalefet partileri açısından da iktidar yarışında güç kazanmak için bir rekabet sahası olduğunu söyledi.
“Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne olan bağlılığına katkı sunuyor”
“Böyle bir rekabet ortamında tüm partilerin seçim rekabetinin seçimi gölgelemesine izin vermeyecek şekilde davranması elzemdir.” diyen Prof. Dr. Havva Kök Arslan, şunları dile getirdi:
“Tüm partilerin seçmenlerine ve seçmenlerin kendi bölgelerindeki sandık tercihlerine saygılı davranacak şekilde davranmaları, seçmenlerine sakin sağduyulu ve bilinçli hareket etme konusunda dikkatli davranmalarını tavsiye etmeleri faydalı olacaktır. Aynı şekilde sandık görevlilerinin de sorumlu vatandaş bilinciyle hareket etmesi ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde şeffaf bir süreç yürütmeye özen göstermeleri olası olumsuz durumları engellemek veya asgariye indirmek açısından büyük öneme sahiptir. Yerel seçimler ülkemizin demokrasi kültürüne ve demokratik değerlerine olan bağlılığına da katkı sunmaktadır.”
“Adaylar seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmeli”
Siyasi partilerin, adayların seçim kampanyalarını itidalli bir şekilde yürütmesi önerisinde de bulunan Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Mümkün mertebe yumuşak ve toplumu kutuplaştırmayan bir dil kullanmaları, toplumsal barışa önemli bir katkı sunacaktır. Seçim kampanya sürecinde kullanılacak dil ve genel atmosfer esasen seçim gününe nazaran toplumsal sükunet açısından daha önemlidir. Ancak yine de olumsuz durumlarla karşılaşılması durumunda partilerin de seçmenlerine soğukkanlı davranma konusunda çağrıda bulunmaları faydalı olacaktır.” dedi.
Seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolü ve sorumluluğu nedir?
Prof. Dr. Havva Kök Arslan, seçim dönemlerinde sosyal medyanın rolünün de tıpkı medya gibi önemli olduğunu kaydederek, “Medyada olabileceği gibi sosyal medyada da bilgi kirliliğinin önüne tamamen geçmek mümkün değildir. Bu nedenle toplumun seçim öncesinde olduğu gibi sonrasında da dolaşıma giren bir bilgiyi teyit etmeden ciddiye almaması oldukça önemlidir. Her kesimden toplumun itibar ettiği ve sorumluluk bilinciyle hareket eden kişilerin paylaşımlarının dikkate alınması, kaynağı ve mesnedi belli olmayan birtakım şoke edici veya galeyana getirici paylaşımlara karşı soğukkanlı olunması her şeyden daha fazla önemlidir. Toplumumuz her ne kadar duygusal ve sıcakkanlı olsa da geçmişte olduğu gibi bugün de doğru zamanda soğukkanlılığını korumasını bilmiştir.” diye vurguladı.
“Rekabet siyasetin doğasında var”
Seçim sırasında şeffaf bir sürecin işletilmesine özen gösterilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Havva Kök Arslan, “Rekabet siyasetin doğasında vardır ve önceki seçimlerde olduğu gibi süreç içinde yer yer sandıklarda itirazlar olacaktır. Bu durumlarda herkesin kurallara ve kanunlara uygun hareket etmesi olası olumsuzlukları en aza indirebilecektir. Tüm vatandaşlar olarak sorumluluğumuz hukuka saygı duyarak, sakin ve huzurlu bir seçim geçirmek ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansımasına katkıda bulunmaktır. Bunun yolu da demokratik kültürü özümsemek ve seçmen iradesi hangi bölgede ne yönde olursa olsun saygı duymaktan geçmektedir.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sağlık
Medtronic, Cerrahide Yenilikçi Uygulamalar İçin Hekimleri Bir Araya Getirdihaberi
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi.
Medtronic tarafından düzenlenen “SurgInspire” başlıklı Genel Cerrahi Zirvesi, Bariatrik & Metabolik Cerrahi, Kolorektal Cerrahi ve Fıtık Cerrahisi konusunda uzman, 18 ülkeden 300’den fazla sağlık profesyonelini İstanbul’da bir araya getirdi. 8-9 Mart tarihlerinde gerçekleşen, ulusal ve uluslararası 19 konuşmacının yer aldığı zirvede, cerrahi bakımın iyileştirilmesi hastalara daha fazla erişim, daha az komplikasyon, daha düşük bakım maliyeti ve daha iyi sonuçlara ulaşma gibi başlıklar ön plana çıktı.
En iyi klinik uygulamaların paylaşıldığı zirvede, yenilikçi teknolojilere erişim konusunda etkileşim fırsatı bulan cerrahlar, obezite cerrahisi, metabolik bozukluklar, kolorektal cerrahi ve fıtık cerrahisinin tüm yönlerini kapsayacak geniş konu yelpazesine sahip eğitim programlarına katıldı. Ayrıca, Medtronic Global Araştırma ve Geliştirme, Pazarlama ve Operasyon Departmanlarından temsilciler, Medtronic tarafından üretilen teknolojiler ve mühendislik üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Katılımcı hekimler ile Medtronic mühendislerinin etkileşimde bulunma fırsatı yakaladığı sunumlarda hekimler ayrıca Ar-GE geri bildirimleri verme şansı buldular.
“Medikal İnovatif Teknolojiler ile Sağlığı Geliştiriyoruz”
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Medtronic Türkiye, Batı Asya ve Levant Bölge Başkanı Ayhan Öztürk, Medtronic’in tıbbi cihaz endüstrisinde mükemmeliyete ve yeniliğe olan bağlılığına vurgu yaptı. Öztürk sözlerine şöyle devam etti: “Medtronic olarak, sizlerin de katkılarıyla, teknolojik gelişmeler ve stratejik Ar-Ge yatırımlarımızın sinerjisinden yararlanarak sağlık hizmetlerini dönüştürmede sıra dışı bir etki yaratıyoruz. Kendimizi, hastaların yaşam kalitesini artırmaya, klinik çıktıları iyileştirmeye ve tüm genel bakım maliyetlerini yönetmeye yardımcı olmak için klinik olarak ilgili ve ekonomik olarak değerli yenilikler sağlamaya adadık.”
“Bu amaçla da Türkiye’de dünyanın en gelişmiş eğitim merkezlerinden birini hayata geçirdik. 2014’te açılan Medtronic İnovasyon Merkezi (MIC), Türkiye’nin alanındaki sayılı eğitim merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Eğitim merkezimizde alanında uzman ve yetkin personelimizle, sağlık profesyonellerine teknik ve deneyimsel eğitimler veriyoruz. Cerrahi klinisyenlerinin, cerrahi yeterlilikleri ve hasta bakımını geliştiren yeni nesil tedavi seçenekleri ile önemli bir fırsatı temsil ettiklerine inanıyoruz. Cerrahi alanda uzmanlığın artırılması ve hasta bakımının geliştirilmesi amacıyla çalışmaya devam edeceğiz.”
Sağlığın geleceğine odaklanarak sağlık profesyonellerinin ileri cerrahi teknikler konusunda küresel uzmanlarla etkileşimde bulunmalarına ve önümüzdeki dönemde klinik iyileştirme stratejileri belirlemelerine olanak sağlayan zirve aynı zamanda bir sağlık teknolojileri markası tarafından bağımsız olarak düzenlenen; Türkiye, Batı Asya ve Levant bölgesinin en büyük genel cerrahi organizasyonu olma niteliği taşıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
-
Fashion9 yıl agoThese ’90s fashion trends are making a comeback in 2017
-
Entertainment9 yıl agoThe final 6 ‘Game of Thrones’ episodes might feel like a full season
-
Fashion9 yıl agoAccording to Dior Couture, this taboo fashion accessory is back
-
Entertainment9 yıl agoThe old and New Edition cast comes together to perform
-
Sports9 yıl agoPhillies’ Aaron Altherr makes mind-boggling barehanded play
-
Business9 yıl agoUber and Lyft are finally available in all of New York State
-
Entertainment9 yıl agoDisney’s live-action Aladdin finally finds its stars
-
Sports9 yıl agoSteph Curry finally got the contract he deserves from the Warriors
