Kategori: Teknoloji

  • HyperX'in topluluk etkinliği Loot Drop III başlıyor   haberi

    HyperX'in topluluk etkinliği Loot Drop III başlıyor haberi

    HP’nin oyun ve espor alanında öncü markası olan oyun çevre birimleri üreticisi HyperX, 13 – 26 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek uluslararası hayran ve topluluk etkinliği olan Loot Drop III kampanyasının başladığını duyurdu. HyperX’in oyuncu topluluğunu yüceltmeye odaklanan Loot Drop kampanyası bu yıl üçüncü kez gerçekleşiyor.  

    Loot Drop III kampanyası ile HyperX topluluğuna özel çekilişler, topluluk etkinlikleri, ürün lansmanları gerçekleşecek. Kullanıcılar çeşitli platformlarda sosyal medya etkinlikleri ve influencer canlı yayınları aracılığıyla farklı HyperX ürünlerini kazanma fırsatı yakalayacak. 

    HyperX Uluslararası Pazarlama ve Global İletişim Başkanı Chloe Lara “HyperX olarak her zaman HyperX hayranlarıyla iletişim kurmanın ve etkileşimde olmanın yeni ve benzersiz yolları arayışındayız. Üçüncü yılında HyperX Loot Drop kampanyası, bu kez biraz farklı görünüyor; iki haftalık kampanya süresince kullanıcılarımıza olan minnettarlığımızı göstermeye ve özel HyperX indirimleri ve etkinlikleri aracılığıyla oyun topluluğunu bir araya getirmeye odaklanıyoruz” dedi.

    HyperX’in EMEA bölgesindeki içerik üreticileri Loot Drop III kampanyası boyunca canlı yayınlara katılacak, sınırlı süreli özel indirim kodları ve özel olarak dizayn edilmiş kulaklıkları takipçileriyle paylaşacaklar. Bu da kullanıcıların kampanya boyunca bu yayınları yakından takip etmeleri gerektiği anlamına geliyor. Ayrıca HyperX EMEA sosyal medya hesaplarında, kullanıcılar oyun kurulumlarını paylaşmaya teşvik edilecek ve sürpriz HyperX ekipmanı kazanma şansına sahip olacaklar. 

    HyperX Loot Drop III ile ilgili daha fazla bilgi için yerel sosyal medya kanallarının yanı sıra Loot Drop III resmi sayfasını kontrol edebilirsiniz.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • HUAWEI WATCH D ile tüm sağlık kontrolleri bir aradahaberi

    HUAWEI WATCH D ile tüm sağlık kontrolleri bir aradahaberi

    HUAWEI, CE Tıbbi Cihaz Yönetmeliği sertifikası ile onaylanan EKG ve tansiyon izleme özellikli ilk akıllı saat olan yepyeni HUAWEI WATCH D’nin piyasaya sürüldüğünü duyurdu.

    HUAWEI WATCH D, bilek tipi EKG ve ilk kez gerçek zamanlı her yerde tansiyon izlemeyi mümkün kılarak, sağlık izlemenin rahatlığını tüketicilerin bileklerine getiriyor. HUAWEI WATCH D, tüketiciler için günlük sağlık izleme ve günlük takip arkadaşı olarak yeni bir seçenek.

    Yenilikçi donanım, doğru tansiyon ölçümü

    Tansiyon ölçümünün doğruluğu, geleneksel akıllı saatlerde bilek üzerindeki sıkılık ve takma pozisyonundan etkileniyor. HUAWEI WATCH D’nin yüksek çözünürlüklü basınç sensörü, geri besleme basınç kontrol devresi ve düşük akışlı hava yolu sayesinde, hassas basınç ölçüm sistemi en fazla ±3mmHg basınç ölçüm hassasiyetiyle kullanıcıların her zaman ve her yerde tansiyon ölçmesine olanak tanır.

    Tansiyon takibine doğrudan erişim imkanı veren özel İşlevsel düğmesi ve ana ekrana dönmek veya uygulama menüsüne erişmek için bir ana ekran tuşu bulunan saat, çift katmanlı ergonomik hava yastığı içer basınç değişikliklerini doğru algılayarak hatasız tansiyon ölçümüne olanak tanır.

    Sağlık personeli gibi çalışan akıllı saat

    HUAWEI TruBP Algoritması son 6 yıldır geliştirilmektedir ve 20’den fazla ilgili patentten oluşmaktadır. Bu algoritma akıllı ölçüm yardımı, tansiyon duyarlılığı değerlendirmesi, özellikleri ve pozisyonu destekler.

    HUAWEI WATCH D, hareketsiz kalmanızı isteyecek ve el hareketini, bilek kas gruplarındaki kasılmaları tespit eden hareket sensörlerinin kullanılmasıyla, en doğru sonuçların sağlanabilmesi için kan basıncı izleme sırasında elinizi 45 derecelik bir açıyla tutmanız konusunda size rehberlik edecektir.

    En detaylı ve doğru tansiyon ölçümü

    Akıllı hassas sensör, 0,01 mmHg ’ye kadar kalp ritim basıncı değişikliklerini tanımlayabilir. 128Hz Basınç kontrol devresi, bir mikro pompa kullanarak hava akışını ayarlar. Havayolu tasarımı, +/- 3 mmHG basınç doğruluğu ile sonuçlanan akışkan simülasyonuna dayanmaktadır.

    Tansiyon, önce üst (sistolik) değer, ardından alt (diyastolik) sayı ile milimetre cıva (mmHg) birimleri cinsinden ölçülür. Normal tansiyon aralığında sistolik değer 120’nin altında ve diyastolik değer 80’in altında olmalıdır. Bir hastanede tansiyon ölçerken, doktorun “11’e 7 olarak” iletişim kurduğunu duymak yaygındır, bu da tansiyonunuzun normal aralıkta olduğu anlamına gelir. Genelde son rakam atılı sadeleştirerek bu sonuçların iletişimi yapıldığı için 110’a 70 ölçülen tansiyona 11’e 7 deriz.

    HUAWEI WATCH D, her sabah tansiyonunuzu ölçmenizi hatırlatacak akıllı hatırlatma işlevi ile donatılmıştır. Hatırlatma işlevini özelleştirebilir ve size daha uygun bir zamanda veya doktorunuzun gerekli gördüğü aralıklarda ölçümler alabilirsiniz.

    Bilekteki sağlık asistanı, akıllı saat yazılımında önemli bir atılım

    HUAWEI WATCH D sadece bir tansiyon sensörü veya kalp atış hızı izleme cihazı değildir. Sağlık ölçümünün yanı sıra, bilimsel uyku izleme, tüm gün SpO2 izleme, cilt sıcaklığı algılama veya stres izleme gibi bir akıllı saatin tüm özelliklerini destekleyen ve 70’ten fazla egzersiz modu ile donatılmış tam işlevli bir akıllı saattir.

    HUAWEI ayrıca, HUAWEI WATCH D kullanıcılarının artık egzersiz sonuçlarını HUAWEI Health uygulamasından son derece popüler egzersiz izleme uygulaması ve topluluğu olan Strava ile paylaşabileceklerini duyurmaktan mutluluk duyuyor. Veri paylaşımı etkinleştirildikten sonra kullanıcılar, HUAWEI akıllı saatleri tarafından toplanan verilerine Strava web sitesinden erişebilirler.

    Kalbinizi anlayan profesyonel EKG özellikleri

    HUAWEI WATCH D, EKG verilerini kaydetmeyi ve anında EKG raporları oluşturmayı destekleyen yüksek performanslı sensör modülü ile donatılmıştır. Ayrıca HUAWEI WATCH D, anormal bir kalp atış hızı tespit edilir edilmez kullanıcıya EKG ölçümleri yapmasını hatırlatan EKG izlemeyi de destekler.

    Akıllı mod ile birlikte, kullanıcıların sık sık şarj etmek zorunda kalmadan sürekli olarak saatlerini takıp kullanabilmelerini ve sağlıklarını kesintisiz izlemelerini sağlayan 7 günlük uzun pil ömrü sunar.

    HUAWEI WATCH D, 1 yıl uzatılmış garanti ve özel şarj cihazı ile birlikte HUAWEI Online Mağaza üzerinde 8.999 TL fiyatla satışa sunuluyor. Ayrıca Mart ayı sonuna kadar, Huawei Online Mağazı’nda geçerli AWATCHD500HW kodlu kupon kullanılarak 500 TL değerinde sepette indirim sağlanabiliyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Teknoloji girişimi Amazoi Tech'den büyük adımhaberi

    Teknoloji girişimi Amazoi Tech'den büyük adımhaberi

    Sanal gerçeklik teknolojisi ile geleceğin simülasyon çözümlerini inşa etme vizyonuyla çalışan Amazoi Tech girişimi, uluslararası inşaat sektörünün referans dergisi ENR (Engineering News Record) tarafından hazırlanan “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde 50. sıraya yükselen Limak Şirketler Grubu ile iş birliği protokolü imzaladı. Amazoi Tech 2022 yılında da Türkiye’nin en aktif kitle fonlama platformu fonbulucu’da çıktığı yatırım turunda 312 dakika gibi rekor bir sürede 2,17 milyon TL fonlanarak hızlı büyüme sinyalini vermişti. 

    Geçtiğimiz yıl ülkemizin ilk kitle fonlama platformu fonbulucu’da yürüttüğü başarılı kampanya ile sadece 312 dakikada hedefinin üzerinde fonlanan Ankara merkezli girişim Amazoi Tech, dokuz farklı sektörde faaliyet gösteren ve ENR 250 listesinde 50. sırada yer alan Limak Şirketler Grubu ile saha pilot çalışması protokolü imzaladı. 

    Limak ile yapılan bir POC çalışması Ocak 2023’te Limak’ın en büyük şantiyesinde gerçekleştirilmişti. 50 kişinin katıldığı POC (Proof of Concept) çalışması sonuç raporuyla çözümleri onaylanan Amazoi Tech’in ürünleri, Limak bünyesinde geliştirilebilir, yurt içi ve yurt dışı şantiyelerde kullanılabilir olarak değerlendirilmişti. 

    Ülkemizin en geniş yazılım kütüphanesine sahip 

    VR, PC ve mobil cihazlara eş zamanlı entegre olan veri tabanları sayesinde takip edilebilir, test versiyonu sayesinde ölçülebilir simülasyon ve dijital uygulamalar sunan Amazoi Tech, teknolojisi ve deneyimli kurucularıyla pazarda büyük dikkat çekiyor. 10 yılın üzerinde profesyonel iş deneyimine sahip Yazılım Mühendisi Zehra Yaşar ve Makine Mühendisi Eren Yaşar tarafından kurulan Amazoi Tech, VR pazarının Udemy’si olmayı hedefliyor.

    Sektörel iş ortaklıklarına ve sektörel yatırımlara öncelik veren Amazoi Tech, VR destekli iş güvenliği teknik eğitim paketlerinde şimdiden ülkemizin en geniş yazılım kütüphanesine sahip durumda.  Planladığı sektörel yatırımlar ile %100 doğrulanmış dijital çözümleri geniş bir pazara hızla entegre etmeyi planlayan girişim, ürünleşen çözümleri ile dikeyde yüksek hacimli büyüme potansiyeline sahip görünüyor. 2023 yılında sahip olduğu simülasyon havuzunu sektörel iş başı eğitimleri ile genişletme vizyonunda olan Amazoi Tech, aynı zamanda çözümlerin içerisine sektörel ürünleri yerleştirebiliyor. Girişim, birçok endüstriyel ekipman üreticisi için son kullanıcıya ulaşmanın son derece önemli olduğu günümüz ihtiyaçlarına cevaben, ilerleyen yıllarda hayata geçirilmek üzere simülasyon paketlerinde kullanılan ekipmanların platform üzerinden satışını da planlıyor. 

    Hedefte pazar liderliği var

    İmzalanan yatırım protokolü hakkında konuşan Amazoi Tech Kurucu Ortağı Eren Yaşar, “Startup kültüründe çalışma motivasyonuna sahip dinamik bir ekiple, çözümleri doğrulanmış bir şekilde pazara açılmış durumdayız. Hali hazırda her yıl iki katı ve üzeri oranında iş hacmini artıran bir girişim şirketi olarak portföyümüze farklı çözümler entegre ederek ve sektörel iş ortaklıkları kurarak pazar liderliğine oynayacağız. Aldığımız bu önemli yatırımın hedeflerimiz doğrultusunda büyük bir adım olduğunu düşünüyoruz. Bizi pek çok segmentte destekleyen Limak’a sonsuz teşekkürlerimizi sunuyor, güvene dayalı bu iş birliğinin güzel sonuçlarını hep birlikte yaşamayı umut ediyoruz” dedi.

    fonbulucu girişimlerinden birini yakın zamanda unicorn olarak görmeyi arzu ediyoruz

    fonbulucu Kurucusu ve CEO’su Hakan Yıldız ise “Amazoi Tech, platformumuzda 2022 yılında çıktığı yatırım turunda hedeflenen ve ek olarak bildirilen tüm fonlamayı rekor bir yatırımcı sayısı ile 312 dakikada tamamlayarak 2,17 milyon TL yatırım almıştı. Aynı yıl ülkemizde katıldığı fuarlardan pek çok ödülle dönen Amazoi Tech’e inancımız başından beri çok büyüktü. Önümüzdeki dönemde Amazoi‘nin sahip olduğu iş modeline çok daha fazla ihtiyaç duyulacak. fonbulucu olarak inşallah yakın bir zamanda girişimlerimizden birini unicorn olarak görmek istiyoruz. İmzalanan protokolün her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyor, girişim şirketimizi bu yeni başarısından dolayı tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Battlefield 2042, 16 Mart'a kadar Steam'de bedava!haberi

    Battlefield 2042, 16 Mart'a kadar Steam'de bedava!haberi

    Yeni Steam kullanıcıları, EA’in ve DICE’ın popüler FPS oyunu Battlefield 2042’nin son versiyonuna 16 Mart’a kadar ücretsiz olarak erişilebilecek!

    EA tarafından yayınlanan ve DICE tarafından geliştirilen Battlefield 2042, kısa süre önce piyasaya sürülen ve önemli yenilikler içeren 4. sezonu Eleventh Hour ile adından tekrar söz ettirmeyi başarmıştı. Yeni Steam kullanıcıları, bu kampanya sayesinde 16 Mart’a kadar hem Battlefield 2042’yi, hem de Eleventh Hour’u tamamen ücretsiz olarak deneyimleme şansını elde edecekler.

    Battlefield’a özel çatışma dinamiklerini Güney Afrika’nın kayalık arazilerine taşıyan 4. sezonun yeni ¨teke tek¨ odaklı haritası Flashpoint, oyuncuları bir kez daha gerçek bir savaşın tam ortasına bırakıyor; araçlar açık alanda siper alırken, oyuncular, haritanın geniş kapalı alanlarında silahlı – sıcak çatışmalara dahil oluyorlar.

    Battlefield 2042’nin yeni Specialist’i, arazide serbestçe hareket edebilen pusu uzmanı Camila ¨Blasco¨. Blasco’ya özel X6-Infiltration; düşman cihazlarının hedefe kilitlenmesini önleme, aktif tespit teknolojisine müdahale etme ve ölü bölgeler oluşturarak düşmanın silah teknolojisini bertaraf etme gibi özelliklere sahip.

    4. sezondaki yenilikler:

    • Yeni Silah | Super 500 Shotgun Sidearm: Kısa menzilli, ¨patlayıcı¨ özelliğe sahip ve yakın mesafeli çatışmalara adapte edilebiliyor.
    • Yeni Silah | RM68: Dahili bir susturucuya, gelişmiş stabilite ve geri tepme kontrolüne sahip.
    • Yeni Silah | AC9 SMG: Seri atışlar yaparken kontrolün kaybolmaması için ergonomik bir yapıya sahip.
    • Yeni Silah | RPT-31 LMG: Düşük ve hızlı atış hızı seçeneklerinin yanı sıra büyük mermi ve benzersiz bir ¨döner dürbün¨ eklentisine sahip.
    • Yeni Aygıt | SPH Explosive Launcher: Düşmanlara, nesnelere, araçlara yapıştırılabilen patlayıcılara sahip; piyadelere karşı da kullanılabiliyor.
    • Yeni Araç | CAV-Brawler: Dar alanlardan geçebiliyor ve tüm koltukları dolu olsa bile ölen oyuncuların ¨spawn¨ olabilmeleri için kullanılabiliyor. Aynı zamanda aktif bir ¨tehdit tespit sistemi¨ içeriyor ve her yöne el bombaları atarak yakın çevredeki düşman askerlerini bertaraf edebiliyor.

    Bir hatırlatma: Oyuncular tarafından merakla beklenen Discarded haritasının yenilenmiş hali, 4. sezonun ilerleyen zamanlarında oyuna eklenecek.

    Battlefield 2042 sürümleri, eski nesil satın alımlar için Çifte FırsatEA Play ve EA Play Pro abonelik teklifleri ve oyunla ilgili diğer tüm ayrıntılar hakkında daha fazla bilgi için Battlefield 2042’nin web sitesini ziyaret edebilir ve oyunu YouTube, Twitter veya Instagram’da takip edebilirsiniz.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Şirketler için çalışan ihmalleri siber saldırılar kadar endişe verici…haberi

    Şirketler için çalışan ihmalleri siber saldırılar kadar endişe verici…haberi

    Kaspersky IT Security Economics anketi katılımcıları, siber saldırılar (%20) veya çalışanların (%21) neden olduğu dahili sistemlerdeki veri sızıntılarının, KOBİ’ler ve İşletmelerin karşılaştığı en endişe verici güvenlik sorunu olduğunu belirtiyor. Verilerin korunmasına ilişkin artan endişeler, iş verenlerin dikkatini tedarikçilerinin şeffaflık politikalarına da yöneltiyor.

    Küresel dijitalleşme, kaçınılmaz olarak büyük miktarda verinin çevrimiçi olarak paylaşılmasına ve depolanmasına yol açıyor. Son tahminlere göre, üretilen, tüketilen, kopyalanan ve depolanan veri hacminin 2025 yılına kadar 180 zettabayttan fazlasına ulaşacağı öngörülüyor. Bununla birlikte, giderek daha fazla insan şirketlerin verilerini güvende tutma becerilerini sorguluyor ve bu da iş dünyasına duyulan güvenin azalmasına neden oluyor.

    Kaspersky’nin BT sektörünün karar vericileri arasında yaptığı küresel araştırma, bir veri ihlali nedeniyle kurumsal ve müşteri bilgilerinin kaybolması veya açığa çıkmasının şirketler için büyük bir baş ağrısı olduğunu gösteriyor, öyle ki her büyüklükteki kuruluştan katılımcıların %55’i bu konuyu BT güvenliğiyle ilgili en zorlayıcı detay olarak belirtiyor. Diğer yaygın endişeler arasında giderek karmaşıklaşan teknoloji ortamlarıyla beraber yükselişe geçen güvenlik maliyetleri ve bulut altyapısının benimsenmesiyle ilgili sorunlar var ki bunlar da sırasıyla %43 ve %39’lik paylarla yer alıyor.

    En yaygın güvenlik sorunları hakkında daha spesifik düşünecek olursak, katılımcılar çoğunlukla siber saldırılar (%20) ve çalışanlar (%21) nedeniyle dahili sistemlerden veri sızıntısı olduğunu belirtiyor. Bu olaylar, şirketin BT sistemindeki güvenlik açıklarının tespit edilmesinde ve üçüncü taraflarca barındırılan BT altyapısını etkileyen olaylarda (sırasıyla %20 ve %19) başı çekiyor. 

    Veri korumanın en endişe verici iş güvenliği sorunu haline geldiği göz önüne alındığında, şirketler artık tedarikçilerinin ve yüklenicilerinin şeffaflık politikalarına büyük önem veriyor. Ankete katılanların %96’sı bir tedarikçi ya da yüklenici ile iş yapmak için şeffaflık politikalarının varlığının ya da yokluğunun önemli olduğunu düşünüyor. Dünya genelinde ankete katılan kuruluşların %81’i halihazırda şeffaflık politikalarına sahipken, %82’si bunu daha da geliştirmek için kaynak yatırımı yapmaya hazır olduklarını teyit ediyor.

    Kaspersky Kamu İşleri Başkanı Yuliya Shlychkova “Günümüzde kuruluşların veri güvenliği konusunda daha bilinçli davrandıklarını ve tedarikçi ve yüklenicileri değerlendirirken veri yönetimine yönelik daha sorumlu bir yaklaşımın vazgeçilmez hale geldiğini görüyoruz. İş ortaklarının veri güvenliğini sağlamak için gerekli standartların uygulandığından emin olmak adına giderek fazla şirket şeffaflık politikalarını benimsiyor. Kaspersky, dijital güven oluşturma konusunda sektörün öncülerinden biri olmuştur, paydaşlarımıza çözümlerimizin ve iş operasyonlarımızın güvenilirliğini doğrulamak için bir dizi araç sağladık ve daha fazla siber dayanıklılık adına şeffaflığı sektör genelinde bir standarda dönüştürmek için iş ortaklarımızla birlikte çalışmaya devam etmeye kararlıyız,” diyor.

    Kaspersky, işletmeler için herhangi bir saldırı ve veri ihlali riskini en aza indirmek için, tehdit algılama ve müdahale yetenekleri sağlayan, başarısı kanıtlanmış uç nokta korumasının kullanılmasını öneriyor. Buna ek olarak, yönetilen koruma hizmetleri, kuruluşlara saldırı araştırması ve uzman müdahalesi konusunda yardımcı olacaktır. Çalışanların neden olduğu olayların olasılığını azaltmak için de yaygın güvenlik tehditlerinden nasıl kaçınılacağını öğreten kapsamlı bir siber güvenlik farkındalık eğitimi çözümünü öneriyoruz.

    2022’de işletmelerdeki BT güvenlik maliyetleri ve bütçeleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için Kaspersky Calculator’ı ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca, “BT Güvenlik Ekonomisi 2022” raporunun tamamını buradan indirebilirsiniz.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • 7. Nesil P5 işlemciyle Philips Ambilight TV'ler daha da güçlühaberi

    7. Nesil P5 işlemciyle Philips Ambilight TV'ler daha da güçlühaberi

    Serinin amiral gemisi OLED+908, yeni META OLED panel detayıyla raflardaki yerini alacak.

    • Yeni OLED modellerde 7. Nesil P5 görüntü işlemcili yapay zeka, geliştirilmiş Ortam Zekasını da beraberinde getiriyor. 
    • Markanın amiral gemisi OLED+908 modelindeki META teknolojisine 2100Nit performans ve 80W entegreli 3.1 Bowers &Wilkins ses sistemi dahil edildi. 
    • Üç taraflı Ambilight aydınlatma ‘The Xtra’ MiniLED ve ‘The One’ LED TV’lerde yer alırken, OLED808 serisi ve daha ileri modeller ‘Next Gen’ versiyonuyla satışa sunulacak. 
    • OLED_EX panelli OLED808 serisine 42 inç ekran boyutu da eklendi. 
    • Yeni ‘The Xtra’ serisi (9308 modeli dahil olmak üzere iki yeni MiniLED modeli olarak) 64W Bowers & Wilkins 2.1 ön ses sistemiyle raflardaki yerini alacak. 
    • Markanın en başarılı modellerinden biri olan ‘The One’ serisi, iki yeni versiyonla satışa sunulacak. (120Hz 8808 serisi ve 60Hz 8508 serisi)
    • Kişiselleştirilmiş Google TV İşletim Sistemi, 2023 OLED TV’lerde ve The One LCD setlerde Android TV’nin yerini alacak.
    • Yeni ‘The Xtra’ Serisi modelleri izleyicilere TP Vision tarafından geliştirilmiş ve iyileştirilmiş Smart TV deneyimi yaşatacak. 
    • 8808 serisi ve üstü tüm modeller ve 2023 model OLED TV’lerde bulunan 120 Hz destekli 4K Dolby Vision desteği, oyunseverlere optimum oyun performansı garanti ediyor.  

    TP Vision, 2023’te piyasaya çıkaracağı yeni premium OLEDler, ‘The Xtra’ Serisi modeller ve LCD Ambilight TV’lerle tüketicilerin film, spor, oyun gibi farklı içerik ihtiyaçlarını en yüksek performansla karşılamaya devam edecek. 

    OLED+908: Serinin Amiral Gemisi 

    2023 sonbaharında 55, 65 inç boyutlarında satışa sunulacak olan OLED+908; 7. Nesil P5 AI işlemcinin ek gücüne sahip en yeni META OLED panel, entegre Bowers & Wilkins ses sistemi ve üç taraflı Yeni Nesil Ambilight sistemini bir araya getirerek benzersiz bir seyir deneyimi sunuyor .

    Yeni META OLED panel, bir Mikro Lens Dizisi katmanı ve META parlaklık artırma algoritması kullanarak yüzde 70 oranında artırılmış, 2100 Nits’lik potansiyel bir tepe ışık çıkışı, geniş bir görüş açısı ve iyileştirilmiş enerji verimliliğini de beraberinde getiriyor. 

    7. Nesil P5 AI işlemci, ortam aydınlatma koşullarına uygun optimum performansı garanti etmek amacıyla ekranın parlaklığı, gama seviyesi ve renk tepkisi gerçek zamanlı olarak ayarlanmasını sağlayan V2 sürümlü, geliştirilmiş bir ortam zekasını da beraberinde getiriyor.   

    Ambient Intelligence’ın V2 versiyonu, TV’nin bulunduğu odadaki ışığın renk sıcaklığını ölçebilen yeni bir XYZ ışık sensörü kullanıyor. Sensör, ekran görüntüsünün beyaz noktasını odanın ortam aydınlatmasının gerçek zamanlı renk tonuyla tam olarak eşleştiriyor.

    Televizyonda bulunan 3.1, 80W Bowers & Wilkins ses sistemi PQ ile eşleşerek; sol, merkez, sağ (LCR) düzeninde doğrudan ateş eden altı adet öne monte edilmiş sürücü, kristal netliğinde diyaloglarla dinleyiciye ekstra geniş bir ses deneyimi yaşatıyor. Derin ve doğru bas, dört pasif radyatör tarafından desteklenen büyük, arkaya monte edilmiş olan subwoofer tarafından destekleniyor. 

    Tüm 2023 model OLED Ambilight TV’lerde olduğu gibi OLED+908’de de daha rafine ve sofistike ana ekran versiyonuyla zenginleştirilmiş ve izleyicinin tercihlerine özel kişiselleştirilmiş içerik önerileri yapan yeni Google TV işletim sistemi yer alacak.  

    Google TV, 2023 Ambilight serisindeki yeni ve sezgisel kullanıcı arayüzüne eklenerek temel ayarlara ve fonksiyonlara kolay erişim sağlarken aynı zamanda menünün ekranda daha az yer kaplamasını sağlıyor.

    OLED+908’in minimalist dizaynı koyu renkli Kvadrat Audiomix kumaşlı hoparlör ızgarası ve siyah renkte, parlak, metal açık çerçeveli ayaklıkla eşleşen ultra ince koyu metal çerçeve detaylarından oluşuyor. TV’nin USB-C üzerinden şarj edilebilen pilli uzaktan kumandasından ‘123’ kısayolu tuşlanarak arka ışık açılıp kapatılabiliyor. Kumanda aynı zamanda hareket sensörü sayesinde havaya kaldırıldığında arka aydınlatmayla eşleşebiliyor. 

    OLED808 : En çok beğenilen OLED serisine eklendi

    55, 65 ve 77 inç boyutları ile satışa sunulacak OLED808 serisi, Ambient Intelligence V2 ve TV’nin çözünürlüğünü en yüksek seviyeye taşıyan yeni 7. Nesil P5 AI’nin gücünü bir araya getiriyor. 55 inç ve üzeri ekran boyutlarında1000Nits OLED_EX panel bulunuyor. 

    2023 model tüm OLED serisi TV’lere; Dolby Vision 4K 120Hz uyumlu HDMI 2.1 e-Arc, 48Gbps (444, 12 bit) tam bant genişliğinde 40Hz’den 120Hz’e kadar 4K için VRR desteği, FreeSync Premium ve G-SYNC uyumluluğunun yanı sıra Auto Game ve Auto-Low-Latency modları da eklendi. OLED’ler, oyunseverlere gelişmiş bir oyun performansı sunmak için özel olarak tasarlandı. 

    Çift taraflı sol ve sağ hoparlörler, dört pasif radyatör tarafından desteklenen özel üç halkalı, arkaya bakan bas sürücüsüne sesin dağılımını kontrol eden hassas dijital geçişe sahip entegre 70W 2.1 ses sistemi sayesinde fark yaratan bir ses kalitesi sunuyor. 

    OLED808, Yeni Nesil üç taraflı Ambilight sistemiyle bire bir uyumlanan koyu metal çerçeveli, incecik, yok gibi duran çerçeve dizaynıyla öne çıkıyor. TV’lerdeki iyileştirilmiş renk ayrıntısı ve doğruluğu sayesinde izleyiciye sürükleyici bir seyir deneyimi yaşatıyor. 

    OLED808’in çoğu versiyonunda zarif, metal, saten detaylı krom EVO döner stand bulunurken, 77 inç ekran modellerinde metal, düz saten krom çubuklar kullanıldı. 

    Google TV OS ve yeni kullanıcı arayüzü değişiklikleri, izleyicilere kişiselleştirilmiş ve kolay kullanımlı bir kullanıcı deneyimi yaşatıyor.   

    ‘The Xtra’ Serisi : Erişilebilir MiniLED Performansı 

    Yeni ‘The Xtra’ Serisinin ilk modeli olan 9308 MiniLED TV, 3. çeyrekte 55 ve 65 inç ekran boyutlarında raflardaki yerini alacak. 

    Ambilight OLED modellerinin bir alt segmentinde yer alan 9308; 7. Nesil P5 işlemci ve etkileyici 1000 Nits ışık çıkışı üreten üstün kaliteli, 120Hz, %98 DCI WCG panel ve 64W 2.1 Bowers & Wilkins Frontal Ses Sistemi sayesinde üst düzey görüntü ve ses performansı sunuyor.

    Üç taraflı Ambilight aydınlatmaya TP Vision tarafından geliştirilmiş ve iyileştirilmiş Smart TV özelliği eklenerek izleyicilere benzersiz bir seyir deneyimi yaşatması hedefleniyor. 

    Birinci sınıf Avrupa dizaynı; antrasit kaplamalı ekstra dar metal çerçevesi, ekranın alt kısmında açık çerçeve standının kaplamasına uyacak şekilde fırçalanmış siyah parlaklıkta ince şerit detaylar, ve hoparlör ızgarasında bulunan koyu renkli Kvadrat kumaş detaylarıyla öne çıkıyor. 

    The Xtra MiniLED modellerin ikinci modeli olan 9008 serisi de; 7. Nesil P5 görüntü işleme, 120HZ 1000 Nits panel, güçlü 40W 2.0 ses sistemi ve antrasit renkte ayaklarıyla 55, 65 ve 75 inç ekran boyutlarıyla satışa sunulacak. 

    The One : Işıldamaya devam ediyor

    Philips TV’nin en başarılı modellerinden biri olan ‘The One’, Ambilight TV serisinin en önemli ürünlerinden biri. 2023 model The One’lar, yılın 2. çeyreğinde 7.Nesil P5 işlemcili iki yeni modelle (8808 ve 8508) piyasaya çıkacak. 

    “The One” TV’ler üst düzey modellerin performansına yakınlığıyla, Avrupa dizaynı ve kalitesiyle, modelde bulunan temel özellikleriyle, avantajlı fiyatıyla rekabetçi TV pazarının en ön sıralarında yer almaya devam edecek.  

    8808 model ‘The One’ TV’ler 50, 55, 65, 75 ve 85 inç ekran boyutlarıyla, 8508 model ‘The One’ TV’ler 55 ve 65 inç ekran boyutlarıyla pazarda olacak. 

    8808 modellerde 120Hz ve 8505 modellerinde 60Hz kalitesinde WCG paneller var. 

    8508’de bulunan 60Hz panel, 4K 120Hz içeriği doğal 120Hz panelin hareket akıcılığı ve keskinliğine yakın bir şekilde sunmak için DLG ve HRS teknolojisini de barındırıyor. 

    Her iki modelde de üç taraflı, sürükleyici Ambilight, yeni Google TV işletim sistemi bulunuyor.

    50, 55, 65 inç ekran boyutlu 8808’ler, minimalist antrasit renkte çerçeve ve dönen EVO ayaklı.  75 ve 85 inç ekran boyutlu 8808’ler metal antrasit renkte yuvarlak çubuk ayaklıklı. 

    8505 serisi The One’lar ekranın alt kenarında fırça efektli, dar, antrasit renkte çerçeve ve yüksekliği ayarlanabilen metal standlı. 

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • EÜ'den Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında deri sektörüne yönelik önemli projehaberi

    EÜ'den Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında deri sektörüne yönelik önemli projehaberi

    Egeli Bilim Ekibi, deri sanayine teknolojik ve inovatif destek sunmaya devam ediyor

    Ege Üniversitesinde oluşturulan araştırma geliştirme ve inovasyon kültürü nitelikli projelere dönüşmeye devam ediyor. Türkiye’de alanında tek olan Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Deri Mühendisliği Bölümü, ulusal ve uluslararası alanda deri sanayine teknolojik ve inovatif destekler sunmaya devam ediyor.

    TÜBİTAK nezdinde en çok proje yapan ve projeleri en çok kabul gören üniversiteler arasında zirvede yer alan Ege Üniversitesinde, Mühendislik Fakültesi Deri Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ersin Önem’in yürütücülüğünde, bölümün öğretim elemanları tarafından hazırlanan “Deri Sanayinde Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik: Vakum Altında Su ve Kimyasal Madde Kullanımını Azaltan Çevreci Üretim Sistemi ve Yöntemlerinin Geliştirilmesi” başlıklı proje, TÜBİTAK ARDEB-1001 projesi desteklenmeye uygun bulundu.

    EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemiz Deri Mühendisliği Bölümü ülkemizde bu alanda eğitim öğretim veren tek, uluslararası arenada ise önde gelen yükseköğretim kurumlarından birisi. Çalışmalarını disiplinlerarası olarak sürdüren bölümümüz ülkemiz deri sektörüne yönelik önemli projelerin hazırlanmasına öncülük ediyor. Ayrıca, deri sanayine teknolojik ve inovatif destekler sunuyor. Deri Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ersin Önem’in yürütücülüğünde bölüm öğretim elemanları tarafından deri sektöründe su ve kimyasal madde kullanım miktarlarını azaltarak, yenilikçiliği ve çevre dostu üretimi destekleyen proje TÜBİTAK ARDEB 1001 programı kapsamında desteklenmeye uygun görüldü. Projesi ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diyorum” diye konuştu.

    Proje ile ilgili bilgi veren Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Deri Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ersin Önem ise “TÜBİTAK ARDEB 1001 projesi kapsamında, Deri Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerimiz ile birlikte sunduğumuz ‘Deri Sanayinde Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik: Vakum Altında Su ve Kimyasal Madde Kullanımını Azaltan Çevreci Üretim Sistemi ve Yöntemlerinin Geliştirilmesi’ isimli projemiz yaklaşık 800 bin TL bütçe ile kabul edildi. Projedeki temel amacımız, farklı basınç şartları altında deri üretiminin gerçekleştirilmesi ve üretimde kullanılan su ve kimyasal madde miktarlarının azaltılmasıdır. Projede geliştirilecek sistemler ve üretim yöntemleri sayesinde deri üretiminde su kullanımının geleneksel yöntemlere göre yüzde 70’lere kadar, kimyasal madde kullanımının ise yüzde 50’lere kadar azaltılabilmesi mümkün olabilecektir. Deri sektörü tarafından büyük bir ilgiyle takip edilen proje hayata geçtiğinde, kirlilik yükü ve hacmi minimize edilmiş, aynı zamanda ekonomik yükü oldukça hafifletilmiş çevreci üretim prosesi deri sanayinin kullanımına sunulabilecektir” dedi.

    Yürütücülüğünü Deri Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ersin Önem’in yaptığı projenin ekibinde ise Ege Üniversitesi Deri Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Behzat Oral Bitlisli, Doç. Dr. Onur Yılmaz, Doç. Dr. Ali Yorgancıoğlu ile Demokrasi Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Uğur Çavdar görev alıyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Depremin Dijital Dünyaya Etkisihaberi

    Depremin Dijital Dünyaya Etkisihaberi

    6 Şubat günü Türkiye’yi sarsan Kahramanmaraş merkezli depremler ile ilgili hem yardım kampanyalarının hem de haber takibinin en çok sosyal medya üzerinden yapılması, dijital platformların gücünü gözler önüne serdi. Konuyla ilgili açıklama yapan Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, deprem nedeniyle reklam faaliyetlerini yüzde 90 oranında azaltan firmaların sosyal medyayı avantaja çevirdiklerini söyledi. 

    Deprem yardımı yapan şirketlerin dijital pazarlama noktasında hızlı pozisyon aldığına işaret eden Kaplan, “Ancak bu reklamların amacı, bağış kampanyalarının daha çok kişiye ulaşması hedefiyle yapıldı” dedi.

    Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 6 Şubat günü 11 ilimizde büyük yıkımlara neden olan depremler, Türkiye gündeminin bir numaralı maddesi haline geldi. Bu süreçte 47 binden fazla vatandaşımız hayatını kaybederken, ülke genelinde bölgenin yaralarını sarmak için yardım kampanyaları başlatıldı. Hem Türkiye’yi yasa boğan felaketin ülke gündeminde tutulması hem de deprem bölgesi için başlatılan kampanyaların hızla hayata geçirilmesinde en büyük kolaylığı sosyal medya sağladı. Deprem felaketi sırasında sosyal medyanın gücünü bir kez daha gördüğümüzü söyleyen Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, şirketlerin bu süreçte dijital platformları büyük bir avantaja dönüştürdüğünü söyledi. 

    “Hem dijital hem de TV reklamları durma noktasına geldi”

    Şirketlerin bu süreçte sosyal medya üzerinden bağış kampanyaları başlatarak dijital pazarlama noktasında hızlı pozisyon aldığına işaret eden Yasin Kaplan, “Hepimize büyük acılar yaşatan depremlerle birlikte birçok marka sadece dijital reklamlar değil,  geleneksel ve TV reklamlarını da durdurdu. Bazı markalarda ise daha yoğun strateji yerine daha yumuşak bir sosyal medya iletişimiyle yoluna devam etti. Ancak bu reklamların amacı, bağış kampanyalarının daha çok kişiye ulaşması ve bu anlamda daha yüksek tutarda bağış toplamak hedefli oldu” dedi.

    “Sosyal medyanın gücüyle birlikte karanlık yüzünü de gördük”

    Afet sonrasında sosyal medyanın hem bireyler hem de kurumlar tarafından çok yoğun bir şekilde kullanıldığını belirten Kaplan, “Bu süreçte sosyal medya kanalları ve arama motorlarında dolandırıcılar boy göstermeye başladı. Örneğin AFAD veya diğer bağış kurulumlarının sitelerine benzer bir siteler klonlanıp bu sitelere bağış yapmak isteyenleri dolandırmaya yönelik bir süreç yaşadık. Bu tarz durumların önüne geçmek için dikkat edilmesi gereken konulardan biri, özellikle Twitter üzerinden tıkladığınız linkte açılan URL’nin bağış yapılacak kurumun sitesiyle uyuştuğuna dikkat edilmesi olacaktır. Afet döneminde sosyal medya ile ilgili karşılaştığımız bir diğer karanlık nokta ise birçok kişi hakkında soruşturma açılmasına neden olan uygunsuz içerik ve asılsız ihbar paylaşımları oldu” ifadelerini kullandı. 

    Haber takibinde yüzde 73 ile sosyal medya zirvede

    Dijital pazarlama stratejileri konusunda mart ayı itibariyle yeniden bir hareketliliğin başladığına da vurgu yapan Kaplan, şunları söyledi: ”İPSOS Araştırma firmasının şubat ayında yaptığı anket çalışmasına göre, katılımcıların yüzde 73’ü deprem ile ilgili haberleri sosyal medya üzerinden takip ettiğini belirtiyor. Katılımcıların haber takibi için en çok tercih ettiği platform ise yüzde 74 ile Instagram. Sonrasında ise sırasıyla Twitter, YouTube ve Facebook geliyor. Özellikle kamu kurumları ve STK’ların deprem yardımları konusunda firmalarla yaptıkları işbirliklerini sosyal medya aracılığıyla öne çıkarması, bu mecraya olan yüksek ilginin nedenleri arasında gösterilebilir. Yine depreme karşı sessiz kalan bazı global markalara tepkilerini göstermek isteyenlerin sosyal medyaya ağırlık vermesi de bu ilgi artışının sebeplerinden biri oldu.” 

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • YENİ Veeam Veri Platformu İşlerin Duraksamasını Engelliyorhaberi

    YENİ Veeam Veri Platformu İşlerin Duraksamasını Engelliyorhaberi

    Modern veri korumada lider Veeam® Yazılım’ın Veeam Backup & Replication™ (VBR) içeren YENİ Veeam Veri Platformu tek bir platformda daha önce hiç olmadığı kadar gelişmiş veri güvenliği, kurtarma ve hibrit bulut özellikleri sunuyor. Veeam Veri Platformu v12, sunduğu en iyi güvenli yedekleme ile hızlı ve güvenilir kurtarma özelliği sayesinde işlerin duraksamasını engelliyor. Karmaşık ve genişleyen BT ortamlarında Bulut, Sanal, Fiziksel, SaaS ve Kubernetes uygulamalarını korumak için üç kurumsal sürümde sunulan ürün, Veeam’in sunduğu en yeni özellikleri tek bir çözümde bir araya getiriyor. Böylece kesintilerden hatalara ve fidye yazılımlarına kadar her kuruluş giderek artan zorluklarla daha kolay mücadele edebiliyor.

    “Kurumlar her zamankinden çok daha savunmasız. Geçtiğimiz on iki ay içinde kurumların %85’i en az bir kez saldırıya uğradı; bu oran geçen yıl %76’ydı” diyen Veeam CTO’su ve Ürün Stratejilerinden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Danny Allan şunları söyledi: “BT liderlerinin yeterince korunamadıklarını düşündüklerini biliyoruz. BT ortamları daha kompleks ve zorlu hale gelmeye devam ettikçe Modern Veri Korumanın genel siber hazırlık planına entegre edilmesi gereği de daha görünür oldu. Veeam çözümlerinin en iyilerini bir araya getirerek kesintisiz güvenlik, güvenilir veri kurtarma ve güvenilir veri özgürlüğü sağlayan tek bir platform sunan Veeam Veri Platformu, müşterilerimize ihtiyaçlarına uygun ve iş süreçlerini devam ettirmelerini sağlayan en doğru çözümden yararlanmaları konusunda seçenek vermek için tasarlandı.”   

    Veeam’in kapsamlı izleme ve analiz çözümü YENİ Veeam Veri Platformu, Advanced ve Premium Sürümleri’yle akılcı içgörüler sunarak ve sorunların kolayca görülmesine ve sorunların ortaya çıkmadan önce tespit edilip çözülmesine yardımcı olurken, kritik verileri en üst düzeyde koruyor. Özellik sayısını artıran son sürüm daha fazla Veeam yedekleme çözümünü Veeam Backup for Microsoft 365 dahil destekliyor. Ayrıca yeni izleme ve görünürlük özellikleri arasında değişmezlik raporlaması ve çoklu bulut için veri koruma durumları da yer alıyor. Böylece işletmelerin veri koruma stratejilerine her zamankinden daha fazla değer ve içgörü sağlanıyor.

    Veeam Veri Platformu bir işletmenin faaliyetlerini sürdürmesi için gereken üç temel gereksinimi karşılıyor: veri güvenliği, veri kurtarma ve platform ya da buluta bağlı kalmadan istediğiniz yerde veri yedekleme ve veri kullanma özgürlüğü. Platformda üç kurumsal sürüm bulunuyor: Foundation, Advanced ve Premium. Tüm sürümler Veeam’in ödüllü VBR ve Anında Kurtarma özelliklerini içeriyor; Advanced ve Premium sürümleri ayrıca izleme, analiz ve kurtarma gibi gelişmiş dayanıklılık özellikleri de sunuyor.

    • Veeam Backup & Replication v12  ile sektörün en eksiksiz veri korumasını sunan Foundation Sürümü  500’den fazla yeni özellik ve iyileştirme içeriyor.
    • Advanced Edition, Veeam Backup & Replication v12’yi Veeam ONE (ONE) ile birleştirerek müşterilere yedekleme veya kurtarma sorunlarını başlamadan önce tespit edip çözmek için detaylı, zekice takip ve izleme imkanı sunuyor. 
    • Premium Sürümü, VBR, ONE ve Veeam Recovery Orchestrator (VRO) ile en üst düzey kurumsal Modern Veri Koruma ve kurtarma yetkinliğine sahip. Diğer sürümleri temel alan Premium, sıfıra yakın RPO’lar (Recovery Point Objectives) ile kompleks veri kurtarma süreçlerinin tam otomasyonunu sağlarken test sürecini otomatikleştiriyor ve tek tıkla kurtarmanın verdiği güvenle eksiksiz bir veri esnekliği kazandırıyor. Ayrıca Premium sürüm müşterileri bir fidye yazılımı ya da siber saldırı durumunda 5 milyon dolara kadar veri kurtarma maliyetini karşılayan yeni Veeam Fidye Yazılımı Garantisi’nden de yararlanabiliyor. 

    Veeam Veri Platformu’nun tüm sürümleri, VBR v12’nin endüstri lideri son yedekleme ve kurtarma teknolojisini temel alıyor. Hibrit bulutta felaket veya siber saldırılar karşısında güven sağlayan kurumsal sınıf kurtarma yeteneklerini geliştiren yeni işlevler arasında şunlar yer alıyor:

    • YENİ Doğrudan nesne deposuna yedekleme: Performanstan ödün vermeden şirket içi ve bulut nesne depolamanın sınırsız ölçeklenebilirliğinden tam olarak faydalanabilirsiniz. Yedeklerinizi, hedeflerinizi karşılamak için gereken performansla doğrudan Veeam’in şirket içi nesne depolama iş ortaklarından oluşan geniş ekosistemine gönderebilir veya uç konumlarınızı doğrudan bulut nesne depolama alanında yedekleyebilirsiniz.
    • Her iş yükü için güvenilir sabitlik: Şirket içi nesne, blok ve dosya depolama, güçlendirilmiş depolar ve veri tekilleştirme özellikli depolama cihazları, bulut nesne depolama ve teyp dahil olmak üzere güvenilir satıcıların kurumsal düzeyde sunduğu kapsamlı değişmezlik seçenekleri sayesinde bir siber saldırıdan sonra yedeklerin her zaman geri yüklenebildiğinden emin olabilirsiniz.
    • Siber esneklik: Tüm iş yükleri için otomasyona ve etkinliği kanıtlanmış kurtarma düzenlemesine ek olarak yalnızca temiz verileri tespit etme, bildirimde bulunma ve geri yükleme özellikleriyle fidye yazılımı saldırılarına en hızlı yanıtı verme olanağı sağlar. Çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA), Windows için parolasız hizmet hesapları (gMSA) ve Linux için tek kullanımlık kimlik bilgileri ile sıfır güven yolculuğunu güçlendirirken, Kerberos’a ve IPv6’ya özel sunulan ortam desteği ile siber saldırılara karşı savunmayı güçlendirir.
    • Hibrit bulut optimizasyonu: Buluta özgü AWS ve Microsoft Azure iş yükleri için değişmez yedekleme sağlama, lift-and-shift iş yükleri için yeni bulutla entegre aracılar sunma, birleşik bulut izleme ve raporlama özellikleriyle hibrit bulutta daha da fazla verimlilik ve güvenlik elde etmenize yardımcı olur.
    • Ekosistem Mükemmelliği: Veeam Universal Storage API 2.0 ve YENİ Smart Object Storage API, kurumsal ölçeklenebilirlik ve şirket dışı esneklik konusunda daha da fazla geleceğe hazırlık sağlıyor. Veeam’in ekosistem tedarikçileri olan Pure Storage, Scality ve Object First bu yeni API’lerle entegre olan lansman iş ortakları arasında yer alıyor.

    YENİ Veeam Veri Platformunun Premium Sürümü, kurtarma süresini kısaltarak iş esnekliği sağlayan en güçlü araçlardan biri olan kurtarma orkestrasyonu özelliğini de içeriyor. Böylece işletmeler bir felaketten kurtulmak için gereken planlama, test ve düzenleme adımlarını otomatikleştirerek operasyonları basitleştirebiliyor ve yedeklemenin uygunluğunu kanıtlayabiliyor. Veeam Veri Platformu artık Microsoft Azure’a otomatik, düzenlenmiş kurtarma, sanal makineler (VM’ler) olarak Veeam Agents yedeklerinin anında geri yüklenmesi ve temiz, fidye yazılımsız veri kurtarmaları için otomatik kurtarma geri dönüşü gibi özellikler sunuyor.

    Platform uzantıları Veeam Veri Platformu sürümlerinden herhangi birine eklenebilir ya da Kasten K10 by Veeam, Veeam Backup for Microsoft 365 ve Veeam Backup for Salesforce ile Kubernetes yedeklemesi için kullanılabilir.

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Fidye yazılımlarına karşı ESET ve Intel'den teknoloji duvarıhaberi

    Fidye yazılımlarına karşı ESET ve Intel'den teknoloji duvarıhaberi

    Fidye yazılımlarının giderek büyüyen bir tehdit haline gelmesini engellemek amacıyla ESET ile Intel teknoloji tabanlı  iş birliklerini geliştirerek KOBİ’ler için çözüm sunuyor. 

    Fidye yazılımı, KOBİ olarak adlandırılan  küçük ve orta ölçekli işletmelerin  karşılaştığı en ciddi siber tehditler arasında yer alıyor. Saldırganlar, kötü amaçlı yazılımları sanal makineler (VM) içerisine gizlemek gibi daha karmaşık teknikleri benimsiyorlar. 2022 yılında  fidye yazılımı saldırıları yaşayan KOBİ’lerin yüzde 44’ünün 250 bin ile 500 bin dolar arasında ödeme yaptığı göz önüne alındığında fidye yazılımlarının KOBİ’ler için ne kadar  büyük bir mali yük olduğu da görülüyor.

    KOBİ’ler neden orantısız bir şekilde saldırıya uğruyor? 

    KOBİ’ler siber risklerle başa çıkmak için çoğu zaman personel sıkıntısı çekiyor. Sınırlı bütçeleri var. Siber saldırılara karşı korunmanın en iyi yollarını bilemiyorlar. Fidye yazılımlarını önleme konusuna ciddi olarak eğilmek isteyen KOBİ’ler temel bilgilerle başlayabilir. Verileri düzenli olarak yedeklemeli ve en az bir tam yedek setini internetten uzak ve şirket dışında tutmalılar. İşletim sistemleri de dahil olmak üzere yazılımları yamalı ve güncel olmalı. Fidye yazılımlarını gerçekten önlemek ve kaldırmak için, önde gelen bir uç nokta güvenliği sağlayıcısı olan ESET’in sunduğu gibi çok katmanlı çözümler etkili bir seçenek. 

    Saldırganların giderek daha agresif yöntemler kullanmasıyla, her ölçekten kuruluş, güvenliklerini yazılımsal önlemlerin ötesine taşımanın yollarını arıyor. Artan tehditlere yanıt olarak ve KOBİ’leri daha iyi desteklemek için ESET, yazılım tabanlı algılama teknolojilerini Intel vPro® platformunda bulunan bir teknoloji paketi olan Intel Tehdit Algılama Teknolojisi (Intel® TDT) donanım tabanlı tehdit algılama ile geliştirdi. Intel TDT, ESET Endpoint Security ürününü Intel vPro® platformuyla kullanan KOBİ’lerin üstün fidye yazılımı korumasından yararlanması için donanım destekli bir algılama katmanı ekliyor.

    ESET’in küresel yaygınlığı sayesinde, dünyanın dört bir yanındaki Intel vPro® platformunu kullanan KOBİ’ler gelişmiş fidye yazılımı korumasından yararlanabiliyor. KOBİ’ler işletmelerine yönelik riskleri azaltabilir. BT ekipleri, fidye yazılımlarından kaçınma tekniklerine yönelik görünürlüğü genişletebilir. 

    ESET Türkiye Siber Güvenlik Uzmanı Gürcan Şen konu ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Intel’in donanım tabanlı fidye yazılımı algılama teknolojisine ESET ürünlerini entegre etmiş olmamız fidye yazılımlarına karşı korumamızı önemli ölçüde arttırıyor. CPU düzeyinde telemetriden yararlanmak, kötü amaçlı şifrelemenin daha iyi izlenmesini sağlamak için atabileceğimiz etkili bir adım. Bu iş birliği, fidye yazılımlarının bellekte algılanmaktan kaçındıkları sırada tespit edilmelerine olanak veriyor. ESET her zaman çok katmanlı yaklaşıma inanmıştır ve silikon katmanın eklenmesinin, donanım tabanlı güvenliğin tehditlerle mücadelede bir sonraki kilometre taşı olduğunu düşünüyoruz.” 

    Intel Ekosistem İş Ortaklıkları Yöneticisi Carla Rodriguez görüşlerini şu şekilde dile getirdi:  “Fidye yazılımı hem küçük işletmeleri hem de büyük işletmeleri etkiliyor ve küresel ölçekte ekonomik sorunlara neden oluyor. Gerçek bir küresel marka olan ESET ile iş ortaklığı yapmaktan heyecan duyuyoruz. ESET’in fidye yazılımı optimizasyonları hem Intel vPro Enterprise hem de KOBİ’lere yönelik yeni Intel vPro Essentials platformlarımızda çalışacak. Bu, her boyuttaki işletme için daha iyi güvenlik sağlayan ve ESET yazılımı Intel tabanlı bilgisayarlarda çalıştırıldığında daha yüksek güvenlik sunan etkileyici bir donanım ve yazılım birlikteliği oldu. İş birlikteliğimiz fidye yazılımlarının yol açtıkları sorunları çözmek için ileriye doğru atılmış büyük bir adımdır.”

    Intel ve ESET ile verilerinizi nasıl daha güvende tutabileceğinizi öğrenmek için şu adresleri ziyaret edebilirsiniz:

     

    Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı