Kategori: Teknoloji

  • BT güvenliğindeki yanlış iletişim, Türkiye'deki şirketlerin %52'sinde siber güvenlik sıkıntılarına yol açıyorhaberi

    BT güvenliğindeki yanlış iletişim, Türkiye'deki şirketlerin %52'sinde siber güvenlik sıkıntılarına yol açıyorhaberi

    Türkiye’de üst düzey yöneticilerin yarısından fazlası (%52), BT departmanları veya BT güvenlik ekibiyle olan bir iletişimsizliğin kuruluşlarında en az bir siber güvenlik sıkıntısıyla sonuçlandığını kabul ediyor. Kişisel tutumlar açısından da BT dışı yöneticilerin çoğunluğu, ekipler arasındaki iş birliği duygusunun azaldığını (%21) ve BT güvenliği çalışanlarıyla iletişim net olmadığı zaman, bu durumun meslektaşlarının beceri ve yeteneklerini sorgulamalarına neden olduğunu söylüyor. (%33).

    En son yayınlanan Forrester anketi, küresel ölçekteki şirketlerin bir siber güvenlik ihlalini tespit etmek ve sorunu çözmek için ortalama 37 gün ve 2,4 milyon dolar harcadığını söylüyor. Kaspersky de yöneticiler ve bilgi güvenliği ekipleri arasındaki karşılıklı anlayışın, şirketin siber dayanıklılığını ne kadar etkilediğini belirlemek için 1.300’den fazla iş lideriyle küresel bir anket gerçekleştirdi.

    Araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye’de BT çalışanı olmayıp da ankete katılanların %99’u BT güvenliği konusunda iletişimsizlik yaşadı. Sonuçlarla ilgili olarak ilk dikkat çeken rakamlar, iletişimdeki bir arıza ciddi proje gecikmelerine (%50) ve siber güvenlik sıkıntılarına (%62) yol açıyor olması. Hatta katılımcıların neredeyse beşte biri (sırasıyla %21 ve %19) bu sorunlarla bir kereden fazla karşılaştıklarını bile söylediler. Diğer olumsuz etkilere örnek olarak boşa harcanan bir bütçe, değerli bir çalışanın kaybı ve ekipler arasındaki kötüleşen ilişkiler de katılımcıların %61’inin başına gelen durumlar.

    Soru: BT güvenliği ile ilgili yanlış iletişimden kaynaklanan olumsuz sonuçlarla hiç karşılaştınız mı?

    Kötüleşen iş göstergelerine ek olarak, BT güvenliği çalışanlarıyla açık olmayan iletişim de ekibin duygusal durumunu etkiliyor ve yöneticilerin BT güvenliği çalışanlarının becerilerini ve yeteneklerini sorgulamasına neden oluyor. Ayrıca yöneticilerin %26’sı yanlış anlaşılmaların sonucunda iş güvenliğine olan güvenlerini kaybettiklerini ve %23’ü de bu durumun kendilerini gerginleştirdiğini ve bunun da iş performanslarını etkilediğini belirtiyor.

    Kaspersky’nin Bilgi Güvenliği Başkanı Alexey Vovk konuyla ilgili olarak “Bir şirketin yöneticileri ile BT güvenliği yönetimi arasındaki açık iletişim, kurumsal iş güvenliği için bir ön koşuldur. Buradaki zorluk, ciddi sonuçları olabilecek yanlış anlamaları öngörmek ve önlemek için kendini diğerlerinin yerine koyabilmektir. Bu, bir yandan, Bilgi Güvenliği Şefi’nin (CISO) mevcut riskleri ve güvenlik önlemleri ihtiyacını daha iyi açıklamak için temel iş dilini de bilmesi gerektiği anlamına gelir. Öte yandan iş dünyası, 21. yüzyılda bilgi güvenliğinin işin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve bütçelemenin şirket varlıklarını korumaya yönelik bir yatırım olduğunu anlamalıdır.” yorumunu yaptı.

    Kaspersky, şirket içindeki BT güvenliği ile iş fonksiyonları arasındaki iletişimi daha şeffaf hale getirmek için aşağıdakileri öneriyor.

    • Başka bir alandaki profesyonelleri anlamak, yalnızca empati değil, aynı zamanda ek bilgi de gerektirir. BT güvenliği çalışanları, çeşitli eğitim kurslarında temel iş terimleri ve kavramları hakkında daha fazla bilgi edinebilirken, BT dışı yöneticiler, BT güvenlik sorunları hakkında fikir edinmek için kendisini Bilgi Güvenliği Şefinin yerine koyma şansına sahiptir.
    • Hem BT yöneticileri hem de BT dışı yöneticiler kendilerini profesyonel bir “bilgi balonuna” hapsetmemelidir. Hem iş dünyasında hem de siber güvenlik dünyasında gündemden haberdar olmak, aralarındaki başarılı iletişim ve karşılıklı anlayışın bir başka anahtarıdır.
    • Siber güvenlik uzmanları, ihtiyaçlarını yönetim kuruluna iletirken ve siber güvenlik bütçelerini gerekçelendirirken güvenilir ve anlaşılır argümanlar kullanmalıdır. Risklerin olasılığını ve gerekli koruyucu önlemlerin gerekliliğini kanıtlamak için, sektörünüze ve şirket büyüklüğünüze en uygun tehditleri ve güvenlik önlemleri hakkındaki açık bilgileri kullanın. Kaspersky IT Security Calculator gibi kaynaklar ve uzmanların gözlemlerine dayanan raporlar bu görevi önemli ölçüde kolaylaştırabilir.
    • Siber tehditlerin giderek daha önemli hale geldiği ve şirketlerin bilgi güvenliği bütçelerini artırmak zorunda kaldığı günümüzde, siber güvenlik yatırımlarını, etkinliği ve yatırım getirisi kanıtlanmış araçlara ayırmak son derece önemlidir. Bu, hatalı pozitif tespit sayısını düşüren ve saldırı tespit süresini, vaka başına harcanan zamanı ve diğer ölçütleri azaltan araçların herhangi bir BT güvenlik ekibi için son derece önemli olduğu anlamına gelir.

    C-seviyesi ile BT güvenlik yöneticileri arasındaki iletişim sorunları hakkında raporun tamamına ve daha fazla içgörüye bağlantı aracılığıyla ulaşılabilir.  

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Salling Group ve Danfoss, gıda ve enerji israfını önlemek için Microsoft ile güçlerini birleştirdihaberi

    Salling Group ve Danfoss, gıda ve enerji israfını önlemek için Microsoft ile güçlerini birleştirdihaberi

    Danimarka’nın gıda perakende zincir lideri Salling Group ve Danfoss, dijital teknolojilerle sürdürülebilir gıda perakendesi için Microsoft ile iş birliği yaptı. 

    Salling Group ve Danfoss, perakende sektöründe sürdürülebilir gıda için dijital yatırımlarını güçlendirmek üzere Microsoft ile iş birliği yaptığını duyurdu. İş birliği kapsamında Danfoss Alsense®, mağaza yöneticilerinin soğutucu cihazlarda bulunan alarmlara daha hızlı yanıt vermesi, gıda koşullarının 7/24 izlenmesi ve enerji tüketiminin azaltılmasına yönelik önleyici bakım faaliyetlerini artıracak.

    Salling Group, Danfoss Alsense®’in alarmların hassasiyetini artıran Ortalama Kinetik Sıcaklık adlı yeni bir özelliğinin pilot uygulamasını da bu iş birliğinde hayata geçirecek. Bu sayede, mağaza yöneticileri bir dondurucu kapısı açık kaldığında veya soğutucu dolabın sıcaklığı yüksek olduğunda, gıdalar bozulmadan önce sıcaklığın “tehlike bölgesine” ulaştığına dair uyarı alacak ve mağaza yöneticileri açısından sorunun daha erken fark edilmesini sağlayacak. Ayrıca, mağaza yöneticileri, mağazalara ait verileri gerçek zamanlı olarak izleyebilecek. Bu sayede çalışanlar sıcaklık gibi parametrelerde ciddi değişimler meydana geldiğinde, proaktif bir şekilde harekete geçebilecek. İş birliğinin bir parçası olarak Danfoss ve Microsoft, süpermarket soğutma sistemlerinde sıcaklık ve enerji kullanımını takip etmek için sınıfının en iyisi dijital hizmetler geliştirerek; gıda ve enerji israfını önlemek için önleyici bakım yapılmasını sağlayacak. 

    Süpermarketler, enerji tasarruflu soğutma çözümleri sayesinde optimum enerji ile doğru oranda soğutma sağlayarak gıda israfını önleyebilir. Gıda sektörü uzun yıllar CO2 ve KIP (Küresel Isınma Potansiyeli) değerine sahip soğutkanlara geçişle başlayan bir dönüşümden geçiyor. Dijitalleşme, bu yolculuğun sonraki aşamasının diğer adımını oluşturuyor. Salling Group, CO2 soğutucu akışkanını ilk benimseyenlerden biri olmakla birlikte mağazalarında sürdürülebilir soğutma teknolojilerini uygulamak için 1980’lerden bu yana Danfoss ile iş birliği yapıyor. Danfoss ise sektör uzmanlığını güvenli Microsoft Cloud platformuyla birleştirmek için 2019’dan bugüne Microsoft ile partnerliğini sürdürüyor.

    “Bugün karbon emisyonlarını azaltacak enerji verimliliği teknolojilerine ve tedbirlerine sahibiz. Danimarka’nın en büyük gıda perakendecisi olan Salling Group’un karbonsuzlaştırma ortaklarından biri olarak çalışmaktan gurur duyuyoruz” diyen Danfoss İklimlendirme Çözümleri Başkanı Jürgen Fischer, şöyle devam etti: “Soğutma alanındaki uzmanlığımız ve bilgi birikimimiz, Microsoft’un bulut ve dijital teknolojilerdeki uzmanlığıyla birleştiğinde, gıda perakendeciliğinde sürdürülebilirlik dönüşümünü sağlamak için doğru yeteneklere sahibiz.”

    Microsoft Danimarka Kurumsal Ticari Direktörü Peter Skov; “Sürdürülebilirlik Microsoft için gündemin en üst sıralarında yer alıyor. Danfoss ve Salling Group ile birlikte, teknolojinin gıda israfını ve karbon emisyonlarını azaltma çabalarımızda ne denli kilit bir rol üstlenebileceğini gösterebiliyoruz. Günümüzde pek çok kuruluş için, doğru verileri toplama ve bu verilere göre hareket etme becerisi önem teşkil ediyor. Ayrıca platformumuzun mümkün kıldığı şekilde karbon salınım değerlerini kaydetmek ve raporlamak da bu zorluklardan biri. Platformumuzun sürdürülebilirlik gündeminde onları nasıl daha fazla destekleyebileceğini görmek için Salling ve Danfoss ile birlikte daha fazla zaman geçirmeyi dört gözle bekliyoruz” dedi.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Bu hafta NVIDIA Studio'da: 3D Sanatçısı 'CG Geek', Büyük Bir Bilim Kurgu Dünyasını Rekor Sürede Nasıl İnşa Ettiğini Anlatıyorhaberi

    Bu hafta NVIDIA Studio'da: 3D Sanatçısı 'CG Geek', Büyük Bir Bilim Kurgu Dünyasını Rekor Sürede Nasıl İnşa Ettiğini Anlatıyorhaberi

    3D ve animasyon dünyasının sıradışı isimlerinden biri olan CG Geek, bu hafta NVIDIA Studio’da iddialı bir görevi tamamladı ve sadece üç gün içinde, bilim kurgudan ilham alan büyük bir üç boyutlu dünya inşa etmeyi başardı. The Fullness of Time (Zamanın Doluluğu) olarak adlandırılan dünya, GeForceRTX 4090 GPU’su tarafından hızlandırılarak yaratıldı.

    72 Saat İçinde Bir Bilimkurgu Dünyası İnşa Etmek 

    Animatör ve görsel efekt sanatçısı CG Geek, hevesli sanatçılara popüler bir YouTube kanalının nasıl yaratılacağını öğretiyor. Ayrıca sanatçı açık bir kaynak uygulaması olan rekabete ve sınırları zorlamaya olanak tanıyan 3D uygulaması Blender’la ilgili eğitici videolar paylaşıyor. 

    Bu sınırların ne kadar zorlanabileceğini görmek için CG Geek, CES’in bir parçası olarak süreli bir tasarım yarışması başlattı ve NVIDIA Studio teknolojileri ve GeForce RTX 4090 GPU’suyla desteklenen animasyonlu bir projeyi, yalnızca üç gün içinde bir araya getirmeyi başardı. Sanatçı, en başta eseri yaratacağı türün seçimi için Instagram, Twitter ve YouTube’daki topluluğunu oylamaya davet ederek projesine başlıyor.

    Bilim kurgunun açık ara galip gelmesiyle uzak gelecekteki bir şehir siluetinin neye benzeyeceğini öngörmeye başlıyor. İlk adımı, alanı fütüristik üç boyutlu binalar ve gökdelenlerle doldurmak oluyor.

    CG Geek, Blender’da basit şekiller oluşturuyor ve bunları gerçek dünyadaki binaların boyutlarına uyacak şekilde ölçeklendiriyor. Daha sonra, güzel dokulu yapılar oluşturmak için malzemeler ve yansımalar ekliyor. Ardından Blender’a yeni eklenen ve üç boyutlu modellemenin önemli bir yönü olan Geo Nodes veya Geometry gibi parçalardan faydalanıyor.

    Geo Nodes neredeyse tüm standart iş akışlarını ortadan kaldırıyor. Sıradan bir nesne inşa etme süreci, her adımın sırayla ilerlediği ve yalnızca manuel geri alma işlemi ile tersine çevrilebildiği doğrusal bir model izliyor. Geo Nodes, doğrusal olmayan, sorunsuz iş akışlarına ve az miktarda veri kullanarak inanılmaz derecede ayrıntılı sahneler oluşturma imkanı sunan nesne örneklendirmeye izin veriyor.

    CG Geek, fotoğraflardan gerçekçi üç boyutlu modeller oluşturmak için iPhone’unu kullanarak nesneleri tarıyor. Daha sonra, GeForce RTX 4090 GPU’su tarafından mümkün kılınan 30 GPU hızlandırmalı özellikten biri olan ayrıntılı doku uygulaması için Adobe Photoshop’u kullanıyor. CG Geek, görüntü kalitesini yükseltmek için yapay zeka kullanan RTX hızlandırmalı Super Resolution (Süper Çözünürlük) özelliğinin, tüm eser boyunca dokuları dışa aktarma konusunda oldukça yararlı olduğuna da paylaşıyor.

    Sanatçı, istediği görüntüye ulaşana kadar eserindeki bilim kurgusal binalara sarmaşıklar ve yıpranma gibi ince ve gerçekçi detaylar ekliyor.

    Görevini yerine getirirken deneyimlediği süreç, birkaç dakika içinde ayrıntılı, düşük poli bilimkurgu binaları inşa etmeye yönelik kısa bir eğitici videoda da ele alınmış. Videoya ulaşmak için:

    CG Geek’in RTX 4090 GPU’su, böylesine ayrıntılı bir ortamda etkileşimli, fotoğraf gerçekçiliğinde hareket için Blender Cycle’ın RTX hızlandırmalı, yapay zeka destekli OptiX ışın izleme özelliğini kullanmasına olanak tanıyor. Bu, bekleme sürelerini neredeyse tamamen ortadan kaldırıyor ve CG Geek’in hayal gücüyle eşzamanlı eser yaratmasına olanak tanıyor.

     Sanatçı, animasyonların yanı sıra kum ve su gibi detaylar için gerçekçi dokuları hızlı ve kolay bir şekilde uyguluyor. Son renderlarsa Blender Cycles’ta RTX hızlandırmalı OptiX ışın izleme ile hızlı bir şekilde tamamlanıyor. CG Geek’in fütüristik metropolü inşa etmesi sadece 21 saatini aldı ve 4K çözünürlükte oluşturmasıysa 10 saat sürdü.

    Sanatçı “Şu anda NVIDIA, Blender gibi üç boyutlu görevler için yüksek performanslı GPU’ların başında geliyor” diyor. “Gerçek zamanlı editleme süreçleri için hiçbir şey RTX 4090 GPU’nın hızına yaklaşamaz.”

    Yaratıcı Süreçler NVIDIA Studio ile Daha Kolay!

    İçerik üreticiler tutkularını iş fırsatlara dönüştürerek bu işlerden işlerinden gelir elde edebiliyor. NVIDIA Studio bu tarz girişimleri destekliyor ve içerik üreticilerin daha çok şeyi öğrenmelerine, keşfetmelerine ve yaratıcı çabalarını bir sonraki seviyeye taşımalarına yardımcı oluyor:

    • Teknoloji ve kaynaklarla — GPU hızlandırma ve yapay zeka destekli özelliklerdeki en son gelişmeler, işlerin daha hızlı yapılmasına yardımcı olurken Studio Drivers yaratıcı uygulama optimizasyonu ve sistemlere de güvenilirlik sağlıyor.
    • Eğitimler ile— yaratıcı profesyoneller tarafından oluşturulmuş, herkese açık ve ücretsiz yüzlerce seçkin eğitim, amatör içerik üreticilerinin becerilerini geliştirmesi için hızlı püf noktaları ve ipuçlarından detaylı bilgilendirici serilere kadar birçok şey sunuyor.
    • İlhamla — boyutlar arası Stüdyo sanatçılarının, hikaye anlatıcılarının ve saygın yayıncıların üç boyutlu animasyon, video düzenleme, grafik tasarım, fotoğrafçılık gibi yaratıcı alanlardaki yolculukları deneyimlenebiliyor.

    NVIDIA Studio standart iş süreçlerinin dışında da içerik üreticileri desteklemeye olanak tanıyor.  

    #NewYearNewArt Challenge 

    NVIDIA Studio topluluk yarışması başladı: #NewYearNewArt.

    Yeni bir yılla birlikte yeni sanat eserlerini görme heyecanını yaşıyoruz! Eserlerinizi paylaşarak sosyal medya kanallarımızda yer alma şansı için #NewYearNewArt hashtag’ini ve NVIDIAStudio etiketini kullanabilirsiniz.

    Studio YouTube kanalındaki eğitici videolara erişebilir  ve Studio bültenine abone olarak doğrudan gelen kutunuzda güncellemeler alabilirsiniz.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Togg'un akıllı cihaz teknolojilerinde Qualcomm çözümleri kullanılacakhaberi

    Togg'un akıllı cihaz teknolojilerinde Qualcomm çözümleri kullanılacakhaberi

    Türkiye’nin mobilite alanında hizmet veren küresel teknoloji markası Togg, 2023 yılının ilk çeyreğinde pazara sunacağı doğuştan elektrikli ilk akıllı cihazı C-SUV’da, Snapdragon® Dijital Kokpit Platformlarını kullanacağını duyurdu.

    Kullanıcılarına son teknoloji bağlantılı hizmetler sunmayı ve yüksek kaliteli araç içi deneyimler yaşatmayı hedefleyen Togg, Qualcomm Technologies, Inc. ile birlikte çalışacak. Togg, C-SUV’un bilgi ve eğlence sistemini Snapdragon® Dijital Kokpit Platformları ile güçlendirecek. Akıllı cihaz, gelişmiş grafik ve araç içi multimedya deneyimlerinin yanı sıra bilgisayar görüşü desteği, yapay zekâ yetenekleri, entegre ve sürekli uyarlanabilir kokpit sistemi sayesinde kullanıcılarına daha konforlu, bağlantılı ve kesintisiz bir sürüş deneyimi sağlayacak.

    C-SUV, akıllı yaşam çözümleri sağlayan son derece yetenekli bir akıllı cihaz olacak

    Togg’un teknolojisi, C-SUV’u çevre ile iletişim kurabilen, çözümler üreten ve bu çözümleri somut ürün ve hizmetler halinde kullanıcıya sunan akıllı bir cihaza dönüştürüyor. C-SUV’u bağlantılı olmanın bir adım ötesine taşıyan bu teknoloji, akıllı ev cihazları ve akıllı şehirlerdeki diğer tüm IoT cihazlarıyla entegre bir şekilde çalışarak hem kullanıcıların hem yolcuların hayatını kolaylaştırıyor. 

    “Bağlantılı bir akıllı cihazdan çok daha ötesini sunmayı amaçlıyoruz”

    Togg CEO’su M. Gürcan Karakaş, kullanıcılara konforlu ve sorunsuz bir mobilite deneyimi yaşatmak hedefiyle alanlarının en iyileriyle iş birliği yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, “Kullanıcılarımıza bağlantılı bir akıllı cihazdan çok daha ötesini sunmayı amaçlıyoruz. Snapdragon Dijital Kokpit Platformları ile kullanıcılarımıza akıllı ve konforlu bir deneyim sunacağız. Yeni nesil araçlar için Qualcomm ile çalışmalarımızı genişletmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi.

    Qualcomm CDMA Technologies GmbH Ürün Pazarlama Kıdemli Direktörü Thomas Dannemann da “Qualcomm Technologies, otomobil üreticilerinin hem sürücüler hem yolcular için daha bağlantılı, akıllı ve güvenli sürüş deneyimi sağlamalarına katkıda bulunmayı taahhüt ediyor. Togg’un, Snapdragon Dijital Kokpit Platformlarına dayanan dijital olarak gelişmiş özellikleri yeni nesil elektrikli araçlarına entegre etmesine katkıda bulunmayı dört gözle bekliyoruz” diye konuştu.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Zyxel'in uçtan uca ağ çözümleri turizm sektörüne güç veriyorhaberi

    Zyxel'in uçtan uca ağ çözümleri turizm sektörüne güç veriyorhaberi

    Zyxel’in kolay kurulum ve yönetim imkanı sunan Nebula ürün ailesi; kablosuz access point, switch ve güvenlik çözümlerini kapsayan özellikleri sayesinde, turizm işletmelerinin ağ iletişimini dünya standartlarında, yüksek hız, gelişmiş güvenlik ve esnek yönetilebilirlikle gerçekleştirmelerine olanak tanıyor. Zyxel’in çözümleri otellerin çok kullanıcılı yoğun ağlarının yönetim ve kontrol süreçlerini de ciddi şekilde kolaylaştırıyor.

    Dijital çağda kurumların işletme ihtiyaçlarına uygun bir kablosuz bağlantı çözümüne sahip olmaları giderek daha kritik bir hale geliyor. Özellikle müşteri deneyimin çok fazla öne çıktığı konaklama sektöründe bu durumu somut bir şekilde görüyoruz. Çünkü günümüz otel misafirleri konfor ve rahatlığın yanı sıra konaklayacağı otelin Wi-Fi internet erişimi hizmet kalitesini de göz önünde bulundurarak seçim yaptıkları için, ağ altyapılarını buna göre güncellemeleri gerekiyor. Yapılan pazar araştırmalarına göre otel misafirleri, gürültüden sonra en çok zayıf Wi-Fi sinyalinden şikâyetçi oluyorlar. Ağ altyapılarını tüketicilerin artan internet taleplerine göre yenilemeyen işletmeler ise rekabette bir adım geriye düşme riskiyle karşı karşıya kalıyorlar.

    Hem WiFi bağlantı kalitesini artırmak hem de bağlantı temelli hizmetler konusunda deneyimi iyileştirmek adına son zamanlarda birçok otel işletmesi, güvenlik, yapay zekâ ve bulut destekli ev ve iş çözümleri lideri Zyxel Networks’ün çözümlerini tercih ediyor. Sağlam, hızlı, güvenilir ve yüzlerce firma tarafından talep gören ürünleri ile ilgili arıza geri dönüş oranı yüzde 1’in altında Zyxel, Türkiye’de konaklama çözümleriyle rakiplerinin bir adım önüne geçmeyi başarıyor. Zyxel’in sunduğu tüm ürün ve hizmetler, otel ve konaklama sektöründeki firmaların ağ iletişimini dünya standartlarında, yüksek hız, gelişmiş güvenlik ve esnek yönetilebilirlikle gerçekleştirmelerine olanak tanıyor.

    Zyxel, hem verimliliği hem de müşteri memnuniyetini üst seviyeye çıkartıyor

    Şu ana dek Zyxel’in yenilikçi teknolojileri ile ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda iletişim altyapıları yenilenen tesisler arasında; Marmaris Grand Yazıcı Club Turban, Panorama Otel, Red Sea Hotel, Adalya Elit Lara Otel, Narven Termal Kasaba, Adrina Termal Health & Spa Hotel gibi Türkiye turizm sektörünün önemli markaları yer alıyor. Zyxel sunduğu ürün ve çözümlerle otel gibi insan ve veri trafiğinin yüksek olduğu tesislerde, iş sürekliği ve 7/24 kesintisiz internet iletişimi kesintisiz bir hale getirerek hem verimliliği hem de müşteri memnuniyetini üst seviyeye çıkartıyor. Ayrıca otellerdeki tüm bağlantılar hız ve yüksek performanstan ödün verilmeden güvenli hale getiriliyor. Zyxel’in bulut tabanlı ağ yönetim platformu Nebula sayesinde tesislerin tüm sistemi tamamen buluttan ve tek merkezden yönetilebilir hale getiriliyor.

    Zyxel, turizm sektöründe kurulum ve yönetim imkanı sunan Nebula ürün ailesi kapsamında; kablosuz access point, switch ve güvenlik çözümlerini kapsayan uçtan uca geniş ürün seçeneği ile fark yaratıyor. Sunduğu ürün ve çözümler otel içerisinde birçok farklı amaçla kullanılabiliyor. 

    Uzaktan izleme ve kontrol: Bulut tabanlı ağ yönetimi çözümü Nebula, otellere ve diğer tüm işletmelere basit kurulum, gerçek zamanlı yapılandırma ve zahmetsizce bütün Nebula cihazlarına her zaman erişim gibi imkânlar sağlıyor. Ürünün kullanıcı dostu web tabanlı yönetim arayüzü sayesinde karmaşık komutlar kullanmaya gerek kalmadan bilgi işlem ağ altyapıları kolayca yönetebiliyor.

    WiFi 6 access point ve switch yerleşimi: Otellerde en iyi WiFi sinyal gücünü elde etmek için acces pointlerin ideal konumlara yerleştirilmesi gerekiyor. Bu cihazların koridorlar yerine doğrudan odalarda bulunmaları, birbirlerine yakın Access pointlerden meydana gelebilecek parazitleri önlemek için önemli. Zyxel sunduğu WiFi 6 destekli access point’leri yüksek çekim gücü ve dayanıklı yapısı ile dış ortamda yüksek performans sağlıyor. 

    Ağ güvenliği çözümleri: Misafirlerden ve yeni kullanıcılardan ağa gelen yeni bağlantılar, bant genişliğinin ve kullanılabilirliğin yanı sıra, güvenliği de etkiliyor. Yetersiz WiFi güvenliği nedeniyle yaşanabilecek herhangi bir veri ihlali, otel işletmecileri için itibar ve güven kaybının ötesinde, ciddi para cezalarına da sebep olabiliyor. Otel işletmecilerinin, ağlarını korumaya almak ve dışarıdan erişimi engellemek için güvenlik duvarları, Gelişmiş Tehdit Koruması (ATP), imza tabanlı Birleşik Tehdit Yönetimi (UTM), erişim kontrolü, kullanıcı profilleme ve çok katmanlı güvenlik gibi çözümleri tercih etmeleri güvenlik risklerini en aza indiriyor. Zyxel bu noktada USG Flex ve ATP Serisi Güvenlik Duvarı çözümleri ile en aktif tehditlerin tanımlaması ve ona uygun önlem alabilmeleri konusunda işletmelerin yanında oluyor.

    Zyxel Türkiye Satış Direktörü Ömer Faruk Erünsal “Otellerde hızlı bağlantı için öncelikle Wi-Fi alanındaki ölü noktaların belirlenmesi gerek. Tesiste en iyi WiFi sinyal gücünü elde etmek için access pointlerin ideal konumlara yerleştirilmesi gerekiyor. Bununla birlikte otellerde ağ kullanımına yönelik ihtiyaç, bulut tabanlı bir yönetim platformuyla anlaşılabiliyor ve bu sayede bant genişliği en çok ihtiyaç duyulan yerlere yönlendirilebiliyor. Zyxel olarak bulut tabanlı ağ yönetim platformumuzu Nebula sayesinde, otellerin bilişim yöneticileri ağ performansını uzaktan izleyebiliyor ve sorunları daha misafirleri etkilenmeden çözebiliyor. Ayrıca Nebula üzerinden yönetilebilen Switch, Firewall, kablosuz ürünlerimiz ile uçtan uca çözümler sunarak otellerin kesintisiz ve güçlü ağ bağlantısı ihtiyacını karşılıyoruz” dedi.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Samsung'un 2023 model Neo QLED ve Lifestyle TV'leri göz sağlığı için sertifikasyon aldıhaberi

    Samsung'un 2023 model Neo QLED ve Lifestyle TV'leri göz sağlığı için sertifikasyon aldıhaberi

    Samsung’un 2023 model Neo QLED ve Lifestyle TV serileri, göz korumaya yönelik ‘Circadian Rhythm Display’ (Sirkadiyen Ritme Uyumlu Ekran) sertifikasını almaya hak kazandı. VDE tarafından verilen sertifika, Göz Koruma modunun kullanıcıların 24 saatlik yaşam döngüsü üzerindeki faydalarını onaylıyor. 

    Samsung, 2023 model Neo QLED ve Lifestyle TV serileri ile Almanya merkezli bağımsız mühendislik ve sertifikasyon kuruluşu Verband Deutscher Elektrotechniker (VDE) tarafından göz koruma sertifikasına layık görüldü. Sertifikayla birlikte, Samsung’un tüketici odaklı ürün tasarımı ve teknolojileri konusundaki çalışmaları bir kez daha teyit edilmiş oldu. 

    Sertifika, Samsung TV’lerin kullanıcılara sunduğu ‘Göz Koruma’ modu dikkate alınarak verildi. Göz Koruma modu, TV izleme deneyimi için daha uzun vakit ayıran kullanıcılar için en iyi izleme deneyimini sunuyor. Işıklanma ve renk sıcaklığını dengeleyerek, doğal dış mekan ışığına eşdeğer bir izleme ortamı sağlıyor. 

    ‘Sirkadiyen ritim’ olarak da bilinen 24 saatlik yaşam ritmi, gün boyu aktivite ve gece vakti sağlıklı uykuya dayalı döngüyü ifade ediyor. Sirkadiyen ritimde, gün içindeki dinamik hareketlilik boyunca melatonin salgılanmazken, konforlu gece uykusu esnasında melatonin salımı aktif hale geliyor. Melatonin, iyi bir uyku için gereken temel hormon olarak biliniyor. 

    Değerlendirme sürecinde farklı aydınlatma seviyeleri ölçüldü

    VDE tarafından verilen sertifika, Göz Koruma modunun kullanıcıların 24 saatlik yaşam döngüsü üzerindeki faydalarını onaylıyor. Sertifikanın değerlendirme sürecinde, farklı aydınlık seviyelerindeki uyarılma ölçülerek, bu uyarılmanın melatonin hormonunun baskılanması üzerindeki etkisi değerlendiriliyor. Sertifikalandırma süreci ABD merkezli Lighting Research Center’ın araştırma sonuçlarına dayanan Circadian Stimulus (Sirkadiyen Uyarılma) yöntemine uygun olarak yürütülüyor.

    Samsung TV’ler farklı kurumlar tarafından da sertifikaya layık görüldü

    Bu sertifikayla birlikte, Samsung’un TV’lerde de benimsediği, daha önce de birçok ödül ve sertifika alan kullanıcıyı ürün tasarımının odağına ve merkezine yerleştiren yaklaşımı bir kez daha doğrulanmış oldu. Samsung TV’ler daha önce yine VDE’den ‘Göz Koruma’ sertifikası alırken, UL tarafından da Parlama Engelleyen Ekran doğrulaması aldı. Renk konusunda küresel uzmanlığıyla bilinen, Pantone Eşleştirme Sisteminin (PMS) yaratıcısı Pantone ise Samsung TV’leri ‘Pantone Doğrulaması’ ve ‘Cilt Tonu Doğrulaması’ sertifikalarına layık gördü. Böylece, Samsung ekranlarının Pantone’nin renk doğruluğu standartlarına uygunluğu teyit edildi.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Turkcell, Artan Teknoloji Taleplerine Yanıt Vermek İçin Ericsson Mediation Platformunu Modernize Ettihaberi

    Turkcell, Artan Teknoloji Taleplerine Yanıt Vermek İçin Ericsson Mediation Platformunu Modernize Ettihaberi

    • Ericsson Mediation, Turkcell bünyesinde yer alan mevcut çevrim içi çözümü geliştirirek eski arayüzleri yeniliyor ve donanımların modernleşmesini sağlayarak performans kazandıracak dönüşümü mümkün kılıyor. 
    • Bu iş birliği, 5G de dahil olmak üzere farklı nesil ağları destekleyen dijitalleşme potansiyelini arttıracak.

    Turkcell, Ericsson Mediation platformu sistemlerini yükselterek Ericsson ile olan köklü iş birliğini pekiştiriyor. Bu adım, 5G de dahil olmak üzere farklı nesil ağlarda verimlilik ve yönetim araçları sunarak Turkcell’in devam eden İş Destek Sistemlerinin (BSS) gelişimini olumlu yönde etkileyecek ve mobil ağın veri artışını yönetebilme kapasitesini iyileştiriyor.

    Ericsson Mediation, iletişim servis sağlayıcının ağında veri işlemeden, protokol uyumluluk dönüştürmelerine kadar çeşitli işlevler açısından önemli bir rol oynuyor. Ericsson Mediation; yakınsanmış (converged), toplu (batch), çevrim içi aracılık (online mediation) ve akış aracılığı (stream mediation) özellikleriyle Bilgi Teknolojisi, 5G ve Nesnelerin İnterneti (IoT) alanlarında farklı kullanım senaryolarını destekliyor. Ürün, iletişim servis sağlayıcılarda yerinde kullanım, sanal kullanım ve buluta özel kullanım modelleri gibi çeşitli kullanım seçenekleri sunuyor.

    Stabil, esnek ve tekbiçimli (uniform) veri arayüzü işlevi gören Ericsson Mediation, ağı daha sade hale getirip Turkcell’in operasyon maliyetlerini ve ilk yatırım maliyetlerini azaltmayı hedefliyor. Bu güncelleme, arayüzleri REST arayüzleriyle değiştirerek Turkcell’in mevcut çözümünü geliştirirken, aynı zamanda Turkcell’e yaratıcı uygulamalar sunarak ücretlendirme ve faturalandırma gibi önemli alanlarda çözümlerin hızla kullanılmasını sağlıyor. 

    Turkcell, en yeni Ericsson Mediation yazılımına geçiş yaparak 5G kullanım senaryolarını hayata geçirmeye ve 5G Çağrı Detay Kayıtlarını (CDR) ağ içinde işlemeye hazır hale gelecek.

    Turkcell Endüstriyel ve Finansal Teknoloji Çözümleri Direktörü Ebru Yeldan Gülmez: “Ericsson ile iş birliğimiz, her geçen gün daha fazla dijitalleşen müşterilerimize gelişmiş deneyimler sunma taahhüdümüzü destekliyor. Ericsson Mediation platformunu modernize ederek, sektörün ihtiyaçlarına daha hızlı uyum sağlayabilecek ve veri artışına cevap verebilecek bir ortam yaratıyoruz. Böylece müşterilerimize sadeleştirilmiş iş akışları sunabileceğiz. Ericsson Mediation’ın dönüşüm yolculuğumuzda bize hız kazandıracağından, operasyonel çevikliğimizi artıracağından ve ağımızın performansını önemli ölçüde iyileştireceğinden eminiz.” 

    Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın: “Turkcell’in Ericsson Mediation Platformunu yenileyerek elde edeceği farklı özellikler, operatörün hizmet verdiği alanlardaki stratejik dönüşümünü sağlayacak. Aynı zamanda Turkcell’i 2G’den 4.5G’ye ve gelecekte 5G’ye kadar tüm nesillerdeki operasyon sayısında yaşanacak artışa hazırlayacak. Ericsson Mediation, Turkcell’e Türkiye genelinde müşteri deneyimlerini iyileştirme konusunda yardımcı olacak. Turkcell bu modernizasyon ile hizmetlerini yönetmek ve basitleştirmek için gereken çözümleri hızlı bir şekilde kullanıma alacak.” 

    Dünyanın dört bir yanında 230’dan fazla müşterisi olan ve her gün milyarlarca veri kaydını yöneterek performansını kanıtlayan Ericsson Mediation, Turkcell’in Türkiye genelinde dijitalleşmeyi ileriye taşıyan hizmetler sunmasına olanak tanıyacak olağanüstü stabil, öngörülebilir ve doğruluğa sahip bir aracılık (mediation) platformu olarak hizmet vermeye devam ediyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • AgeSA'dan Çalışanlarına Sanal Asistan Desteğihaberi

    AgeSA'dan Çalışanlarına Sanal Asistan Desteğihaberi

    Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA, dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında çalışanların Çevik Yaklaşım ve İnsan Kaynakları konularında sıkça sordukları soruları yanıtlayan Sanal Asistanları hizmete aldı. Sanal Asistanlar’ın ilki soruları %93,69; yılın ikinci yarısında hayata geçirilen asistan ise 94,09’luk doğrulukla yanıtladı.

    Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA, dijitalleşme çalışmalarına yeni projeler ekleyerek gelişimini sürdürüyor. Müşteri memnuniyetini artırmak için hayata geçirilen dijital projelerin yanı sıra kurum içinde gerçekleştirilen çalışmalarla da güçlü bir dönüşüm gerçekleştiriliyor. Bu çerçevede AgeSA İş Teknolojileri  altında görev yapan Robotik Süreçler Birimi, yapay zeka destekli sanal asistanları geliştirdi. Proje kapsamında, açık kaynak kodlarla ve AgeSA dinamiklerine uygun şekilde tasarlanan yapay zeka destekli Sanal Asistanlar, AgeSA’nın iç iletişim amacıyla  kullandığı platforma entegre edilmiş ilk sanal asistanı Ocak 2022 itibarıyla kullanılmaya başlandı. Sanal asistanlar AgeSA çalışanlarının, Çevik Yaklaşım ve İnsan Kaynakları konularında sıkça sordukları soruları yanıtlamak üzere tasarlandı.

    Robot teknolojileri sayesinde çalışan/müşteri memnuniyeti, hata sıfırlanması, maliyet tasarrufu, hız gibi konularda sağlanan faydanın çok önemli bir değer olduğunu söyleyen AgeSA İş Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı A. Fahri Arkan, hayata geçirilen Sanal Asistan projesinin kazanımlarını ise şöyle aktardı: “Bu proje, yapay zeka uzayının alt kümeleri olan makine öğrenmesi ve doğal dil işleme teknolojilerinin kullanıldığının inovatif bir örneği. Sanal asistanlar ile çalışma arkadaşlarımızın merak ettikleri soruların cevabını öğrenme sürecindeki kişi bağımlılığını sonlandırmakla kalmadık, aynı zamanda cep telefonu, tablet ve bilgisayar gibi şirket bünyesinde kullanılan tüm araçlardan 7/24 erişebilme imkanı sunduk. Bunun yanı sıra sanal asistan desteğiyle süreci daha eğlenceli hale getirerek çalışan memnuniyeti yarattık. Operasyonel anlamda yük oluşturan hizmetlerin sanal asistanlara devredilmesiyle ciddi bir zaman ve maliyet tasarrufu elde ettik.”

    AgeSA’nın ilk sanal asistanı Chatty Su, yeni çalışanların oryantasyon sürecinde, mevcut çalışanların ise Çevik Yaklaşım metodolojisiyle ilgili destek ihtiyacı duyduğu konulardaki sorularını cevaplıyor. Chatty Su, bir yıllık süre zarfında 346 kullanıcının 573 konuda sorduğu sorulara %93,69 doğruluk oranında cevap verme başarısı elde etti. Projenin ikinci aşamasında hayata geçirilen İnsan Kaynakları ile ilgili sıkça sorulan sorulara yanıt veren BroBot ise yılın ikinci yarısıyla birlikte kullanılmaya başlandı. BroBot sayesinde 159 çalışanın 428 sorusu %94,09’luk doğruluk oranıyla cevaplandı.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Anker Nebula Cosmos Laser 4K ile Kusursuz Görüntü, Mükemmel Seshaberi

    Anker Nebula Cosmos Laser 4K ile Kusursuz Görüntü, Mükemmel Seshaberi

    Yaşamı kolaylaştıran teknolojilere öncülük eden Anker, Cosmos Laser 4K ile seyir keyfinizi artırıyor. Kompakt lazer projeksiyon cihazı Cosmos Lazer 4K, her yere taşınabiliyor, IEA teknolojisi sayesinde kolayca kurulumu yapılıyor. Muhteşem görüntü ve ses kalitesi sunan Cosmos Lazer 4K ile size kendinizi sinemanın büyülü dünyasına bırakmak kalıyor.

    Yaşamı kolaylaştıran teknolojilere öncülük eden Anker, sinema tutkunları için dünyanın en kompakt lazer projeksiyon cihazını sunuyor. Anker’in Nebula serisinde yer alan Cosmos Laser 4K,  IEA (Akıllı Ortam Adaptasyonu) teknolojisi sayesinde kolayca kurularak bulunduğu ortamı anında bir sinema salonuna dönüştürüyor. Kılavuz Çizgisiz Otomatik Ekran Hizalama özelliği yalnızca 3 saniyede görüntüyü herhangi bir kılavuz çizgisine gerek kalmadan hizalarken, Kusursuz Otomatik Odaklama özelliği ise görüntüyü hızlıca netleyerek dikkatinizin dağılmasını önlüyor.

    30W gücündeki hoparlörlerle fısıltıları bile duyacaksınız

    Gücünü lazerden alan 2400 Lümen parlaklık değeri ve Laser Forge Görüntü Motoru destekli zengin 4K görüntüleriyle fark yaratan Nebula Cosmos Laser 4K, ses konusunda da gücünü ortaya koyuyor. 30W gücündeki hoparlörler, film müziklerinin etkisini yoğunlaştırıyor, fısıltıların bile etkisini arttırıyor. AiFi teknolojisi ve Dolby Ses özellikleri ise sizi aksiyonun ortasına davet eden 3 boyutlu bir ses evreni oluşturuyor. 

    Mavi ışığa karşı göz kalkanı 

    Ergonomik olarak tasarlanan taşıma kulbuyla her yere taşınabilen Nebula Cosmos Laser 4K, kutu içeriğinde bulunan 4K Akıllı TV ve medya oynatıcı kitiyle tek bir dokunuşla Netflix dahil 7000’in üzerinde uygulamada en sevdiğiniz dizileri, filmleri, belgeselleri izleyebilmenizi de imkan sunuyor. Göz kalkanı ise yansıtılan mavi ışık miktarını azaltarak gözlerinizi koruyor. Telefon, tablet ya da USB sürücünüze bağlanabilen bu üstün cihaz, böylece istediğiniz içeriği zahmetsizce ekrana aktarmanızı sağlıyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • 2023'ün trendi hibrit yaşamlarhaberi

    2023'ün trendi hibrit yaşamlarhaberi

    Hibrit çalışma ve hibrit oyun artık hibrit yaşamda birleşiyor, ancak ikisi arasındaki sınır neresi? Ya da böyle bir sınır var mı?

    Pandemi dönemi işletmelere, eğitim kurumlarına ve günlük hayatımıza yeni bir normal getirdi. İster işle ilgili ister kişisel olsun, birçok etkileşim sanal ortama taşındı. Dijital güvenlik şirketi ESET sanal dünyaya kaymaya başlayan iş ve eğlence yaşamını siber güvenlik penceresinden değerlendirdi. 

    Hem elimizde hem de cebimizdeki cihazlarda bulunan bulut destekli uygulamalarla çalışma, sosyalleşme ve oyun oynama konusunda yeni bir boyuta geçtik. Kullanıcılar sadece sanal ortamlardan oluşan bir ağa girmiş pasif seyirciler değil aksine kendi topluluklarını yaratan ve başkalarını şekillendiren aktif katılımcılar. Bu hibrit hayattan kaçmak neredeyse imkansız. Bu yüzden belki de tek bir seçeneğimiz kalıyor, o da cesurca ama dikkatli bir şekilde mücadele etmek.

    Pandemiyle birlikte bir çok kişi ve kurum fiziki ortamda çalışma koşullarından vazgeçtiği için yaşanan kayıpları telafi etmek zorundaydı. Kişi ve kurumların, zengin iletişim özelliklerini destek ve verimlilik araçlarıyla birleştiren Microsoft Teams, Slack ve Zoom gibi denenmiş ve test edilmiş bağlantı çözümlerine yönelmeleriyle birlikte sanal geçiş başladı. Skype ve Skype Kurumsal ile birlikte hepsi “yeni normalimiz”den önce bilinen şirketlerdi; ancak, hibrit çalışma, eğitim ve oyuna geçiş, bu platformların popülaritesini artırdı. Bulut tabanlı çözümler gibi ortak erişim ve ortak dosyalar, paralel iş süreçleri, anlık mesajlaşma ve daha fazla hizmet kolaylıkla ulaşılabilir hale geldi. Ancak bir de madalyonun diğer yüzü var.

     

    Oldukça popüler hale gelen her şey, saldırganların da ilgisini çeker. Bu durum, bulut tabanlı çözümler için de geçerli. Bulut tabanlı siber saldırılar, 2020’deki tüm siber saldırıların yüzde 20’sini oluşturdu. Bulut tabanlı hizmetlerin popülerliği azalmadığı için saldırganların ilgisi de kaybolmuyor. 

     

    Hibrit yaşam rahatlığını koruma

    2017’de piyasaya sürülen Microsoft Teams, şu anda en hızlı büyüyen Microsoft uygulaması ve iletişim aracı konumunda. Yıllık Teams kullanıcı sayısı, 2020 ve 2021’de neredeyse iki kart artarken kullanıcı sayısı 2022’de 270 milyon oldu. Söz konusu kullanıcıların çoğu da çalışma çağındaki 35-54 yaş aralığındaki kişiler. Çoğu kişinin tercihi olan Teams, iş amaçlı tasarlanmış olsa da artık yaygın bir şekilde eğitim amaçlı da kullanılıyor ve kişilerin özel hayatlarında bir rol oynuyor. Microsoft Temas, iletişim uygulamaları arasında rahat bir seçenek olarak öne çıksa da bazı riskler de barındırıyor. 2021’de Teams’de, içerideki kötü niyetli kişilerin e-postaları, Teams mesajlarını ve OneDrive ve SharePoint dosyalarını çalmasına fırsat veren bir güvenlik açığı keşfedildi. Daha yakın bir tarihte, Ağustos 2022’de ise Teams’in erişim işaretlerini disk üzerinde düz metin olarak muhafaza etmesinden kaynaklanan saldırı sonrası gerçekleşebilecek bir risk de ortaya çıktı. Bunun gibi riskler, bulut tabanlı çözümlerin şirket içi çözümlerden daha fazla saldırıya açık olduğunu ve bu nedenle özel bir bulut tabanlı koruma katmanına ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. 

    Son yıllarda popüler hale gelen bir başka bulut tabanlı video konferans çözümü de Zoom. Bu, Peer-to-Peer (P2P) yazılım platformu, pandemi sırasında insanlar çevrimiçi çalışmaya, sosyalleşmeye ve etkinliklere katılmaya başladıkça büyük bir patlama yaşadı. Zoom’un geniş çapta kullanılması elbette birçok kötü niyetli kişinin de ilgisini çekti. Platform, 2020’den bugüne birçok veri ihlali yaşadı. Pandeminin ilk günlerinde Zoom’da 500 milyondan fazla kullanıcı adı ve şifre sızıntısı oldu. 

     Benzer şekilde, e-posta ihtiyacını yüzde 32 ve toplantıları yüzde 27 oranında azalttığını iddia eden, verimlilik uygulaması Slack de başarısının kurbanı oldu. Bu anlık mesajlaşma platformu, kullanıcıların sesli aramalar ve görüntülü sohbetler yapmasına ve özel sohbetlerde veya bir topluluğun (çalışma alanı) parçası olarak mesajlar ve medya dosyaları göndermesine olanak tanır. Slack de güvenlik açıkları ve kullanıcılara yönelik riskler taşıyor. 2019’da yeni bir güvenlik açığı bildirildi. Bu saldırıda saldırganlar, bir Slack kanalı üzerinden gönderilen dosyaların indirildiği yeri değiştirmek amacıyla Windows için Slack Masaüstü uygulamasındaki bir güvenlik açığından yararlanıp bu dosyalara kötü amaçlı yazılım yükleyerek bunları çaldı. Slack’in en öne çıkan olumsuz yanlarından biri, büyük grupların birbirleriyle bağlantıya geçmesini sağlayan açık topluluk özelliğidir. E-postalar gibi Slack de kimlik avı saldırıları ve istenmeyen mesajlar için mükemmel bir taşıyıcı haline geldi.

    İçinde bulunduğumuz hibrit iş yeri, dönüşüm geçirme gücü taşıyor. İş uygulamaları olarak başlayan uygulamalar, sosyal iletişim platformlarına dönüşerek güvenlik ve gizlilik riskleri için yepyeni bir kanal açtı. İşletmelerin sosyal alana geçmesiyle birlikte bu platformlardaki hizmetlerin yerini başka hizmetler alıyor. Ancak bu görevde yalnız değiller. Bunlar, değişim geçiren platformlar içerisindeki bir gücü oluşturuyor. Facebook, Telegram ve Bumble gibi popüler iletişim uygulamaları ise bir diğer gücü oluşturuyor. Temelde sosyal medya uygulamaları olsalar da bunlar da bir dönüşüm geçirme gücü taşıyor. Bunların kurumsal kullanıcılar için yeniden tasarlandığını ve yanlarında hem başarı hem de yeni siber riskler taşıdığı görülüyor. 

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı