Kategori: Teknoloji

  • TEKNOFEST 2023 Başvuruları Uzatılan Yarışmalar İçin Son 3 Günhaberi

    TEKNOFEST 2023 Başvuruları Uzatılan Yarışmalar İçin Son 3 Günhaberi

    TEKNOFEST 2023 kapsamında başvuru süreleri 05 Ocak tarihine kadar uzatılmış olan yarışmalar için son 3 gün! Cumhuriyetimizin 100. Yılında İstanbul, Ankara ve İzmir’de coşkusu üçe katlanacak TEKNOFEST heyecanına ortak olmak, yarışmalara başvuru yapmak için bu fırsatı kaçırma. 

    TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında düzenlenen dünyanın en büyük teknoloji yarışmalarına yoğun bir başvuru talebi oluştu. Başvuru süreleri uzatılan yarışmalar içinde son dönemece girildi. 

    13 milyon TL’nin üzerinde ödül, 30 milyon TL’nin üzerinde malzeme desteğinin verileceği TEKNOFEST 2023’te Üniversite Öğrencileri Araştırma Proje YarışmalarıLise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri ve Lise Öğrencileri İklim Değişikliği Araştırma Projeleri Yarışmaları için son başvuru tarihi 05 Ocak 2023 saat 17.30’dur. 

    Türkiye tarihinin en büyük ödüllü teknoloji yarışmaları olan TEKNOFEST teknoloji yarışmalarına www.teknofest.org web sitesinden başvuru yapabilirsiniz. Projeni tamamla TEKNOFEST 2023’te sende yerini al!

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Eczacıbaşı Bilişim, esnek ve güvenli bir hibrit bulut altyapısı için IBM'i seçtihaberi

    Eczacıbaşı Bilişim, esnek ve güvenli bir hibrit bulut altyapısı için IBM'i seçtihaberi

    IBM Power Systems’ın katkılarıyla Eczacıbaşı Bilişim, müşterileri için güçlü bir SAP HANA altyapısı sağlayarak operasyonlarında yüzde 50 hız artışı yakaladı ve enerji tüketiminde yüzde 20 tasarruf elde etti.

    Türkiye’de bilgi teknolojileri alanında uzun yıllardır kurumsal deneyime sahip olan Eczacıbaşı Bilişim, operasyonlarında IBM (NYSE: IBM) tarafından geliştirilen IBM Power Systems sunucu ve IBM FlashSystem veri depolama çözümlerini devreye aldı. Eczacıbaşı Bilişim, IBM Altyapı ürünleri sayesinde, başta SAP HANA ve diğer çeşitli iş yükleri olmak üzere, şirket grubunun holding şirketlerine hizmet veren özel bulut altyapı çözümlerine hızlı ve güvenli bir şekilde erişim sağlayabiliyor.

    Entegrasyon sürecinden önce performans, süreklilik, esnek büyüme ve ürün teslim süreleri bakımından zorluklarla karşılaşan Eczacıbaşı Bilişim; IBM Power Systems sayesinde operasyonlarında yüzde 50 hız artışı yakaladı ve enerji tüketiminde yüzde 20 tasarruf etti. 

    Operasyonlarına IBM Power Systems’ı uygulayarak hızlı ve kolay erişim sağlamayı hedefleyen Eczacıbaşı Bilişim, ayrıntılı ve kullanımı kolay performans raporları ile sanal kaynakları çevrimiçi olarak düzenleme avantajını da elde etti. IBM Power Systems şirkete kapasite yönetimi esnekliği sunarken, IBM FlashSystem etkili bir veri depolama performansı ve veri sıkıştırma oranı sağladı.

    IBM Türkiye Donanım Satış Lideri Alpay Özer, Eczacıbaşı Bilişim’le yapılan iş birliği hakkında şunları söyledi “Müşterimizin ihtiyaçlarının anlaşılması bizim için en önemli önceliklerden biri. Bu bağlamda, Eczacıbaşı Bilişim’in tasarım, boyutlandırma ve kurulum aşamalarının başarıyla tamamlanması bizi gururlandırıyor. IBM Power Systems sayesinde Eczacıbaşı Bilişim ciddi bir performans avantajıyla müşterilerine yüksek erişimli ve esnek bir özel bulut platformu sağladı.

    Eczacıbaşı Bilişim Yönetici Direktörü Barış Dönmez de entegrasyon hakkında şu ifadeleri kullandı: “IBM ihtiyaçlarımızı bilen ve genel olarak kusursuz müşteri deneyimine odaklanan bir teknoloji tedarikçisi. Daha yüksek performans ve daha yüksek kullanım değerlerini hedefledik. Bu doğrultuda da IBM bize operasyonlarımızda Power Systems ve FlashSystem depolama çözümlerinden yararlanmamızı önerdi. Bu sayede veri merkezi maliyetlerini azaltmayı başardık.

    Güvenilirliği sürdürülebilir bir şekilde en üst seviyeye çıkaran IBM Power®; müşterilerin iş taleplerine daha hızlı yanıt vermesine ve verilerin çekirdekten bulut ortamına kadar korunmasına yardımcı oluyor.  IBM Power® şirketlerin ihtiyacı olan çevikliği sağlamak için sorunsuz bir hibrit bulut deneyimiyle, uygulamaları ve altyapıyı modernleştirmeye imkan veriyor.

    IBM FlashSystem veri depolama sistemleri, IBM HyperSwap teknolojisini kullanarak kesintiye neden olmayan veri geçişi sağlıyor. Sistemler, birden çok flaş sürücü seçeneğinin maliyet avantajlarından ve kullanımı kolay bir kullanıcı arayüzü, senkron/asenkron kopyalama ve 600’den fazla uygulama programlama arayüzü (API) özelliklerine sahip. IBM FlashSystem, artırılmış performans, ölçeklenebilirlik ve işlevsellik sağlayan; uygun fiyatlı, kesintisiz yükseltme yollarının da önünü açıyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Samsung, en yeni ekran ve monitörlerini CES 2023'te görücüye çıkaracakhaberi

    Samsung, en yeni ekran ve monitörlerini CES 2023'te görücüye çıkaracakhaberi

    Global TV pazarının lideri Samsung, ileri teknolojilere sahip Odyssey, ViewFinity ve Smart Monitör serilerinin en yeni üyelerini dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarı CES 2023’te tanıtmak için gün sayıyor.

    Samsung, dünyanın ilk çift ekrana sahip, ultra yüksek çözünürlüklü monitörü Odyssey OLED Neo G9 ile ultra geniş ekran kategorisinde kuralları değiştirmeye hazırlanıyor. Samsung, Odyssey OLED Neo G9 ile en sürükleyici ve gerçekçi oyun deneyimini sunmayı vadediyor.

    Samsung Odyssey OLED Neo G9 Oyun Monitörü, oyun tutkunlarının tüm detayları eşsiz bir görüntü derinliğiyle görebilmesini sağlıyor. Dünyada bir ilk olarak, bir oyun monitörü tek ekranda 7,680×2,160 çözünürlük ve 32:9 en boy oranı sunuyor. Odyssey OLED Neo G9’un 1000R kavisli 57” ekranı, her türlü oyun platformunda üstün görüntü sunan VESA Display HDR 1000 özellikli kuantum mini LED teknolojisini kullanıyor. Ürünün ‘Mat Ekran’ özelliği ise, ekrandaki ışık yansımasını azaltarak oyunun en yoğun anlarında oyuncunun dikkatinin dağılmasını engelliyor.

    Monitörde daha önce de kullanılan DisplayPort 1.4 ile kıyaslandığında yaklaşık iki kat daha hızlı veri aktarımı sunan, dünyanın ilk DisplayPort 2.1 desteği yer alıyor. Yeni DP2.1, verilerin bozulma olmadan iletilmesini sağlayan Görüntü Akışı Sıkıştırma (DSC) özelliğine sahip. Odyssey OLED Neo G9 ayrıca 240Hz yenileme hızıyla oyuncuların en hızlı oyunlarda dahi hiçbir ayrıntıyı kaçırmamasını sağlıyor.

    Beyazlar daha parlak, siyahlar daha derin, renk kontrastı sonsuza yakın 

    Odyssey monitör serisinin en yeni üyesi Odyssey OLED Neo G9, Kuantum nokta teknolojisinin kullanıldığı OLED aydınlatma sonsuza yakın bir renk kontrast oranı sunuyor. OLED ekran her pikseli tek tek aydınlatırken, arka ışığa ihtiyaç duymuyor. Böylece 1.000.000:1 dinamik kontrast oranıyla renk filtrelerine gerek kalmadan gerçek RGB tonlarıyla siyah tonu en iyi şekilde ekrana yansıtıyor. Odyssey OLED Neo G9 ayrıca gecikme ve atlamaları önleyen 0,1 ms tepki süresi ve 240 Hz yenileme hızıyla akıcı bir oyun deneyimi sunuyor. Odyssey OLED Neo G9 ayrıca, Smart Hub üzerinden Prime Video, Netflix ve YouTube gibi platformlara erişim sunuyor. Böylece kullanıcılar, ayrıca bilgisayar açmaya ihtiyaç duymadan internet bağlantısıyla Odyssey OLED Neo G9’da en iyi içeriklerin keyfini çıkarabiliyor.

    Samsung’un hepsi bir arada oyun platformu Samsung Gaming Hub ile Xbox ve NVIDIA GeForce gibi bulut tabanlı oyun servislerinin oyunları oyun konsolu veya indirmeye gerek kalmadan doğrudan monitör üzerinden oynanabiliyor. 

    Yaratıcı profesyoneller ve iş dünyası için tasarlandı: ViewFinity S9

    Samsung’un grafik tasarımcı ve fotoğrafçılar gibi yaratıcı profesyoneller için optimize ederek geliştirdiği ViewFinity S9 ise 5K çözünürlükte 27” ekrana sahip. 5,120 x 2,880 çözünürlüğünün yanı sıra yüzde 99 DCI-P3 geniş renk gamı sayesinde keskin ve gerçekçi ayrıntılar sunuyor. Delta E renk doğruluğu seviyesi, en berrak ve doğru renkleri görüntüleyebiliyor. 

    Monitörün dahili Renk Kalibrasyon Motoru, en doğru ekran rengi ve parlaklık ayarını sunuyor. Ayrıca kullanıcılar Samsung Akıllı Kalibrasyon uygulamasıyla beyaz dengesini, Gama ve RGB renk dengesini ayarlayabiliyor. Mat Ekran, ışık yansımasını ve parlamayı azaltarak çalışırken dikkat dağınıklığını en aza indiriyor. Kullanıcılar, USB-C ve Thunderbolt 4 bağlantısıyla kamera gibi cihazları monitöre bağlayarak, yüksek çözünürlüklü videolar ve büyük veri dosyalarını bilgisayarlarına kolayca aktarabiliyor. ViewFinity S9 serisinin 4K SlimFit kamerası ise Samsung Smart Hub’da bulunan Google Meet gibi uygulamalar üzerinden görüntülü arama yapmaya da imkan sunuyor. 

    Üretkenlik, eğlence ve yaşam tarzı bir arada: Smart Monitör M8

    Samsung’un CES 2023’te tanıtacağı bir diğer monitörü olan Smart Monitör M8 ise şık ve ince tasarımının yanı sıra mevcut 32 inç ekran seçeneğine eklenen 27 inç ekran seçeneğiyle öne çıkıyor. Her iki ekran seçeneği de 4K çözünürlük sunarken, Daylight Blue, Spring Green, Sunset Pink ve Warm White olmak üzere dört farklı renk seçeneğiyle, her ortama uyum sağlıyor. Eğilebilen ve yüksekliği ayarlanabilen stand, kullanıcılara en iyi görüntü açısını sunuyor. 90 derece dönebilen ekran, kullanıcıların uzun belgeleri kaydırmaya gerek duymadan daha kolay görüntülemesini sağlıyor. 

    Smart Monitör M8, SmartThings Hub üzerinden ışık, kamera, kapı zili, kilit, termostat gibi onlarca uyumlu ve bağlı cihazı algılayabiliyor ve yönetebiliyor. Samsung ayrıca, Matter ve Home Connectivity Alliance desteğiyle bağlı cihaz sayısını ve özellikleri artırmayı planlıyor. Uzaktan kumandasız kontrol rahatlığı sunmak için de Smart Monitörün SmartThings ve Smart Hub gibi üst düzey uygulamalarının birçoğu artık fare ile de kontrol edilebiliyor. Kullanıcılar Smart Hub aracılığıyla Prime Video, Netflix ve YouTube gibi önde gelen platformlara Smart Monitör M8 üzerinden kolayca erişebiliyor. Monitör üzerinden hepsi bir arada oyun akış platformu Samsung Gaming Hub’a erişmek de çok kolay.

    Smart Monitör M8’in yeni ‘İçeriklerim’ özelliği, kullanıcılara birçok faydalı bilgi ve içeriği aynı anda sunuyor. Monitör bekleme modundayken Bluetooth üzerinden kayıtlı bir akıllı telefonu algıladığında, kullanıcı fotoğraflar, takvim gibi kişisel bilgilerini ekranda görüntüleyebiliyor. Telefon kapsama alanı dışına çıktığındaysa monitör tekrar bekleme moduna geçiyor. Smart Monitör M8’in yerleşik SlimFit kamerası artık 2K çözünürlüğe sahip. Monitörde Google Meet gibi görüntülü konuşma uygulamaları da kullanılabiliyor. Smart Monitör M8 aynı zamanda kişisel verileri şifrelerken yerleşik verileri saldırılara karşı korumak üzere cihazın ana işletim sisteminden ayrı tutabilen Samsung Knox Vault korumasına sahip bulunuyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • HUAWEI FreeBuds 5i kulaklıklar HUAWEI Online Mağazası'nda satışa sunulduhaberi

    HUAWEI FreeBuds 5i kulaklıklar HUAWEI Online Mağazası'nda satışa sunulduhaberi

    Huawei, gençleri düşünerek TWS gürültü önleyici kulaklık tasarımı HUAWEI FreeBuds 5i’yi piyasaya sürdü. Yüksek Çözünürlüklü Kablosuz Ses (Yüksek Çözünürlük) sertifikasına sahip kulaklıklar şu anda HUAWEI Online Mağaza üzerinde ön siparişe açılmış durumda.

    HUAWEI FreeBuds 5i kulaklılar yalnızca mükemmel ses kalitesine ve gürültü giderme özelliklerine sahip olmakla kalmıyor, aynı zamanda önceki modellere kıyasla gelişmiş bağlantı özelliklerine de sahip. Pil ömrü, konfor ve deneyim açısından, kamera kontrollerinin eklenmesiyle büyük ölçüde iyileştirilen TWS kulaklıklar daha da akıllı hale gelerek gençlerin HUAWEI FreeBuds 5i’yi çeşitli senaryolarda daha fazla kullanabilmesini sağladı. Yeni kulaklıklar ayrıca zarif Seramik Beyazı, Nebula Siyahı ve Toz Mavisi gibi modaya uygun renklerde sunuluyor.

    Daha önce kulaklıklar, sesi gizli ve sürükleyici tutmak için kullanılan, çoğunlukla yalnızca müzik dinlemek ve telefon aramalarını yanıtlamak için kullanılan aksesuarlardı. Teknolojideki gelişmeler ve kullanıcılara özgürlük getiren Gerçek Kablosuz Stereo (TWS) Bluetooth kulaklıkların ortaya çıkışıyla, kablolu kulaklıklar geçmişte kaldı. Bu yeni teknolojiyle birlikte gelen yeni eğlenceli ve pratik özellikler, kablosuz kulaklıkları gençler için vazgeçilmez bir eğlence aksesuarı haline getiriyor.

    Tüm gün dinleme için uzun pil ömrü

    Pil ömrü açısından, HUAWEI FreeBuds 5i, tam şarj edildikten sonra 7,5 saat boyunca ve şarj kutusuyla eşleştirildiğinde 28 saate kadar kesintisiz müzik çalmayı destekliyor. Kullanıcılar, pillerinin bitmesinden korkmadan çevrimiçi sınıfları ve toplantıları dinleyebilirler. Ek olarak, Huawei FreeBuds 5i, hızlı şarj işlevini destekleyerek kullanıcılara yalnızca 15 dakikalık şarjla 4 saatlik müzik çalma süresi sağlıyor. Böylece sabahları telefonunuzu şarj etmeyi unutsanız bile müziğinizi dinleyebilirsiniz.

    Rahat kullanım için modernize edildi

    Tıpkı seyahat etmek gibi günümüz gençleri de spor yaparken müzik dinlemekten keyif alıyor. HUAWEI FreeBuds 5i, kullanıcıların egzersiz yaparken sadece dinleme ihtiyaçlarını karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda farklı senaryolarda rahat bir kullanım deneyimi de sunuyor. Kulaklık başına yalnızca 4,9 g ağırlığındaki HUAWEI FreeBuds 5i, çok hafif ve cilt dostu. Gövde uzunluğu önceki nesle göre 7 mm daha kısa olduğu için kulaktaki varlığı neredeyse hissedilmiyor. Ayrıca ter ve su geçirmezliğe karşı IP54 derecesinde korumaya sahip. Örneğin, kulak içi kulaklıklara yanlışlıkla su sıçrayabileceği günlük senaryolarda, kullanıcılar kulaklıkları kurutup takmaya devam edebilir.

    Sorunsuz bağlantı ve uyumluluk

    Çift cihaz bağlantısını destekleyen HUAWEI FreeBuds 5i ile kullanıcılar, akıllı telefon, tablet, PC ve saat dahil olmak üzere farklı cihazlar ve işletim sistemleri ile HarmonyOS, Android, iOS ve Windows işletim sistemleri arasında sorunsuz bir şekilde bağlantı kurabilir. Kullanıcılar, bağlantıyı manuel olarak değiştirmeden müzik, toplantı ve aramalar arasında cihazlar arasında geçiş yapabilir.

    HUAWEI FreeBuds 5i, 1.699 TL fiyatla HUAWEI Online Mağaza üzerinden ön siparişe açıldı. Ön sipariş aşamasında ayrıca sepette 100 TL indirim yapılıyor. Ayrıca FreeBuds 5i Toz Mavisi rengi, tüm PC ve Tabletlerle birlikte 1.699 TL yerine 1.499 TL fiyata ek olarak 3 ay vade farksız taksit fırsatı ile sunuluyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Cisco araştırması: Siber güvenlikte en etkili yöntemler, çok faktörlü kimlik doğrulama ve şifresiz teknolojihaberi

    Cisco araştırması: Siber güvenlikte en etkili yöntemler, çok faktörlü kimlik doğrulama ve şifresiz teknolojihaberi

    Dünya çapında yaklaşık 50 milyon farklı cihazda yapılan analize dayanan Cisco 2022 Duo Güvenilir Erişim Raporu’na göre şirketler, çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ve şifresiz teknolojileri, BT güvenliği için en geçerli ve en etkili yöntemler olarak görüyor

      

     

    Cisco, “Logins in a dangerous time” (Tehlikeli zamanlarda oturum açma) başlıklı 2022 Duo Güvenilir Erişim Raporu’nu yayımladı. Raporda, Cisco Duo aracılığıyla dünya çapında yaklaşık 50 milyon farklı cihazda yapılan 13 milyar kimlik doğrulamasından sağlanan veriler analiz ediliyor.

     

    Genel olarak rapor, şirketlerin çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ve şifresiz teknolojileri, risk azaltma ve BT güvenliği için önemli unsurlar olarak kabul edip kullandıklarını gösteriyor.

    EMEA Hizmet Sağlayıcıları ve MEA, Siber Güvenlik Direktörü Fady Younes bu konuda şunları söylüyor: Dijitalleşme, kurumlara yönelik her seviyede yaşanan siber tehditlerin artmasına yol açıyor. Şirketlerin hibrit ve uzaktan çalışma modellerini giderek daha çok benimsemesiyle birlikte, dizüstü bilgisayarlar ve cep telefonları gibi vazgeçilmez iş cihazları artık eskisinden daha savunmasız hale geldi. Cisco olarak, iş dünyasının ve BT liderlerinin çalışanları, MFA ve şifresiz teknolojileri uygulamaları konusunda teşvik etmeleri gerektiğine inanıyoruz.”

    2019’un nisan ayından bu yana 5 kat artış

    Raporda şu önemli tespitlere yer veriliyor: 

    1. Parolasız kullanım artmaya devam ediyor: Veriler, WebAuthn kimlik doğrulamasına izin veren hesaplarda %50, WebAuthn kullanımında ise Nisan 2019’dan bu yana 5 kat artış olduğunu gösteriyor.
    2. Biyometri kullanımı hız kesti: Biyometrinin etkin olduğu telefonların oranı yaklaşık %81’de kaldı (2021’e göre küçük bir artış), bu da genel olarak biyometriye yönelik eğilimin durduğunu gösteriyor. 
    3. MFA, şifreleri güçlendirmeye devam ediyor: Çok faktörlü kimlik doğrulama, yalnızca geleneksel parola kullanımına dayalı güvenliğe katkıda bulunurken güçlü kalmaya devam ediyor. Duo kullanılarak yapılan MFA kimlik doğrulamalarının sayısı geçtiğimiz yıl %38 oranında arttı.
    4. Bulut kullanımı artmaya devam ediyor: 2022’de bulut uygulamalarında %24’lük artış gerçekleşti ve kimlik doğrulama sayısındaki artış da bulut uygulamalarıyla ilişkilendiriliyor.
    5. Hibrit çalışma ve ofise dönüş: Uzaktan erişim kimlik doğrulamaları 2020’de zirve yaptı, ancak o zamandan bu yana da azalma gösterdi.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • İleri teknolojisi ve farklı sektörler için yüksek kalite standartlarında ürün çeşitliliğiyle öne çıkıyorhaberi

    İleri teknolojisi ve farklı sektörler için yüksek kalite standartlarında ürün çeşitliliğiyle öne çıkıyorhaberi

    Mitsubishi Electric Türkiye, 2023 yılında ileri teknoloji ile donatılmış, enerji verimli, çevre dostu, uzun ömürlü akıllı ürünleri ve çözüm üreten hizmetleriyle yüksek katma değer sağlamaya devam edecek

    Türkiye’de çevre dostu binalar, fabrikalar ve alt yapı projelerinin iklimlendirme, otomasyon, asansör ve yürüyen merdiven sistemleri için iddialı bir çözüm ortağı olan teknoloji devi Mitsubishi Electric, yeni yılda da Türkiye için çalışmaya ve üretmeye devam edecek. Pek çok farklı sektöre ileri teknoloji ile donatılmış, enerji verimli, çevre dostu, uzun ömürlü ve akıllı ürün, sistem ve hizmetler sunan marka; 2022 yılındaki hızlı büyümesini, 2023 yılında da ayrıcalıklı üst segment konumunu daha da güçlendirerek geliştirmeyi hedefliyor. 

    Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de enerji tasarruflu, çevreci, yenilikçi ürünleri ve ileri teknoloji çözümleri ile öne çıkan Mitsubishi Electric, 2022 yılında gerçekleştirdiği faaliyetleri ve 2023 planlarını açıkladı. Dünyada yaşanan olumsuz gelişmeler ve Türkiye’deki belirsiz ekonomik koşullara rağmen üst seviye ürünleri, ürün çeşitliliği ve satış sonrası sundukları ek hizmetler ile büyüme sağladıklarını belirten Mitsubishi Electric Türkiye Başkanı Şevket Saraçoğlu, 2023 yılı için olumlu mesajlar verdi. 

    İklimlendirme ve Fabrika Otomasyon Sistemlerinin tek çatı altında olduğu tek firmayız

    İklimlendirme ve fabrika otomasyon sistemlerinin aynı çatı altında olduğu yegâne firmayız. Mitsubishi Electric olarak veri merkezlerinden otellere kadar çok çeşitli ölçek ve özelliklerdeki yapılarda tercih edilen iklimlendirme çözümlerinden tek bir noktadan farklı lokasyonlardaki yapıları kontrol eden bina yönetim sistemlerine, enerji tüketimini azaltan elektrik sistemlerinden asansör ve yürüyen merdivenlerine kadar uzanan geniş bir ürün ve hizmet ağı sunuyoruz. Bu da bize ciddi anlamda bir avantaj, fark, sinerji yaratma imkânı sağlıyor. 2022 yılında geleceğin yeşil binaları için bütünsel çözümler sunduğumuz “Bina Sistemleri” projemizi hayata geçirdik. 2023 yılı için de “Veri Merkezleri” projemiz üzerinde çalışıyoruz ve sahip olduğumuz sinerjiyi çok daha ileri taşıyacak, paydaşlarımıza sunacağız.

    2023’te hizmet sınırımız Çin’e kadar ulaşacak

    Türkiye’deki operasyonlarımızda uzun yıllardır istikrarlı ve yükselen bir grafik sergiliyoruz. Mitsubishi Electric Türkiye olarak bu başarımız sayesinde Rusya-Ukrayna savaşından sonra uygulanan ambargolardan etkilenen Orta Asya’daki Türki Cumhuriyetler başta olmak üzere birçok ülkenin fabrika otomasyon ve iklimlendirme sistemleri ürün ve hizmet satış hakkını 2022’de kazandık, İstanbul merkezli olarak çalışmalarımıza başladık. Uzun yıllardır çevre ülkelerde edindiğimiz tecrübemizle Çin’e kadar uzanan bu coğrafyada da 2023 yılında çok önemli fırsat ve başarılara imza atacağız.

    İklimlendirme sektöründe euro bazında yüzde 45 üzerinde büyüdük

    Tüm dünyadaki ve Türkiye’deki olumsuzluklara ve risklere rağmen 2022 yılında hedeflerimiz doğrultusunda çalışmaya devam ettik, mevcut ürün segmentlerimizde satışlarımızı artırdık ve mali yılımızı euro bazında yüzde 45’i aşan bir büyüme ile yaptığımız planlamanın daha da üstünde kapayacağımızı öngörüyoruz. Mitsubishi Electric olarak, farklı sektörlerden gelen hem lokal hem de global çok uzun yıllara dayanan tecrübelerimizi kullanmanın avantajını yaşıyoruz. Her dönemin ihtiyacına uygun olarak ürün çeşitliliğimizle, uyguladığımız yüksek teknoloji ve kalite standartlarının bu başarıya ulaşmamızda çok büyük payı bulunuyor. Özellikle patentli teknolojilerimizle ürettiğimiz ürünlerimizle farklılaşıyoruz, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO)’nun açıkladığı son istatistiklere göre uluslararası patent başvurularında ilk 5 içerisinde yer alıyoruz. Bu öncü çalışmalarımız doğrultusunda 2022 yılında bir ilke imza attık ve klimalarımızdaki garanti süresini, Satış Sonrası Hizmetleri Yönetmeliğinde belirtilen 10 yıllık kullanım ömrü ile aynı süreye çıkardık. Mitsubishi Electric’te global olarak bir ilk olan bu uygulama ile aynı zamanda Türkiye klima sektöründe en uzun garanti süresini sunarak zaten herkesin dilinde olan “uzun ömürlü marka” imajımızı perçinlemiş olduk.

    Pandemi ile önem kazanan iç hava kalitesinin 2023 yılında da binalardaki enerji verimliliği uygulamaları ile öne çıkacağını düşünüyoruz. Binalardaki artan izolasyon ve sızdırmazlıkların beraberinde getireceği havasızlık ve diğer olumsuzluklar için 1967 yılından beri yüksek Ar-Ge ile geliştirdiğimiz ve gene patentli teknolojimizle kendi alanında bir ilk olan Lossnay taze hava cihazlarımızla üst seviye enerji verimli havalandırma çözümleri sunuyor, bu alanda halen gelişme fırsatları görüyoruz ve ciddi yatırımlar yapmayı planlıyoruz. Önemli Ar-Ge bütçeleri ile oluşturduğumuz yeni premium ürünlerimizi de ayrıca 2023 yılında lanse ediyor olacağız. Tüketiciyi anlıyoruz, enerji maliyetleri yükseliyor ve daha tasarruflu ürünlere, her üründen maksimum karşılık almaya yönelik bir ihtiyaç var. Biz de istenilen bu konfor ve mutluluğu en üst seviyede sunacağız.

    Çevreye duyarlı ve yüksek enerji verimliliği hedefleyen yeni çözümler

    Genel olarak insana yatırımı önemsiyoruz. Bu gerek sunduğumuz ürünler ile daha konforlu alanlar yaratmak olsun gerekse şirket içi plan ve politikalarımız açısından olsun geçerli. Kurumsal sözümüz “Changes For The Better” yani “Daha İyisi İçin Değişim” anlayışı doğrultusunda her ürünümüzde temel felsefemiz; daha iyi kullanıcı deneyimi, daha yüksek enerji verimi ve daha düşük çevresel ekti. Japonya Kamakura’daki Bilgi Teknolojileri Ar-Ge tesisinde yer alan SUSTIE test merkezimizde gerçekleştirilen araştırma ve uygulama deneyleriyle, “sıfır enerjili bina uyumlu enerji tasarrufu teknolojilerinde” artan talebin geliştirilmesi için çalışmalarımıza devam ediyoruz. İş planlarımızı yeni devreye girecek yönetmelikler de belirliyor. Bu yönetmeliklerin devreye girmesi ve pazar etkisinin artması, artan enerji maliyetleri gerek günlük yaşam gerekse üretim uygulamaları çerçevesinde çözüm ihtiyaçlarını da değiştirecek. Plan ve hazırlıklarımızı bu değişimi önceden irdeleyerek yapıyoruz. 2023 yılında teknolojik, yüksek enerji verimliliği sunan, çevreye duyarlı ürün ve hizmet kimliğimiz yine ön planda olacak.

    Fabrika otomasyonunda hedeflediğimiz büyüme rakamlarına ulaştık

    2021 yılında da etkileri devam eden COVID-19 salgınının dünya ekonomilerinde ortaya çıkarttığı tedarik zinciri kırılganlığı sorununun ve enflasyonist baskıların artmasıyla birlikte dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi bizim pazarlarımızda da bir baskı ortamı oluştu. 2022 yılı fabrika otomasyon ürün tedarik süreçlerindeki aksamaların en yüksek noktaya ulaştığı bir yıl oldu. Japonya merkezli tüm fabrikalarımızda üretim hatlarının verimliliği ve yeni üretim hatları oluşturulması adına verdiğimiz çabalarla mevcut müşterilerimize ürün tedariğinin etkilenmemesini sağlayarak verimli bir yıl geçirdik. Ayrıca 2022 yılında ortaya koyduğumuz genişleme stratejimizle daralan pazarların yerine yenilerini ekledik ve hedeflerimizi tutturduk. 2023 yılı da Avrupa bölgesinde gerileyen büyüme hedeflerinin ve tüm dünyayı saran enflasyon baskısının altında zor geçecek farkındayız ancak bölgemizde oluşan yeni pazarlardaki faaliyetler bu yavaşlamayı azaltacak, biz de bu pazarlarda aktif olarak yer alacağız ve büyüme hedeflerimizi revize etmeden yılı tamamlayacağımızı düşünüyoruz.

    Mitsubishi Electric’ten sanayiyi geleceğe hazırlayan yapay zekâ teknolojisi

    Yapay zekâ teknolojileri ile şekillenecek bir yılı daha yaşayacağımızı bekliyoruz. Hayatımızdaki yeri her geçen gün artan ve üretime de dâhil olan yapay zekâ, ürünlerinin parametrelerini ayarlama, sorunları arama, destekli ve kestirimsel bakım çalışmaları, ses ve yüz tanıma gibi birçok beceriye sahip. Zamanın bir adım ötesinde üretim gerçekleştirmek istiyorsak yapay zekâ teknolojilerini fabrika otomasyon sistemlerine de uygulamalıyız. Sanayi 4.0’a yanıt veren dijital fabrika konseptimiz e-F@ctory ve tescilli AI markamız olan MAISART (Mitsubishi Electric’s AI creates the State-of-the-ART in technology) teknolojisiyle şirketlerin yapay zekadan maksimum fayda elde etmelerini sağlamak için 2023 yılında çalışmalarımıza devam edeceğiz.

    Türk sanayisini geleceğe hazırlıyoruz

    Dijitalleşme ve üretimde otomatikleşmenin öne çıktığı günümüzde sistemin eksiksiz ve hatasız bir şekilde sürdürülmesi, endüstriyel teknolojiler ve otomasyon sistemleriyle mümkün oluyor. Uzmanlık gerektiren görevleri gerçekleştirmek için gerekli esneklik ve ayarlanabilirlik olanakları sunan MELFA ASSISTA kolaboratif robotlarımızla insan iş gücünü asiste ederek üretime hibrit bir perspektif kazandırıyoruz. Türk sanayisinin en önemli kollarından biri olan ve dijitalleşmeye en hızlı cevap veren otomotiv sektörüne 2022 yılında sağladığımız faydadan dolayı çok memnunuz, 2023 yılında da büyük sanayicilerimize ve KOBİ’lere katma değer sağlamayı sürdüreceğiz.

    2023’te çalışan sayımızı yüzde 20 artırmayı planlıyoruz

    Mitsubishi Electric Türkiye olarak, şirketin stratejik hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacak kurumsal ve bireysel kabiliyetlerin gelişimini çok önemsiyoruz. İnsan kaynakları süreçlerimizi bu amaç doğrultusunda esnek ve çevik araçlarla güçlendiriyoruz. Bu hedefin adımlarından birisi olan METR Akademi online eğitim platformumuzu 2022 yılında hayata geçirdik. 2023 yılı kurumsal çevikliğimizi, yeni nesil öğrenme çözümleri ve yapılandırılmış güçlü gelişim programları ile beslemeye devam ettiğimiz bir yıl olacak. Bununla birlikte genç mühendislerimizin bilgi ve kabiliyetlerine inanıyor ve onlara daha fazla iş imkânı yaratmak istiyoruz. Bu yönde attığımız her adımın Türkiye’nin geleceğine yaptığımız bir yatırım olduğunu biliyoruz. 2022 yılında hayata geçirdiğimiz “Yeni Mezun Programı” ile yeni mezun olan adayların, iş hayatına atacakları ilk adımda onların yanında ve yarınlarında olmayı hedefliyoruz. 2023 için istihdam hedefimizi ise mevcut çalışan sayımızı yüzde 20 oranında artırmak olarak belirledik.

    Ekonomik verilerden bağımsız olarak sektördeki dinamiklere baktığımızda ise dijitalleşmenin insanların işsiz kalmasına yol açmayacağını, emek ağırlıklı çalışmadan daha çok zihinsel çalışmaya yönelimin olacağı bir sürecin geliştiğini ve hayatımızı şekillendirdiğini görüyoruz. Bu noktada en önemli konu, donanımlı insan kaynağını oluşturarak dijitalleşme sürecine hazırlanmak olacak. Biz de gelecek nesillerin eğitimine büyük önem veren bir marka olarak, uzun zamandır üniversitelerin mühendislik fakültelerinde fabrika otomasyon sistemleri “Eğitim Merkezleri” kurulmasına katkı sağlıyoruz. Bu anlamda 2023 yılında da eğitimi desteklemeye devam edeceğiz.

    Sürdürülebilirlik çerçevesinde global çapta önemli başarılara imza attık

    Şirketin 2022 yılı boyunca global olarak imza attığı sürdürülebilirlik çalışmalarına da değinen Şevket Saraçoğlu, “Mitsubishi Electric’in çevre girişimleri, “herkes için daha iyi bir gelecek sunmak amacıyla hava, kara ve su kaynaklarını kalbimiz ve teknolojilerimizle korumak” olarak belirlenen Çevresel Sürdürülebilirlik Vizyonu 2050 politikalarını yansıtıyor. Bu politika; enerji tasarruflu ürün ve sistemler ile son teknoloji altyapılar geliştirmeyi, global değer zincirinin çevresel etkilerini azaltmayı ve nihai olarak karbondan arındırılmış daha sürdürülebilir global bir çevreye ulaşmayı hedefliyor. Bu vizyon 2022’de yeni başarılar getirdi. Şirketimiz bu kapsamda uluslararası kâr amacı gütmeyen CDP kuruluşunun açıkladığı listede bir kez daha iklim değişikliği faaliyetleri için en yüksek A listesine girmeyi başardı. Mitsubishi Electric, iklim değişiklik kategorisinde beş farklı yılda ve su kategorisinde arka arkaya beş yıldır A Listesinde yer alıyor. Yine 2022 yılında dünya için çok önemli bir gelişme yaşandı ve şirketimizin 2020 yılında kurduğu net sıfır enerjili bina anlamına gelen ZEB (zero-energy building) konseptine sahip test merkezi SUSTIE® tesisi, ilk faaliyet yılında net enerji tüketimini yüzde sıfırın altına düşürerek tükettiğinden daha fazla enerji üretti. Aslında bu sonuç, ZEB düzeyinde bir operasyonun son derece rahat ve üretken bir iş ortamından taviz verilmeden yoğun nüfuslu kentsel bölgelerde bile hayata geçirilebileceğini ortaya koyuyor. Ek olarak SUSTIE, WELL sertifikasının en yüksek seviyesi olan Platin statüsü alarak kullanıcılarının sağlığını ve konforunu artıran bir bina olarak dünya standartlarında sertifikalandırıldı.” diye konuştu.

    Türkiye’deki yeni fabrikada üretim Şubat 2024’te başlayacak

    Son olarak Türkiye’deki güncel yatırımlara da değinen Şevket Saraçoğlu, “2022 Mayıs ayında Mitsubishi Electric Corporation, şirketin Türkiye’deki klima üretim üssü Mitsubishi Electric Turkey Klima Sistemleri Üretim A.Ş. bünyesinde yeni bir fabrika daha kurulacağını duyurdu. Mitsubishi Electric, özellikle Avrupa ısıtma sistemleri pazarına odaklanan 2025 büyüme stratejisi kapsamında küresel Isıtma, Havalandırma ve İklimlendirme (HVAC) faaliyetlerini büyütüyor. Avrupa’nın karbon emisyonu azaltma politikalarına paralel olarak havadan suya ısı pompaları, fosil yakıta dayanan geleneksel kazan tipi ısıtıcıların hızla yerini alarak Türkiye ve Avrupa çapında havadan suya ısı pompaları pazarının hızlı büyümesine sebep oluyor. Aynı zamanda, devam eden iklim değişikliği tüketiciler tarafından lüks tüketimden ziyade temel ihtiyaç olarak görülen ev tipi klimalara yönelik artan talebi teşvik ediyor. Buna göre üretim kapasitesi havadan suya ısı pompaları için 100 bin adet artış sağlanarak 300 bin adede; ev tipi klimalar için 310 bin adet artışla 1 milyon 100 bin adede çıkarılacak. Yeni fabrikada üretim ise Şubat 2024’te başlayacak” diyerek sözlerini tamamladı. 

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Kaspersky 2023'te KOBİ'lerin dikkat etmesi gereken beş tehdide dikkat çekiyorhaberi

    Kaspersky 2023'te KOBİ'lerin dikkat etmesi gereken beş tehdide dikkat çekiyorhaberi

    İstatistikler, 2022 yılı boyunca tüm küçük ve orta ölçekli işletmelerin %60’ından fazlasının siber saldırılara maruz kaldığını gösteriyor. Ticaret Örgütü’ne göre, KOBİ’ler var olan tüm işletmelerin %90’ından fazlasını temsil ediyor ve küresel ekonomiye büyük katkı sağlıyor. Siber saldırılar nedeniyle bu işletmeler gizli bilgileri kaptırabilir, mali kaynakları, değerli pazar paylarını kaybedebilirler. Ayrıca, suçluların hedefe ulaşırken kullanmaya çalıştıkları pek çok yol söz konusu oluyor. Bu yüzden KOBİ’ler için bir siber güvenlik sorunu, en zorlu kriz türlerinden birisi demek. 

    Kaspersky uzmanları, KOBİ’lerin sahip olabileceği güvenlik açıklarını analiz ederek girişimcilerin 2023’te bilmesi gereken bazı önemli siber tehditleri özetledi.

     

    1. Çalışanların neden olduğu veri sızıntıları

    Bir şirketten veri sızdırmanın çeşitli yolları bulunuyor ve bazı durumlarda bu sızıntı, istemeden de olabiliyor. Pandemi sırasında pek çok çalışan uzaktan çalışırken, çevrimiçi oyun oynamak, film izlemek veya e-öğrenme platformlarını kullanmak gibi amaçlar için kendilerine tahsis edilen kurumsal bilgisayarları kullandı ki bu, kuruluşlar için finansal tehdit oluşturuyor. 

    Uzaktan çalışma sistemi hayatın bir parçası olmaya devam ediyor ve her ne kadar 2020 boyunca çalışanların % 46’sı daha önce hiç uzaktan çalışmamış olsa da, şimdi üçte ikisi ofise geri dönmeyeceklerini belirtiyor, geri kalanı ise hibrit yöntemle çalışmaya devam ettiklerini söylüyor.

    Pandemi sonrasında siber güvenlik seviyesinde ve uzaktan çalışmanın kuruluşlar tarafından kabul görme durumunda iyileşmeler yaşandı. Bununla birlikte, eğlence amaçlı kullanılan kurumsal bilgisayarlar, bir şirketin ağına ilk erişimin en önemli yollarından biri olmaya devam ediyor. Bir dizinin herhangi bir bölümünü veya yeni yayınlanan bir filmi indirmek için alternatif kaynaklar arayan kullanıcılar da Truva atları, casus yazılımlar ve arka kapılar (backdoor) ile reklam yazılımları da dahil olmak üzere, çok sayıda kötü amaçlı yazılım türleriyle karşılaşıyorlar. 

    Kaspersky istatistiklerine göre, dijital yayın platformu kisvesi altında tehditlerle karşılaşan kullanıcıların %35’i Truva atlarından etkilendi. Bu tür kötü amaçlı yazılımlar, eğer bir şirket bilgisayarına bulaşırsa, saldırganlar şirket ağına sızabiliyor ve hem iş geliştirme sırları hem de çalışanların kişisel verileri dahil olmak üzere hassas bilgileri bulup çalabiliyor.

    Ayrıca, dünya genelinde şirketlerin eski çalışanlarını olası veri sızıntılarından sorumlu tutma gibi bir eğilim de söz konusu. Ancak, yakın zamanda ankete katılan kuruluşların yöneticilerinin yalnızca yarısı, eski çalışanların bulut hizmetlerinde depolanan şirket verilerine erişemediğinden veya şirket hesaplarını kullanamadığından emin. Açıkçası eski bir çalışan, böyle bir kaynağa erişimi olduğunu bile hatırlamayabiliyor. Ancak aynı düzenleyiciler tarafından yapılan rutin bir kontrol, yetkisi olmayan kişilerin aslında gizli bilgilere erişebildiğini ortaya çıkarabiliyor ve bu da para cezasına neden olabiliyor.

    2. DDoS saldırıları

    Dağıtılmış Ağ Saldırıları, genellikle Dağıtılmış Hizmet Reddi (DDoS) saldırıları adıyla biliniyor. Bu tür saldırılar, bir şirketin web sitesini sağlayan altyapı gibi, herhangi bir ağ kaynağı için geçerli olan belirli kapasite sınırlarından faydalanıyor. DDoS saldırısı, saldırıya uğrayan web kaynağına birden çok istek göndererek web sitesinin çok sayıda isteği işleme kapasitesini aşmayı ve doğru şekilde çalışmasını engellemeyi amaçlıyor.

    Saldırganlar, genellikle DDoS saldırılarından etkilenen bankalar, medya varlıkları veya perakendeciler gibi kuruluşlara yönelik eylemler gerçekleştirmek için farklı kaynaklara başvuruyor. Son zamanlarda, siber suçlular Alman gıda dağıtım hizmetini hedef aldı ve Takeaway.com’dan (Lieferando.de) trafik akışını devam ettirmek için iki bitcoin (yaklaşık 11.000 $) ödeme talep ettiler.

    Ayrıca, çevrimiçi perakendecilere yönelik DDoS saldırıları, müşterilerinin en aktif olduğu tatil dönemlerinde artış eğiliminde. Oyun şirketlerinin büyüyor olmasına yönelik artan bir eğilim de söz konusu. Bu sebeple Final Fantasy 14’ün Kuzey Amerika veri merkezleri Ağustos ayı başlarında saldırıya uğradı. Oyuncular bağlantı, oturum açma ve veri paylaşımı gibi pek sorun yaşadı. Blizzard’ın çok oyunculu oyunları — Call of Duty, World of Warcraft, Overwatch, Hearthstone ve Diablo: Immortal – yine DDos saldırılarına maruz kaldılar. Bu arada, birçok DDoS saldırısı duyurulmuyor çünkü maliyetleri genellikle çok büyük olmuyor.

    3. Tedarik zinciri

    Tedarik zinciri aracılığıyla saldırıya uğramak, genellikle bir kuruluşun bir süredir kullanmakta olduğu bir hizmet veya programın kötücül hale geldiği anlamına geliyor. Bunlar, şirketin satıcıları veya tedarikçileri aracılığıyla gerçekleştirilen saldırılar ve buna verilebilecek örnekler arasında finans kurumları, lojistik ortaklar ve hatta mesela bir yemek dağıtım hizmeti bile yer alabiliyor. Ve bu tür eylemler, çetrefilliği veya yıkıcılığı bakımından farklılık gösterebiliyor.

    Örnek vermek gerekirse, saldırganlar M.E.Doc adlı muhasebe yazılımının otomatik güncelleme sistemine sızarak, ExPetr (diğer adıyla NotPetya) adlı fidye yazılımını tüm müşterilere göndermeye zorlamıştı. Sonuç olarak, ExPetr hem büyük şirketleri hem de küçük işletmeleri etkileyerek milyonlarca dolar zarara neden oldu.

    Başka bir örnek, sistem kayıt defteri temizliği için kullanılan en popüler yazılımlardan biri olan CCleaner’dır ve hem ev kullanıcıları hem de sistem yöneticileri tarafından yaygın olarak kullanılıyor. Bir noktada saldırganlar, program geliştiricisinin derleme ortamına sızmayı başararak bazı sürümleri bir arka kapı (backdoor) ile donatmayı başarmıştı. Sonuç olarak, bir ay boyunca bu güvenliği ihlal edilmiş sürümler şirketin resmi web sitelerinden dağıtıldı, 2,27 milyon kez indirildi ve kötü amaçlı yazılımın en az 1,65 milyon kopyası suçluların sunucularıyla iletişim kurmaya çalıştı. 

    Dikkatimizi çeken en yeni örnekler, Güneydoğu Asya’da vuku bulan DiceyF olaylarıdır. Bu saldırılarda başlıca hedefler, Ocean’s Eleven tarzında saldırıya uğrayan bir çevrimiçi Casino geliştiricisi ve operatörü ile bir müşteri destek platformuydu.

    4. Kötü amaçlı yazılımlar

    Eğer birisi yasal olmayan dosyaları indirdiyse, bu dosyaların zarar vermediğinden emin olmak gerekiyor. En çok ortaya çıkan tehditler, bir şirketin verilerini, parasını ve hatta sahiplerinin kişisel bilgilerini kovalayan şifreleyiciler oluyor. Şunu da söylemek gerek, orta ölçekli işletmelerin dörtte birinden fazlası maliyetleri düşürmek için korsan veya lisanssız yazılımları tercih ediyor. Bu tür yazılımlar, şirket bilgisayarlarından ve ağlarından yararlanabilecek bazı kötü amaçlı veya istenmeyen dosyaları içerebiliyor.

    Ek olarak, işletme sahipleri arabulucuların farkında olmalı zira bu tür grup katmanları 2023’te KOBİ’lere türlü şekillerde zarar verecek. Bu yazılımların yasa dışı erişime sahip olan müşterileri arasında, kripto hırsızlığı yapanlar, bankacılık şifre hırsızları, fidye yazılımlarını kullananlar, çerez (cookie) hırsızları ve diğer sorunlu kötü amaçlı yazılım müşterileri bulunuyor. En bilinen örneklerden biri, bankacılık kimlik bilgilerini çalan ve dünyanın dört bir yanındaki kuruluşları hedef alan kötü amaçlı yazılım Emotet.

    Küçük ve orta ölçekli işletmeleri hedefleyen bir diğer grup, en çok yasal, finansal ve seyahat kuruluşlarına yönelik saldırılarıyla tanınan Deathstalker. Grubun ana hedefleri, VIP’ler ve büyük finansal varlıklar ile ilgili yasal anlaşmazlıklar, rekabetçi iş zekası, birleşme ve devralmalara ilişkin içgörülerle ilgili gizli bilgilerin yağmalanmasına dayanıyor.

    5. Sosyal mühendislik

    COVID-19 salgınının başlamasından bu yana birçok şirket iş akışlarının çoğunu çevrimiçi hale getirdi ve yeni iş birliği araçlarını kullanmayı öğrendi. Özellikle, Microsoft’un Office 365 paketi çok daha fazla kullanıldı ve haliyle, kimlik avı saldırılarının bu kullanıcıların hesaplarını daha fazla hedeflemesi kimseyi şaşırtmıyor. Dolandırıcılar, ofis kullanıcılarının Microsoft’un oturum açma sayfası gibi görünen bir web sitesine şifrelerini girmelerini sağlamak için her türlü numaraya başvuruyor. 

    Kaspersky, kimlik avı dolandırıcılarının işletme sahiplerini nasıl kandırmaya çalıştıklarının, bazıları oldukça ayrıntılı birçok yeni yolunu ortaya çıkartmayı başardı. Bazıları da sahte web sitelerini paylaşarak veya sahte muhasebe belgeleriyle e–posta göndererek, kredi veya teslimat hizmetlerini taklit etmeye devam ediyor.

    Bazı saldırganlar kurbanlarından para kazanabilmek için meşru çevrimiçi platformlar gibi görünebiliyor. Bu, Wise Transfer gibi oldukça popüler bir para transfer hizmeti bile olabilir. 

    Kaspersky uzmanları tarafından keşfedilen bir diğer kırmızı bayrak, Google Translate kullanılarak çevrilen sayfa bağlantıları. Bu senaryoda saldırganlar, siber güvenlik mekanizmalarını atlamak için Google Translate’i kullanıyor. E-postayı gönderenler, ekin yalnızca alıcıya sunulan ve “sözleşme toplantısı sunumu ve müteakip ödemeler için incelenmesi gereken bir tür ödeme belgesi olduğunu” iddia ediyor. Aç düğmesi bağlantısı ise Google Translate tarafından çevrilmiş bir siteye işaret ediyor. Ancak eklenen bağlantı, saldırganlar tarafından kurbanlarından para çalmak için oluşturulan sahte bir siteye kapı açıyor.

    Siber suçlular, lisanssız yazılımlar, kimlik avı siteleri, e–postalar, işletmelerin güvenlik ağındaki ihlaller ve hatta büyük DDoS saldırıları yoluyla kurbanlarına mümkün olan her yolu kullanarak ulaşmaya çalışacak. Ancak Kaspersky tarafından yakın zamanda yapılan bir anket, KOBİ’lerin sadece %41’inin bir kriz önleme planına sahip olduğunu gösteriyor. Bu nedenle şirketlerin siber güvenliği önemsemesi ve saldırı sonrasındaki BT güvenlik olayı düzeltmesinin ne kadar zorlu olabileceğini anlaması önem taşıyor. Kaspersky bunu, kuruluşların bünyesinde uygulanacak koruyucu ve güvenilir önlemlerle sonuçlanacağını umduğu doğru bir eğilim olarak görüyor.

    İşletmeleri siber saldırılardan korumak için Kaspersky şunları öneriyor:

    • Standart bir kullanıcı hesabı parolasının en az sekiz harf, bir rakam, büyük ve küçük harfler ve bir özel karakter içermesini gerektiren güçlü bir parola politikası uygulayın. Güvenliğinin ihlal edildiğine dair herhangi bir şüphe varsa, bu parolaların değiştirildiğinden emin olun. Bu yaklaşımı ek çaba harcamadan uygulamaya koymak için, yerleşik ve kapsamlı parola yöneticisi olan bir güvenlik çözümü kullanın.
    • Bir yazılım ve cihaz üreticisinden gelen güncellemeleri göz ardı etmeyin. Bunlar genellikle yalnızca yeni özellikler ve arayüz geliştirmeleri getirmekle kalmaz, aynı zamanda henüz fark edilmemiş güvenlik açıklarını da giderir.
    • Çalışanlar arasında yüksek düzeydeki güvenlik bilincini sürdürülebilir kılın. Çalışanlarınızı mevcut tehditler, kişisel ve profesyonel yaşamlarını korumanın yolları hakkında daha fazla bilgi edinmeleri ve bu konularda ücretsiz kurslar almaları için teşvik edin. Çalışanlar için kapsamlı ve etkili üçüncü taraf eğitim programları yürütmek, bilgi işlem departmanına zaman kazandırmak ve iyi sonuçlar almak için doğru bir yoldur.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Doğru entegre edilmiş teknolojiler kolay yönetilebilen verimli çözümlere dönüşüyorhaberi

    Doğru entegre edilmiş teknolojiler kolay yönetilebilen verimli çözümlere dönüşüyorhaberi

    Güvenlik teknolojilerinde entegrasyon, video izleme, geçiş kontrol, yangın algılama ve acil anons sistemlerinin tek bir noktadan kontrol edilmesini sağlayarak, bu sistemleri kolay yönetilebilen verimli çözümlere dönüştürüyor.  

    Güvenlik risklerinin her geçen gün daha da çeşitlendiği günümüzde, güvenlik operasyon merkezlerinin iş akışları giderek daha karmaşık hale geliyor. Video izleme, geçiş kontrol, yangın algılama ve acil anons sistemlerinin yer aldığı bu merkezlerde, her bir sistemi ayrı ayrı yönetmenin zorluğu nedeniyle teknolojik sistem entegrasyonuna ihtiyaç duyuluyor. Tüm bu sistemler, tek bir platformda entegre değilse tam performans alınamıyor. Entegrasyonu sağlayan çatı güvenlik yazılımları ise güvenlik sistemlerine kapsamlı kontrol imkânı sunuyor ve olası insan hatalarını en aza indiriyor.  

    Çoklu alarmları tek noktadan yönetmek

    Securitas Technology Pazarlama Direktörü Pelin Yelkencioğlu, güvenlik sistemlerinde entegrasyonu sağlayan çatı güvenlik yazılımlarının en önemli faydasının ‘alarmları yönetmek’ olduğunu söyledi. Yelkencioğlu, “Birbirinden farklı noktalardan gelen alarmlar ve operatörün bu alarmlar esnasında paniğe kapılmasını ve hata yapmasını engellemek, hayati öneme sahiptir. Bu nedenle ilgili güvenlik operatörüne, alarm durumlarında uygulanması gereken talimatları adım adım gösteren bir sistemin olması, tüm sistemin bir operatörün kontrolünde doğru ve eksiksiz bir şekilde yönetilmesini de sağlar.” diye konuştu.

    Yelkencioğlu’nun dikkat çektiği senaryoya göre; örneğin video izleme sistemleri ile algılanan istenmeyen kişi bildirimi, otomatik olarak geçiş kontrol sistemine aktarılıyor ve başka bir müdahale gerektirmeden ilgili bölgenin kapılarının kilitli kalması sağlanıyor. Bir yangın alarmı anında ilgili bölgedeki kamera görüntüsüne ulaşılarak, alarm teyidi almanın bir adım ötesinde, geçiş kontrol sistemlerine bağlı kapı ve turnikeler açılıyor. Alarm durum yönetim ekranı ile senaryoya uygun talimatları operatör ekranına getiriyor ve işletme acil durum senaryosunun uygulanmasını garanti ediyor. Tüm bunların ötesinde yangın anı atlatıldıktan sonra, bu anın 30 saniye öncesi ve sonrası görüntülerini de kapsayan alarm durum kaydı oluşturuyor. Yelkencioğlu, “Sadece bu durum bile bu sistemlerin neden tümleşik güvenlik platformunda bulunması gerektiğinin özeti niteliğindedir” dedi.

    Farklı bir senaryoda ise çift yönlü iletişim yöntemiyle A blokta oluşan bir tehdide istinaden hem ilgili blok hem de bu tehditten etkilenebilecek B Blok’a da aynı anda müdahale edilebilmesi amaçlanıyor. Böylece tüm bu güvenlik birimlerinin birbirleriyle haberleşebilmesi sağlanıyor ve işletmeler için uçtan uca bir güvenlik sistemi inşa ediliyor.

    Güvenlik açığına dikkat

    İşletmelerin emanet edildiği güvenlik sistemlerinde bir güvenlik açığının olmaması büyük önem taşıyor. Bu nedenle hem elektronik güvenlik donanımlarının hem de bu donanımlarla haberleşen ve bu donanımların yönetilmesini sağlayan yazılım platformlarının uçtan uca siber güvenliğe tabi olması gerekiyor. Yelkencioğlu, donanım cihazlarının haberleşmelerinde dünya standartlarındaki haberleşme protokollerinin kullanılması, daha da önemlisi yazılım platformlarında bulunan ve sistem mimarisini oluşturan kod parçacıklarının ISO-27001 standartlarında olması gerektiğini sözlerine ekledi. 

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • HONOR, Türkiye'deki faaliyetlerine 2023 yılında hız veriyorhaberi

    HONOR, Türkiye'deki faaliyetlerine 2023 yılında hız veriyorhaberi

    Küresel bir teknoloji markası olan ve global olarak ArGe yatırımlarına devam eden HONOR, 2023 yılında Türkiye pazarında yepyeni modelleri ile ürün yelpazesini genişletmeye devam edecek.

    Akıllı telefon ve ekosistem ürünlerinde dünyanın her yerindeki kullanıcıların ihtiyaçlarına yönelik ürünlere imza atan HONOR, 2023 yılında Türkiye’deki faaliyetlerine hız kesmeden devam edecek. Sektörde ilklere imza atan ve yeni ürünlerini kullanıcılar ile buluşturmaya devam eden firma, başta akıllı telefonlar, tabletler ve dizüstü bilgisayarlar olmak üzere ülkemizdeki ürün yelpazesini de genişletecek.

    Her bütçeye uygun yüksek kaliteli ürünler

    Açık, yenilikçi ve mükemmellik arayışı içerisinde olan HONOR, son olarak HONOR 70 ve HONOR Pad 8 gibi dikkat çeken ürünlerini Türkiye pazarında piyasaya sürdü. Etkileyici bir üçlü kamera sisteminin yanı sıra zarif, şık ve simetrik bir kavisli tasarıma sahip olan HONOR 70, performans ve işlevsellik alanlarında yenilikler getirerek, satın alan kullanıcılara üstün bir kullanıcı deneyimi sunmayı başarmıştı.

    Sony’nin IMX800 sensörünün ilk kez kullanıldığı HONOR 70 modeli özellikle şık tasarımının yanı sıra üstün performansı ve fotoğraf kalitesi ile kullanıcılardan tam puan aldı. Ayrıca kullanıcıların aynı anda iki farklı video kaydetmesine olanak sağlayan Solo Cut modu ile yine sektörde ilklere imza atan bir model olmayı başardı.

    Ülkemizde geçtiğimiz haftalarda satışa çıkan HONOR Pad 8 ise şık tasarımının yanı sıra ekran ve ses özellikleri ile dikkat çeken bir model oldu. Sekiz çekirdekli Qualcomm® Snapdragon® 680 yonga seti ile donatılan HONOR Pad 8 modelinin sınıfında rakipsiz olmasını sağlayan özelliklerden birisi de her iki tarafa simetrik olarak yerleştirilmiş sekiz hoparlöründe yatıyor. 2000×1200 piksel çözünürlük sağlayan HONOR Pad 8, 1 milyar renk desteği ile film ve video izlemek için çarpıcı netlik ve gerçekçi tonlar sunarak eğlenceyi yepyeni bir seviyeye taşımayı da başardı.

    Türkiye’deki ürün yelpazesi genişleyecek

    Tüm dünyada 30 binden fazla deneyim mağazası bulunan ve dünya çapındaki toplam çalışan sayısının yüzde 60’ını Ar-Ge çalışanlarının oluşturduğu HONOR’un biri Fransa’da biri de Japonya’da olmak üzere altı ArGe merkezi ve 100’den fazla inovasyon laboratuvarı bulunuyor. Bu yatırımları sayesinde kullanıcıların ihtiyaçlarına yönelik ürünlere odaklanan ve bu ürünlerde daha önce görülmeyen yeniliklere imza atan firma 2023 yılında da hem globalde hem de Türkiye’de yepyeni ürünler ile karşımıza çıkacak.

    HONOR Türkiye Ülke Müdürü Jeffrey Sunjingfei, “2022 yılı bizim için hem yoğun hem de heyecan verici ürünlere odaklandığımız bir yıl oldu. Bağımsız, global bir teknoloji markası olarak Ar-Ge yatırımlarımızın meyvelerini topladığımız modelleri hem globalde, hem de Türkiye pazarında kullanıcılar ile buluşturduk. Tasarımı ve özellikleriyle öne çıkan ve Sony IMX800 sensörürü ilk defa kullanan telefonumuz HONOR 70’te Solo Cut modu gibi bir özellik ile sektörde ilklere imza attık. HONOR Pad 8 gibi uygun fiyata üstün özellikler sunan ürünlerimiz tüm dünyada olduğu gibi Türkiye pazarı için de oldukça önemli. 2023 yılında kullanıcıların ihtiyaçlarına yönelik ürünler ile Türkiye pazarında olmaya devam edeceğiz. Yeni ürünlerimizi kullanıcılarımız ile buluşturmak için heyecan duyuyoruz” dedi.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Keçiören Belediyesi Rob-Okul Robot Yarışması'na Yoğun İlgihaberi

    Keçiören Belediyesi Rob-Okul Robot Yarışması'na Yoğun İlgihaberi

    Keçiören Belediyesi TEKNOMER tarafından düzenlenen 100 bin TL ödül havuzuna sahip ‘Çizgi İzleyen Robot Yarışması’ yoğun başvuru aldı. ‘TEKNOMER Rob-Okul Robot Yarışması’ adıyla düzenlenen yarışmaya Ankara geneli ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite düzeyinde 244 takım 732 yarışmacı başvuru yaptı. Yarışmaya ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki başvurular okul yönetimi veya öğretmenler tarafından yapılırken, üniversite düzeyindeki başvurular ise bireysel ve takım halinde gerçekleştirildi.

    Robot yarışmasına Keçiören ve Ankara genelinden gelen yoğun başvuru talebinin kendilerini mutlu ettiğini söyleyen Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, “Teknoloji Merkezimizde çocuklarımızı ve gençlerimizi geleceğe hazırlıyoruz. Onları bilim ve teknolojiye yönlendirmek için hem eğitimler veriyor hem de teşvik hediyeleriyle ödüllendiriyoruz. Rob-Okul Robot Yarışmamıza gösterilen ilgi çocuklarımızın ve gençlerimizin bilim ve teknolojiye olan merakının en somut göstergesidir. Bizler de gençlerimizin potansiyellerini ortaya çıkaracakları TEKNOMER’i kurarak kısa sürede önemli eğitim programları ve yarışmalar düzenledik. Devletimize ve milletimize fayda sağlayacak nesillerimiz için nefer olmaya devam edeceğiz.” dedi.

    YARIŞMA SÜRECİ NASIL İLERLEYECEK?

    Son başvuru tarihi 31 Aralık 2022 olan TEKNOMER Rob-Okul Robot Yarışmasında ilk olarak başvuru yapan okullardaki danışman öğretmenlerle toplantı düzenlenerek süreç hakkında bilgilendirme yapılacak. Bu süreçte yarışmaya katılan ilkokul ve  ortaokullara yönelik YouTube üzerinden online eğitim programı uygulanacak. 2-9-16-23 Ocak 2023 tarihlerinde yayınlanacak dersleri takip eden yarışmacılar her hafta sonu gerçekleştirilecek zoom toplantısında merak ettikleri soruları sorabilecekler. Eğitimlerin tamamlanacağı Şubat ayında sınav yapılarak başarı gösteren 50 yarışmacıya ‘çizgi izleyen robot seti’ hediye edilecek. Rob-Okul Robot Yarışması 1 Ocak 2023’te yapılarak 100 bin TL ödüllü yarışmanın şampiyonu belirlenecek ve ödüller törenle takdim edilecek.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı