Kategori: Teknoloji

  • We Are Social 4. Ceyrek: Dijital Dünyanın 2022 Verilerihaberi

    We Are Social 4. Ceyrek: Dijital Dünyanın 2022 Verilerihaberi

    Dijitale dair en kapsamlı global raporlardan bir tanesi olan We Are Social 2022 4. Çeyrek raporu yayımlandı. Yayımlanan 280 sayfalık raporda dijital dünyanın 2022 verilerine yer verilirken, kullanıcı davranışlarına dair içgörüler de yer aldı. 

     

    Ekim 2022 raporunun önemini IQUEEM Kurucusu Berkun Meral şöyle açıklıyor; “We Are Social raporları her yıl belirli dönemlerde bize dijital dünyanın verilerini ve haritalarını sunuyor. Özellikle Ekim raporu pazarlamacılar ve reklamcılar için kritik. Çünkü rapor sadece veri sunmakla kalmayıp; tüketici davranışlarını yorumlamaya ve trendleri belirlemeye de yardımcı oluyor. Bu da yeni yıl için yapılan strateji hazırlıklarında hepimize yol gösterici oluyor.” 

     

    Ekim 2022 raporu bize genel olarak neler sunuyor? 

     

    • Küresel nüfus ve internet kullanıcılarına bakış 
    • İnternet kullanım metriği 
    • Önümüzdeki aylarda Facebook'un görünümü
    • Metaverse'in büyümesiyle ilgili bakış açıları
    • Sosyal medya platformlarının sıralamaları ve kullanım oranları 
    • TikTok ile ilgili eğilimler 
    • Podcast'lerin yükselişi
    • Mobil veri trafiği 
    • İnsanların çerezleri nasıl gördüğüne dair bazı şaşırtıcı bilgiler
    • Dünyanın en iyi alışveriş uygulamalarının sıralaması

     

    Bu maddeler arasından Berkun Meral’in rapordan sizin için seçtiği 5 başlık ise şöyle; 

     

    1) Dijital Dünya Nasıl Şekilleniyor? 

    Dünya nüfusu 8 milyarı geçmeye yaklaşırken; küresel mobil kullanıcıları 5,48 milyara ulaştı ve bugün kullanılan cep telefonlarının neredeyse 5'te 4'ünü akıllı telefonlar oluşturuyor. İnternet kullanıcıları ise Ekim 2022'de yüzde 3,5 artarak yılın son çeyreğine girerken 5,07 milyara ulaştı. 

     

    2) İnterneti Hangi Amaçlarla Kullanıyoruz? 

    Ekim 2022 itibariyle internet kullanımında geçirilen zamanda doyma noktasına ulaştığımızı gözlemliyoruz. İnternette geçirdiğimiz zaman, geçtiğimiz yıla oranla yaklaşık 20 dakika azalmış ve ortalama 6 saat 37 dakika olarak raporda yer almış. İnterneti kullanma motivasyonu ise COVID öncesi döneme göre çok değişmemiş olsa da kullanıcılar artık daha seçici ve planlılar. Bu da pazarlamacılara ipuçları veriyor. En son veriler, çalışma çağındaki tüm internet kullanıcılarının yaklaşık yarısının markalar hakkında bilgi edinmek ve satın almayı düşündükleri ürünleri/hizmetleri araştırmak için aktif olarak sosyal platformlarını ziyaret ettiğini de ortaya koyuyor.

     

    3)  Sosyal Medya Platformlarında Ne Kadar Zaman ve Para Harcıyoruz?

    YouTube, harcanan ortalama süreye göre 1. Sıraya yeniden yerleşti. Şöyle ki tipik bir kullanıcı; 01 Nisan ile 30 Haziran 2022 arasında YouTube uygulamasını kullanarak her ay ortalama 23,4 saat harcamış. Bu süre de toplam uyanık kalma süresinin neredeyse 1,5 gününe eşit. TikTok’da ise kullanıcılar 2022'nin ikinci çeyreğinde ayda ortalama 22,9 saat geçirmiş ve böylece platform 2. Sıraya gerilemiş.

     

    Ayrıca TikTok tarafında hem reklam erişimleri yükselmeye hem de kullanıcıların platformda harcadıkları bütçeler artmaya devam ediyor. Tüketici harcamalarında 1. sırada TikTok yer alırken; sıralama YouTube ve date uygulaması Tinder ile devam ediyor. 

     

    4)  Mobil Veri Trafiği Nasıl Şekilleniyor? 

    Cep telefonları internet faaliyetlerimizin giderek daha büyük bir bölümünü oluşturuyor ve mobil veri trafiği her geçen gün artıyor. Ericsson, “tipik” akıllı telefon kullanıcısının artık ayda 15 GB'den fazla hücresel veri tükettiğini ve buna wifi üzerinden tükettiği verilerin dahil olmadığının altını çiziyor. Mobil trafik artmaya devam ederken; artık markalar için mobil uyumlu hareket etmek tamamen bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor. Tüketici mobilde yeterli verimi alabilmeli ve kullanıcı davranışı olumlu devam etmeli. 

     

    5G teknolojisinin hayata geçmesi de daha yüksek bant genişliğine sahip içeriğe daha iyi erişim sağlayan daha hızlı bağlantı hızlarıyla dünya çapında mobil veri tüketiminin artmasında önemli bir rol oynuyor. 

     

    Ülke bazında mobile internet bağlantı hızına baktığımızda ise Türkiye’nin şu an global ortalamanın altında olduğunda görüyoruz. 

     

    5)  Neler izledik, neler dinledik? 

    We Are Social; her yıl rapora yeni slaytlar eklemeye de devam ediyor. Son eklenen slaytlarda ise yayın platformlarında en çok izlenen film ve dizilere yer verilirken; Spotify’da ise en çok dinlenen şarkılar yer alıyor. 

     

    En çok hangi dizileri/filmleri izledik: 

    Spotify’da en çok hangi şarkıları dinledik: 

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Sosyal mühendislik simülasyonuyla milyarlarca liralık zararın önüne geçiyorhaberi

    Sosyal mühendislik simülasyonuyla milyarlarca liralık zararın önüne geçiyorhaberi

    Axoft’un bilgi güvenliği uzmanlığıyla şirketler daha güvende

     

    Bilgi güvenliği uzmanlığı alanında küresel çapta hizmet veren Axoft, DNS tabanlı siber güvenlik çözümleri ile her yıl milyarlarca liralık zararın önüne geçiyor. Pandemi döneminde yüzde 24,5 oranında artan siber saldırılara karşı kurumsal firmalara entegre çözümler sunan şirket, çalışanlara yönelik planladığı sosyal mühendislik içerikli simülasyonlarıyla farkındalık seviyelerinin yükselmesini sağlıyor.  

     

    Pandeminin etkisiyle şirketlerin hibrit çalışma düzenine geçmesi, siber saldırılarda ortalama yüzde 24,5’lik bir artışı da beraberinde getirdi. Özellikle bilgi teknoloji alanında siber güvenlik duvarına sahip olmayan firmalar, son dönemde daha çok siber saldırının hedefine girerek milyar liraları aşan maddi kayıplar yaşadı. Veri ihlallerinin yüzde 43'ü, içeriden gelen tehditlerden oluşurken, siber saldırılara karşı önlem alınmaması, şirketlerin yüzde 42'sini etkiliyor. 

     

    Bilgi güvenliği uzmanlığı konusunda küresel bir güç olan Axoft, internete olan bağlılığın giderek arttığı çağımızda yapay zekâ ve dijital çözümlemeleriyle siber saldırıların engellenmesinde büyük rol oynuyor. Hizmet verdiği şirketlerin yaşadığı sorunları en küçük ayrıntısına kadar inceleyen Axoft, bilgi güvenliği konusunda uzman mühendis grubu sayesinde oluşturduğu özel çözüm portföyüyle, sorunları entegre bir şekilde ortadan kaldırıyor.   

     

    Teknoloji ve internet çağının hızla gelişmesinin, dijital dönüşüme ayak uydurmayı zorunlu hâle getirdiğini söyleyen Axoft Türkiye Ülke Müdürü Bahar Pınarlı, “Hayatımızın büyük bir kısmını dijital, elektronik veya sanal olarak belirteceğimiz ortamlarda yaşamaya başlamış durumdayız. Devletler, kamu kurumları, sosyal platformlar, tüm özel şirketler de biz tüketicilere veya diğer şirket ve kurumlara sunmuş oldukları hizmet ve ürünler ile iletişimlerini sanal ortamlar üzerinden gerçekleştirmeye başladı. Uygulama ve servislerin dijitalleşmesi, uzaktan erişim gibi kolaylıklar, bilgi güvenliği ve veriyi koruma gibi zorlukları da beraberinde getirdi” dedi. 

     

    “Siber güvenlik önlemi almak artık bir zorunluluk”

    Temelde veri koruma süreçlerinin tamamını kapsayan genel bir ifade ile “siber güvenlik” tanımının karşımıza çıktığını vurgulayan Bahar Pınarlı, “Dijital mecrada işlenen suçlar katlanarak artış gösterirken kurumlar için siber güvenlik konusunda bilinçli olmak ve önlem almak artık bir zorunluluk oldu. Bugün kurumların ya da kişilerin verilerinin korunabilmesi için siber güvenlik hiç olmadığı kadar önemli bir konuma taşındı. Siber güvenlik sadece şirketlerin BT bölümlerinde değil, tüm birimlerinde stratejik bir öneme sahip” ifadelerini kullandı. Siber tehditlere karşı önemli bir noktada yer alan sosyal mühendislik konusuna da değinen Pınarlı, “Sosyal mühendislik içeren oltamala simülasyonları, çalışanın bulunduğu departmanda taşıdığı riske göre kategorize edilmiş güvenlik farkındalığı eğitimleri, bu eğitimler sonucunda güvenlik 

     

    farkındalığının test edilmesi önemli bir süreç ve bu süreçlerin proaktif bir şekilde adım adım planlanması gerekiyor. Bu noktada çalışanları demotive eden, sıkıcı, zorlayıcı bir eğitim sürecinden ziyade çok kolay erişebilecekleri, sıkılmadan devam edebilecekleri, eğlenceli ve öğretici bir güvenlik farkındalığı eğitiminin planlanması çok önemli. Axoft olarak güvenlik farkındalığı eğitimlerinin her seviyeden çalışanlara göre planlanması, sınıf içi veya online interaktif eğitim planlamalarının yapılması konusunda kurumlarımıza ilgili çözümleri sunuyoruz” dedi.

     

    “2023 yılında siber güvenlik tehditleri daha yoğun olacak”

    Bahar Pınarlı, 2023 yılında daha fazla veri ihlaline neden olabilecek siber güvenlik tehditlerine ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu: “2023 yılında şirketlerin en çok maruz kalacağı siber saldırı yöntemlerinden biri Phishing (Oltalama) olmaya devam edecek. Phishing, doğrudan kişileri hedef alarak, kimlik veya kredi kartı bilgileri gibi kritik ve hassas bilgilerin çalınması amacıyla kullanılmaktadır. Kuruluşların tedarik zincirlerinin sekteye uğratılmasına ya da bozulmasına yönelik saldırılar, gelecek yılın siber güvenlik tehditleri arasında yer alıyor. 2023 itibariyle 5G mobil altyapısı tüm dünyada daha yaygın kullanılmaya devam edecek. Bu yaygınlaşma ile beraber 5G’nin bir siber güvenlik açısından bazı sorunlar teşkil edeceğini öngörüyoruz.” 

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • BSH Türkiye’nin “Bi’ Fikrim Var” Yarışmasına büyük ilgihaberi

    BSH Türkiye’nin “Bi’ Fikrim Var” Yarışmasına büyük ilgihaberi

    BSH Türkiye’nin “Bi’ Fikrim Var” beyaz eşya teknolojisi fikir yarışmasında başvuru süreci tamamlandı. Yoğun ilgi üzerine jüri değerlendirmesi öncesi gerçekleştirilecek atölye çalışmalarının kapasitesi yüzde 50 oranında artırıldı. 

     

    Gençlere teknoloji okuryazarlığı kazandırmak üzere 2017 yılından bu yana Kodluyoruz Derneği iş birliğiyle Makers of Tomorrow Projesi’ni sürdüren BSH Türkiye, projeyi bir adım ileriye taşımış ve “Bi’ Fikrim Var” Yarışmasını hayata geçirmişti. Yarışma için başvuru dönemi sona erdi. Gençlere geleceğin teknolojilerinde söz sahibi olma imkanı sunan yarışmaya, yalnızca Tekirdağ’dan yüzlerce öğrenci başvuruda bulundu. Yoğun ilgi üzerine, 14-15 Kasım’da BSH Türkiye’nin Çerkezköy Fabrikası’nda bulunan BSH Makers Lab’da yüz yüze gerçekleştirilecek atölye çalışmalarına katılacak gençler için ayrılan kapasite yüzde 50 oranında artırıldı. 

     

    Beyaz eşya teknolojisi, mekatronik/otomasyon, sunum teknikleri ve tüketici iç görüleri eğitimlerinin yer aldığı atölyenin ardından jüri en başarılı 5 projeyi belirleyecek. Proje sahibi takımlar, 3 günlük kodlama, elektronik ve proje planlama atölyelerine katılacak. Daha sonra da sağlanacak malzeme desteğiyle fikirlerini prototipe dönüştürerek jüri karşısına çıkacak. Finale kalan takımlardan dereceye giren ilk 2 takım 23-27 Ocak 2023 tarihlerinde Makers Lab’da gerçekleştirilecek yüz yüze kodlama kampına katılmaya hak kazanırken, birinci olan takımın üyeleri BSH Türkiye’de staj yapma imkânı elde edecek.

     

    Takımlara rehberlik edecek jüri üyeleri

    Yarışmanın, alanında yetkin isimlerden oluşan jüri üyeleri de netleşti. Jüride BSH Türkiye üst düzey yöneticileri, Kodluyoruz Derneği ekibi, influencer ve gazetecilerin yanında Koç Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Metin Türkay, Başkent Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Levent Çolak bulunuyor.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • 2023 Teknolojide Yatırımların Yılı Olacakhaberi

    2023 Teknolojide Yatırımların Yılı Olacakhaberi

    Dynabook Türkiye İş Birimi Direktörü Ronald Ravel, 2023 yılında teknoloji dünyasını nelerin beklediğini açıkladı:

     

    • 2023 yılında sürdürülebilir uygulamalara yapılan yatırımlar artacak.
    • Şirketlerin sürdürülebilir uygulamaları karbon ayak izlerinin azaltılmasına olanak tanıyacak.
    • Çalışanlar için hazırlanan eğitim ve mezun programları çeşitlendirilecek.
    • Tedarik zinciri sorunu 2023 yılında hafifleyecek.
    • KOBİ’lerin üretkenliklerini artırmak için BT desteğine öncelik verilecek.

     

    Pandemi sonrası devam eden sosyal ve ekonomik sıkıntıların yanında artan enerji fiyatları nedeniyle 2023 yılına dair beklentiler her geçen gün daha belirsiz hale geliyor. Özellikle tedarik zinciri sorununun teknoloji alanında yarattığı krizler işletmelerin büyüme ve başarı elde etmek için farklı çözümlere yönelimini hızlandırdı. Dynabook Türkiye İş Birimi Direktörü Ronald Ravel, gidişita yönelik öngörülerini açıklarken 2023 yılında teknoloji sektörünü nelerin beklediğini paylaştı. 

     

    Sürdürülebilirlik 2023 yılının en önemli trendi

    Sürdürülebilirlik, uzun yıllardır iş dünyasının gündeminde olan bir terim olsa da hiç bu kadar önemli olmamıştı. Özellikle artan enerji fiyatlarıyla birlikte sürdürülebilir uygulamalara duyulan ihtiyaç her zamankinden daha fazla. Sürdürebilirliğin çevresel önemini vurgulayan Ronald Ravel ‘’2023 yılına girerken şirketler daha sürdürülebilir seçimler yapmaya çalışacak. Bu seçimlerde enerji tasarrufu yapma ve çevre dostu olma amacıyla en son teknolojilere geçiş yapmak büyük rol oynayacak’’ ifadelerini kullanıyor. 

     

    Ronald Ravel ‘’ Dynabook tarafından yapılan bir çalışmaya göre Avrupa’daki küçük ve orta ölçekli işletmelerin 64’ü dizüstü bilgisayar satın alma kararlarının pandemi öncesine göre daha önemli olduğunu düşünüyor. Bunun gerekçesi ise aslında eskiyen dizüstü bilgisayarların pil ömrü kısalma eğiliminde olması. Bu durum kullanıcıların cihazlarına güç sağlamak için daha sık enerji kullanmasına yol açıyor. Enerji maliyetlerindeki artışla birleştiğinde, şirketlerin daha iyi pil performansı sağlayabilecek daha yeni teknolojilere geçmeleri gerekeceği anlamına geliyor’’ diyor. 

     

    Sürdürülebilirliğin öne çıkmasıyla beraber, daha düşük çevresel ve sosyal etkiye sahip olan teknolojiler de bazı şirketlerin satın alım kararlarında etkili olmaya başladı. Bununla beraber karbon ayak izinin azaltılmasının önemine de değinen Ronald Ravel ‘’Cihazların değiştirilmesi, işlerin büyümesi ve esneklik açısından kilit önem taşısa da, şirketlerin yeniden satış ve geri dönüşüm gibi girişimler yoluyla eski cihazları nasıl elden çıkardıkları konusunda daha etik düşünmeleri gerekecek ve bu sayede karbon ayak izlerini azaltmalarına olanak tanıyacak’’ diyor. 

     

    Yeni yılda çalışanlara yapılan yatırımlar artacak

    Teknoloji sektöründe yeni yetenekler bulmanın çoğu zaman maliyetli olduğunu söyleyen ve bu maliyeti azaltmanın bir yolu olarak dijital beceri eğitimi ve işe alım programlarına daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirten Ronald Ravel’a göre, 2023 yılında çalışanlarına ihtiyaç duydukları eğitim programı sunan işletmelerin sayısı artacak ve bu şirketler işe alımlarda rakiplerine göre öne çıkmayı başaracak.

     

    Eksikliği gidermenin bir diğer yolu da yüksek nitelikli çalışanların uzaktan çalışan personeli yönetme ve desteklemede önemli bir rol oynamasını sağlamak. Yüz yüze iletişimin güçlü bir çalışan bağlılığı yarattığını belirten Ronald Ravel’a göre, başarılı ve özelleştirilmiş bir hibrit çalışma modeli uygulayan işletmeler bulut tabanlı çözümler kullanarak ekiplerin becerilerini geliştirebilir. Buna göre, 2023 yılı ve sonrasında, işletmelerin eğitim ve mezun programları uygulamalarına daha fazla ihtiyaç duyacağı öngörülüyor.

     

    Tedarik zinciri sorununda tünelin ucundaki ışık göründü

    Dynabook tarafından yürütülen çalışmaya göre, işletmelerin 23’ü tedarik zinciri sorunlarının da en azından önümüzdeki yaza kadar devam edeceğini düşünüyor. Son zamanlarda yaşanan küresel ekonomik sorunlar da eklenince, Avrupa genelinde teknolojik cihaz satışlarında düşüş yaşandığını görülüyor.

     

    Tedarik zinciri sorununun yavaş yavaş çözülmeye başladığını söyleyen Ronald Ravel “Tedarik zincirleri istikrara kavuşmaya başladıkça teslimatlar biraz olsun normale dönecek ve teknoloji cihazları için tüm tedarik zincirini kolaylaştıracak” diyor. Ayrıca, Ronald Ravel’a göre, üretimi artırmak ve küresel sorunların tekrar etmesini önlemek amacıyla farklı yerlerde yeni ve erişilebilir üretim tesisleri açan kuruluş sayısının artması bekleniyor. 

     

    KOBİ üretkenliği artırılacak

    Dynabook tarafından yürütülen araştırmaya göre, Avrupa’daki KOBİ’lerin 19’u çalışan verimliliğini en büyük endişe kaynağı olarak görüyor. Başta KOBİ’ler olmak üzere tüm işletmeler açısından herhangi bir üretkenlik kaybının maliyetli olduğunu söyleyen Ronald Ravel’a göre KOBİ’ler, üretkenliğin önündeki engelleri aşmak için dizüstü bilgisayarlar, güvenli iletişim araçları ve cihaz aksesuarları gibi teknolojilere başvurarak uzataki iş gücünün üretkenliğini artırmaya çalışacak. 

     

    Ronald Ravel ‘’2023 yılında BT bütçelerinde daha güvenilir teknoloji çözümlerine ve daha fazla BT desteğine öncelik verdiklerini göreceğiz. Bu sayede çalışanlar nerede çalışırlarsa çalıssınlar desteklendiklerini hissedecekler’’ diyor.

     

    Yaptığı araştırmalarla sektörünün nabzını tutan Dynabook, ilgi çekici araştırmalarına devam ederek sektöre sağladığı katkıları artırmayı hedefliyor. 

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Western Digital’dan teknoloji tutkunları için en iyi hediye seçeneklerihaberi

    Western Digital’dan teknoloji tutkunları için en iyi hediye seçeneklerihaberi

    Yılın o zamanı geldi çattı! Yeni bir yıl daha başlarken, sevdikleriniz için mükemmel bir hediye arayışı da başladı. Sevdikleriniz ister macera arayan bir fotoğrafçı, ister hareket halindeki bir profesyonel ya da oyun tutkunu olsun, Western Digital onları mutlu edecek mükemmel teknolojik hediye seçeneklerine sahip.  

     

    Western Digital cihazları, hızlı ve pratik dosya transferi, verilerin güvenle depolanabilmesi, oyunlarda en iyi performans ve çok daha fazlası için üst düzey performans arayanlara hitap ediyor… Yeni yıla hazırlanırken sevdiklerinizin hayatını kolaylaştırmaya aday teknolojik hediyeler için Western Digital’in seçeneklerine göz atmayı unutmayın!

     

    Macera severlerden hareket halindeki profesyonellere kadar geniş hediye seçenekleri 

    SanDisk Extreme PRO SD ve microSD™ UHS-I Bellek Kartları macerayı sevenler için son derece uygun. Bu bellek kartlarıyla yeni yılda da çarpıcı, yüksek çözünürlüklü ve takılmayan 4K UHD videolar çekebilirsiniz. QuickFlow™ Teknolojisi ile donatılmış olan bu kartlar SanDisk Professional PRO-READER SD ve microSD™ ile kullanıldığında 200 MB/sn’ye kadar ulaşan rekor aktarma hızlarının keyfini sunuyor. Sıcaklığa, suya, darbeye ve röntgen ışınına dayanıklı olan kartlar, hareket halindeki kullanıcılar için de ultra dayanıklılık sağlıyor. 

     

    Maceraya düşkün fotoğrafçılar için ise SanDisk Extreme Portable SSD V2 mükemmel bir seçenek olabilir. Önceki nesle göre neredeyse 2 kat daha yüksek hız sunan SanDisk Extreme Portable SSD V2 ile kullanıcılar hızlı NVMe katı hal performansının ve 1050MB/s okuma, 1000MB/s yazma hızlarına ulaşmanın tadını, göz alıcı içerikler yaratmak veya inanılmaz çekimler yapmak için son derece uygun olan bu taşınabilir ve yüksek kapasiteli diskle çıkarabilir. 

     

    SanDisk Ultra® Dual Drive Luxe USB Type-C™ Flash Sürücü, bu yılbaşı sezonunda sevdiklerinize anılarını güvende tutmaları için yardımcı olabilir. Tamamen metal SanDisk Ultra Dual Drive Luxe, kullanıcıların USB Type-C akıllı telefonları, tabletleri ve Mac’leri ile USB Type-A bilgisayarları arasında kolayca dosya transfer edebilmelerini sağlayarak daha fazla fotoğraf çekmelerine ve tüm cihazlardan bu içeriklere erişebilmelerine olanak tanıyor. 

     

    Hareket halinde olan profesyoneller için SanDisk Extreme PRO® Portable SSD V2, tatil anılarını zarar görme endişesi taşımadan güvenle saklamak isteyenler için mükemmel bir seçenek. Sağlamlaştırılmış bir tasarıma sahip olan bu model, suya ve toza dayanıklı olmasıyla da kullanıcıların mobil yaşam tarzını tamamlıyor. Cihaz, dışarıdayken de kullanım kolaylığı sağlamak için kemere veya sırt çantasına takılarak kolayca taşınabiliyor. 

     

    PC oyuncuları ve PS5 hayranları da unutulmadı!

    WD_BLACK P40 Game Drive SSD, hareket halindeyken oyunlarını saklamak, masaüstü veya dizüstü oyun kurulumlarını tamamlamak için şık ve kompakt bir tasarım arayan RGB seven oyuncular için mükemmel bir yükseltme seçeneği sağlıyor. Sıkı PC oyuncuları için ise WD_BLACK SN850X NVMe SSD ile baş döndürücü oyun hızlarına ulaşmak çok daha kolay. Her iki model de oyunseverlere yükleme sürelerini ezip geçen ve boğulma, gecikme ve model belirmesi gibi sorunları ortadan kaldıran en üst düzey performansla beraber sorunsuz ve hızlı bir deneyim sunuyor. 

     

    PS5™ konsollar için WD_BLACK SN850 NVMe™ SSD tüm sorunlarınızı çözmeye aday! Overwatch 2 ve The Last of Us Part I gibi PS5 oyuncularının heyecanını yükselten oyunlar gündemdeyken, kullanıcılar oyun kitaplıklarını sınırlara takılmadan tutabilmenin yollarını arıyor. Bu yılbaşında, konsol oyuncularına sertifiklı WD_BLACK SN850 NVMe™ SSD ile depolama alanı hediye edebilir, en son oyunları ve güncellemeleri indirmeye çalışırken depolama alanlarının yetmemesi sorununa çözüm olabilirsiniz. 

     

    Nintendo Switch için Fortnite SanDisk microSDXC™ modeli, Fortnite hayranları için özel olarak geliştirildi. Yeni ve özel hafıza kartı, en üst düzey Fortnite deneyimi için istikrarlı ve güvenilir bir depolama seçeneği sunmak üzere tüm Nintendo Switch sistemleri ile uyumlu. Üstelik de her kart, oyundaki en nadir ve popüler kıyafetlerden bazılarına saygı duruşunda bulunan özel bir dış tasarıma sahip. Sonuçta ortaya, her Fortnite hayranının keyif alacağı bir hediye seçeneği ortraya çıkıyor. 

     

    Apple kullanıcılarının çok seveceği bir hediye alternatifi ise SanDisk® iXpand® Flash Drive Luxe. Hem Lightning hem de USB Type-C konektörleri ve tamamen metal kasası ile SanDisk iXpand Flash Drive Luxe, kullanıcıların iPhone, iPad Pro, Mac ve Android telefonlar da dahil olmak üzere diğer USB Type-C cihazları arasında dosyalara sorunsuz bir şekilde erişmeleri ve taşımaları için şık bir yol sunuyor. SanDisk® iXpand® Flash Drive Luxe, bu tatil sezonunda teknoloji severler, öğrenciler ve daha fazlası için mükemmel bir hediye olabilir.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Hacktivistler profesyonellere yol vererek geri adım attı: 2022’nin 3. çeyreğinde DDoS’a genel bakışhaberi

    Hacktivistler profesyonellere yol vererek geri adım attı: 2022’nin 3. çeyreğinde DDoS’a genel bakışhaberi

    Dağıtık Hizmet Reddi (DDoS) saldırıları, özellikle de profesyoneller tarafından gerçekleştirilenler 2022'nin üçüncü çeyreğinde istikrarlı bir şekilde arttı. Bu dönemde bir şekilde akıllı saldırıların sayısı geçen yılın aynı dönemine göre iki katına çıktı. Ayrıca, sofistike DDoS girişimlerinin oranı daha da önemli hale geldi: Hacktivistlerin saldırıları bu yılın ilk iki çeyreğinde belirgin şekilde dikkat çekerken, üçüncü çeyrekte bunların etkisi neredeyse yok oldu. Bu ve diğer bulgular, Kaspersky tarafından yayınlanan üç aylık DDoS raporunda yer alıyor.

     

    Dağıtık Hizmet Reddi (DDoS) saldırısı, bir web sitesinin normal şekilde çalışmasını durdurmak veya tamamen bozmak için tasarlanıyor. Genellikle kamu kurumlarını, perakende veya finans şirketlerini, medyayı veya diğer kuruluşları hedef alan saldırı sırasında kurbanlar, web sitelerinin kullanılamaması nedeniyle müşteri kaybediyor ve itibarları zarar görüyor.

     

    2022'nin 3. çeyreğinde tüm DDoS saldırılarının sayısı önceki raporlama dönemine göre artış gösterdi. Kaspersky uzmanlarına göre bu beklenen bir durum: Nispeten sakin geçen yaz aylarını DDoS etkinliğinde keskin bir artış izliyor. Ayrıca, 2021'in 3. çeyreğine kıyasla, toplam DDoS saldırılarının sayısı 47,87 artarken, akıllı veya karmaşık teknikler eşliğinde profesyonel olarak yürütülen saldırıların sayısı iki katına çıktı.

     

    Üçüncü çeyreği daha dikkat çekici yapan şey, amatör saldırıların oranındaki düşüş oldu. Hacktivistler, 2022'nin ilk yarısında DDoS girişimlerinde oldukça tutkulu ve üretken olsalar da, üçüncü çeyrekte diğer kötü niyetli faaliyetlere geçiş yaptılar. Hacktivist DDoS saldırılarının sayısı üçüncü çeyrekte sıfıra doğru gidiyordu. Bu esnada yüksek nitelikli profesyonel saldırıların sayısı, ilk çeyrekteki önemli artışın ardından yüksek bir seviyede kaldı. Hedeflenen kurumlar da değişmedi, özellikle finans ve kamu sektörleri saldırıların hedefindeydi. Bu gerçeklerin her ikisi, istatistiklerde yansıtıldığı üzere ilkbahardan en az Eylül ayı sonuna kadar profesyonellerin bu sektörlere yönelik çalıştığı fikrini pekiştiriyor.

     

    DDoS saldırı süresi açısından yeni bir kayıt yok. İkinci çeyrek şimdiye kadar gözlemlenen en uzun saldırıyla işaretlendiyse de, üçüncü çeyrek daha sakindi. Ortalama olarak saldırılar yaklaşık sekiz saat sürdü ve en uzunu dört günün biraz altında seyretti. Bir önceki çeyreğe kıyasla bu rakam oldukça mütevazı görünüyor, ancak rakamlar hala çok büyük. Geçen yılın üçüncü çeyreğinde DDoS saldırılarının süresi saatlerle değil dakikalarla ölçülüyordu. Bu durum zorlayıcı olmaya devam ediyor.

     

    Kaspersky Güvenlik Uzmanı Alexander Gutnikov, şunları söylüyor: "Şubat ayının sonundan bu yana, alışılmadık derecede yüksek miktarda amatör bilgisayar korsanlığı saldırılarını gözlemliyor ve engelliyoruz. Ancak bu tür saldırıların sayısı giderek azaldı ve 3. çeyreğin sonunda normal seviyelere döndü. Bu süre zarfında açıkça tanımlanmış hedeflere ulaşmayı amaçlayan çok sayıda karmaşık saldırı gözlemledik. Örneğin medya kuruluşlarının faaliyetlerini kesintiye uğratmak, hatta devlet kurumlarının genel operasyonlarını askıya almak gibi.”

     

    2022'nin 3. çeyreğinde DDoS saldırıları hakkında daha fazla bilgiyi Securelist'te edinebilirsiniz.

    DDoS saldırılarına karşı korunmak için Kaspersky uzmanları aşağıdaki önlemlerin uygulanmasını tavsiye ediyor:

    • Web operasyonlarınızı DDoS saldırılarına nasıl yanıt verileceğini anlayan uzmanlar atayarak sürdürün.
    • İnternet servis sağlayıcılarıyla yapılanlar da dahil olmak üzere üçüncü taraf sözleşmelerini ve iletişim bilgilerini doğrulayın. Bu, bir saldırı durumunda ekiplerin sözleşmelere hızla erişmesine yardımcı olur.
    • Kuruluşunuzu DDoS saldırılarına karşı korumak için profesyonel çözümler uygulayın. Kaspersky DDoS Protection, Kaspersky'nin siber tehditlerle mücadele konusundaki kapsamlı uzmanlığını ve şirketin benzersiz şirket içi çözümlerini birleştirir.
    • Ağ trafiğinizin farkında olun. Trafik eğilimlerini belirlemek için ağ ve uygulama izleme araçlarını kullanın. Şirketinizin tipik trafik kalıplarını ve özelliklerini analiz edip anlayarak, DDoS saldırısının belirtisi olan olağandışı etkinliği daha kolay belirleyecek bir temel oluşturabilirsiniz.
    • Harekete geçmeye hazır, saldırıyı kısıtlayıcı bir B planı savunmanız olsun. Bir DDoS saldırısı sırasında iş açısından kritik hizmetleri hızla ayağa kaldırabileceğinizden emin olun.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • KOBİ’ler siber saldırılara karşı savunmasızhaberi

    KOBİ’ler siber saldırılara karşı savunmasızhaberi

    ESET’in yayınladığı KOBİ’lere yönelik araştırma, veri güvenlik ihlallerinin işletmelere yüz binlerce Euro’ya mâl olduğunu gösteriyor

     

    Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, 2022 KOBİ Dijital Güvenlik Hassasiyeti raporunu yayınladı. Araştırma, Avrupa ve Kuzey Amerika’daki küçük ve orta boyutlu işletmelerin siber güvenlik alanındaki 1200’den fazla karar vericileri ile gerçekleştirildi. Raporda KOBİ’lerin güvenlik algılarını şekillendiren son güvenlik gelişmeleri ile dünyada yaşanan olaylara ilişkin siber güvenlik hassasiyetleri inceleniyor.

     

    Yeni yayınlanan veriler, KOBİ’lerin üçte ikisinden fazlasının son 12 ayda ortalama 220.000 Euro’ya mâl olan bir veri güvenlik ihlaline maruz kaldığını gösteriyor. Bu zarara karşın KOBİ’lerin bir siber saldırıya ilişkin duydukları en büyük ticari endişe ise yüzde 29’luk oran ile veri kaybı oldu. Çalışmaya katılan işletmelerin yüzde 70’i, siber güvenlik alanına yaptıkları yatırımların, hibrit çalışma gibi çalışma modellerine yönelik son değişikliklere yetişemediğini kabul ediyorlar.  

     

    En son yayınlanan ESET Tehdit Raporu verileri, geçen yıla kıyasla 2022 başından bugüne kadar tehdit algılamalarında yüzde 20 oranında artış yaşandığını gösteriyor. Araştırmaya katılan işletmelerin yüzde 83’ü, siber savaşın herkesi etkileyebilecek gerçek bir tehdit olduğunu düşünüyor ve  gittikçe artan tehditlerin KOBİ hassasiyetini kayda değer bir şekilde etkilediğini söylüyor. Aynı zamanda Kuzey Amerika ve Avrupa’daki KOBİ’lerin yüzde 74’ü, büyük işletmelere kıyasla kendilerinin siber saldırılara karşı daha savunmasız olduğunu düşünüyor.  

     

    Çalışmaya katılanların gelecek 12 aya yönelik en büyük siber güvenlik endişeleri şu şekilde sıralanıyor: 

    • Kötü amaçlı yazılımlar 
    • İnternet saldırıları 
    • Fidye yazılımları 
    • Üçüncü taraf güvenlik sorunları 
    • Dağıtılmış hizmet aksatma saldırıları 
    • Uzak Masaüstü Protokol saldırıları 
       

    Katılımcıların yalnızca yüzde 48’i siber dayanıklılıklarına kısmen ya da çok güvendiğini ifade ediyor.  Ukrayna’daki savaş ve COVID-19 sonrası devam eden uzaktan çalışma düzenlemeleri gibi büyük küresel gelişmelere rağmen KOBİ’ler, siber saldırı riskini önemli ölçüde arttıran bir numaralı faktör olarak çalışanları arasındaki siber farkındalık eksikliğini (yüzde 43) gösteriyorlar. Diğer büyük faktörler arasında ise yüzde 37 oranında devlet destekli saldırıları, yüzde 34 oranında tedarikçi ekosistemindeki zafiyetler, yüzde 32 oranında devam eden hibrit çalışma modeli ile yüzde 31 oranında Uzak Masaüstü Protokol kullanımı yer alıyor.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Kingston FURY, Ödüllü SSD Diskini Soğutucu Seçeneğiyle Güncelledihaberi

    Kingston FURY, Ödüllü SSD Diskini Soğutucu Seçeneğiyle Güncelledihaberi

    • Kingston FURY Renegade SSD: Son Teknoloji PCIe Gen 4×4 NVMe Performansı
    • PlayStation 5™, Oyun Uygulamaları ve Yoğun Kullanım İçin Hazır

     

    Bellek ürünleri ve teknoloji çözümlerinde dünya lideri Kingston Technology Company, Inc.'in oyun bölümü Kingston FURY, konsol ve PC oyuncuları için ikinci nesil PCIe 4.0 NVMe M.2 sürücülerine Kingston FURY Renegade SSD with Heatsink seçeneğinin eklendiğini duyurdu. Soğutuculu Kingston FURY Renegade SSD, yeni Gen 4×4 kontrolcüsüyle yüksek kapasitelerde üstün performans sunarken sıcaklığını kontrol altında tutuyor.

     

    Kingston FURY Renegade SSD'ler, PCIe 4.0’ın sunduğu kullanılabilir bant genişliğini en üst düzeye çıkararak olağanüstü bir oyun deneyimi için inanılmaz performans ve kararlılık sağlamak üzere 7.300/7.000 MB/sn'ye kadar okuma/yazma1 ve 1.000.000 IOPS1'a varan hızlara ulaşıyor. Sürücüler oyun ve uygulama yükleme sürelerini azaltmak, kolayca medya akışı sağlamak ve yakalamak, sistemin yanıt verme hızında genel bir artış sağlamak için optimize edildi. 4 TB2'ye varan yüksek kapasite seçenekleri sayesinde kullanıcılar, en sevdikleri oyun ve medyalardan oluşan kapsamlı bir kitaplığı depolayabiliyor ve en yeni oyunlar için yer bulabiliyor. 

     

    Kingston FURY Renegade SSD, etkileyici hızlara ve devasa kapasitelere sahip olarak kullanıcılara iki seçenek sunuyor:

     

    • Düşük profilli, grafen alüminyum ısı yayıcılı Kingston FURY Renegade SSD, yoğun kullanım sırasında sürücünüzü serin tutuyor. Böylece oyun bilgisayarları ve dizüstü bilgisayarlarındaki en dar alanlara bile üstün performans getiriyor.
    • Kingston FURY Renegade SSD with Heatsink, ek termal dağılım katmanıyla estetikte son noktayı simgeliyor. Böylece oyunun en ateşli anlarında bile PS5 konsolunuz serin kalıyor.

     

    Kingston SSD Birim Müdürü Keith Schimmenti, şunları söylüyor: “Kingston FURY Renegade SSD'nin tasarımı, en yeni CPU'ları ve GPU'ları sınırsız depolamayla buluşturmak ve kullanıcılara yüksek performanslı depolama sağlamak için PCIe Gen4 teknolojisinin sınırlarını zorluyor. İsteğe bağlı soğutuculu modelinin piyasaya sürülmesiyle kullanıcılar, hız ve termal kararlılıkla geleceğin oyun platformlarının giderek artan yüksek standartlarını karşılayabilecekler."

     

    Kingston FURY Renegade SSD ailesi 500 GB, 1 TB, 2 TB ve 4 TB kapasitelerde tercih edilebiliyor. Daha fazla bilgi için kingston adresini ziyaret edin.

     

    Kingston FURY Renegade PCIe 4.0 NVMe M.2 SSD Teknik Özellikleri:

    • PCIe 4.0 NVMe ile seviye atlayın: 7.300/7.000 MB/sn1'e varan okuma/yazma ve 1.000.000 IOPS1 hızına varan son teknoloji Gen 4×4 ile hıza hükmedin.
    • Oynamak için daha fazla alan: Mevcut en yeni oyunları ve DLC'leri depolayın. Favori oyunlarınızı ve medyanızı depolamak için 4 TB2'ye varan yüksek kapasitelere sahiptir.
    • PS5 Ready™: Oyununuzu en üst düzeye çıkarmak için tasarlanmış, oyunun kurallarını değiştiren depolamayla tanışın. İsteğe bağlı entegre alüminyum soğutucu modeli, sürücüyü soğutmak ve yüksek performansı korumak için ek bir termal dağılım katmanı sunar.
    • Form Faktörü: M.2 2280
    • Arayüz: PCIe 4.0 x4 NVMe
    • Kapasiteler2: 500 GB, 1 TB, 2 TB, 4 TB
    • Denetleyici: Phison E18
    • NAND: 3D TLC
    • Sıralı Okuma/Yazma:
      1. 500GB – 7.300/3.900MB/s
      2. 1TB – 7.300/6.000MB/sn
      3. 2TB – 7.300/7,000MB/s
      4. 4TB – 7.300/7,000MB/s
    • Rastgele 4K Okuma/Yazma1:
      1. 500GB – 450.000/900.000 IOPS'ye kadar
      2. 1 TB – 900.000/1.000.000 IOPS'ye kadar
      3. 2TB – 1.000.000/1.000.000 IOPS'ye kadar
      4. 4TB – 1.000.000/1.000.000 IOPS'ye kadar
    • Dayanıklılık (Yazılan Toplam Bayt)3:
      1. 500GB – 500TB
      2. 1TB – 1.0PB
      3. 2TB – 2.0PB
      4. 4TB – 4.0PB
    • Güç tüketimi:
      1. 500GB – 5mW Boşta / 0,34W Ort / 2,7W (MAX) Okuma / 4,1W (MAX) Yazma
      2. 1TB – 5mW Boşta / 0,33W Ort / 2,8W (MAX) Okuma / 6,3W (MAX) Yazma
      3. 2TB – 5mW Boşta / 0,36W Ort / 2,8W (MAX) Okuma / 9,9W (MAX) Yazma
      4. 4TB – 5mW Boşta / 0,36W Ort / 2,7W (MAX) Okuma / 10,2W (MAX) Yazma
    • Depolama Sıcaklığı: -40°C~85°C
    • Çalışma Sıcaklığı: 0°C~70°C
    • Boyutlar:

    Isı yayıcı

    1. o 500GB-1TB – 80mm x 22mm x 2.21mm
    2. o 2TB-4TB – 80mm x 22mm x 3.5mm

    Soğutucu

    1. o 80 mm x 23,67 mm x 10,5 mm
    • Ağırlık:

    Isı yayıcı

    1. o 500GB-1TB – 7g
    2. o 2TB-4TB – 9.7g

    Soğutucu

    1. o 500GB-1TB – 32.1g
    2. o 2TB-4TB – 34,9g
    • Titreşimle Çalışma: 2.17G Tepe (7-800Hz)
    • Boşta Titreşim: 20G Tepe (20-1000Hz)
    • MTBF: 1.800.000 saat

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Tempo BPO, CX Studio ile müşteri yolculuğu haritası oluşturuyorhaberi

    Tempo BPO, CX Studio ile müşteri yolculuğu haritası oluşturuyorhaberi

    Müşteri deneyimi yönetimi ve bilgi teknolojileri alanlarında hizmet veren iş süreçleri dış kaynak firması Tempo BPO, 20 yıllık tecrübesiyle büyümeye ve servisler geliştirmeye devam ediyor. Yeni hayata geçirdiği CX Studio ile markaların iyi bir hizmet sunması, ürün tasarlaması veya yeni bir gelir modeli elde etmesi için gereken planı oluşturuyor, geliştiriyor ve markaların bunları uygulama sürecine destek oluyor.

     

    20 yıllık tecrübesiyle müşteri deneyimi yönetimi ve bilgi teknolojileri alanlarında hizmet veren iş süreçleri dış kaynak firması Tempo BPO, yeni hayata geçirdiği CX Studio ile markaların sektörde fark yaratmasına destek olacak. CX Studio, markanın mevcut süreçlerinin incelenmesinin ardından yaptığı analizler neticesinde, yeni süreçlerin ve bu süreçlere uygun müşteri yolculuğu haritasının oluşturulmasına katkı sağlayacak. 

     

    Müşteri yolculuğu haritasının oluşturulmasına destek veriyor

     

    Müşteri deneyimini odağına alan CX Studio, CRM, teknoloji ve veri bilimini kullanarak markaların müşteri deneyimini tasarlamalarına ve uygulamalarına yardımcı oluyor. Verileri analiz ederek elde ettiği çıktılara göre marka için yeni gelir modellerinin yaratılmasına, markanın ihtiyaç duyduğu hizmetlere ve çözümlere ulaşmasına destek oluyor. Müşteri deneyimlerini iyileştirerek, markanın hedeflerini gerçekleştirmesi ve bu hedeflerin iş çıktılarına yansıtılması için tüm paydaşlarla süreç orkestrasyonu yapıyor.

     

    “İleriye dönük yeni bir yol tasarlamanın ilk adımı, mevcut durumu anlamaktır”

     

    Tempo BPO CEO’su Taylan Akalın, müşterilerinin mutluluğunu ön planda tuttuklarını belirterek CX Studio ile ilgili şunları söylüyor:

    “Tempo BPO olarak amacımız müşterilerimizin mutlu olmalarını sağlamak, bizden aldıkları hizmetlerle hedeflerine katkı sunmak. CX Studio’da da markalara ihtiyaç duydukları hizmetleri ve çözümleri sunuyoruz. İleriye dönük yeni bir yol tasarlamanın ilk adımı, mevcut durumu anlamaktır. CX Studio ile markanın vizyonunu ve stratejisini ön planda tutarak, markaya müşterileri için özel bir deneyim tasarlarken, deneyimi yaşayacak kitlenin beklentilerine uygun çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmalar ile elde edilen verileri temel alarak rakip analizi, ürün ve müşteri segmentasyonları oluşturuyoruz. Markayla birlikte büyüme pazarlaması stratejisini belirleyerek, kısa ve uzun dönemli planların yaratılmasına yardım ediyoruz. Müşteri yolculuğu için dijital servisler, yazılım geliştirme ve entegrasyon ihtiyaçlarını belirleyerek ‘agile metodolojisi’ ile projenin yönetilmesine destek veriyor, ilgili testleri marka adına tamamlıyor ve projeyi teslim ediyoruz. Proje planı dahilinde markanın müşteri kazanımı, müşteri elde tutma, müşteri geri kazanım stratejileriyle birlikte ürün ve iş geliştirme çözümlerinin oluşturulmasına katkıda bulunuyoruz.”

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Enerji Sektöründe Robotikleşme Rüzgarıhaberi

    Enerji Sektöründe Robotikleşme Rüzgarıhaberi

    ROBOTİK SİSTEMLER RÜZGAR TÜRBİNLERİNİN KANATLARI İÇİN ÇALIŞIYOR!

     

    Robot teknolojileri gün geçtikçe gelişmeye ve pek çok farklı sektörü etkisi altına almaya devam ediyor. Türk rüzgar enerjisi sektöründe esen robotikleşme rüzgarı, kanat inceleme sürelerini en aza indirerek sektöre yeni bir dinamik katıyor. Normal standartlarda 1 günü aşabilen türbin kanat incelemelerinin, otonom uçuş sistemine sahip dronelar sayesinde 1-2 saate kadar indirgenebildiğini ifade eden Ülke Enerji Genel Müdürü Ali Aydın, rüzgar enerjisi santrallerinde emek yoğun işleri robot teknolojilerine bıraktıklarını belirtiyor.

     

    Küresel ölçekte fosil yakıt bağımlılığından kurtulma yolunda başta rüzgar enerjisi olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim artıyor. Geleceğin enerjisi olan rüzgar enerjisi, teknolojinin en son geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Diğer yandan inceleme, bakım ve onarım süreçlerindeki türbinlerin duruş süreleri rüzgar enerjisinden elektrik üretme sürecini olumsuz etkiliyor. Yurtiçi ve yurtdışındaki rüzgar enerjisi santrallerine geniş yelpazede servis hizmetleri sunan Ülke Enerji Genel Müdürü Ali Aydın, türbinlerin kanat bakım ve incelemelerinde kullanılan teknolojiler ve uzmanlaşmış ekiplerin çalışmalarıyla sürecin 75 oranında kısaldığını ifade ediyor.

     

    Türbin İncelemeleri Robotik Sistemler Sayesinde 75 Kısalıyor!

    Rüzgar enerjisine yönelimin artmasıyla birlikte rüzgar santrallerinin büyüklüğü ve sayısı da aynı oranda artıyor. Rüzgar türbinlerinde yaşanan herhangi bir problem türbinlerin durmasına ve elektrik üretiminin sekteye uğramasına sebebiyet veriyor. Bu noktada üretimi doğrudan etkileyen kanat yapılarının kondisyonu büyük önem taşıyor. Eski sistemde rüzgar kanat incelemelerinin 1 günü bulabildiğini aktaran Ülke Enerji Genel Müdürü Ali Aydın, yüksekte çalışma platformlarında Ülke Enerji’nin sahip olduğu mobil bakım atölyeleri ve otonom yazılıma sahip drone teknolojileri sayesinde onarım ve inceleme işlemlerinin süresinin 75 oranında azaldığına dikkat çekiyor. Öyle ki bu durum Türk rüzgar enerjisi sektörünün türbin işletme süreçlerinde bakım ve onarım faaliyetlerinden sürdürülebilirlik performansına kadar her ayağında gözle görülür bir farka yol açıyor. Ülke Enerji için mobil bakım atölyeleri de tam donanımlı bir çalışma ortamı için ön koşul olarak görülüyor. Atölyeler, operasyon ekibine zaman kazandırarak bakım ve onarım faaliyetlerini büyük ölçüde hızlandırıyor.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı