Kategori: Teknoloji

  • Şikayetvar uyardı: Yüksek gelirli iş teklifi dolandırıcılığına dikkat!haberi

    Şikayetvar uyardı: Yüksek gelirli iş teklifi dolandırıcılığına dikkat!haberi

    0850’li hatları mesken edinen dolandırıcılar gözlerine kestirdikleri vatandaşları, gönderdikleri yüksek kazançlı iş teklifi mesajlarıyla mağdur ediyor.

    Dolandırıcılıkta sınır tanımayanların yeni hedefi işsizler oldu. Müşteriler ile markalar arasında çözüm köprüsü görevi üstlenen sikayetvar Trend100 verilerine göre; dolandırıcılar şubat ayı ortasından itibaren gözlerine kestirdikleri vatandaşları, yüksek gelirli iş vaadiyle kandırmaya başladı.

    0850 545 43 70 nolu hat üzerinden, seçtikleri telefon numaralarına “günlük 10 bin TL gelir” vadeden mesajlar atan dolandırıcılar, gönderdikleri bağlantıya tıklanması durumunda ise hazırladıkları senaryonun 2. perdesini sahneye koyuyor.

    Büyük markaların isim ve siteleri taklit ediliyor!

    Bağlantıdaki adrese tıkladığında, mağdurları +9893***66251 numaralı bir WhatsApp hesabına yönlendiren dolandırıcılar, mesajı alan kişiye; yarı veya tam zamanlı bir iş için çalışmak isteyip istemediğini soruyor. Kurban; iş ile ilgili detayları sorduğunda ise bu kez +2165***076 WhatsApp şirket hesabından büyük bir ayakkabı firmasının e-mağazacılık online iş alım görevlisi olarak çalıştığını ve isminin Melis A. olduğunu söyleyen bir kişiye yönlendiriliyor.

    Şebeke adına görevli gibi davranan kadın, karşısındaki kişiye bir davetiye kodu göndererek ilgili linkten giriş yapmasını istiyor. Gönderilen linke tıklandığında ise yine ismi kullanılan büyük ayakkabı firmasının “vip” kodlu taklit sitesi açılıyor ve bazı bilgiler talep ediliyor.

    Bu konuda mağdur edilen veya kişisel verilerinin ele geçirildiğinden endişelenen kullanıcılar; sikayetvar sistemine ekledikleri çözüm talepleriyle, konuyu Trend100 listesine taşımış durumda.

    BİLGİ NOTU: Müşteriler ile markalar arasında çözüm köprüsü görevi gören Şikayetvar, geliştirdiği Trend 100 gündem tablosu ile Türkiye’nin en fazla merak edilen markalarını listeliyor.

    Haber arayışı içinde olan pek çok basın çalışanına zengin bir içerik sunan sikayetvar/trend-100 tablosu; henüz basına yansımamış pek çok olumlu haberin yanı sıra Türkiye gündemini uzun süre meşgul edebilecek ilginç haberler için de bolca veri barındırıyor.

    Listede ilgili markalara olan talep artışının yüzdelik oranı görülebileceği gibi, söz konusu markalara tıkladığında açılan sayfalarda markaların daha çok hangi konularla gündeme geldiği de kullanıcı kayıtları üzerinden görülebilir.

    Ekte, bugünkü tabloya yansıyan konulardan biri olan yeni bir dolandırıcılık yöntemini ve buna ilişkin örnek haber metnini bulabilirsiniz.

    Not: Trend100 tablosu şikâyet sayılarına göre değil, söz konusu markalara ait sayfalardaki ziyaretçi artış yüzdesine göre oluşturulmaktadır.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Vertiv, EMEA'da Dağıtılmış BT Ağları ve Edge Bilişim Uygulamaları için Yeni Tek Fazlı Kesintisiz Güç Kaynağını Tanıttıhaberi

    Vertiv, EMEA'da Dağıtılmış BT Ağları ve Edge Bilişim Uygulamaları için Yeni Tek Fazlı Kesintisiz Güç Kaynağını Tanıttıhaberi

    Yeni Vertiv™ Liebert® GXE UPS, güvenli ve verimli güç koruması sağlayan yüksek performanslı ve uygun maliyetli bir çözüm.

    Kritik dijital altyapı ve süreklilik çözümlerinin küresel sağlayıcısı  Vertiv (NYSE: VRT), bugün kule veya kabin raf tipi formunda olan 6 ve 10 kVA güç aralığında sunulan çevrimiçi çift dönüşümlü tek fazlı kesintisiz güç kaynağı (UPS) olan Vertiv™ Liebert® GXE’yi tanıttı. Sistem, kurumsal, kamu, üretim, finans, eğitim ve perakende gibi çeşitli endüstri segmentlerindeki dağıtık BT ağlarına ve edge bilişim uygulamalarına güç sağlamak için tasarlandı. Ürün, 230V çözümler kullanan ülkeler ve kuruluşlar için dünya çapında temin edilebiliyor ve şu anda Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da (EMEA) stoktan gönderiliyor. 

    The Liebert® GXE, çevrimiçi modda yüzde 94’e varan ve ECO modunda yüzde 98’e ulaşan yüksek verimlilik performansıyla, piyasadaki diğer modellere kıyasla enerji ve işletme maliyetlerinde tasarruf sağlıyor. 1,0 değerindeki yüksek çıkış güç faktörü, daha fazla bağlı cihaza sürekli ve güvenilir güç sağlayarak onları çevrimiçi çift dönüştürme teknolojisi ve aşırı gerilim koruması AC şebekesindeki birçok soruna karşı koruyor. Rafa montaj kitlerinin standard olarak dahil olduğu esnek rafa monte veyakule form faktörü, BT kanalında dağıtım için stok yönetimini kolaylaştırıyor ve çeşitli mikro veri merkezi ve edge bilişim ihtiyaçlarını karşılamak için kurulumu basitleştiriyor. 

    Ünitenin çalışma süresi, daha uzun yedek koruma için dört adede kadar harici akü kabini (ECB) ile uzatılabilir ve çalışırken değiştirilebilir VRLA aküler, daha sorunsuz çalışma ve en aza indirilmiş bakim maliyetleri için, kalifiye personelin yardımı olmadan ve yükleri kapatmadan kullanıcılar tarafından kolayca değiştirilebilir. Ayrıca, Liebert GXE, sık sık elektrik kesintisi olması durumunda kritik olabilecek, yalnızca 3 saatte yüzde 90’a kadar hızlı akü şarjı sağlayan enteğre bir 4 Amperlik şarj cihazına ve akü ömrü ile geri dönüşümü optimize etmek için entgere bir akü yönetim sistemine sahip. 

    Vertiv™ Liebert® GXE, kullanımı kolay ve sezgizel hale getiren kullanıcı dostu bir LCD renkli ekrana sahip.  Birim, isteğe bağlı l Vertiv™ Liebert® Intellislot™ Unity İletişim kartı ve   Vertiv™ Power Insight  yazılımın ücretsiz olarak indirilmesi yoluyla BT altyapısına hızlı ve kolay erişim için uzaktan izleme becerileri  sunuyor. Ayrıcı müşteriler, maksimim kullanılabilirlik için UPS’in uzaktan bakımını ve servisini desteklemek üzere  Vertiv™ LIFE™ Services hizmetlerine güvenebilirler. 

    “BT kanalı distribütörleri ve bayileri, küçük ve mikro BT tesislerini elektrik kesintilerine karşı korumak için sürekli olarak verimli ve uygun maliyetli çözümler arıyor” diyen Vertiv EMEA bölgesindeki BT ve edge uygulamalardan sorumlu kanal başkan yardımcısı Andrea Ferro, sözlerini şöyle sürdürüyor: “BT kanal portföyümüze yapılan bu son ekleme, çevrimiçi çift çevrimli bir UPS’te ihtiyaç duyulan tüm temel özellikleri ve performans yeteneklerini sağlıyor. Tüm sektörlerden küçük ve ortak ölçekli işletmelerin uygun bir fiyata en son teknolojilerden yararlanmalarına ve dijital dönüşüm yolculuklarını hızlandırmalarına olanak tanıyor. 

    Vertiv kanal iş ortakları, ürünün tüm yaşam döngüsünü kapsayacak şekilde yenilenebilen, tek fazlı UPS sistemleri için özel olarak tasarlanmış eksiksiz garanti uzatmalarından ve hizmet programlarından yararlanabiliyor. Vertiv servis programları çeşitli ülkelerde bulunuyor, belirli ülkelerdeki kullanılabilirlik için Vertiv.com’u ziyaret edebilir veya yerel temsilcinizle iletişime geçebilirsiniz. 

    Vertiv’in BT kanal portföyünün bir parçası olan Liebert GXE, katılımcı ülkelerdeki EMEA bayilerinin Vertiv Teşvik Programı (VIP), aracılığıyla puan kazanmasını sağlıyor, bu da iş ortaklarının herhangi bir raporlamaya ihtiyaç duymadan kolaylıkla ödüllendirilmesini beraberinde getiriyor. Bonus puanlar, Vertiv İş Ortağı Portalına aylık olarak yükleniyor ve iş ortağının bunları kullanması için yalnızca portala giriş yapması gerekiyor. 

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • HONOR X9a özel fiyatı ile Türkiye'de satışa çıktıhaberi

    HONOR X9a özel fiyatı ile Türkiye'de satışa çıktıhaberi

    Şık tasarımı, ekran özellikleri ve uzun ömürlü pil performansı ile dikkat çeken HONOR X9a, Hepsiburada üzerinden 7 Mart tarihine kadar 10.999 TL’ye satın alınabilecek.

    Akıllı telefon ve ekosistem ürünlerinde dünyanın her yerindeki kullanıcıların ihtiyaçlarına yönelik ürünlere imza atan HONOR, Türkiye’de satışa çıkacak yeni HONOR X9a modeli için satış kampanyası detaylarını paylaştı. 

    Global pazarda 100 milyondan fazla kullanıcıya ulaşan ve en beğenilen modelleri kapsayan X serisinin ilk defa HONOR X9a modeli ile Türkiye’ye geleceği açıklanmıştı. Tasarımı ve ekran özelliklerinin yanı sıra dayanıklılığı ve pil performansıyla da bulunduğu segmentte standartları yükseltecek HONOR X9a, Hepsiburada’ya özel kampanyalı fiyatı ile satın alınabilecek.

    Alışveriş kredisiyle peşin fiyatına 12 ay taksit

    Merakla beklenen ve orta, üst segmentinde iddialı özellikleri bir araya getiren HONOR X9a, 28 Şubat – 7 Mart tarihleri arasında Hepsiburada üzerinden alışveriş kredisiyle peşin fiyatına 12 ay taksit imkanı ile 10.999 TL’ye satın alınabilecek.

    HONOR X9a servis avantajları ile geliyor

    Üstün teknolojiyi, özellikleri ve güvenilir kaliteyi daha erişilebilir fiyatlar ile Türkiye’deki kullanıcılara sunacak olan HONOR X9a aynı zamanda servis ve uygulama avantajlarıyla birlikte geliyor. 

    Garanti Dahili ve Harici tüm HONOR X9a ürünleri için Türkiye’nin her yerine ücretsiz kargo imkanı sağlanacak. Kullanıcılar satın alım tarihlerinden sonra 3 ay içerisinde ücretsiz kırık ekran garantisinden yararlanabilecekler. Ekranın kırılması durumunda ekran ücreti HONOR tarafından karşılanırken kullanıcılar sadece işçilik ücretini ödeyecekler. 

    Ayrıca servis haftaları boyunca HONOR X9a satın alan kullanıcılar yetkili bir HONOR servisini ziyaret ettiklerinde ücretsiz ekran filmi kaplaması ve garanti harici işlemlerde işçilik ücreti ödemeden sadece parça ücreti ödeyerek hizmetlerden faydalanabilecek. Servis haftası tarihleri şu şekilde;

    • 27-31 Mart 2023

    • 24-28 Nisan 2023

    • 22-26 Mayıs 2023

    Harika bir kullanıcı deneyimi sunmak için ekstra performans sunan HONOR X9a, 120Hz Çok Yönlü OLED Kavisli Ekranı, yüksek kapasiteli dayanıklı ekranı, uzun süreler kullanım imkanı sağlayan pili ve Qualcomm® Snapdragon® 695 5G Mobil Platformu ile sınıfının en iyi görsellerini ve performansını sunuyor. 

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Sahte ChatGPT'lere Dikkat!haberi

    Sahte ChatGPT'lere Dikkat!haberi

    Kaspersky araştırmacıları, yeni bir siber saldırı dalgasını ortaya çıkardı. ChatGPT yapay zeka sohbet robotunun artan popülaritesinden yararlanan siber suçlular, kötü amaçlı yazılımı sosyal medya aracılığı ile dağıtıyor ve ChatGPT’nin sahte bir masaüstü sürümünü sunuyor. ChatGPT için sahte “masaüstü istemcisi” Afrika, Asya, Avrupa ve Amerika’daki pazarları tehdit ediyor. 

    Kaspersky araştırmacıları, ChatGPT kullanıcılarını hedefleyen ve halen devam etmekte olan bir saldırı dalgası ile ilgili uyarlarda bulunuyor. Saldırılar, sosyal ağlarda resmi OpenAI hesaplarını taklit eden, bunu ikna edici bir şekilde yapan veya en azından dışarıdan bakınca ChatGPT meraklılarından oluşmuş topluluklar gibi görünen gruplar tarafından oluşturuyor. Dolandırıcı gruplar, görünüşte resmi gönderiler yaparak ChatGPT’nin masaüstü versiyonu gibi görünüyor. Kullanıcılar gönderideki bağlantıya tıkladıklarında, resmi ChatGPT web sitesiyle neredeyse aynı gibi görünen, iyi hazırlanmış bir web sitesine yönlendiriliyor. Kullanıcıdan, uygulama dosyası içeren bir arşivden ibaret olan, sözde ChatGPT Windows masaüstü sürümünü indirmesini istiyor. Yükleme işlemi başlıyor ve programın yüklenemediğini belirten bir hata mesajıyla aniden duruyor. 

    Facebook, TikTok ve Google hesap bilgilerinin yanında, Fobo adında bir Truva atını bulaştırıyor

    Kullanıcılar, programın yüklenemediğini düşünüyor ve bu işlemi yaptıklarını bile unutabiliyor .Programın kurulumu kullanıcının bilgisi dışında gerçekleşmiş oluyor  ve kullanıcının bilgisayarına yeni bir hırsız Truva atı olan Trojan-PSW.Win64.Fobo yükleniyor. Bu Truva atı, Chrome, Edge, Firefox ve Brave dahil olmak üzere çeşitli internet tarayıcılardan kayıtlı hesaplar hakkında bilgiler çalınıyor.  

    Truva atının arkasındaki saldırganlar, özellikle işletmelerle ilgili olanlar olmak üzere Facebook, TikTok ve Google hesaplarından çerezleri, oturum açma kimlik bilgilerini çalmakla ilgileniyor. Truva atı, oturum açma kimlik bilgilerini çalıyor ve reklam faaliyetleri için harcanan para miktarı ve işletme hesaplarının mevcut bakiyesi gibi ek bilgiler elde etmeye çalışıyor. 

    Saldırganlar küresel pazarı hedefliyor

    ChatGPT için sahte “masaüstü istemcisi” şimdiye dek Afrika, Asya, Avrupa ve Amerika’daki kullanıcılara saldırdığını belirten Kaspersky’nin Güvenlik Uzmanı Darya Ivanova, konuyla alakalı olarak “ChatGPT’yi hedefleyen bu saldırı dalgası, saldırganların, kullanıcıların popüler markalara ve hizmetlere duyduğu güveni istismar etmek için sosyal mühendislik tekniklerinden nasıl yararlandığının en iyi örneğidir. Kullanıcıların, bir hizmetin meşru gibi görünmesinin meşru olduğu anlamına gelmediğini anlaması önemlidir. Kullanıcılar, konu hakkında bilgi sahibi olarak ve dikkatli davranarak kendilerini bu tür saldırılardan koruyabilir.” yorumunu yapıyor.

    Kaspersky Daily’de Fobo Truva Atı hakkında daha fazlasını okuyabilirsiniz.

    Kaspersky uzmanları, korunmaya devam etmek ve yeni teknolojileri güvenli bir şekilde keşfetmek için şunları öneriyor:

    • İnternetten yazılım indirirken ihtiyatlı davranın, özellikle de dosya üçüncü parti bir web sitesinden geliyorsa. Her zaman kullandığınız ürünün veya hizmetin resmi web sitesinden yazılım indirmeye çalışın.
    • Yazılım indirdiğiniz web sitesinin yasal olduğunu doğrulayın. Adres çubuğunda “asma kilit” simgesini arayın ve web sitesinin güvenli olduğundan emin olmak için web sitesinin URL’sinin “https://” ile başladığından emin olun.
    • Hesaplarınızın her biri için güçlü, benzersiz şifreler tanımlayın ve mümkünse iki faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin. Bu, hesaplarınızın saldırganlar tarafından ele geçirilmesini önlemeye yardımcı olabilecek bir önlemdir.
    • Bilinmeyen kaynaklardan gelen şüpheli bağlantılara veya e-postalara karşı dikkatli olun. Dolandırıcılar, kullanıcıları bağlantılara tıklamaları veya kötü amaçlı yazılım indirmeleri için kandırmak adına genellikle sosyal mühendislik tekniklerini kullanır.
    • İyi bir güvenlik yazılımı tercih edin ve onu güncel tutun. Kaspersky Premium, sürekli olarak en son istihbaratla güncellenir ve bilgisayarınızda bulunabilecek kötü amaçlı yazılımların algılanıp kaldırılmasına yardımcı olabilir.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Sosyal medya zorbalığını önlemek için neler yapılmalı?haberi

    Sosyal medya zorbalığını önlemek için neler yapılmalı?haberi

    Kimlik belirsizliği ve erişim kolaylığı, zorbalığı teşvik ediyor…

    Sosyal medya araçlarında farklı biçimlerde ortaya çıkan zorbalık, bireyler üzerinde büyük ölçekli etkiler yaratıyor. Elektronik ortamlarda en çok aşağılama, hakaret, tehdit, dışlama ve cinsiyetçilik şeklinde zorbalık türleri ile karşılaşıldığını belirten uzmanlar; sosyal medyada yer alan kimlik belirsizliğinin ve erişim kolaylığının dışlama, nefret söylemi ve rencide eden söylemleri teşvik ettiğini ifade ediyor. Zorbalığa herkesin maruz kalabileceğinin altını çizen Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, “Elektronik ortamlardaki zorbalık türlerinin neler olduğunu öğrenmek ile korunmaya başlanılabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta ise, bireylerin zorbalık içeren paylaşımların dolaşımına katkı sunmayı bırakmalarıdır” dedi.

    Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, sosyal medyada karşılaşılan zorbalığın uygulanma biçimleri ile zorbalık uygulayan kişilerin özelliklerine değindi, sosyal medya zorbalığına karşı konulmasını sağlayacak tavsiyelerini paylaştı.

    Sosyal medyada farklı biçimlerde uygulanıyor

    Genel olarak kendini rahatlıkla savunamayacak olan bireye yönelik bir kişi ya da grup tarafından kasıtlı olarak gerçekleştirilen saldırgan bir eylem, davranış ya da söylem olarak tanımlanan zorbalığın sosyal medya araçlarında farklı biçimlerde ortaya çıktığını belirten Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, “Zorbalık bireyler üzerinde büyük ölçekli etkiler yaratıyor. Sosyal medya mecralarının kendine has yapısı, sosyal baskılar sebebiyle dile getirilemeyen düşüncelerin iç kısıtlamalardan geçmeden etkileşime girmesi ya da teşhir, linç ve iptal kültürünün iç içe geçmesi bazı sosyal normların ve değerlerin değişimine neden oluyor. Günümüzde elektronik ortamlarda en çok alay, aşağılama, hakaret, tehdit, dışlama, yıpratma, cinsiyetçilik, linç, başkası adına hesap açma, insan karalama, dolaylı, ilişkisel ya da sosyal zorbalık türleri ile karşılaşılıyor.” dedi.

    Otorite karşısında düşüncelerini söyleyemiyorlar

    Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, sosyal medyada yer alan ve siber zorbalık olarak isimlendirilen bu zorbalığın en önemli faktörlerinin başında mecranın kimlik belirsizliği, disinhibisyon (baskılananın dışavurumu) ve erişim kolaylığı özelliklerine sahip olmasının yer aldığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: 

    “Bireyler bir grubun içinde yer aldıklarında kendi içi kısıtlamalarını kontrol edip, ifadelerini özenle seçerken sahte hesaplar kullandıklarında öz farkındalıklarını ve sorumluluklarını azaltıyorlar, normalde yapmayacakları eylemleri ve söylemleri gerçekleştiriyorlar, daha rahat davranıyorlar ve kendilerine sınır koymuyorlar. Öte yandan bireyler gündelik hayattan farklı olarak sosyal medya mecralarında karşısındaki kişiyi etkilemek ve ikna etmek için performans sergiliyor, profillerini vitrine dönüştürerek sanal kimliklerini oluşturuyorlar. Gündelik hayatta bir otoritenin varlığında gerçek düşüncelerini söylemekten kaçınan bireyler, otoritenin en aza indiği sosyal medya mecralarında karşısındaki kişinin statüsünü düşünmeden istediğini ifade ederek kendi sanal kimliklerini bu akran iletişimi formu ile oluşturuyorlar. Yapılan çalışmalar, sosyal medyada yer alan kimlik belirsizliğinin, disinhibisyonun ve erişim kolaylığının kaba, rencide edici küfür, daha az pozitif yorum, dışlama, fanatik nefret söylemi içeriklerini teşvik ettiğini gösteriyor. Diğer faktörler ise eş zamansızlık ve siber mağduriyettir.”

    Siber zorbalık ve siber mağduriyet arasında ilişki bulunuyor

    Bireylerin gündelik hayatta iletişim kurarken yüz yüze anlık tepkiler verdiklerini, sosyal medya mecralarında karşılaştıkları bir iletiye ise dakikalar ya da saatler sonra geri bildirimde bulunabildiklerini ifade eden Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, “Mesajlarda, iletilerde ve söylemlerde senkronize bir zaman diliminin kullanılmaması, zorbalığı yapan kişinin empati kurması, pişmanlık duyması ve geribildirimlere anlık cevap oluşturma şansını azaltıyor. Siber zorbalık ile siber mağduriyet arasında organik bir ilişki bulunuyor. Bireyler kendisinin gördüğü zararı elektronik ortamlarda başkasına da verme eğilimi gösterebilir. Özellikle düşmanca duyguları aktarma ve intikam alma duygusunun ağır bastığı bireyler sanal ortamda agresif ve yönlendirici davranışlar sergileyerek üstünlük ihtiyaçlarını gidermeye çalışabilir. Bu mecrada zorbalığın görünmez olması ya da zorbalığı yapan kişinin davranışlarının sonuçlarının farkına varamaması disinhibisyon etkisini de artırıyor.” dedi.

    Homojen yapıya sahip değiller

    Sosyal medya kullanıcılarının homojen bir yapıya sahip olmadıklarının altını çizen Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, “Sosyal medya kullanıcıları mecranın olumlu ya da olumsuz olmak üzere iki farklı özelliğinin belirginlik kazanmasını sağlıyor. Olumlu özellik olarak paylaşımlar katılımcı kültürün yaygınlaşması, hızlı mesaj iletimi ile insanlara kolaylıkla ulaşıp örgütlenme alanı ve demokratik bir ortamın oluşmasına katkıda bulunuyor. Özellikle kriz ve afet anlarında yerel bilgiler, koordinasyon verileri, uyarılar, önemli bilgiler ve tavsiyelerin aktarımında oldukça etkili oluyor. Olumsuz özellik olarak ise paylaşılan bilginin doğru ve güvenilirliğine dair kafa karışıklıkları, gözlemsel seçilim uygulamalarının yaygınlık kazanması, insan karalama tekniklerine sıklıkla başvurulması, teyit ya da doğrulama araçlarının aktif kullanılmaması ve iletilerin sorgulanmaması enformasyon/mesaj enflasyonuna neden oluyor. Bireylerin sosyal medyadaki davranış örüntüleri ile beş faktörlü kişilik modeli (dışadönüklük, nevrotiklik, deneyime açıklık, uyumluluk, özdenetim) arasında ilişki olmasına rağmen tüm paylaşımları bu model ile açıklamak doğru ve yeterli olamıyor.” diye konuştu.

    Zorbalık türleri öğrenilerek korunma sağlanabilir

    Öncelikle elektronik ortamlardaki zorbalık türlerinin neler olduğunu öğrenmek ile korunmaya başlanabileceğini ifade eden Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural, “Zorbalığın sınırları çizilirse korunma yolları da belirlenebilir. ‘Benim çevremde gerçekleşmez ya da benim başıma gelmez’ düşüncesinden sıyrılmakta fayda var. Zorbalığa herkes maruz bırakılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bireylerin zorbalık içeren paylaşımların dolaşımına katkı sunmayı bırakmalarıdır. Paylaşımların trafiği arttıkça izleyici kitlesi de artış gösterecek ve zorbalık eylemi normalleşerek meşruluk kazanacaktır. Elektronik ortamlarda uygulanan zorbalıkların sadece fail ve mağdur arasında gelişen bir durum olmadığı, geniş bir izleyici kitlesine sahip olduğu ve bu sebeple de depresyon, kaygı, boyun eğici tutum, öfke, benlik saygısı yitimi gibi psikolojik olarak olumsuz yönde etkisinin olduğu unutulmamalı.” dedi.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Markalar Uzun Vadeli Marketin Yol Haritaları İçin Dijital Veri Analizini Yaptırmalı ve Ölçmelihaberi

    Markalar Uzun Vadeli Marketin Yol Haritaları İçin Dijital Veri Analizini Yaptırmalı ve Ölçmelihaberi

    Dijital pazarlama bütçeleri her geçen gün artarken, pazarlamanın yarattığı etkinin ölçülmesi ve analizi de bir o kadar önemli hale geliyor. Digital Exchange’in uzman ekibi “Ölçümlenmeyen bir pazarlama faaliyeti yapılmamış sayılır” ifadesini kullanırken, Influencer pazarlaması sonrasında marka sitesini ziyaretten, ürünün Google aramasına kadar bir dizi analizin önemine vurgu yapılıyor. Digital Exchange’in CEO’su Emrah Pamuk ise “Milyonlarca dolar da harcasanız, ölçülmeyen ve analiz edilmeyen pazarlama çalışması bundan çok daha fazla zarara yol açar” uyarısında bulundu.

     

    Markalar dijital pazarlama için yıllık harcama bütçelerinde önemli kalemler ayırıyor. Araştırmalara göre reklam bütçelerinin yüzde 70’i sosyal medya pazarlama faaliyetlerine harcanıyor. Günümüzde dünya çapında 4.5 milyar, Türkiye’de ise 68 milyon kişi sosyal medya kullanıcısı durumunda. Influencer takibi, video izleme ve çeşitli armağanlar ile indirimler için pazarlama faaliyetlerini takip de en sık gerçekleşen sosyal medya eylemleri arasında yer alıyor.  Bu rakamlarla birlikte markaların sosyal medya pazarlama faaliyeti de her geçen gün artıyor. Peki sosyal medyada yapılan pazarlama faaliyetinin geri dönüşü nasıl ölçülür? Sadece satış rakamları mı başarıyı ya da başarısızlığı gösterir? Dijital analiz ve raporlama yapılmadan yani sosyal medya pazarlama çalışmasıyla birlikte siteye gelen trafik ve arama motorlarında tanıtımı gerçekleşen ürün ile hizmete yönelik araştırma olmadan, marka dijital pazarlamadan elde ettiği faydayı ölçemez. Pazarlama konusunda veri analizinin önemi üzerinde en çok duran şirketlerden Digital Exchange’in uzman ekibi, markalara dijital pazarlama faaliyetlerini ölçümlemeye ilişkin önemli bilgiler verdi. 

    Birçok Önemli Kriter Devrede

    Dijital analiz ve raporlama olmadan bir sosyal medya pazarlama çalışmasının tam olarak ölçümlenemeyeceğini ve bunun da marka açısından hem olumsuz hem de yanıltıcı sonuçlara yol açabileceğini belirten Digital Exchange ekibi, “Yapılan pazarlama çalışmasının başarısı ne ciro ne satılan ürün sayısı ne de kampanya hakkındaki yorumlarla ölçülebilir.  Bunun için de birçok metot uygulanması gerekir. Veri olmadan, bir kampanyasının başarısı ölçülemez. Hatta Ölçülmeyen bir pazarlama faaliyeti yok sayılır” ifadesini kullandı. Veri ölçümü için de birçok kriter olduğunu dile getiren Digital Exchange ekibi, şu noktaların altını çizdi:

    “Yapılacak dijital analizde ve raporlamada mutlaka bu verilere yer verilmesi gerekmektedir: 

    • Satış sitesine yapılan giriş sayısı,
    • Kaç tüketicinin ürünü incelediği,
    • Alışveriş için sitede ne kadar kaldığı,
    • Satın almayı resmi siteden mi başka online alandan mı yaptığı,
    • Influencer marketing’de verilen site telefonunu kaç kişinin aradığı,
    • Onlara çalışanların ne yanıtlar verdiği hangi soru ve sorunlarla karşılaştığı,
    • Pazarlama çalışması sonrası ürün ve hizmetin Google’da hangi oranda arandığı,
    • Arama yapanların hangi başka ürün ve hizmeti de yöneldiği.”

    Markanın Bilinirlik Algısı İçin Yapılmalı

    Ölçme ve değerlendirme yapmanın pazarlama için sağlıklı sonuçlar verdiğinin altını çizen Digital Exchange Ekibi, “Bir kampanyanın sosyal medyada viral olması, üzerine birçok konuşma yapılması, yorumların gelmesi pazarlama faaliyetinin başarılı olduğunun göstergesi sayılmaz. Bu nedenle Influencer seçiminden, ürünün konumlandırılmasına, pazarlama içeriğinden, hangi zamanda ve hangi mecrada en önemlisi de hangi kitle için yayınlanacağının karar verilmesi süreçlerinde dijital analizler büyük önem taşır. Influencer’ı tanımak, daha önce yaptığı işleri bilmek ve bunun dijital analiz raporlarını görmek önemlidir. Markanın bilinirlik algısı, itibarı pazarlama süreçlerinde rol oynar. Tüm bunları ele aldıktan sonra kampanya yapılırken gerçekleşecek raporlamalar, bir sonraki kampanyanın sürekliliği, bütçenin verimli kullanılması ve marka itibar algısının doğru oturtulması açısından önemli katkılar sağlar. Ölçemediğiniz bilgi size ait değildir. Dünyanın en pahalı kampanyasını bile yapmış olsanız, önemli olan elinizde kampanyaya ilişkin veriler bulunmasıdır” bilgisini paylaştı. 

    Tüketiciyi Önemseyen Marketing Dönemi

    Digital Exchange CEO’su Emrah Pamuk, pazarlamada Outbound ve Inbound yöntemleri olduğunu günümüzde Inbound’dun daha önemli noktaya eriştiğini belirtti. “Outbound pazarlamada hedef kitle analizini yapmadan, pazarlama yapıyor olmanın gücüyle bir kampanya düzenlenir” diyen Pamuk, “Milyonlarca dolar da harcasanız, ölçülmeyen ve analiz edilmeyen pazarlama çalışması bundan çok daha fazla zarara yol açar. Bugün markaların pazarlamaya harcadıkları her bir kuruşun geri dönüşünün olması gerekir. Bunun için de pazarlama yapılacak kitlenin tanınması, marka itibarının oluşturulması ve iyi bir müşteri deneyimi yaratılması gerekir. Bunların en temel yolu da Inbound pazarlamadan geçer. Elinizde güçlü bir SEO içerik oluşturma aracı, arama motoru pazarlaması, açılış sayfası, içerik ve sosyal medya gücü varsa ınbound pazarlamada avantajınız olur. Tüm bunları yapabilmeniz için de dijital raporlamaya, ölçme ve değerlendirmeye ihtiyaç duyacaksınız” ifadesini kullandı. 

    Verileri Değerlendirmek Kazandırıyor

    Bugün internet sitesi trafiklerinin rahatça görülebildiğini anlatan Pamuk, “Önemli olan yaptığınız pazarlama faaliyeti öncesinde ve sonrasındaki rakamları analiz etmekten geçer. Böylece 

    -İş birliği yaptığınız Influencer doğru kişi miydi,

    -Satış oranları ne kadar yükseldi,

    -Hedef kitle kampanya hakkında ne düşündü,

    -Arama sonuçlarında marka algısı nasıl ele aldı, gibi sorulara yanıt verilerek kampanyanın sağlıklı yürütülmesi noktasında bir veriye ulaşılır. Bu da markanın bir sonraki kampanyasının daha fikir aşamasındayken sağlıklı şekilde doğmasını sağlar, markanın daha fazla trafik kazanmasını, itibarın artmasını, satışa bağlı ekonomik başarı yaşamasını beraberinde getirir. Ölçebildiğiniz ve işleyebildiğiniz veri kadar büyüyebilirsiniz. Pazarlamada bu unsuru unutmadan hareket etmek en doğru yöntemdir. Böylece sosyal medya pazarlaması mı, e-posta yollama, sosyal medya paylaşımları ve blog sayfası gibi gibi doğrudan satış odaklı olmayan ama müşteriyle arada bağ kurmaya yarayan, bilgilendirici faaliyetler ile pazarlama faaliyetlerinin gücü ölçülmüş olur. Bütçe de ona göre doğru kullanılmaya başlar” şeklinde konuştu. 

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Samsung, en yeni Galaxy inovasyonlarını 2023 Mobil Dünya Kongresi'nde sergileyecekhaberi

    Samsung, en yeni Galaxy inovasyonlarını 2023 Mobil Dünya Kongresi'nde sergileyecekhaberi

    Samsung, GSM Birliği (GSMA) tarafından bu yıl, 27 Şubat-2 Mart tarihleri arasında Barselona’da düzenlenecek olan dünyanın en önemli mobil teknolojileri fuar ve kongresi Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC) yerini aldı. Etkinlik kapsamında katılımcılar, yeni Galaxy S23 Ultra ve Galaxy Book3 Ultra gibi Samsung’un ileri teknoloji ve inovasyonlarını ilk elden deneyimleyebilecek.

    Teknoloji devi Samsung, bu yılki 2023 Mobil Dünya Kongresi’nde premium mobil deneyimle buluşturduğu ileri teknoloji ürün ve çözümlerini tanıtıyor. Samsung’un 2023 Mobil Dünya Kongresi’nde sergileyeceği, yeni Galaxy S23 Serisi, yepyeni deneyimlerin kapısını aralarken, tüm bu teknolojileri daha çevreci bir tasarımla birleştiriyor. 

    Galaxy S23 Serisi’nin üst düzey kamerası, kullanıcılara yaratıcılıklarını keşfetme konusunda daha fazla özgürlük tanıyor. Serinin kamera özellikleriyle kullanıcılar film sahnelerini andıran fotoğraflar ve videolar çekebiliyor. MWC 2023 ziyaretçileri, Samsung stant alanında premium mobil deneyimin zirvesi olan yeni Galaxy S23 Ultra’nın yepyeni kamera özelliklerini deneme fırsatı bulacak. Nightography özelliğini düşük ışıkta test ederken 200MP Uyarlanabilir Piksel sensörüyle fotoğraflarda benzersiz detaylar yakalayabilecekler. Bunların yanında, Yapay Zeka Destekli Stereo Derinlik Haritası ile mükemmel portre fotoğrafları çekebilecekler. Yeni Galaxy S23 Serisi, özellikle oyun tutkunları ve içerik üreticileri için, bir Galaxy cihazın bugüne kadar sunduğu en hızlı ve en güçlü performansı sunuyor. Ziyaretçiler, stant alanında en sürükleyici oyunları oynayarak, Galaxy S23 Ultra’nın güçlü oyun performansını deneyimleyebiliyor.

     

    Samsung Galaxy ekosisteminin en yeni inovasyonları ilk kez görücüye çıkıyor

    Samsung’un Galaxy Ultra inovasyonlarının merkezinde, kapsamı genişleyen Galaxy ekosisteminin sunduğu kusursuz bağlantı deneyimi yer alıyor. Yepyeni Galaxy Book3 Ultra ile kullanıcılar,  telefondan PC’ye kusursuz bağlantı özelliklerini yerinde deneyimleyebiliyor. Gelişmiş bağlantı özellikleri sayesinde birden fazla cihaz, ekran ve işletim sistemi arasında hızlı ve kusursuz geçiş yapabiliyor. MWC 2023’te Samsung stant alanına gelenler ayrıca Samsung’un birçok hizmetinin demo sürümünü de keşfetme olanağı bulacak. Galaxy Watch5 Serisi’nin Samsung Health uygulamasının uyku koçluğunun yanı sıra Samsung Wallet da ziyaretçiler tarafından keşfedilmeyi bekliyor. 

    Öte yandan Samsung SmartThings’in bağlantı özellikleri, ev cihazlarının mükemmel bir biçimde kontrol edilebilmesini sağlıyor. Ziyaretçiler, One UI 5.1 kullanıcı arayüzü sayesinde Galaxy cihazlarının neredeyse sınırsız kişiselleştirme olanaklarını da deneyimleyecek. Akıllı saatler için tasarlanmış yeni kayış seçenekleri de görücüye çıkacak yepyeni kişiselleştirme özellikleri arasında yer alıyor. 

    Galaxy S23 Serisi’nin sınırları yeniden çizen inovasyonları, Samsung’un sürdürülebilirlik konusundaki kararlılığını da tam anlamıyla yansıtan tasarımlarla sunuluyor. Yeni Galaxy S23 Serisi’nde, önceki Galaxy akıllı telefonlara göre daha fazla geri dönüştürülmüş malzeme kullanıldı. Galaxy S23 Serisi, aynı zamanda dayanıklı yapısıyla yıllar boyu kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Samsung stant alanına gelen ziyaretçiler, ileri dönüşümle yeni işlevler kazanan Galaxy S Serisi cihazların sergileneceği kapsamlı bir enstalasyonu da görme fırsatı bulacak. 

    MWC 2023’te Samsung Ekran Deneyimi Alanı’nda kullanıcıları büyük bir sürpriz bekliyor

    Ziyaretçiler etkinlik kapsamında ayrıca, yeni Galaxy cihazlardaki sesli bildirim seçeneklerini deneyebilecek ve alanda sergilenen Galaxy Watch5 akıllı saatler ile selfie çekebilecekler. Samsung ayrıca Qualcomm’un stant alanında da yerini alacak. Ziyaretçiler burada Galaxy S23 Serisi için özel üretilen ‘Snapdragon® 8 Gen 2 Mobil Platformu’nun daha da ileri taşıdığı Galaxy S23 Ultra’nın performansını test edebilecek. Samsung Ekran Deneyimi Alanı’nda ise katılımcılar, Samsung Galaxy Z Fold4’te kullanılan, Samsung’un geliştirdiği Ultra İnce Camın üst düzey dayanıklılığına tanıklık edebilecekler. Ziyaretçiler, Galaxy Book3 Serisi’nde kullanılan berrak ve canlı Dinamik AMOLED 2X ekranı da ilk elden deneyimleyebilecek. 

    Samsung Electronics Mobil Dünya Başkanı ve CEO’su TM Roh, etkinlikle ilgili olarak şunları söyledi: “Samsung Galaxy inovasyonlarının geleceğini, sürdürülebilirliğe verdiğimiz önem ve iş ortaklarımızla yaptığımız iş birlikleri belirliyor. Bu yılki Mobil Dünya Kongresi’nde, Galaxy S23 Ultra ve Galaxy Book3 Ultra gibi yeni ürün serilerimizi ziyaretçilerle buluşturmaktan heyecan duyuyoruz. Sergileyeceğimiz cihazlar Samsung’un günlük yaşamı daha iyi hale getiren yepyeni olanakları kullanıcılarımıza sunma yaklaşımını her yönüyle yansıtıyor.”

    MWC 2023 etkinliği kapsamında düzenlenen ‘Samsung Cihaz Deneyimi’ stant alanı, Fira Barcelona Gran Via’da Salon 3’te yer alacak. 

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Çalışanlar Robotlardan Endişeli!haberi

    Çalışanlar Robotlardan Endişeli!haberi

    Kaspersky’nin Ortadoğu, Türkiye ve Afrika bölgesindeki çalışanlar arasında yaptığı ankete göre, Türkiye’deki çalışanların %55’i işlerini robotlara kaptırmaktan korkuyor. 

    Yapay zeka kullanımı her geçen gün artıyor…  Dünya genelinde birçok iş pozisyonunda robotlar kullanılıyor. Yıllardır araba yıkayan, siparişleri teslim eden, depolarda malları tasnif eden, hastalara ilaç dağıtan, fabrikalarda montaj işlerini yapan robotlar bulunuyor. Günümüzde ise akıcı bir sohbet sürdürebilen, karmaşık bilimsel kavramları açıklayabilen, diller arasında metin çevirileri ve daha fazlasını da yapabilme potansiyeline sahip ChatGPT’ler hayatımızda önemli bir yere sahip.  

    Kaspersky’nin Ortadoğu, Türkiye ve Afrika bölgesindeki çalışanlar arasında yaptığı ankette, çalışanların şirketlerin kullandığı robotlar ve otomasyon sistemleri konusunda birtakım endişeleri bulunuyor. Türkiye’deki çalışanların %55’i işlerini bir robota kaptırmaktan korkuyor ve her dört çalışandan biri (%26) şirketlerinde robotlar veya otomatik sistemlerle ilgili siber güvenlik olayları duyduğunu bildiriyor. Bununla birlikte birçok çalışan da robotlaşmanın getirdiği olumlu etkilerin farkında.

    Robotlar, Çalışanları Tehlikeli İşlerden Koruyor!

    Türkiye’den ankete katılan çalışanların, robotların varlığına yönelik olumlu yanıtları da oldu. Otomasyonun çalışanların sağlığına büyük faydası olduğu belirtilen ankete göre çalışanların %82‘si de robotların kendilerini fiziksel olarak zorlayıcı veya tehlikeli işler yapmaktan kurtardığını belirtiliyor. %44‘ü bunun insan faktöründen kaynaklanan iş kazası olasılığını azalttığını söylüyor.

    Bunun yanında çalışanların %51‘i robotların üretim süreçlerinde verimliliği artırdığını ve ekonomik fayda sağladığını da belirtiyor. Ayrıca %39‘u robotlaşmanın çalışanlara daha ilgi çekici ve daha yüksek ücretli pozisyonlar için yeniden eğitim fırsatı sunduğuna inanıyor. 

    Kaspersky’nin Teknik Uzmanı Brandon Muller konuyla alakalı olarak “2017 yılındaki Black Hat konferansında araştırmacılar Billy Rios ve Jonathan Butts, otomatik araba yıkama makinelerinin nasıl hackleneceğini ve bunun insanlar için ne tür bir tehdit oluşturduğunu gösterdiler. İnternete bağlanabilen PDQ LaserWash tipi bir otomatik araba yıkama sistemi üzerinde çalıştılar ve onu ele geçirmenin bir yolunu buldular. Hatta, sadece aracı değil, sürücüyü de tehlikeye atabilecek şekilde, otomatik kapıyı bir otomobile çarpmanın mümkün olduğunu bile gösterdiler. Bazı kişi ve kuruluşlar otomasyona karşı temkinli davranıp onu kullanmaktan kaçınırken, diğerleri iş süreçlerini yeni teknolojilerden en fazla faydayı sağlayacak şekilde uyarlıyor. Daha fazla iş dijitalleşmesi kaçınılmaz olduğundan, dünyanın dört bir yanındaki şirketlerin iş ihtiyaçları için otomatikleştirilmiş çözümleri nasıl daha güvenli ve verimli hale getireceklerini keşfetmeleri gerekiyor.” yorumunu yaptı.

    Kaspersky uzmanları, endüstriyel bilgisayar sistemlerini çeşitli tehditlerden korumak için şunları önermektedir:

    • Olası siber güvenlik sorunlarını belirlemek ve ortadan kaldırmak için OT sistemlerinin düzenli güvenlik değerlendirmelerinin yapılması.
    • Etkili zafiyet analizi yönetimi süreci için bir temel olarak sürekli güvenlik açığı değerlendirmesi ve önceliklendirme oluşturulması. Kaspersky Industrial CyberSecurity gibi özel çözümler, sizin için etkili bir asistan ve herkese açık olmayan eşsiz bir veri kaynağı olabilir.
    • Şirketin operasyon teknolojileri ağında anahtar bileşenlerin zamanında güncellenmesi; teknik olarak mümkün olan en kısa sürede güvenlik düzeltmelerini ve yamaları uygulamak veya telafi etmek için ek önlemlere başvurmak. Bu, üretim sürecindeki aksamalar nedeniyle milyonlara mal olabilecek büyük bir olayı önlemek için çok önemlidir.
    • Gelişmiş tehditlerin zamanında tespiti, araştırılması ve olayların etkin bir şekilde düzeltilmesi için Kaspersky Industrial Cybersecurity for Node with EDR gibi Endüstriyel EDR çözümlerinin kullanılması.
    • Ekiplerinizin olay önleme, algılama ve yanıt verme becerilerini geliştirip güçlendirerek yeni ve gelişmiş kötü amaçlı tekniklere karşı yanıtınızı geliştirmeniz önemlidir. BT güvenlik ekipleri ve OT personeli için özel OT güvenlik eğitimi, bu hedefe ulaşılmasına yardımcı olacak temel önlemlerden biridir.

    Otomasyonun sonuçları ve giderek artan robot kullanımı hakkında daha fazla bilgi içeren raporun tamamına ilgili bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • “Leica ile birlikte geliştirilen” kameralara sahip Xiaomi 13 Serisi Uluslararası Pazarlarda Satışa Sunulduhaberi

    “Leica ile birlikte geliştirilen” kameralara sahip Xiaomi 13 Serisi Uluslararası Pazarlarda Satışa Sunulduhaberi

    Uluslararası kullanıcılar ilk kez Xiaomi amiral gemisi akıllı telefonlarda özgün Leica deneyimi ile profesyonel sınıf kamera sistemlerini deneyimleyebilecek

    Xiaomi, İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenen lansman etkinliğinde en yeni amiral gemisi akıllı telefonlarından oluşan Xiaomi 13 serisini uluslararası pazarlara sunduğunu duyurdu. Görüntüleme teknolojilerinde yürütülen stratejik iş ortaklığının bir parçası olan Xiaomi ve Leica arasındaki iş birliği sayesinde şirket, Xiaomi 13 ve Xiaomi 13 Pro ile uluslararası kullanıcılara yepyeni bir akıllı telefon fotoğrafçılığı deneyimi sunacak. Leica ile birlikte tasarlanan ve merakla beklenen bu iki amiral gemisi model, Leica’nın profesyonel optik lenslerinin yanı sıra otantik Leica deneyimini tamamlamak için bir dizi gelişmiş bilgi işlem ve yazılım özelliğine de olanak veriyor. Diğer premium özellikler arasında en yeni Snapdragon® 8 Gen 2 ve Xiaomi’nin kendi Surge pil yönetim sistemi yer alıyor ve tüm alanlarda performansın en üst düzeyde olmasını sağlıyor.

    Uluslararası Fotoğrafçılık Onur Listesinde (International Photography Hall of Fame) yer alan, Leica Onur Listesi Ödülünün (Leica Hall of Fame Award) sahibi dünyaca ünlü bir fotoğrafçı ve Leica elçisi olan Steve McCURRY, “Xiaomi 13 serisinden çok etkilendim, bence çığır açan bir gelişme” sözleriyle serinin uluslararası piyasaya sunulmasından duyduğu heyecanı dile getirdi. 

    Lansman sırasında ayrıca, mükemmel portre görüntüleme ve genişletilmiş fotoğrafçılık seçenekleri sunan Xiaomi 13 Lite modeli de tanıtıldı.

    Leica ile birlikte tasarlanan kamera sistemiyle ustalık düzeyinde fotoğrafçılık

    Xiaomi 13 ve Xiaomi 13 Pro’nun kamera sistemi, donanım ve görüntü kalitesinden UI/UX tasarımına kadar her yönüyle, profesyonel düzeyde bir akıllı telefon fotoğrafçılığı deneyimi sunmak için Leica ile işbirliği içinde oluşturuldu. Her iki akıllı telefon da Leica optik lenslere sahip üçlü kamera kurulumuyla donatıldı.

    Xiaomi 13 Pro’nun Leica Vario-Summicron 1.19-2.2/14-75 ASPH. kamera sistemi, 14 mm’den 75 mm’ye kadar odak uzunluklarını kapsıyor ve ultra büyük 1 inç IMX989 sensöre sahip 23 mm geniş açılı ana kamera, 75 mm hareketli telefoto kamera ve 14 mm ultra geniş açılı kameradan oluşuyor. İlk olarak Xiaomi 12S Ultra’da kullanılan IMX989 sensör, şimdiye kadar bir akıllı telefona yerleştirilen en büyük sensör olma özelliğini taşıyor. Yüksek dinamik aralığı, üstün ışık yakalama özellikleri ve hızlı tepkileriyle büyük sensörü, her ince ayrıntıyı ortaya çıkaran belirgin kontrast ve tanımlanmış dokulara sahip renkli görüntüler sağlıyor. DSLR düzeyinde dahili odaklama teknolojisine sahip olan akıllı telefonun yeni 75 mm telefoto lensi, çarpıcı portreleri ve güzel yakın çekimleri kadraja almak için 10 cm’den sonsuza kadar mükemmel bir odak aralığı elde etmek üzere hareketli bir lens tasarımı kullanıyor. Xiaomi 13 ise 0,6x ila 3,2x optik yakınlaştırma aralığına ve ayrıca 75 mm telefoto lense sahip.

    Xiaomi 13 ve Xiaomi 13 Pro, hem fotoğrafçılık tutkunlarını hem de profesyonel fotoğrafçıları heyecanlandıracak çok çeşitli ayrıntılı kamera ayar seçenekleri sunuyor. Ana lens sistemi, mükemmel portreler yakalamak için mükemmel odak uzaklığı ve alan derinliği sağlıyor. Kullanıcılar ayrıca, görüntülerin doğruluğunu koruyarak ve orta düzeyde doygunluk sunarak estetik olasılıklar sunan iki farklı fotoğraf stilinden (Leica Authentic Look ve Leica Vibrant Look) birini seçebiliyor. Çekici ve kullanımı kolay bir kullanıcı arayüzünün yanı sıra Leica filtreleri, Leica filigranı ve Leica klasik deklanşör sesi gibi eğlenceli özellikler de yer alıyor. 

    Xiaomi 13 Pro ve Xiaomi 13, Xiaomi Imaging Engine ile tüm Xiaomi amiral gemisi akıllı telefonlar arasında en güçlü bilgi işleme dayalı fotoğrafçılık özellikleriyle öne çıkıyor. Yalnızca fotoğraf çekme hızını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda Xiaomi ProFocus ile cihazların hareket halindeki belirli nesnelere otomatik olarak odaklanmasını sağlayarak genel kamera deneyimini daha da yükseltiyor.

    Mükemmel görüntü optimizasyonu sunan her iki akıllı telefon da Pro modunda çekim parametrelerinin manuel olarak ayarlanmasına olanak tanıyor. Adobe tarafından oluşturulan 10 Bit RAW DNG Kamera ve Renk Profillerini destekleyen Xiaomi 13 Pro, profesyonellere Adobe Photoshop ve Adobe Lightroom’da daha fazla son düzenleme şansını da veriyor. 

    Xiaomi 13 ve Xiaomi 13 Pro video çekimi açısından da oldukça başarılı. Profesyonel düzeydeki videograflar için olağanüstü bir araç olan her iki cihaz da kullanıcıların canlı renkler, keskin kontrast oranları ve zengin ayrıntılarla “Create in Dolby Vision®” özelliğini kullanmalarına olanak tanıyor, 4K Ultra Gece Videoları çekiyor ve olağanüstü video kalitesi için HyperOIS video stabilizasyonu özelliği sunuyor. 

    Snapdragon®️ 8 Gen 2 ile göz kamaştırıcı hız + performans ve Xiaomi Surge ile üst düzey güvenilirlik + güç

    Xiaomi 13 ve Xiaomi 13 Pro gücünü gelişmiş grafik işleme özelliklerine sahip GPU performansını ve güç verimliliğini sırasıyla yüzde 42 ve yüzde 49, CPU performansı ve güç verimliliğini yüzde 37 ve yüzde 47 oranında artıran Snapdragon®️ 8 Gen 2 mobil platformundan alıyor¹. Bu yüksek performans günlük kullanımda pil ömrünü uzatırken fotoğraf işleme, gerçek zamanlı yapay zeka ve oyun gibi görevlerin kolayca ve hızla yerine getirilmesine olanak tanıyor.

    Her iki cihaz da Qualcomm® FastConnectTM 7800 Mobil Bağlantı Sistemi ile Wi-Fi 7 desteğine sahip. Xiaomi 13 Pro’nun öne çıkan High Band Simultaneous (HBS) Multi-Link teknolojisi, çoklu ve eşzamanlı 5 GHz ve 6 GHz bağlantılara olanak tanıyarak 5,8 Gbps’ye varan ultra yüksek hızların yanı sıra daha düşük gecikme süresi ve mükemmel ağ kapasitesi sunuyor.2 Xiaomi 13 ise Dual Band Simultaneous (DBS) Multi-Link özelliğine sahip ve 3,6 Gbps’ye varan ağ hızlarını yakalayabiliyor.2 

    Xiaomi 13 ve Xiaomi 13 Pro, daha uzun bir hizmet ömrü ve yükseltilmiş bir deneyim için Xiaomi’nin kendi geliştirdiği Surge şarj çipini kullanan Xiaomi Surge pil yönetim sistemi ile donatıldı. Aynı güç altında en yüksek enerji yoğunluğuna sahip 4.500mAh pil ile donatılan Xiaomi 13, kolayca gün boyu kullanım sağlıyor. Ayrıca 67W kablolu turbo şarj ve 50W kablosuz turbo şarj desteğine sahip. Diğer yandan Xiaomi 13 Pro, 120 W HyperCharge özelliği sayesinde yalnızca 19 dakikada yüzde 100 şarj seviyesine ulaşabilen daha da büyük 4.820mAh bataryaya sahip.³

    Minimalist bir tasarıma ve sınıfının en iyisi ekrana sahip premium amiral gemisi 

    Hem Xiaomi 13 hem de Xiaomi 13 Pro, güçlü teknolojik yeteneklerini öne çıkaran yepyeni minimalist bir tasarım tarzına sahip. Siyah, Beyaz ve Flora Yeşili gibi klasik ve büyüleyici renk seçenekleriyle sunulan Xiaomi 13, düz kenarlı, şık bir düz ekran tasarımına ve 2.5D kavisli arka tasarıma sahip. Hem etkileyici hem de elde tutuşu oldukça rahat olan Xiaomi 13, %93,3’lük inanılmaz ekran-gövde oranı ve 1,61 mm’lik ultra ince çerçevesiyle4 özellikle bu boyuttaki bir cihaz için inanılmaz bir görüntüleme deneyimi sunuyor. Büyük 6,36 inç FHD+ AMOLED ekrana sahip Xiaomi 13, E6 AMOLED malzeme sayesinde içeriklerin daha düşük güç tüketimiyle birinci sınıf renk doğruluğu ve parlaklıkla görüntülenmesini sağlıyor. 

    Diğer yandan Xiaomi 13 Pro, özellikle kamera moduna sorunsuz bir şekilde geçiş yapabilen tek tip bir görünüm için 3D kavisli seramik gövdesiyle dikkat çekiyor. Seramik Beyaz ve Seramik Siyah olmak üzere iki renkte sunulan ürünün tutuşu da oldukça keyifli. 120Hz WQHD+ AMOLED ekrana sahip olan bu daha büyük 6,73 inç ekran gerçek anlamda bir mucize. Aynı E6 malzemesi sayesinde 1.200 nit tam ekran parlaklığı ve 1.900 nit en yüksek parlaklığa ulaşıyor ve TrueColor ekranıyla doğru renkleri gösteriyor. Dolby Vision®, HDR10+, HDR10, HLG ve Dolby Atmos® desteği ile cihaz gerçek anlamda sürükleyici bir görsel-işitsel deneyim sunuyor. Her iki cihaz da IP685 toz ve suya dayanıklılık sunarak optimum koruma ve gönül rahatlığı sağlıyor.

    Premium hizmetler eşlik ediyor

    Xiaomi 13 Pro ve Xiaomi 13, 3 nesil Android sistem güncellemesinin yanı sıra 5 yıl boyunca güvenlik düzeltme güncellemeleri alacak. Her iki cihazın kullanıcıları ayrıca, profesyonel düzeyde kamera sistemiyle çekilen anıları için 2 TB’a kadar genişletilmiş depolama alanı sağlayan Google One bulut depolama alanının yanı sıra YouTube ve Youtube Music uygulamasına 6 ay boyunca ücretsiz erişim sağlayan YouTube Premium ücretsiz deneme sürümünü deneyimleme hakkına sahip olacak. Ayrıca, Android’in dijital otomobil anahtarı özelliği desteği sayesinde Xiaomi 13 Pro ve Xiaomi 13, kullanıcıların otomobillerinin kilidini açmak, kilitlemek ve çalıştırmak için dijital otomobil anahtarlarını sevdikleriyle paylaşmalarına olanak tanıyacak.

    Xiaomi 13 Lite, çift ön kamerasıyla sosyal medya meraklıları için çok yönlülük sunuyor 

    Xiaomi 13 Lite, benzersiz selfie’ler, hikayeler ve sahneler yakalama konusunda tutkulu olan genç akıllı telefon kullanıcıları için özel olarak tasarlandı. Çift ön kamera ve çok yönlü yazılım özellikleriyle donatılan cihaz, özellikle bu kullanıcıların ihtiyaçları göz önünde bulundurularak tasarlandı. 32MP ön kamera kristal netliğinde görüntüler yakalarken, 8MP ön kamera bu portre çekimlerinde doğal görünümlü bokeh elde edilmesi için ek derinlik bilgisi alınmasına yardımcı oluyor. Sosyal medya içerik yaratıcılarına değer katan cihaz ayrıca, karedeki kişi sayısını akıllıca algılayan, görüş alanını otomatik olarak ayarlayan ve uygun şekilde yakınlaştıran veya uzaklaştıran, böylece selfie bozulmasını en aza indiren Dinamik Çerçeveleme gibi kullanışlı ve eğlenceli özelliklerin yanı sıra Selfie yakınlaştırma, Cep aynası ve Xiaomi Selfie Glow gibi yüksek kaliteli selfie’ler çekilmesini ve görüntülü görüşmeler yapılmasını sağlamak için tasarlanmış üst düzey özellikler de sunuyor. Xiaomi 13 Lite, günlük kullanımı sorunsuz bir şekilde desteklemek için yüksek performanslı bir Snapdragon® 7 Gen 1 mobil platform, muhteşem bir 120Hz AMOLED ekran ve 67W hızlı şarj özellikleriyle donatıldı. Tüm bunlar 7,23 mm inceliğinde ve 171 g ağırlığındaki inanılmaz derecede hafif bir pakette4 4.500mAh pil ile birlikte sunuluyor ve harika bir kullanım sağlıyor.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • The Sims 4'ün yeni genişleme paketi, aile yaşantısını merkeze alacakhaberi

    The Sims 4'ün yeni genişleme paketi, aile yaşantısını merkeze alacakhaberi

    EA ve Maxis, The Sims 4’ün yepyeni özellikler içeren ve 16 Mart’ta yayınlanacak olan 13. genişleme paketi Growing Together’in yeni fragmanını oyunseverler ile paylaştı. Paketin öne çıkan özelliği, aile yaşantısına odaklanması.

    EA ve Maxis, The Sims 4’ün en son ve 13. genişleme paketi olan Growing Together için yeni bir fragman yayınladı. Fragman, San Sequoia adındaki yeni ¨The Sims dünyası¨nın adeta bir tabloyu andıran Hopewell Hills Mahallesi’nde ikamet eden Michaelson Ailesi’nin yaşamından bir kesit sunuyor.

    Oyunun yeni ¨aile dinamikleri¨ hakkında birçok ipucu veren videoda, tonton bir anneannenin ve dedenin yeni torunlarıyla tanışmaları sırasında ¨sosyal kimya¨nın Simler’i nasıl etkilediğine tanık oluyoruz; kimi Simler hemen kaynaşırlarken, kimileri ise birbirleriyle çatışıyorlar. Tahmin edilebileceği gibi, tüm bu duyguları oyuncular yönlendirecekler.

    Aileyi merkeze alan Growing Together’da oyuncular, dönüm noktalarında birçok kritik karar vermek zorunda kalacaklar; örneğin, kontrol ettikleri Simler’in ailelerinin yanlarına taşınıp taşınmayacaklarına karar verebilecekler. Eğer buna izin vermezlerse aile ilişkileri olumsuz yönde etkilenebilecek, izin verirlerse işler karmaşık bir hal alabilecek. Huzur içinde yaşamak mı, yoksa kaosun tam ortasına mı dalmak? Bu karar, oyunculara bağlı olacak.

    Growing Together’a 16 Mart’tan itibaren; EA uygulaması, Steam, Epic Games Store (PC), PlayStation 5, Xbox Series X|S & Xbox One (konsol) ve Origin (Mac) uygulaması üzerinden erişilebilecek.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı