Kategori: Teknoloji

  • En İyi Mobil Güvenlik Çözümü 6. Kez Bitdefender Antivirüs Oldu!haberi

    En İyi Mobil Güvenlik Çözümü 6. Kez Bitdefender Antivirüs Oldu!haberi

    Bağımsız antivirüs test kuruluşu AV-TEST tarafından yıl boyunca yapılan testler sonucunda global siber güvenlik lideri Bitdefender Antivirüs, yılın En İyi Android Güvenliği ödülünü almaya hak kazandı. AV-TEST tarafından yapılan testlerde başarılı olan ve bu ödülü 6. kez almaya hak kazanan Bitdefender Antivirüs, rakiplerine göre bu alanda da en başarılı siber güvenlik çözümü olarak dikkat çekti.

    Global siber güvenlik lideri Bitdefender Antivirüs, bağımsız antivirüs test kuruluşu AV-TEST tarafından yapılan testler sonucunda En İyi Android Güvenliği ödülünü kazandıklarını duyurdu. Bitdefender Antivirüs tarafından geliştirilen Bitdefender Mobile Security, AV-TEST tarafından 2022 yılı boyunca gerçekleştirilen tüm testlerde en yüksek performansı göstererek Android cihazlar için yılın en iyi güvenlik çözümü seçildi. 17 siber güvenlik çözümü arasında, kötü amaçlı yazılımları algılama, kötü amaçları yazılımlara karşı koruma, performans ve bataryayı verimli kullanma gibi kategorilerdeki tüm testleri başarıyla geçen Bitdefender Mobile Security, kullanıcı dostu ara yüzü ve meşru uygulamalar hakkında hiç yanlış uyarı vermemesiyle de dikkatleri üzerine çekti.

     

    Bitdefender Antivirüs 6. Kez En İyi Android Güvenliği Seçildi

    Bireysel ve kurumsal kullanıcılar için ödüllü antivirüs ve siber güvenlik çözümleri sunan Bitdefender Antivirüs, bağımsız antivirüs test kuruluşu AV-TEST tarafından yapılan testlerde 6. kez yılın en iyi Android güvenliği seçilerek en başarılı siber güvenlik çözümü olarak dikkat çekti. Bitdefender Antivirüs Siber Tehdit İstihbaratı Direktörü Dragos Gavrilut, “AV-TEST tarafından bir kez daha en iyi Android güvenlik çözümü seçilmekten onur duyuyoruz.” ifadelerinde bulunurken AV-TEST CEO’su ve CTO’su Maik Morgenstern ise “Bitdefender, her yıl test ettiğimiz mobil güvenlik çözümleri arasında performans ve kullanılabilirlik açısından mükemmelliğini kanıtladı. Bitdefender Mobile Security, mobil cihazın performansını sorunsuz bir şekilde koruyabiliyor. Kötü amaçlı yazılımları engelleme konusundaki olağanüstü yeteneği sayesinde Bitdefener Mobile Security, gerçekleştirdiğimiz testlerde en başarılı sonuçları alarak 6. kez En İyi Android Güvenliği seçildi.” açıklamasında bulundu.

    Bitdefender Mobil Güvenlik Çözümlerinde Mükemmelliğini Kanıtladı

    Android cihazların güvenliğini sağlayabilmek için antivirüs yazılımlarına çok büyük bir ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu “Siber saldırılar her geçen gün artıyor ve çok daha karmaşık hale geliyor. Özellikle mobil kullanıcı sayısının artmasına paralel olarak bu alana yönelik siber saldırılarda da gözle görülür bir artış söz konusu. Siber saldırganlar, sosyal mühendislik, kimlik avı saldırıları ve casus yazılımlar gibi pek çok yöntemle kullanıcıların kişisel verilerini ele geçiriyor. Kullanıcıların, siber suçluların Android cihazlara yönelik saldırılarından korunabilmesi ve kişisel verilerin güvenliğini sağlayabilmeleri için başvuracağı en ideal çözümün güvenilir bir antivirüs yazılımı kullanmak olduğunu söyleyebiliriz.” ifadelerinde bulundu. Akkoyunlu, “Sektörün ilk gerçek zamanlı sohbet koruması özelliğiyle Bitdefender Mobile Security, bilinen veya bilinmeyen kötü amaçlı yazılımlara ve mobil anlık mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla gönderilen bağlantı tabanlı saldırılara karşı üstün bir koruma sunuyor. Ayrıca her kullanıcımıza ücretsiz sunduğumuz VPN ile sanal ortamda güvenli kalmak mümkün oluyor. Mobil cihazlara yönelik sunduğumuz güvenlik sayesinde AV-TEST tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda elde ettiğimiz bu başarı, siber güvenlik alanında mobil tabanlı en iyi korumayı sağladığımızı bir kez daha kanıtladı.” açıklamasında bulundu.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Yapay Zeka ile Dublaj Dönemi Başladıhaberi

    Yapay Zeka ile Dublaj Dönemi Başladıhaberi

    Günümüzde birçok alanda karşımıza çıkan yapay zeka temelli teknolojilerin kullanım alanları, dijitalleşme ile birlikte gitgide genişliyor. Yapay zeka destekli dijital ses çözümleri konusunda dikkat çeken çalışmalara imza atan Türk girişim şirketi DeepZen de seslendirme, oyun ve otomotiv sektörleri de dahil olmak üzere “sesin olduğu” bir çok alandaki teknolojileriyle hayalleri gerçeğe dönüştürüyor.

    Power House’un yatırımcısı olduğu ve yüksek teknoloji ürünü çözümleriyle, birden fazla dilde insan sesine en yakın sesi üretebilen ve bu sesleri üretirken duygu kontrolü de yapabilen İngiltere merkezli Türk girişim şirketi DeepZen, Türkiye ve Dünya’da bu yetenekte dijital ses çözümleri sunabilen öncü teknoloji şirketleri arasında yer alıyor. Sahip olduğu bilgi birikimi ve üstün nitelikli mühendislerden oluşan uzman ekibiyle sektörde önemli projelere imza atmaya devam eden DeepZen, bu kapsamda otomatik deşifre, Makine Tabanlı Sinir Ağlarına Dayalı Çeviri (NMT), ses sentezi, dudak senkronizasyonu ve yeni geliştirilen ses klonlama teknolojileri sayesinde geleneksel dublajı aratmayacak işler ortaya koyuyor.

    Ses klonlaması ile dublaj çalışmaları

    Günümüzde dünyada sadece birkaç şirket, yapay zekâ bazlı dublaj çalışmaları yapabiliyor. Ülkemizde sektör lideri konumunu günden güne pekiştiren DeepZen de Türkiye’nin en iyi bilinen sanatçılarından birinin sesini kopyalayıp (klonlayıp), sanatçının kendi sesiyle ve yapay zekâ sayesinde dublaj yapabilecek seviyeye ulaşmak üzerine çalışmalarını sürdürüyor. Buna dayanarak, ses klonlamasını mümkün kılan teknolojiler geliştirip kişilerin kendi seslerini kullanarak ya da müşterilerinin talepleri doğrulusunda özel sesler oluşturarak kullanmalarına olanak sağlıyor. Bununla birlikte, sesli kitaplar, reklam, pazarlama, podcasting, oyun ve sanal asistanlar dahil olmak üzere, diğer sesli içerik türleri için de dijital ses çözümleri üretiyor.

    Tüm bunlara ilave olarak DeepZen, stüdyoya girmeksizin az miktarda ses verisinden (evde çekilmiş videolar gibi) ses klonlaması gerçekleştirebiliyor. Böylelikle kişilerin kendi seslerini kullanarak ya da markaları için istedikleri biçimde özel sesler oluşturarak kullanmalarına olanak sağlıyor. Örneğin, şirket sahibinin ya da şirket yöneticilerinin seslerini klonlayıp, istediği tüm iletişimleri, bilgilendirmeleri (yılbaşı mesajı, ya da uluslararası şirket toplantısı gibi) yazılabilecek tüm metinleri kişinin sesinden konuşturabilmesini mümkün oluyor.

    DeepZen Kurucu ve CEO’su Taylan Kamış konuyla alakalı olarak; “Bizce her yapay zekâ tabanlı teknolojide olduğu gibi teknolojinin doğru ve insanlığın yararına kullanılması çok kıymetli. Biz DeepZen olarak bu sorumluluk bilinciyle insanlık adına güzelliklere imza atacağımıza inanıyoruz. Bizi dinlemeye devam edin!” yorumunu yapıyor.

     DeepZen, Power House ile Globalde Büyümesini Artıracak

    2018 yılında Türk girişimciler tarafından kurulan ve Türkiye’de pazar liderliğini pekiştiren DeepZen, teknoloji ve video yayıncılığı alanında en önemli yatırım platformlarından biri olan Power House’dan aldığı destek ile global alanda da büyüme ivmesini artırmayı hedefliyor. Video yayıncılık ekosistemini yatırımlarıyla destekleyen Power House’un Kurucu Ortağı Enes Usta, “Dijitalleşmenin her geçen gün arttığı günümüzde DeepZen gibi dikkat çeken teknolojiler geliştiren bir girişime yatırımlarımızla ve  yaratıcı fikirler, stratejik düşünce ve teknoloji üzerine geliştirdiğimiz programlar ile destek olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye’nin mühendislik ve teknoloji geliştirme gücünü DeepZen gibi başarılı girişimlerle dünyaya göstermeye devam edeceğiz” diyor.

    Efsanevi Sanatçı Edward Herrmann’ın Sesine Hayata Verdiler

    DeepZen Kurucu ve CEO’su Taylan Kamış ilginç projelere imza atıklarını belirterek, “Biz DeepZen olarak kendimizi teknoloji ile özdeşleştiriyor, sürekli gelişen bilgiyi, hayata ve insanlığa anlam katma sanatı ile birleştirmeyi seviyoruz. Adımız da o yüzden DeepZen. Yapay zeka her alanda ağırlığını artırmaya devam ederken bu yeni duruma uyum sağlamak isteyenler için biz de payımıza düşeni yapmaya özen gösteriyoruz. Örneğin; Bugüne kadar yaptığımız en ilginç projelerden biri, 2014 yılında vefat eden efsanevi sanatçı Edward Herrmann’ın eski ses kayıtlarını, ailesinden izin alıp klonlamak oldu. Bizce her yapay zekâ tabanlı teknolojide olduğu gibi teknolojinin doğru ve insanlığın yararına kullanılması çok kıymetli. Daha nice güzelliklere imza atacağımıza inanıyoruz” diyerek sözlerini tamamlıyor.

    Sektör önümüzdeki yıllarda nasıl şekillenecek?

    Peki yeni teknolojiler, yapay zekâ ile dublaj, makineler tarafından yapılan montaj sektöre iyi gelecek mi? İnsanlar işsiz kalacak mı? Bu sektörde çalışanlar buna nasıl tepki gösterecekler sorularına ilişkin DeepZen Kurucu ve CEO’su Taylan Kamış , “Aynı kitap işine ilk başladığımızdakine benzer şekilde, bugün seslendirme dünyasında, sektör önderleri, ses sanatçıları, sendikalar ve film sektör paydaşları arasında farklı görüşler hâkim. Bizim baktığımız taraftan şöyle görmek mümkün, ne yaparsak yapalım teknoloji geliyor, doğru değerlendirenler, doğru pozisyon alanlar avantajlarından faydalanırken, teknolojiyi dışarıda tutmak isteyenler sıkıntı yaşayabilirler. Bu yeni teknolojilere uyum sağlamak isteyen ler için biz payımıza düşeni yapmaya çaba gösteriyoruz. Tüm işlerimizde ses sanatçılarının haklarını ve seslerini koruyacak hukuksal lisanslama surecine önem veriyor, destek olmak için elimizden geleni yapıyoruz.” diyor.

    Lisanslama süreci nasıl ilerliyor?

    DeepZen, Dünya’nın çeşitli yerlerinde ses sanatçıları ile anlaşıp, seslerini kullanabilmek için lisans anlaşması yapıyor. Seslerinin ne kadar süre ile hangi alanlarda kullanabileceğini sanatçılar seçiyor. Anlaşma sonrası, ses sanatçıları ile stüdyoya giriliyor. Dil bilimciler, mühendisler ve uzman bir ekip tarafından uyarlanan sistematik bir kurguyla ses kayıt alma ve işlemesi yapılıyor (duyguları kayıt edebilmek için önceden özenle hazırlanan scriptler üzerinden). Daha sonra DeepZen yapay zeka ses teknolojisi, sanatçısının kayıt edilmiş sesinden, onun gibi konuşmayı öğreniyor ve daha sonra yazılacak her metni, tıpkı o sanatçı gibi, farklı stillerde (haber, konuşma vb.) okuyabiliyor.

    Sesiniz hep aynı kalıyor!

    Bu teknoloji sayesinde sözgelimi 20 yaşındaki bir dublaj sanatçısı, stüdyoya girip sesini DeepZen teknolojisi ile kaydettiğinde, 50 yaşına bile gelse 20 yaşındaki sesiyle seslendirme yapabiliyor olacak. Sesi kısılsa bile kaydettiği gün olduğu gibi sağlıklı sesiyle dublaja devam edilebilecek.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Popüler tuzak anket dolandırıcılığıhaberi

    Popüler tuzak anket dolandırıcılığıhaberi

    İnternette her gün yeni bir anket ile karşılaşıyoruz. Çevrimiçi anketler ve testlerin kurulumu hızlı ve ucuz. Alıcılar için doldurması, araştırmacılar için yorumlaması, pazarlama birimlerinin hedef kitleye ulaşmaları ve araştırmalar için popüler bir yöntem. 

    Dolandırıcılar parolalarınızı, kredi kartı bilgilerinizi veya kişisel bilgilerinizi çalmak, bilgisayarınıza veya başka bir cihaza kötü amaçlı yazılım yüklemek ya da sizi daha fazla spam posta listelerine eklemek için sahte anketleri de  kullanırlar. Siber suçlular  için yasal anketleri kendi amaçları için taklit etmek ve zararsız görünen birkaç soruya yanıt karşılığında “ödüller” sunmak çok hızlı ve kolay olduğundan, meşru bir anketi sahte bir anketten nasıl ayırt edebilirsiniz?  

    Siber güvenlik şirketi ESET anket dolandırıcılığı ile ilgili dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı. 

    Anket dolandırıcılığının işaretleri

    Yakın zamanda yapılan bir çalışma, tek bir suç şebekesinin, insanları kandırmak için 120 tanınmış markanın anketlerini ve eşantiyonlarını kullanarak küresel kurbanlardan ayda 80 milyon ABD doları kazandığını ortaya koydu.  Dolandırıcılık genellikle istenmeyen bir e-posta veya muhtemelen sayısız başka kurbana gönderilen SMS ya da mesaj ile  başlar. Temel amacı, alıcıyı tıklayarak katılmaya ikna etmek olan bir kimlik avı mesajıdır. Gerçek olduğu izlenimi vermek ve kurbanı katılmaya teşvik etmek için genellikle tanınmış bir markayı öne çıkarır. Ankete katılmaları halinde alıcılara para, hediye kartı, bir cihaz , çekiliş hakkı, bir sonraki satın almada para veya var olmayan herhangi bir ödül vaadinde bulunulur.  Dolandırıcılar katılımcıdan, var olmayan ödülü alabilmesi için bir “işlem ücreti”, “vergi” veya “nakliye/taşıma” ücreti ödemesi talep edebilir. Mesaja tıklamak, kullanıcıyı gerçek bir markanın web sitesine değil, sahte bir web sitesine yönlendirir. Kurbanlardan genellikle anket/ödül teklifini sosyal medya veya diğer kişilerle paylaşmaları istenir, bu da dolandırıcılık yayıldıkça inandırıcılığını alıcıların gözünde artırır.

    Anket dolandırıcılığı ve taşıdığı tehlikeler nelerdir? 

    Bu dolandırıcılıklardan birine yakalandıysanız, birkaç olası sonuç var. Sizi bir spam listesine eklemek için kişisel bilgileriniz istenebilir.  Kimlik dolandırıcılığında veya sonrasında kimlik avı girişimlerinde kullanılacak kişisel ve mali bilgileriniz istenebilir. 

    Dolandırıcılık sitesini ziyaret ederek farkında olmadan cihazınıza kötü amaçlı yazılım yüklenebilir. Kötü amaçlı yazılım, bankacılık veya kripto hesaplar için oturum açma bilgilerinizi çalabilir, fidye ödemezseniz dosyalarınızı şifreleyebilir (fidye yazılımı), cihazınızı bir botnet’e dahil edebilir. Ücretli anketlerin ayrıntılarını sizinle paylaşacak bir grup üyeliği gibi, olmayan bir şey için bir miktar para ödemeniz istenebilir. Gerçek dışı bir ödül karşılığında küçük bir ücret ödemeniz istendiğinde, gelişmiş bir ücret dolandırıcılığına giriş yapmış olabilirsiniz. 

    Kendinizi nasıl koruyabilirsiniz 

    Bir anket dolandırıcılığının işaretlerini fark etmek, güvende olmak için ne yapılması gerektiğini bilmek ve zarar görürseniz ne olabileceğini hesaplamak önemlidir. Şüpheli anketleri tespit etmek için aşağıdaki ipuçlarını dikkate alın: 

    • Gerçek olamayacak kadar iyi görünen tüm tekliflere dikkat edin.
    • Yazım hatalarına veya zayıf dil bilgisine dikkat edin. Bu, vaat edilenin doğru olmadığının bir işareti olabilir.
    • Kısaltılmış URL‘ler  sahtekarlığı gösterebilir. 
    • Zaman sınırlı teklifler, dolandırıcıların kurbanları üzerindeki baskıyı artırmalarının başka bir yoludur. 
    • Bazı gönderilerde, basabileceğiniz “bize ulaşın” bağlantısı bulunmaz ve anketi kimin yaptığı belirsiz olabilir. 
    • Gönderen ücretsiz bir web posta hesabı kullanıyorsa, anket büyük olasılıkla bir aldatmacadır. 
    • Bir arkadaşınızdan veya aile bireyinden gelmiş olsa bile, anket tekliflerine sorgulamadan güvenmeyin. 
    • Dolandırıcılık olarak rapor edilip edilmediğini veya gerçek olup olmadığını görmek için ödülü araştırın. 
    • Tüm cihazlara ve bilgisayarlara tanınmış bir şirketin güvenlik çözümünü yükleyin. 
    • İşletim sisteminizi ve uygulamalarınızı tüm bilgisayarlarda ve cihazlarda güncel tutun. 
    • Yalnızca Google Play ve App Store gibi resmi uygulama mağazalarına güvenin.
    • Tüm önemli hesaplar için çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ile birlikte güçlü ve benzersiz parolalar kullanın. Dolandırıcılar parolalarınızı çalsalar bile, 2FA’nın etkin olduğu bu hesaplara erişim olasılıkları daha düşüktür. 
    • İstenmeyen mesajlar için arayan kimliğine/gönderen numarasına güvenmeyin. 
    • “Para” almak için asla ödeme yapmayın – bunlar her zaman dolandırıcılıktır.

     

    En kötüsü olursa, güvenliği ihlal edilmiş kartların iptal işlemi için hemen bankanızı bilgilendirin veya önce bankacılık uygulamanız aracılığıyla kartları dondurun. Ve güvenliği ihlal edilme ihtimali olan tüm parolaları değiştirin.  

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Watchguard Yeni T25, T45 ve T85 Serisi Güvenlik Duvarı Ürünlerini Piyasaya Sürdühaberi

    Watchguard Yeni T25, T45 ve T85 Serisi Güvenlik Duvarı Ürünlerini Piyasaya Sürdühaberi

    Bütünleşik siber güvenlik alanında dünya lideri olan WatchGuard® Technologies, yeni Firebox T25/T25-W, T45/T45-POE/T45-W-POE ve T85-POE masaüstü güvenlik duvarı cihazlarının piyasaya sürüldüğünü duyurdu.

    WatchGuard’ın Bütünleşik Güvenlik Platformu® mimarisi tarafından desteklenen yeni Firebox’lar, MSP’lerin ve BT yöneticilerinin WatchGuard Cloud’da kolayca yönetebilecekleri gelişmiş performans ve ek güvenlik özellikleri sunuyor.

    WatchGuard’ın Bütünleşik Güvenlik Platformu® mimarisinden güç alan yeni güvenlik duvarı ürünleri, uzak ve dağınık iş ortamlarının en son ağ güvenliği tehditlerine karşı daha iyi koruma için ihtiyaç duyduğu performansı sağlamak üzere tasarlandı. WatchGuard Cloud aracılığıyla kapsamlı güvenlik ve yalınlaştırılmış tasarım sunan güvenlik duvarı cihazları MSP’lerin ve BT yöneticilerinin işini kolaylaştırıyor. Verimliliği artırmak için daha fazla bellek ve daha yüksek işlem hızına sahip olan yeni Firebox ürün serisi, WatchGuard iş ortaklarını, MSP’leri ve BT yöneticilerini, şube ofislerini, ofis ekipmanlarını, harici cihazları, perakende satış noktası (POS) yazılımlarını ve remote kullanıcıları karmaşık ve yeni ortaya çıkan tehditlere karşı korurken, ağ yapılandırma ve yönetim gereksinimlerini en aza indiriyor. 

    İşletmelere yönelik riskleri değerlendiren WatchGuard Technologies Ürün Müdürü Ryan Poutre, “Her tür ve büyüklükteki BT sistemleri, saldırganların gelişmiş ve karmaşık tehditleriyle karşı karşıyadır ancak KOBİ’ler ve ofisler genellikle ağ güvenlik cihazlarını yapılandırmak, kurmak ve yönetmek için özel teknik personele sahip değildir. Yeni nesil Firebox’lar, Unified Security Platform mimarimizden tam olarak yararlanarak MSP’lerin, çok sayıda müşterinin ve dağıtım mekanizmalarının ihtiyaçlarını karşılamak için gereken sağlam çözümleri ve kolaylaştırılmış yönetimi sunmalarını sağlıyor.” ifadelerinde bulundu.  

    Yeni Firebox’lar Zero-Touch Provisioning Özelliğiyle Verimli Hale Geliyor

    APT Blocker (sandbox kötü amaçlı yazılım tespiti) ve uç nokta ile ağ arasında paylaşılan bilgi için ThreatSync gibi kurumsal güvenlik hizmetleri ile yeni Firebox’lar, bir güvenlik ekibi olmayan küçük işletmeler için ideal olarak tanımlanıyor. Yeni cihazlar, dağınık işletmeler için, gelişmiş kötü amaçlı yazılım koruması sağlamanın ötesinde, ağ trafiğini tanımlanmış politikalara göre birden fazla bağlantıya dinamik olarak dağıtarak ağ performansını optimize etmek için SD-WAN’ı da içeriyor. Yeni Firebox’lar, SD-WAN bağlantı durumunun ve herhangi bir kesintinin grafiksel gerçek zamanlı güncellemesini görüntülemek için WatchGuard Cloud’daki en son güncellemelerden yararlanıyor ve birden fazla bağlantı arasında görev paylaşımı için en son Fireware özelliklerini destekliyor. Bu özellikler WatchGuard’ın tüm hizmet paketlerine dahil olarak sunuluyor.

    “WatchGuard’ın masaüstü Firebox cihazlarını devreye almak ve yapılandırmak, ürün yazılımını yükseltmek ve uzaktaki bir kullanıcı cihazı etkinleştirdikten sonra gerekli önlemleri uygulamak için zero-touch provisioning özelliği sayesinde bizi daha verimli hale getiriyor.” diyen WatchGuard’ın iş ortaklarından Aabyss’in Baş Teknoloji Sorumlusu Troy Midwood, “Zero-touch provisioning, uzak konumlardan WatchGuard Cloud aracılığıyla SD-WAN’ı hızlı bir şekilde devreye almamıza ve yapılandırmamıza da yardımcı oluyor” diye belirtti. Midwood “Bu cihazlar, WatchGuard’ın MSP performansını artıran harika ürünler geliştirmeye odaklanmasının bir başka örneği.” ifadelerinde bulundu.

    Yeni Firebox ürünlerinin her biri için temel özellikler şunlar:

    1. WatchGuard Firebox T25/T25-W: Küçük ofisler, ev ofisleri ve perakende ağları için kurumsal düzeyde eksiksiz ağ güvenliği ile bağımsız veya merkezi olarak yönetilen koruma sağlar. WatchGuard Cloud aracılığıyla sıfır dokunuşla dağıtım, güvenli bağlantılar sağlamak için uzak konumlarda hızlı kurulum sağlar. 403 Mbps’ye kadar UTM çıkışı (Gateway Anti-Virus, IPS ve Application Control çalıştıran) ve beş adet 1 Gigabit Ethernet portu sunar.    

    2. WatchGuard Firebox T45/T45-POE/T45-W-POE: Küçük ve orta ölçekli işletmeler için bağımsız veya merkezi olarak yönetilen kurumsal düzeyde güvenlik sağlar. Ağ etkinliği ve güvenlik faaliyetlerine ilişkin görünürlüğü artırır. Güvenli iş bağlantıları için uzak konumlarda hızlı kurulum sağlayan esnek yönetim araçları sunar. 557 Mbps’ye kadar UTM çıkışı sağlar ve beş adet 1 Gigabit Ethernet portu içerir. POE modelleri, Wi-Fi erişim noktaları gibi diğer cihazlara güç sağlamak için bir POE+ bağlantı noktasına sahiptir.         

    3. WatchGuard Firebox T85-POE: Ağ gereksinimleriyle birlikte yüksek performanslı ve kurumsal düzeyde güvenlik sunar. SD-WAN, 940 Mbps’nin üzerinde tam UTM koruması ve entegre fiber veya 4G bağlantısı için genişletme modülleri içerir. Ayrıca kullanıcılara çevresel cihazlara güç sağlayan iki Ethernet Üzerinden Güç (PoE +) bağlantı noktası sağlar.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Start-Uplar İçin Güvenlik İpuçlarıhaberi

    Start-Uplar İçin Güvenlik İpuçlarıhaberi

    Kaspersky uzmanları Start-upları, siber güvenlik tehditlerine karşı uyardı. Uzmanlar yetersiz planlama ve güvenlik tedbirlerinin şirketlere zarar vereceğini açıkladı. Start-upları hedef alan en tipik siber güvenlik tehditleri ve bunların nasıl önlenebileceğine dair ipuçlarını paylaştı. 

     

    Bir start-up olarak, işiniz dahilinde uğraşacağınız çok şey olduğu kesin… Dikkatinizi işinizi planlamak, pazarlama stratejinizi geliştirmek, ek yatırımlar elde etmek gibi konular üzerinde yoğunlaştırıyor olmanız ise çok normal. Ancak tüm bu yoğunluk içerisinde siber güvenlik, sıklıkla göz ardı edilen bir konuya dönüşebiliyor. Oysa siber güvenlik, her işletme için olduğu gibi, genellikle siber suçlular tarafından eşi bulunmaz bir hedef olarak görülen start-uplar için de büyük önem taşıyor.

    Start-uplar için siber güvenlik neden önemli?

    Siber güvenlik, ağları, sistemleri ve programları dijital saldırılardan koruma sürecinin tamamını kapsıyor. Kötü amaçlı siber saldırılar, şirketlerde önemli finans ve itibar kaybına, yasal problemlere, hatta işinizin başarısız olmasına kadar önemli sonuçlara yol açabiliyor. Start-uplar, kendilerini siber saldırılardan korumak için gerekli bütçe ve kaynak ayırmadıklarından, siber suçlular tarafından cazip hedefler olarak görülüyorlar. Kaspersky uzmanları, start-upların şirketlerini ihmallerinin korkutucu sonuçlar doğuracağından, siber güvenlik konusunu ciddiye alması gerektiğini belirtiyor. 

    Start-upları hedef alan yaygın siber güvenlik tehditleri 

    Kaspersky uzmanları start-up’ların, verilerini korumak için gerekli önlemleri almaması durumunda, çeşitli sonuçlarla karşılaşmasının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Özellikle savunmasız start-upların siber tehditlerin farkına vararak, gerekli adımları atmalarının önemini vurguluyor. Start-uplara yönelik yaygın siber güvenlik tehditlerinin ise kimlik avı saldırıları, verilere zarar verebilecek veya verileri çalabilecek kötü amaçlı yazılımlar, fidye yazılımları ve yabancı bir kaynaktan gelen diğer tehditler olarak olduğunu ve bu siber saldırıların start-uplar üzerindeki sonuçlarının son derece yıkıcı olabileceğini belirtiyor. 

    Yaşanan saldırı veya veri kayıpları sonucunda müşterin bilgileri, finansal kayıtları veya ticari sırları gibi hassas verilerin çalınabileceği konusunda uyarı yapan uzmanlar bunun itibar ve güven kaybına da yol açacağı konusunda uyarıda bulunuyor. Veri ihlalleri, kesinti veya fidye ödemeleri nedeniyle finansal kayıpların da yaşayabileceğini belirtiyor

    Doğru Siber Güvenlik Yazılımı Nasıl Seçilir?

    Kaspersky uzmanları Start-up’lara siber güvenlik yazılımını seçerken nelere dikkat etmeleri gerektiğini açıkladı: “Araştırmanızı iyi yapmak ve girişiminiz için uygun çözüme yatırım yapmak, hem şirketinizin siber saldırılara karşı güvende olduğundan, hem de paranızı boşa harcamadığınızdan emin olmanızı sağlayacaktır. Araştırma yaparken, yazılımın maliyeti ve özellikleri, kullanım kolaylığı ve sağladığı destek gibi önemli faktörleri göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Maliyet için, bütçenize uygun bir çözüm bulduğunuzdan emin olmalısınız. Bütçelemeye yönelik en mantıklı yaklaşım, risklerin neler olduğunu dikkate alan; en iyi performansı, en uygun maliyetle sunan bir yazılım için gerekli miktarın ayrılması olacaktır. Özellikleri göz önünde bulundururken, söz konusu sektörün gereksinimlerine uygun, şirketinizle en alakalı ve en fazla zarara neden olma potansiyeline sahip tehditleri hedef alan bir çözüm seçtiğinizden emin olmalısınız. Olası risklerin tamamını kendi başınıza saptamanın neredeyse imkansız bir iş olduğunu söyleyebiliriz, bu nedenle sektörünüz için tehdit raporlarını incelemenizi ve tipik saldırı vektörlerini analiz etmenizi öneriyoruz. Ve son olarak, seçtiğiniz çözümün kullanıcı dostu ve çalışanlarınız için kurulumunun kolay olup olmadığını iyi araştırmalısınız. İhtiyaç duyulduğunda mükemmel müşteri desteği sunan bir siber güvenlik yazılımına yatırım yapmak hem şirketiniz hem de çalışanlarınız için çok önemlidir.”

    Siber tehditlere karşı güvenli bir şirket stratejisi nasıl oluşturulur?

     

    Kaspersky uzmanları, tüm tehditlerden kaçınmak için, genç girişimlere siber güvenlik stratejisi konusunda ipuçlarını paylaştı: 

    • Güvenlik farkındalığı eğitimi: Ekibinize siber güvenlik hakkında bilgi vermek, çalışanların bunun önemini ve verilerini nasıl koruyacaklarını anlamalarına yardımcı olur. Şirket yönergeleri geliştirerek güçlü güvenlik politikaları oluşturmak ve uygulamak, çalışanların gerekli önemler dahilinde çalışmasını sağlamaya yardımcı olacaktır. Buna, çalışanlarınız için bir siber güvenlik kılavuzu oluşturarak başlayabilirsiniz, böylece herkes ne yapılacağı konusunda aynı bilgilere sahip olacaktır. Bunu kendi start-upınızda nasıl oluşturacağınıza dair bir fikir edinmek istiyorsanız bu örnekten yararlanabilirsiniz.
    • Erişim kontrolü: Erişim kontrolü şirketinizin hassas verileri ve sistemlerine erişimini izlemeniz ve sınırlamanızdır. Belirli bir çalışanın şirketin hassas verilerine ne ölçüde erişebildiğini açıkça tanımlamak şirketiniz ve ekip arkadaşlarınız için verimli olacaktır. Bir çalışan, yalnızca görevlerini yerine getirmek için yeterli olacak şekilde, minimum erişim haklarına sahip olmalıdır. Yalnızca yetkili kullanıcılar hassas verilere erişim hakkı vermeniz şirketinizin güvenliği için önemlidir. 
    • Ağ güvenliği: Güvenlik duvarları, antivirüs yazılımları ve saldırı tespit sistemleri gibi ağ güvenliği çözümleri, verileri ve sistemleri kötü amaçlı saldırılardan korur. Cihazları kötü amaçlı yazılımlardan, fidye yazılımlarından ve diğer siber güvenlik tehditlerinden korumak için virüsten koruma yazılımı yüklemeyi önceliklendirin. Bir şifre yöneticisi kullanarak, hassas verileriniz için karmaşık şifreler oluşturabilir ve saklayabilirsiniz; Böylece, veri ihlallerine karşı şirketinizi donanımlı ve hazır hale getirebilirsiniz.
    • Yedekleme ve kurtarma planları: Ne yazık ki, en iyi çabalara rağmen, siber güvenlik olayları her şirketin karşılaşması mümkün tehditler arasında Yedekleme ve kurtarma planları, şirketin bir saldırı veya veri kaybının ardından hızlıca aksiyon almasını sağlar. Bir saldırıyı veya veri kaybını tespit etmek ve mümkün olan en kısa sürede doğru eylemleri gerçekleştirmek, yaşanacak en az zararla bu saldırıdan çıkmanızı sağlayacaktır. Kullanıcı etkinliğini izlemek ve analiz etmek, şirketlerin şüpheli etkinlikleri daha hızlı tespit etmesini ve bunlara en efektif şekilde yanıt vermesini sağlayabilir. Ayrıca, bir veri yedekleme planı oluşturmak, yaşanacak bir saldırı durumunda verilerinizin güvende olduğundan emin olmanızı sağlar.

     

    Kaspersky Small Office Security ile çok sayıda tehdidi önleyebiliyor. Kaspersky Small Office Security fidye yazılımlarından ve diğer yaygın siber tehditlere kadar şifre yöneticisi de içeriyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • 2023 yılında akıllı telefon pazarını şekillendirecek mobil görüntüleme trendlerihaberi

    2023 yılında akıllı telefon pazarını şekillendirecek mobil görüntüleme trendlerihaberi

    Akıllı telefon dünyasına profesyonel fotoğraf standartlarını getirmek için iş birliği içinde çalışan vivo ve ZEISS, 2023 yılında akıllı telefon fotoğrafçılığı deneyimini yepyeni bir noktaya taşıyacak yeni mobil görüntüleme teknoloji ve trendlerini açıkladı.

    Sınıfının en iyisi akıllı telefonlar günümüzde artık sadece klasik amiral gemisi yetenekleriyle değil, aynı zamanda her defasında mükemmel fotoğraf karesini veya videoyu sağlama konusundaki kapasiteleriyle de ölçülüyor. Görüntüleme, uzun zaman önce tüketicilerin akıllı telefon satın alma kriterlerinde önemli bir kalem haline geldi. 2023 yılı, akıllı telefon görüntüleme teknolojileri alanında önemli trendlerin öne çıkacağı bir yıl olacak. Akıllı telefon dünyasına profesyonel fotoğraf standartlarını getirmek için gerçekleştirdikleri iş birliği kapsamında üç yıldır optik, donanım ve yazılım alanlarında önemli buluşlara imza atan vivo ve ZEISS, bu yıl beklenen yeni mobil görüntüleme trendlerine ve kullanıcıların seçimlerini yaparken dikkat etmeleri gereken özelliklere dikkat çekiyor:

    Düşük ışık koşullarında bile mükemmel çekimler

    Akıllı telefon kameraları için düşük ışık koşullarında mükemmel çekimler yapmak zor bir konu olsa da, son yıllarda kaydedilen önemli ilerlemelerle bu alanda başarı daha mümkün hale geldi. 1 inç sensörlü görüntüleme sistemleri, bugün zorlu aydınlatma koşullarında bile etkileyici sonuçlar veriyor. Sensöre daha fazla ışık getirmeye yardımcı olan ve gelişmiş bir sinyal-gürültü oranına yol açan 1 inç boyutundaki sensörler, sektörde ezberleri bozuyor. vivo ve ZEISS, 2023 yılında öne çıkacak özelliklerden biri olan bu sensörlerin mobil görüntülemede çıtayı tamamen yeni bir seviyeye yükselteceğini öngörüyor.

    Öte yandan sektörde yıllardır daha büyük ve daha fazla mercek elementlerine yönelik bir eğilim gördüklerini anlatan ZEISS Tüketici Ürünleri Kıdemli Akıllı Telefon Teknoloji Müdürü Oliver Schindelbeck, günümüzde artık mümkün olan en iyi görüntü kalitesini elde etmek için plastik mercek elemanları kullanmanın yeterli olmadığını vurguluyor. Artık profesyonel fotoğrafçılık ekipmanlarına benzer cam mercek elementlerini dahil etmenin yaygınlaştığını kaydeden Schindelbeck, üst düzey cam malzemeyi üst düzey plastiklerle birleştirerek genel görüntü kalitesini iyileştirdiklerini ve hayalet çözünürlüklü görüntüler, başı boş ışık ve renk sapmaları gibi istenmeyen efektleri önemli ölçüde azalttıklarını belirtiyor.

    Düşük ışık koşullarında yapılan çekimlerde görüntü işleme de artık önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Mevcut algoritmalar sadece kaliteli görüntü sonrası işleme sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda görüntü yakalama ve sahne analizi için de yeni olanaklar sunuyor. Algoritmalarla ve sahne arkasında gerçekleşen bilgiişleme dayalı fotoğrafçılıkla, görece küçük cam elemanların ve sensörlerin üstesinden gelinebiliyor. Manzara algılama ve özellikle gren azaltma, muhteşem gece çekimleri yapmak isteyen kullanıcılara fayda sağlayan iki önemli özellik olarak öne çıkıyor. Örneğin görüntü tonlarını daha da iyi optimize etmek için, yükseltilmiş bir HDR algoritması vivo’nun amiral gemisi modellerine entegre olarak geliyor. Amiral gemisi modellerde görüntüleme alanında daha yeni bir gelişme olarak, günümüzde düşük ışıkta çekim sonuçlarını büyük ölçüde iyileştiren daha güçlü algoritmalar çalıştırma yeteneğini yüksek enerji verimliliği ile birleştiren özel çipler kullanılıyor.

    Sanatsal görüntü tasarımı

    Portre çekimleri, birer fotoğraf olmanın ötesinde, gelecekte hatırlanacak duygusal anılar olarak her zaman popüler olacak. Bu noktada, mobil görüntüleme cihazlarının gerçek fark yarattığı alanın portre çekimleri olduğu söylenebilir. İnsanlar artık kristal netliğinde görüntülerin yanı sıra sanatsal becerilerini en iyi şekilde ortaya çıkarmalarına, hatıra olarak saklayabilecekleri veya sosyal medyada paylaşabilecekleri mükemmel portreler çekmelerine yardımcı olacak cihazlar istiyorlar. vivo ve ZEISS bu noktada da kayda değer başarılara imza attı. Örneğin fotoğraflarda özellikle kontrolsüz bir şekilde ortaya çıktıklarında genellikle istenmeyen bir durum olan mercek parlamaları, bazı durumlarda aslında fotoğrafa tamamen sanatsal bir görünüm ve his katabiliyor. Özel bir mod, fotoğraflarda insanların genellikle birçok klasik filmde gördüğü ayırt edici bir mercek parlaması görünümü oluşturabiliyor. Çerçevede veya arka planda güçlü bir ışık kaynağı olduğunda, bu efekt göze çarpacak bir şekilde sergilenebiliyor.

    Daha gerçek ve daha doğal fotoğraflar

    vivo ve ZEISS’a göre, profesyonel görüntüleme söz konusu olduğunda birçok profesyonel fotoğrafçıya göre portre çekimleri için mükemmel seçim olduğunu kanıtlamış olan 50 milimetrelik klasik fotoğraf merceğinin göz ardı edilmemesi gerekiyor. 50 milimetrelik merceğin görüş alanı insan gözünün görüş alanına yakın olduğu için, bu mercek doğal görünümlü portreler çekilmesine olanak tanıyor. Bu mercek ayrıca nesneyi 1 ila 2 metre arasında makul bir mesafeden çekme imkânı veriyor. Böylece kamera kendilerine çok yaklaştırılmadığı için insanlar kendilerini gergin hissetmiyor, daha doğal ve rahat davranabiliyor ve görünebiliyorlar. 50 milimetrelik mercek ayrıca, doğru diyafram açıklığıyla birçok merceğin genellikle en zayıf noktası olan düşük ışık koşullarında bile mükemmel kalite sunabiliyor.

    Tüketicilerin kameraların yakalayabileceği görüntü ve videoların yüksek kalitesini tam olarak görebilmeleri için, kameranın sensörleriyle birlikte vivo akıllı telefonların ekranları da kapsamlı kalibrasyon işlemlerine tâbi tutuluyor. Böylece kullanıcılar objektifin yakaladığı fotoğrafları ekranda gerçek renkleriyle görüntüleyebiliyorlar. 

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • ABD Kadınlar Futbol Ligi FIFA 23'te!haberi

    ABD Kadınlar Futbol Ligi FIFA 23'te!haberi

    Yapılan ortaklıkla birlikte ABD Ulusal Kadınlar Futbol Ligi’nde mücadele eden tüm kulüpler ve oyuncular, FIFA 23’te yer alacak.

    Electronic Arts (NASDAQ: EA), ABD’deki en iyi kadın profesyonel ligi olan Kadınlar Futbol Ligi (National Women’s Soccer League – NWSL) ve Ulusal Kadınlar Futbol Ligi Oyuncuları Derneği (National Women’s Soccer League Players Association – NWSLPA) ile ortaklığını duyurdu. Bu ortaklıklar ile EA SPORTS, kadın futbolunu öne çıkarma konusundaki kararlılığını bir kez daha göstermiş oldu.
     

    ABD Ulusal Kadınlar Futbol Ligi’nden (UKFL) sorumlu komisyon üyesi Jessica Berman, ¨UKFL’nin EA SPORTS FIFA 23’e entegre edilmesi kadın futbolunun sınırlarını zorlamaya devam ediyor. Bu; lig, oyuncular ve dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca futbol taraftarı için bir kırılma noktası.¨ açıklamasını yaptı ve ekledi: ¨UKFL’yi evi olarak gören ve dünyada isim yapmış sporcuların, FIFA 23 sayesinde yeteneklerini daha fazla sergileme fırsatı bulmalarından ötürü oldukça heyecanlıyız. FIFA 23 fanatiklerinin UKFL’deki kulüpler ve oyuncular ile oynamaya başlamaları için sabırsızlanıyor; 25 Mart’ta, 11. sezonun ¨start¨ı verildiğinde oyuncuların ve ligin kutlamaya katılmalarını dört gözle bekliyoruz.¨

    15 Mart’tan itibaren, FIFA 23’ün yer aldığı tüm platformlarda 12 UKFL takımının Santra, Turnuvalar, Sezonlar / Ortak Sezon ve Online Dostluk Maçları modlarının tamamında yer alması planlanıyor. FIFA 23’te ayrıca dört UKFL stadyumunun yanı sıra; orijinal formalar, oyuncu yüzleri, kupalar ve kutlamalar da bulunacak.

    EA SPORTS’un markadan sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Andrea Hopelain, ¨EA SPORTS‘un kadın futbolu için fark yaratmaya devam etmesi konusunda son derece mutluyuz. Hem UKFL, hem de UKFLOD ile hayata geçirdiğimiz ortaklıklar, bir organizasyon olarak bu branşı ilerletmek adına attığımız önemli adımlardan biri.¨ dedi ve ekledi: ¨Futbolun geleceğinin şampiyonları olmaya, dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca futbol fanatiğini heyecanlandırmaya ve onlara eşsiz bir otantiklik sunmaya devam edeceğiz.¨

    Bunlara ek olarak, EA SPORTS ve UKFLOD, oyuncuların saha içinde ve dışında yanında olmaya odaklanacak. UKFLOD Yönetici Müdürü Meghann Burke, ¨Oyuncular; tutkuları, bağlılıkları ve azimleri ile kolektif heyecanı besleyen, hayran odaklı deneyimlerin baş aktörleridir. Şu anda kadın futbolu için en heyecan verici dönemlerden birini yaşıyoruz. Bu branşı daha fazla tanıtmak ve dünyanın dört bir yanındaki futbol fanatiklerinin, ligde yer alan yetenekli oyuncularla etkileşim kurmaları için EA SPORTS ile iş birliği yapmayı dört gözle bekliyoruz.¨

    2023 UKFL sezonunun 25 Mart Cumartesi günü başlaması planlanıyor. Hem normal sezon, hem de 2023 UKG UKFL Challenge Cup; CBS Televizyon Ağı, CBS Spor Ağı ve Paramount+ da dahil olmak üzere tüm CBS Sports platformlarında yayınlanacak.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • TECNO, PHANTOM V Fold'un Lansmanıyla Premium Katlanabilir Telefon Pazarına Giriş Yaptı!haberi

    TECNO, PHANTOM V Fold'un Lansmanıyla Premium Katlanabilir Telefon Pazarına Giriş Yaptı!haberi

    Amiral gemisi segmentindeki 120Hz çift ekranıyla dikkat çeken PHANTOM V Fold, 5 lensiyle son derece güçlü bir fotoğraf sistemini bünyesinde barındırıyor. PHANTOM V Fold’un önümüzdeki dönemlerde Türkiye’de satışa sunulması bekleniyor.

    TECNO’nun premium segmentindeki serisi PHANTOM, yeni amiral gemisi telefonu PHANTOM V Fold’u piyasaya sürerek markanın katlanabilir cihaz pazarına güçlü bir şekilde girişini müjdeliyor. Telefon, benzersiz bir görüntü kalitesi için en uygun şekilde optimize edilmiş boyuttaki amiral gemisi çift ekranı ve olağanüstü netlik sağlayan 5 lensli fotoğraf sistemi aracılığıyla sürükleyici bir görsel deneyimi sunuyor.

    TECNO’nun ilk kez katıldığı MWC Barcelona 2023 sırasında tanıtılan PHANTOM V Fold, üstün teknolojileri ve olağanüstü performansıyla, üst seviye akıllı telefon deneyiminde devrim yaratmaya devam eden TECNO’nun en son yeniliği olarak karşımıza çıkıyor.

    PHANTOM V Fold, birinci sınıf özellikleri ve güçlü donanımıyla katlanabilir cihaz deneyimini yeniden tasarlıyor.

    Çift Amiral Gemisi Ekranıyla Yeni Olanaklar Yaratıyor

    Kullanıcılarına oyun oynarken, film izlerken veya işteyken akıllı telefonlarıyla daha fazla akıcılığı keşfetmeye teşvik eden PHANTOM V Fold’un amiral gemisi, çift LTPO ekranları, uyarlanabilir 10-120Hz yüksek yenileme hızıyla hem katlandığında hem de açıldığında akıcı geçişler sunuyor.

    Telefonun 6,42 inçlik dış ekranı, klasik tek ekranlı amiral gemisi akıllı telefon deneyimi için benzersiz bir mikro kavisli tasarıma ve 21:9 en boy oranına sahip olarak tasarlandı. Olası kullanım senaryolarına ve küresel akıllı telefon kullanımına yönelik kapsamlı araştırmaların bir sonucu olarak, dış ekranın boyutları tek elle kullanım için ideal şekilde optimize edilirken avuç içinde doğal bir şekilde oturmasına ve kullanıcıların yalnızca bir başparmak ile rahatça kullanmasına olanak tanıyor. PHANTOM V Fold, iç ekranında ise neredeyse görünmez bir katlama izine ve 8:7’lik optimum bir en boy oranına sahip 7.85 inçlik olağanüstü ekranıyla öne çıkıyor.

    PHANTOM V Fold’un 7,85 inçlik ekranı sürükleyici bir izleme deneyimi yaratıyor.

    TECNO’nun Teknolojileri -Neredeyse- Görünmez olan bir Katlama İzine sahip bir Ekrana Olanak Sağlıyor

    PHANTOM V Fold’un ana iç ekranı, TECNO’nun “bir sonraki” en iyi teknolojileri sürekli olarak takip etmesinin neticesinde geliştirildi. Markanın kendi geliştirdiği, havacılık sınıfı damla şeklindeki menteşe, neredeyse katlama izi görünmeyen ultra düz bir ana iç ekran yüzeyi oluşturuyor. Menteşenin yenilikçi ters çıtçıtlı yapısı, telefonun yapısal dengesini önemli ölçüde artırırken, üretiminde kullanılan havacılık sınıfı materyaller de hafif ve sağlam bir yapıyı mümkün kılıyor.

    TECNO tarafından geliştirilen sabit eksenli döndürme ve kayar teknolojili menteşe tasarımı, PHANTOM V Fold’un ana iç ekranının birbirine sıkıca oturmasını sağlıyor ve neredeyse fark edilemeyecek seviyede düşük bir katlama izini mümkün kılıyor. Ayrıca PHANTOM V Fold’un ekran katlama izi yalnızca 0,11 mm ve cihaz toplamda 200.000 katlamaya dayanabilecek şekilde üretiliyor.

    TECNO’nun kendi geliştirdiği havacılık sınıfı menteşe, yalnızca 0,11 mm’lik bir katlama izi ile ultra düz bir iç ekran oluşturur.

    Benzersiz Görüntü Oluşturma için Beş Lens

    PHANTOM V Fold’un olağanüstü bir netlik sağlayan 5 lensli fotoğraf sistemi, geniş bir yelpazedeki kullanım ihtiyaçlarını karşılayabilmek için benzeri görülmemiş bir görüntü oluşturma deneyimi yaratıyor. Arkadaki üç ve öndeki iki lens ile kullanıcılar dünyayı yeni lenslerin gözünden keşfediyor.

    PHANTOM V Fold’un muhteşem gece çekimlerine olanak tanıyan 50MP Süper Gece kamerası, süper ışığa duyarlı özel 1/1,3 inç sensör, geniş f/1,85 diyafram açıklığı ve 7P kompozisyon özellikleriyle beraber geliyor. Telefonun gece görüntüleme özellikleri, gürültüyü azaltan ve net çizgiler yakalayarak geceyi mükemmel ayrıntılarla canlandıran yapay zeka destekli Süper Gece Portresi, Süper Gece Modu ve Süper Gece 4K Video ile daha da geliştirildi. Telefonun arkasında ise 2x optik ve 20x dijital yakınlaştırmalı güçlü 50MP telefoto lens ve 13MP ultra geniş açılı lens bulunuyor.

    Olağanüstü netlik sağlayan 5 lensli fotoğraf sistemi, olağanüstü fotoğraflar ve videolar çekmeyi mümkün kılıyor.

    Geniş ekranlı katlanabilir akıllı telefon deneyiminin kullanıcılara sunabileceği çok şey olsa da bu deneyimler, cihazlar için uygun olmayan işletim sistemleriyle kesintiye uğrayabiliyor. Bu konuya çok önem veren TECNO, katlanabilir cihaz için özel olarak tasarlanmış, Google’ın Android 13’ünü temel alan, yüksek oranda optimize edilmiş ve özelleştirilmiş bir işletim sistemi olan HiOS13 Fold’u geliştirdi.

    Bölünmüş ekranlar, resim içinde resim, paralel pencereler ve ekranlar arasında sürükleyip bırakma gibi geniş ekran özelliklerinin yanı sıra, farklılaştırılmış etkileşimli animasyon tasarımları da kullanıcıların üretkenliğini ve genel eğlencesini güçlendiren bir sistem oluşturuyor.

    Dünya çapında en yüksek indirme sıklığına sahip ilk 1.000 uygulamada katlanabilir telefonlara uygun özelleştirmeler yapılırken bunların %90’ı bölünmüş ekran ve çoklu pencere modlarını destekleyecek şekilde uyarlanmış. HiOS13 Fold için güncellenen uygulama sayısı ise 2000’den fazla.

    PHANTOM V Fold’un HiOS13 Fold işletim sistemi için 2000’den fazla uygulama güncellendi.

    MediaTek’in Dimensity 9000+ İşlemcisi Sektörde Bir İlki Gerçekleştiriyor

    PHANTOM V Fold, gücünü MediaTek’in amiral gemisi Dimensity 9000+ işlemcisinden alan dünyanın ilk katlanabilir akıllı telefonu. TECNO telefonu geliştirirken, endüstri devi MediaTek ile uzun vadeli iş birliğini de derinleştirdi ve dünyaca tanınmış yonga üreticisinin, PHANTOM V Fold’un geniş ekran tasarımı için özelleştirilmiş çift SIM işlevine sahip bir çift 5G işlemci geliştirmesine olanak sağladı. İşlemci, daha verimli çoklu görev performansı ve ekranlar arasında sorunsuz geçiş sağlayan olağanüstü performans verileriyle geliyor.

    İşlemcinin yanı sıra PHANTOM V Fold’un performansı, 12 GB LPDDR5X RAM ve 256/512 GB UFS 3.1 flash depolama ile daha da artırılmış. Ayrıca, telefonun sadece 15 dakikada %40 şarj olmasını sağlayan ve sadece 55 dakikada tamamen şarj edilebilen 45 W süper şarj özelliği ve sahip olduğu 5000 mAh batarya da sizi gün boyunca yarı yolda bırakmıyor.

    Güçlü çip ve şarj etme özellikleriyle PHANTOM V Fold, akıllı telefonlar için doğru ve gerçekçi performans değerlendirmeleri sağlayan Çin’deki en profesyonel kıyaslama yazılımı/web sitesi olan AnTuTu testlerinde 1.023.478 puan almayı başardı. Puan, PHANTOM V Fold’un olağanüstü “rekabetçi” oyun performansının yanı sıra hem geleneksel akıllı telefon hem de geniş ekran tablet tarzı ekranlarda sunulan olağanüstü kullanıcı deneyimini vurguluyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Canon'un imagePROGRAF TC-20 yazıcısı küçük ofisler ile evde kullanım için ideal haberi

    Canon'un imagePROGRAF TC-20 yazıcısı küçük ofisler ile evde kullanım için ideal haberi

    Görüntüleme teknolojileri lideri Canon, yeni geniş formatlı masaüstü yazıcısı imagePROGRAF TC-20’yi kullanıcılarıyla buluşturuyor. Yeni yazıcı; Mimarlık, Mühendislik ve İnşaat (AEC) ofisleri, eğitim merkezleri ve konaklama sektörü gibi alanların ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. A4’ten A1+ kâğıt boyutuna, yüksek kaliteli ve ayrıntılı çizim baskıları sunan imagePROGRAF TC-20, donanımlı kompakt gövdesiyle de dikkat çekiyor. 

    Canon’un yeni imagePROGRAF TC-20 yazıcısı, ofiste veya evde rahatlıkla bir masanın üzerine ya da rafa yerleştirebileceğiniz kompakt bir tasarıma sahip. İnşaat, tasarım, harita çizimleri ve satış noktası malzemelerinin baskısı için kesintisiz 100 A4 sayfa, 50 A3 sayfa düz kâğıt ve A1+ boyutlarına kadar rulo kâğıt baskı alınabilmesiyle öne çıkıyor. 

    Kullanımı kolay ve ücretsiz bir yazılım çözümü olan Direct Print Plus ile birlikte gelen yazıcı; diğer imagePROGRAF modelleriyle de uyumlu olarak çalışıyor ve üstün baskı kalitesi sağlıyor. 

    Canon Europe, Üretim Baskılama’da Avrupa Planlama, Pazarlama ve İnovasyon Kıdemli Direktörü olan Jennifer Kolloczek yeni yazıcıyı; “Birçok kişi hibrit çalışma tarzını benimsediği için çalışma şekilleri son birkaç yılda hızla değişti. Çalışma alanlarının ve yöntemlerinin çeşitlenmesi giriş seviyesi geniş formatlı yazıcılara duyulan ihtiyacı arttırdı. Bu ihtiyaca çözüm olarak Canon da kompakt yapısının ardında baskı kalitesinden ödün vermeyen imagePROGRAF TC-20’yi geliştirerek kullanıcılarıyla buluşturdu” sözleriyle değerlendirdi. 

    TC-20 ile kullanıcılar ücretsiz “PosterArtist” web uygulamasını kullanarak kolayca posterler ve el ilanları hazırlayabiliyor. Uygulama, posterler ve menüler hazırlanan ve genellikle yer sıkıntısı olan restoranlar ve perakende mağazaları gibi konaklama sektöründeki kuruluşlar tarafından tercih ediliyor. 

    PosterArtist uygulamasının yanı sıra Canon Print Inkjet/SELPHY uygulaması ile kalan rulo kâğıt ve mürekkep miktarı akıllı telefondan kontrol edilebiliyor. Uygulama içerisinde bulunan “PIXMA Cloud Link” özelliğini kullanarak bulutta üretilen veya depolanan belgeleri yazdırmak da mümkün. Örneğin, bir tasarım ofisinde hazırlanan ve bulutta depolanan bir çizim, akıllı telefondan yazdırılabiliyor.

    imagePROGRAF TC-20 tüm üstün özelliklerinin yanı sıra çevreci yapısıyla da beğeni topluyor.  28 W veya daha düşük güç tüketimiyle çalışarak sürdürülebilirlik hedeflerine katkıda bulunurken azaltılmış ambalaj malzemeleri ve geri dönüşümü kolay mürekkep şişeleriyle çevreyi koruyor. 

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Hepsiburada Deprem Bölgesinde 2 yılda 10 milyar TL'lik Üretim ve Ticaret Hacmi Yaratacakhaberi

    Hepsiburada Deprem Bölgesinde 2 yılda 10 milyar TL'lik Üretim ve Ticaret Hacmi Yaratacakhaberi

    Türkiye’nin Hepsiburadası Uzun Vadeli Destek Sözü Veriyor, ‘Deprem Bölgesine Ticaret ve Teknoloji Gücü’ Programını Başlatıyor

    Hepsiburada Deprem Bölgesinde 2 yılda

    10 milyar TL’lik Üretim ve Ticaret Hacmi Yaratacak    

    ●     Hepsiburada, deprem bölgesinde kalıcı refahın tesisine katkı amacıyla “Deprem Bölgesine Ticaret ve Teknoloji Gücü” programını başlatıyor.

    ●     Bölgedeki 10 bin KOBİ ve esnaf iki yıl boyunca, Hepsiburada’nın teknoloji, ticaret, lojistik ve pazarlama imkânlarıyla desteklenecek.

    ●     5 bin girişimci kadın ve kadın kooperatifleri için özel destekler verilecek.

    ●     Hepsiburada bölgedeki üç şehirde ‘E-ticaret İhtisas Merkezi’ kuracak.

    ●     Program kapsamında Hepsiburada, 120 bin kişinin istihdamına; 500 bin kişinin geçimine katkı sağlayacak.

    ●     İki yıl içinde bölgeden tüm Türkiye’ye ve dünyaya toplam 10 milyar TL’lik satış hacmi yaratılacak.

    ●     Programda ayrıca çocuklar, gençler ve aileler için eğitim ve sosyal destekler de yer alıyor.

    ●     Hepsiburada “Hep Buradayız!” diyerek bölge ekonomisine uzun vadeli destek sözü veriyor.

    Hepsiburada, 6 Şubat 2023 ve sonrasında gerçekleşen depremlerden etkilenen 11 ilde sürdürülebilir, kalıcı refahın sağlanmasını desteklemek için “Deprem Bölgesine Ticaret ve Teknoloji Gücü” programını hayata geçiriyor. Program KOBİ, esnaf ve aile işletmelerinin, girişimci kadınların ve kadın kooperatiflerinin desteklenmesi; bölgenin e-ticaret ve lojistik kapasitesinin artırılması; istihdam artırıcı hizmet ve faaliyetlerin bölgeye kaydırılmasının yanı sıra çocuklara ve ailelere eğitim ve sosyal destekleri kapsıyor.

    Türkiye’yi derinden etkileyen depremlerin ilk saatlerinden itibaren tüm imkânlarıyla birçok yardım çalışmasını hayata geçirerek depremzedelere ihtiyaç malzemelerini ulaştırmaya devam eden Hepsiburada, bölge ekonomisinin tekrar ayağa kalkması için bölgedeki üretici, girişimci, KOBİ ve esnafları tüm teknoloji, lojistik, satış ve pazarlama gücüyle destekleyecek.

    E-ticaret Siparişleriyle Destek Devam Ediyor 

    17 Şubat 2023’te hayata geçirilen “Her Sipariş, Bir Destek” projesiyle deprem bölgesinde faaliyet gösteren üreticilerin ve kadın kooperatiflerinin yöresel ürünlerini, ticari amaç gütmeksizin satışa sunan Hepsiburada, projeyi deprem bölgesinde bulunan tüm işletmelere, üreticilere ve esnafa açtı.

    Depremin ardından esnaf ve KOBİ’lerin işlerini hızla toparlamalarına destek olmak amacıyla Hepsiburada ilk etapta, bölgedeki iş ortaklarının satış gelirlerinin tamamını, kesintisiz, komisyonsuz ve vade süresiz işletmelere aktarıyor. Buna ek olarak satıcıların daha fazla müşteriye ulaşmalarını sağlamak amacıyla her bir işletmeye HepsiAds üzerinden reklam ve tanıtım desteği de sağlıyor. Bölgeden, platformda satış yapan işletmelere e-ticaret, satış ve pazarlama gibi konularda online eğitimler de sunuluyor. 

    Ayrıca yine ilk aşamada depremzede satıcılara personel alımı ve muhasebe konularıyla ilgili desteklerin yanı sıra Hepsiburada’nın lojistik imkânları da seferber ediliyor, Hepsiburada iş ortaklarının büyük şirketler tarafından kullanılan pazarlama uygulamaları bölgedeki KOBİ ve esnafın hizmetine sunmak üzere hazırlıklar yapılıyor.

    Bölgeden Tüm Türkiye’ye ve Dünyaya 10 Milyar TL’lik Satış Hacmi

    Hepsiburada’nın Deprem Bölgesine Ticaret ve Teknoloji Gücü’ Programı kapsamında bölgede e-ticaret yapmaya devam eden ve desteklerle e-ticarete adım atmak isteyen toplam 10 bin iş ortağı için sağlanan farklı destekler ve tüm Türkiye için kurgulanacak özel kampanyalar 2 yıl boyunca farklı ihtiyaçlar çerçevesinde devreye alınacak. Destekler işletme ve esnafın teknolojik ve ticari kapasiteleri, sektörleri, büyüklükleri, işletme yapılarına göre farklı seviyelerde verilecek.   “Deprem Bölgesine Ticaret ve Teknoloji Gücü” programıyla Hepsiburada 2 yılda bölgeden yapılacak satışları 10 milyar TL’lik hacme ulaştırmayı hedefliyor.

    120 Bin Kişinin İstihdamına, 500 Bin Kişinin Geçimine Katkı

    Bölgedeki üretici ve satıcıların ürünlerinin, yapay zekâ temelli teknolojilerle Hepsiburada’nın bireysel ve kurumsal müşterileriyle buluşturulmasıyla ve özel kampanyalarla platform satışlarında bölgenin ağırlığı ve hacmi artırılacak. Hepsiburada’nın tedarikçilerden aldığı hizmetlerin bir bölümünü bölgeye kaydırmasının yanı sıra bölgede e-ticareti artırmaya yönelik destek ve yatırımların etkisiyle 120 bin kişinin istihdamına ve 500 bin kişinin geçimine katkı sağlanması hedefleniyor.

    3 Şehirde E-Ticaret İhtisas Merkezleri Kurulacak

    Hepsiburada ayrıca bölgede e-ticaret ekosisteminin büyüyüp gelişmesi ve küçük işletmelerin ofis, stok, lojistik, pazarlama, müşteri hizmetleri ve eğitim ihtiyaçlarına yanıt verecek ve 3 farklı şehirde kurulacak ‘E-ticaret İhtisas Merkezleri’ projesini de hayata geçirecek.

    İlk aşamada depremden etkilenen satıcıların ofis, bilgisayar, malzeme ve hizmet ihtiyaçlarına yanıt vermek üzere hazırlanmaya başlanan mobil ofislerin faaliyete geçmesi için çalışmalar devam ediyor.

    İkinci aşamada içinde çağrı merkezleri, HepsiJet transfer merkezleri, iş ortakları için ofisler, eğitim ve toplantı alanlarından oluşan E-ticaret İhtisas Merkezleri oluşturulacak. İhtisas merkezlerinde e-ticaret ekosisteminin farklı seviyelerinde eğitim, tecrübe ve uzmanlık kazanmak isteyen gençlere imkânlar sunulacak. Bu merkezlerle özel sektör, kamu, eğitim kurumları, üniversiteler ve STK’lar ile bölgedeki ticaret ekosistemi arasındaki işbirliklerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

    Girişimci Kadınlara ve Kadın Kooperatiflerine Destek

    Hepsiburada, 2017’den itibaren yürüttüğü Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü Programı kapsamında bölgeden 5 bin girişimci kadına destek verecek. Platform üzerinden satış yapan girişimci kadın ve kadın kooperatifleri içerisinden deprem nedeniyle üretim ve tedarik süreçlerine devam edemeyenlere depolama, paketleme, kargo hizmetleri başta olmak üzere pek çok hizmet ücretsiz sağlanacak. Kadın girişimciliğinin artırılmasına yönelik faaliyetlerle, kadınların ticari ve ekonomik hayata daha fazla katılması ve destek verilen esnaf ve işletme sahiplerinin yarısının kadınlardan oluşması hedefleniyor.

    Hepsiburada’nın Lojistik Gücü Sahada Olmaya Devam Edecek

    Deprem bölgesine gereken desteği, güçlü lojistik kabiliyetleri ile ilk günden itibaren ulaştıran ve bölgede zarar gören kargo ve nakliye operasyonlarına hızla işlerlik kazandıran Hepsiburada, ihtiyaç duyulan ürünleri ve malzemeleri bölgeye; bölgedeki satıcı ve üreticilerin ürünlerini ise tüm Türkiye’ye ve dünyaya kesintisiz ve sorunsuz ulaştırmayı sürdürecek. Deposu depremden zarar görmüş iş ortaklarına, Hepsiburada’nın tecrübesi ve bölgedeki lojistik imkânları çerçevesinde depolama hizmeti de sağlanacak.

    Çocuklara, Gençlere ve Ailelere Eğitim ve Sosyal Destekler

    Hepsiburada bölgede hayata geçireceği sosyal sorumluluk projeleriyle de depremden etkilenen çocuklar, gençler ve aileler için destek çalışmalarına başladı. Hepsiburada afet bölgesinde yaşayan depremzedelere yönelik olarak kamu, sivil toplum kuruluşu ve özel sektör paydaşlarının da dâhil olduğu projeler geliştirecek; deprem sonrası sosyal destek, eğitim ve spor imkânları sağlayacak. “Bir Gülüş Yeter” projesinin tüm faaliyetlerini 2 yıl boyunca Deprem Bölgesindeki çocukların kitap, oyuncak ve eğitim ihtiyaçlarını karşılamak üzere hayata geçirecek olan Hepsiburada, ayrıca tüm bölgede basketbol aktiviteleriyle çocuk ve gençleri sporla buluşturacak.

    Hepsiburada, önümüzdeki dönemde ‘Deprem Bölgesine Ticaret ve Teknoloji Gücü’ programı kapsamındaki tüm adım ve gelişmelerle birlikte programın ekonomik ve sosyal etki analizlerini de içeren bilgilendirme ve duyuruları paydaşları, basın ve kamuoyuyla düzenli olarak paylaşacak. Bu kapsamda bölgedeki faaliyetlerle ilgili iletişim ve bilgilendirmeler gerçekleştikçe devam ederken konsolide program faaliyetleri ile bölgedeki ekonomik ve sosyal etkileri 3 aylık periyotlarla basın ve kamuoyuyla paylaşılacak. 

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı