Kategori: Teknoloji

  • Trend Micro'nun son araştırması siber güvenliğin iş hacmi ve gelir artışında büyük rol oynadığını gösteriyorhaberi

    Trend Micro'nun son araştırması siber güvenliğin iş hacmi ve gelir artışında büyük rol oynadığını gösteriyorhaberi

    Trend Micro’nun dünya genelinde yürüttüğü son araştırması, yönetim kurullarının siber güvenliğin rolünü hala hafife aldığını ancak iş hacmi ve gelir artışında büyük rol oynadığını ortaya koyuyor.

    Dünyanın önde gelen siber güvenlik şirketlerinden Trend Micro, dünya genelinde kuruluşların 2023 yılında siber güvenlik bütçelerini artırmayı planladığını ancak yöneticilerin siber güvenlikle ilgili çelişkili görüşlere sahip olduğunu ortaya koyan yeni çalışmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.

    Trend Micro Tehdit İstihbaratı Başkan Yardımcısı Jon Clay, “Kuruluşların siber güvenlik yatırımlarından en iyi şekilde faydalanabilmeleri için iş dünyası liderlerinin siber güvenliğe bakış açılarını yeniden şekillendirmeleri ve siber güvenliğin kuruluşlarını nasıl olumlu etkileyeceğini daha kapsamlı bir şekilde gözden geçirmeleri gerekiyor. Araştırmamız siber güvenliğin iş hacmini artırmak ve yeni yetenekler kazanmanın kritik bir bileşeni olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Her kuruşun büyük önem taşıdığı günümüzde siber güvenlikle ilgili kalıplaşmış görüşlerin kuruluşların en tepesinde devam ettiğini görmek endişe verici bir durum” dedi.

    Trend Micro Ülke Müdürü Hasan Gültekin, “Trend Micro tarafından dünya genelinde 250’nin üzerinde şirkette 2500’ün üzerinde karar vericiyle gerçekleştirilen Risky Rewards başlıklı araştırma, alanı teknoloji olmayan üst düzey yöneticilerin siber güvenliğe olan bakış açılarını net bir şekilde ortaya koyuyor. Kuruluşların siber güvenliğin iş süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul etmeleri büyük önem taşıyor” dedi.

    İş dünyasındaki karar vericilerin (BDM) yaklaşık üçte ikisi (yüzde 64) 2023 yılında güvenlik yatırımlarını artırmayı planladıklarını belirtiyor. Ancak araştırma, karar vericilerin siber güvenlik ile kurumun diğer bölümleri arasındaki ilişkiye dair anlayışlarında kritik eksiklikler olduğunu da ortaya koyuyor.

    Diğer yandan, şirketlerin yarısı (yüzde 51) siber güvenliğin gerekli bir maliyet olduğunu ancak gelire katkıda bulunmadığını iddia ederken, benzer bir oran da (yüzde 48) değerinin saldırı/tehdit önleme ile sınırlı olduğunu savunuyor. Hatta neredeyse beşte biri (yüzde 38) siber güvenliği bir iş kolaylaştırıcıdan ziyade bir engel olarak görüyor.

    Öte yandan, yüzde 81’i siber güvenlik konusundaki eksikliklerin yeni iş kazanma becerilerini etkileyebileceğinden endişe duyuyor ve beşte biri (yüzde 19) bunun zaten olduğunu kabul ediyor. Bu durum, karar vericilerin neredeyse dörtte üçünün (yüzde 71) potansiyel müşteriler ve tedarikçilerle yapılan görüşmelerde kendilerine siber güvenlik duruşu hakkında sorular sorulduğunu kabul etmesiyle ortaya çıkıyor. yüzde 78’i ise bu bilgi taleplerinin sıklığının arttığını söylüyor.

    Tutumlardaki bu bariz çelişki, bir başka bulgu tarafından ortaya konuyor. Müşteri adayları ve tedarikçilerin pazarlıklarda güvenliğe açıkça öncelik vermelerine rağmen, karar vericilerin yalnızca yüzde 57’si siber güvenlik ve müşteri kazanımı/memnuniyeti arasında güçlü veya çok güçlü bir bağlantı olduğunu düşünüyor. 

    Vasıflı çalışan kazanımı, karar vericilerin siber güvenlik ile işin geri kalanı arasındaki bağlantıya ilişkin anlayışlarında açık boşlukların olduğu bir başka alan olarak öne çıkıyor.

    Katılımcıların neredeyse dörtte üçü (yüzde 71), her yerden çalışabilme becerisinin yetenekleri kazanma ve elde tutma mücadelesinde hayati önem taşıdığını belirtiyor. Yine de yalnızca yaklaşık beşte ikisi siber güvenlik ile çalışanları elde tutma (yüzde 42) ve yetenekleri cezbetme (yüzde 43) arasındaki güçlü bağlantıyı anlıyor.

    Katılımcılar, siber güvenliğin çalışan deneyimi üzerindeki etkisini kabul etmelerine rağmen şu görüşlere sahip:

    • Yüzde 83’ü mevcut güvenlik politikalarının uzaktan çalışanların işlerini yapma becerilerini etkilediğini ifade ediyor (örneğin, ağ ve bilgi erişim sorunları ve çalışma hızının yavaşlaması)
    • Yüzde 43’ü mevcut güvenlik politikalarının çalışanların her yerden çalışabilmesine kısıtlama getirdiğini belirtiyor 
    • Yüzde 54’ü mevcut politikaların çalışanların kullanmayı seçebileceği cihazları/platformları kısıtladığını düşünüyor

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • vivo, Turkuaz Mavisi V25 5G modelini satışa sunduhaberi

    vivo, Turkuaz Mavisi V25 5G modelini satışa sunduhaberi

    vivo’nun Türkiye’de “Her Anıya Değer” sloganıyla kullanıcılarla buluşturduğu V25 5G modeli, yazın yaklaştığı günlerde huzur veren yeni Turkuaz Mavisi renk seçeneği ile kullanıcıları kendine hayran bırakıyor. vivo, V25 için kullanıcılara 2 yıl Android güncelleme ve 3 yıl güvenlik garantisinin yanı sıra 3 yıl üretici garantisi avantajı da sunuyor.

    vivo, 2022 sonlarında Türkiye’deki kullanıcılarıyla buluşturduğu akıllı telefonu V25 5G’nin Akdeniz sahillerinden esinlenilerek üretilen “Turkuaz Mavisi” renk seçeneğini satışa sundu.  Zarif tasarımı, yüksek performanslı, enerji tasarruflu donanımla güçlendirilmiş çarpıcı kamerasıyla büyük beğeni toplayan V25 5G; okyanus ve denizlerdeki huzuru yansıtan yeni “Turkuvaz Mavisi” rengi ile Akdeniz sahillerini özleyen tasarım tutkunlarının yeni tercihi olacak. Turkuaz mavisi V25 5G’nin arka kapağı, Renk Değiştiren Florit AG Cam sayesinde güneş ışınlarına ve UV ışığına renk değiştirerek orijinal renginden koyu okyanus mavisi rengine dönüşüyor. Fotoğraf ve video ile kendini ifade eden kullanıcılar için özel olarak tasarlanan vivo V25 5G, şık ve zarif tasarımı ile kullanıcıları kendisine hayran bırakıyor. V25 5G, yüksek enerji verimliliği oranına ve mükemmel kapasiteye sahip güçlü işlemcisi, en yeni soğutma teknolojisi ve hızlı şarj yetenekleri ile, kullanıcılara uzun ömürlü ve sorunsuz bir telefon deneyimi sunuyor. 

    Enerji tasarrufu ve yüksek performans özellikleriyle dikkat çekiyor

    8GB RAM + 8GB genişletilmiş RAM’e ve yüksek enerji verimlilik oranına sahip MediaTek Dimensity 900 işlemcili V25 5G, çeşitli uygulamalar arasında çoklu görevleri sorunsuz bir şekilde yerine getiriyor. Telefon bu özellikleriyle kullanıcılara oyun oynarken kesintisiz ve akıcı bir deneyim imkânı da sunuyor. 4500mAh pili 44W Flaş Şarj desteği ile V25 5G, 15 dakikada %35, 30 dakika içinde %61, 63 dakikada %100 şarj oluyor; kullanıcılarına tek şarjla telefonlarını uzun süre sıkıntı yaşamadan kullanabilme olanağı veriyor. Kullanıcılar telefonu yüzde 100 şarjla kullanmaya başladıklarında 17 saate kadar YouTube videosu izleyebiliyor, 15 saate kadar müzik dinleyebiliyor ve 5 saate kadar fotoğraf çekebiliyorlar.  

    Kusursuz bir fotoğraf ve video deneyimi sunuyor

    Üstün kamera ve fotoğrafçılık özellikleri ile kendinden söz ettiren V25 5G, en yeni görüntüleme teknolojilerine de sahip. Yükseltilmiş OIS (Optic Image Stabilisation – Optik Görüntü Sabitleme), EIS özelliklerine sahip 64MP OIS ultra algılamalı arka kamera ve 8MP geniş açılı kamera ile donatılmış V25 5G, sunduğu kusursuz görüntüleme deneyimi ile kullanıcıların yüksek kalitede süper geniş açılı kareleri kolaylıkla yakalamalarını sağlıyor. Optik Görüntü Sabitleme özelliği, fotoğraf çekilirken oluşan titremeyi giderirken mükemmel sarsıntı önleme performansı ile bulanık çekimleri en aza indiriyor, karanlık ortamlarda ve loş ışıkta bile son derece kaliteli fotoğraflar çekmenize imkân sağlıyor. 50MP ön kameraya sahip olan V25 5G, kullanıcıların günün veya gecenin herhangi bir saatinde berrak görüntüler ve videolar çekmelerini sağlıyor. Cihazın ön kamerası ayrıca keskinliği optimize eden AI HD Algoritmasına da sahip.

    2 yıl Android güncelleme ve ve 3 yıl üretici garantisi ile satışta

    V25 5G Turkuaz Mavisi; teknoloji mağazaları ve vivo’nun online mağazası myvivoshop.com.tr’de 14,999 TL fiyat ile satışa sunuldu. Üstelik vivo V25 5G modeli için kullanıcılara 2 yıl boyunca Android güncellemelerini alma, 3 yıl boyunca da güvenlik güncelleme garantisi sunuyor. Tüketiciler V25 5G’yi myvivoshop.com üzerinden satın almaları halinde 2 yıllık standart garantiye ek olarak 1 yıl üretici garantisi ile toplam 3 yıl garanti hakkına da sahip oluyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Dijital bahar temizliği zamanıhaberi

    Dijital bahar temizliği zamanıhaberi

    Mevsimin bahara döndüğü yılın bu dönemi dijital hayatımızı  düzene sokmak için de uygun bir zaman. Bahar temizliği, kullandığımız tüm cihazları düzenlemek ve bu cihazları temizlemek için mükemmel bir fırsat sunuyor.

    Siber güvenlik şirketi ESET dijital hayatını düzene sokmak isteyenler için önerilerini paylaştı. 

    Cihazınızda yüklü olan uygulamaları kontrol edin

    Cihazınızda yüklü olan tüm uygulamalara bir göz atıp bu uygulamaları en son ne zaman kullandığınızı ve halen bu uygulamalara ihtiyacınız olup olmadığını kendinize sorun. Halihazırda yüklü olarak gelen bazı Windows Store uygulamaları gibi kullanılmayan uygulamalar, depolama alanında gereksiz yer kapladığı için silinmelidir. 

    Aynı tavsiye mobil hareketlerinizi temizlemek için de geçerli. İhtiyacınız olmayan tüm uygulamaları kaldırın ve ara sıra kullandığınız uygulamaları da devre dışı bırakmayı düşünün. Aynı zamanda “derin uyku” özelliği ile uygulamaların arka planda çalışmasını durdurun. 

    Başlangıç programlarını inceleyin

    Dizüstü bilgisayarınızı açar açmaz muhtemelen otomatik olarak açılan birçok uygulama vardır. Peki bilgisayarınızı her açtığınızda Spotify, Skype veya iTunes gibi bu programların da açılması gerekir mi? Muhtemelen gerekmez, bu yüzden bu uygulamaların arka planda çalışarak başlangıç sürecini ve bilgisayarınızın genel performansını etkilemesini durdurun.

    Modern işletim sistemleri, sistem başlangıcı ile birlikte otomatik olarak açılan uygulamaları kolayca inceleyip düzenlemenize imkan tanır. 

    E-postaları temizleyin

    Microsoft Outlook veya Thunderbird gibi bir e-posta programı kullanıyorsanız, ya tüm e-postalar ya da bu e-postaların ekleri cihazınızda depolanır. Bazı ücretsiz e-posta hizmet sağlayıcıları ise sınırlı oranda çevrim içi depolama alanı sunar. E-posta gelen kutunuzda bahar temizliği yapmak için, e-postalarınızı en eskiden en yeniye doğru sıralayıp 2010’dan kalma bir faturaya ya da 2011’den kalma bir parti davetiyesine hala ihtiyaç duyup duymadığınıza karar verin. 

    İndirilenler

    İnternetten indirdiğiniz tüm dosyaları bir veya birden çok klasörde mi saklıyorsunuz? O zaman bu klasörleri açıp uygulama yükleme dosyalarına veya önceden gitmiş olduğunuz bir etkinliğin biletine hala ihtiyacınız olup olmadığına karar verin. İhtiyacınız yoksa bu dosyaları silip geri dönüşüm kutunuzu da boşaltın. Böylece neredeyse pek bir çaba sarf etmeden hard diskte büyük bir alan açabilirsiniz. 

    Resimler ve Videolar

    Dizüstü bilgisayarınızda, telefonunuzda veya tabletinizde tonlarca resim ve video bulunuyordur. Bazen mobil cihazlarda da eski fotoğraflar bulunabilir. Fotoğrafları ve düşük kaliteli ekran görüntülerini silmeyi ya da bunları alternatif olarak bir harici hard diske, ağ bağlantılı depolama cihazına (NAS), bulut depolama alanına veya bazı durumlarda bir USB’ye taşımayı düşünün.

    Güncellemeler

    Cihazınızda yüklü olan uygulamaları makul bir sayıya indirip başlangıçta çalışmalarını engelledikten sonra, bu uygulamaların en güncel versiyonlarını kullanıp kullanmadığınıza bir göz atın. Uygulama güncellemenin belirli bir nedeni vardır ve özellikle işletim sisteminizin güvenliği ile ilgili olan güncellemelerin önemi ise yadsınamaz. Güncel olmayan uygulamalar, siber suçlularının suistimal edebileceği bazı güvenlik açıkları barındırabilir. Tam da bu noktada güvenlik güncellemeleri devreye girerek bu açıkları yamayıp suçluların bu açıklardan faydalanmasını engellemeye yarar. Mevcut güncellemeleri indirerek işletim sisteminizi ve tüm uygulamalarınızı güncel tutun. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Dijital dünyada siber risklerden uzak bir çalışma ortamı mümkünhaberi

    Dijital dünyada siber risklerden uzak bir çalışma ortamı mümkünhaberi

    Palo Alto Networks’ün dünya genelinde ve farklı sektörlerden C-Level 1.300 üst düzey yöneticiyle gerçekleştirdiği “Siber Güvenlikte Sırada Ne Var?” araştırmasına katılan yöneticilerin yüzde 84’ü, kurumlarının hibrit çalışma ortamlarına yönelmesi nedeniyle güvenlik sorunlarında artış yaşandığını kaydediyor.

    Siber güvenlik teknolojilerinde Zero Trust (Sıfır Güven) yaklaşımını uygulayarak, dijital ortamda gerçekleştirilen tüm işlemlerin güvenli olduğu yanılsamasını ortadan kaldırmayı hedefleyen Palo Alto Networks, ZTNA 2.0 standardına sahip güvenlik platformları sayesinde kurumların yenilikçi iş uygulamaları ve hibrit iş gücü için siber risklerden arınmış bir çalışma ortamı sağlıyor.

    Dünya çapında binlerce müşterisine kendi veri merkezlerinde ve bulut üzerinden siber güvenlik çözümleri sunan Palo Alto Networks, geniş alan, mobil ve IoT ağlar arasında kesintisiz, performanslı ve güvenli erişim sunan SASE (Secure Access Service Edge) teknolojilerine her geçen gün bir yenisini ekliyor.  Şirket en son olarak kurumları, yeni erişim çağının standardı olmaya aday Sıfır Güven Temelli Ağ Erişimi 2.0’a (ZTNA 2.0) geçmeye çağırdı.

    Palo Alto Networks’ün dünya genelinde ve farklı sektörlerden C-Level 1.300 üst düzey yöneticiyle gerçekleştirdiği “Siber Güvenlikte Sırada Ne Var?” araştırmasına katılan yöneticilerin yüzde 37’sine göre, 2023’teki siber güvenlik atakları ağırlıkla tedarik zincirlerini hedefleyecek. Araştırmaya yanıt verenlerin yüzde 96’sı son bir yılda en az bir kez saldırı yaşadığını ifade ederken, yarıdan fazlası (yüzde 57) üç veya daha fazla ihlal olayı yaşadığını söylüyor. Her üç yöneticiden biri ise bir saldırı sonucu operasyonel kesinti yaşadıklarını kabul ediyor. Yöneticilerin yüzde 84’ü, kurumlarının hibrit çalışma ortamlarına yönelmesi ile birlikte güvenlik sorunlarında artışlar gördüklerini vurguluyor. 

    Zero Trust yaklaşımının detaylarıyla ilgili açıklama yapan Palo Alto Networks Türkiye, Rusya CIS Direktörü Vedat Tüfekçi, “ZTNA (Zero Trust Network Access) mimarisinin geliştirilmesinin nedeni, eski sanal özel ağların (VPN) belli noktalarda gerekli ölçeklenmeyi yeterince sağlayamaması ve bazı ağ geçişlerine izin vermesidir. Eski ZTNA 1.0 çözümlerinde ise kullanıcıya bir kez erişim yetkisi verildiğinde, bağlantının dolaylı olarak sonsuza kadar güvenli olduğu varsayılıyor. Bu zayıflık siber güvenlik tehditleri, kötü niyetli eylemler ve davranışlar için kullanılabiliyor. Palo Alto Networks’ün Prisma Access gibi ZTNA 2.0 yeteneklerine sahip güvenlik platformları ise bütün bu ön kabulleri ortadan kaldırarak Zero Trust (Sıfır Güven) yaklaşımıyla gerekli bütün iç denetimleri yapan bir mekanizmayı teknolojiye dahil ediyor. Teknoloji ve hizmetlerimize yansıyan Zero Trust (Sıfır Güven) yaklaşımımız ile kurum genelindeki dijital tüm işlemlerin bir ön kabul olarak güvenli bir ortamda yapıldığı yanılsamasını ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Palo Alto Networks Prisma Access gibi ZTNA 2.0 özellikli ürünlerimiz, kuruluşlara, çağdaş iş uygulamalarına ve hibrit iş gücüne siber güvenlik tehditlerinden uzak bir çalışma ortamı sağlıyor” dedi.

    Yapay Zeka ile siber güvenlik otomasyonu yapıyor

    Prisma Access, Prisma SASE’nin sınır güvenlik hizmeti (SSE) olarak öne çıkıyor. Geniş alan ağ üzerinde tüm güvenlik denetimlerini bir veri merkezi olmadan yapma olanağı sunan Prisma SASE ile kullanıcılar hangi cihazı veya hangi ağı kullanırsa kullansın ağ sorunlarına takılmadan güvenli ve performanslı bir iletişimin rahatlığını yaşıyorlar. Prisma SASE’nin yapısında yer alan yapay zeka ve makine öğrenimi teknolojileri, anormallik tespitini otomatikleştirip, kurum genelinde siber güvenlik görünürlüğünü ve denetimini düzenli olarak iyileştiriyor.  Prisma SASE, uygulamalardaki ya da kodlardaki bir açığın kötü niyetli kişiler tarafından keşfedildiği Sıfırıncı Gün (Zero Day) saldırılarına karşı güvenlik güncellemelerini otomatik olarak yaparken, kullanıcı ve yöneticileri de bu tür sıra dışı ataklara karşı önceden uyarıyor.

    Sıfır Güven Ağ Erişimi ne sağlıyor?

    ZTNA 2.0 güvenlik yöneticilerini rahatlatan birçok avantajı bünyesinde barındırıyor:

    Yeterli yetki ile  erişim — IP adresleri ve bağlantı noktaları gibi ağ bileşenlerinden bağımsız olarak uygulama ve alt uygulama düzeylerinde hassas erişim denetimi sağlıyor.

    Sürekli güvenlik doğrulaması  Herhangi bir uygulamaya erişim yetkisi verildikten sonra bile cihaz görünümünde, kullanıcı ve uygulama davranışındaki değişikliklere bağlı olarak güvenlik değerlendirmesi kesintisiz devam ediyor.

    Sürekli güvenlik araştırması— Sıfırıncı gün (Zero Day) tehditleri de dahil olmak üzere bütün kötü niyetli atakları önlemeye yardımcı olmak için izin verilmiş bağlantılar için dahi tüm uygulama trafiğinin derinlemesine ve sürekli denetimi söz konusudur.

    Verilerin eksiksiz korunması — Merkezi veri kaybını önleme (DLP) ilkesiyle özel uygulamalar ve SaaS uygulamaları da dahil olmak üzere tüm uygulamalarda tutarlı veri kontrolü sağlar.

    Tüm uygulamalar için güvenlik — Yalnızca bulut için yazılmış uygulamalar, kurumun kendine özel uygulamaları ve çeşitli SaaS uygulamaları da dahil olmak üzere kuruluş genelinde kullanılan her tür uygulamayı düzenli ve tutarlı bir şekilde korumaya alır.

    Güvenlik duvarları ile 11. kez lider

    Endüstriye yönelik raporlarıyla ünlü, araştırma kuruluşu Gartner’ın Leader in the 2022 Gartner® Magic Quadrant™ for Network Firewalls araştırmasında Palo Alto Networks, 2022’de üst üste 11. kez lider seçildi.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • “Yöneticiler bazı temel siber güvenlik terimlerini bilmiyor!"haberi

    “Yöneticiler bazı temel siber güvenlik terimlerini bilmiyor!"haberi

    Türkiye’deki birçok şirketin üst düzey yöneticisi, siber güvenlik konularını tartışırken bu konudaki anlayış eksikliğini kabul etmemeyi tercih ediyor.

    Yakın zamanda yapılan bir Kaspersky araştırması, üst düzey yöneticilerin üçte birinin DDoS, botnet ve APT gibi terimleri bilmediğini ortaya koyuyor. 

    Türkiye’deki yöneticilerin %42’si, BT ve BT güvenliği ile bir yapılan toplantılardan bir şeyi anlamadıkları belirtmekten çekineceklerini söylerken, %43’ü bu konudaki kafa karışıklıklarını gizlemeyi tercih ediyor. 

    İşin her aşamasına yön veren kararlarda siber güvenliği göz önünde bulundurmak günümüzde bir norm haline gelmiş olsa da, birçok yönetici siber güvenlik harcamalarının kurumlarının karşı karşıya olduğu en önemli risklere karşı koyabilecek şekilde yönlendirildiğinden emin olamıyor. Kaspersky, BT ve üst düzey yöneticilerin bu konuda ortak bir zeminde buluşmasına yardımcı olmak ve yanlış anlamaların nedenlerini keşfetmek için özel bir araştırma gerçekleştirdi.

    Kaspersky anketi, C seviyesi yöneticilerin bazı durumlarda BT güvenliğine dair konuları anlamakta zorlanmakla birlikte bu konudaki kafa karışıklığını itiraf etmeye her zaman hazır olmadığını gösteriyor. Türkiye’deki yöneticilerin %42’si, BT ve BT güvenliği ile bir yapılan toplantılardan bir şeyi anlamadıkları durumda bunu belirtmekten çekineceklerini söylüyor. %43’ü bu konudaki kafa karışıklıklarını gizliyor ve her şeyi toplantıdan sonra kendi çabalarıyla açıklığa kavuşturmayı tercih ediyor, %42’si ise BT alanındaki meslektaşlarının bunu basit bir şekilde açıklayabileceğine inanmadıkları için ek soru sormuyor. Türkiye’den araştırmaya katılanların yarısından fazlası (%53) konuyu anlamadıklarını ifade etmekten çekiniyor ve %47’si bunu BT’den anlayan meslektaşlarının önünde bilgisiz görüntüsü vermemek için yapıyor.

    DDoS, botnet ve APT gibi terimler tam olarak bilinmiyor

    Ayrıca ankete katılan tüm üst düzey yöneticiler güvenlikle ilgili konuları BT güvenlik yöneticileriyle düzenli olarak konuşsa da, %33’ü botnet’in, %32’si APT’nin ve %37’si DDoS saldırısının ne olduğunu tam olarak açıklayamıyor. Bununla birlikte Spyware, Malware, Trojan ve Phishing gibi kavramlar üst düzey yöneticilerin kulağına daha tanıdık geliyor.

    Aşağıdaki ifadelerden hangisi aşağıdaki tehditler hakkındaki bilgi ve anlayışınızı en iyi şekilde tanımlamaktadır?

    Türkiye’deki bazı üst düzey yöneticiler DevSecOps (%15), ZeroTrust (%13) ve Pentesting (%7) gibi siber güvenlik terimlerini hiç duymadıklarını itiraf ediyor.

    Kaspersky Çözüm Mimarı Sergey Zhuykov, şunları söylüyor: “BT harici üst yönetimin karmaşık siber güvenlik terminolojisi ve kavramları konusunda uzman olması gerekmiyor. BT güvenlik yöneticilerinin yönetim kuruluyla iletişim kurarken bu durumu aklında tutması gerekiyor. Sİber güvenlik konusunda etkili bir işbirliği kurmak için CISO, C düzeyi yöneticilerin dikkatini tam olarak anlamlı ayrıntılara odaklayabilmeli ve şirketin siber güvenlik risklerini en aza indirmek için tam olarak ne yaptığını açıkça anlatabilmelidir. Bu yaklaşım, paydaşlara net metrikler iletebilmenin yanı sıra sorun yerine çözüm sunmayı gerektirir.”

    Kaspersky, BT güvenliği ile şirket içindeki iş birimleri arasındaki iletişimi kolaylaştırmak için aşağıdakileri öneriyor:

    • BT güvenliği, kurumda büyüme ve inovasyon için bir itici güç olarak konumlandırılmalıdır. Bunu başarmak için BT güvenlik ekibi kısıtlayıcı ve yasaklayıcı taktiklerden uzaklaşmalı ve siber güvenlik risklerini azaltırken işletmenin hedeflerine nasıl ulaşabileceğini açıklamalıdır.
    • CISO’lar operasyonel faaliyetlere aktif olarak katılmalı ve şirketin paydaşlarıyla ilişkiler kurmalıdır. CISO’ların %20’sinden daha azının satış, finans ve pazarlama alanlarındaki kilit yöneticilerle işbirliği yaptığı göz önüne alındığında, işletmenin ihtiyaçlarından haberdar olmaları zordur.
    • Yönetim kuruluyla iletişim kurarken, uzmanlar tarafından tehditlere dair genel bir bakış açısı eşliğinde, şirketinizin saldırıya uğrama durumuna ve bu alandaki en iyi uygulamalara dayanan argümanlara başvurmalısınız.
    • Yönetim kuruluna BT güvenlik ekibinin temel sorumluluklarının neler olduğunu açıklayın. Mümkünse, en önemli BT güvenlik zorlukları hakkında fikir edinmek için onlara bir CISO’nun yerine geçme fırsatı verin.
    • Siber güvenlik yatırımlarınızı etkinliğini ve yatırım getirisini kanıtlanmış araçlara ayırın. Yanlış pozitif seviyesini düşüren, saldırı tespit sürelerini, vaka başına harcanan zamanı ve diğer ölçümleri azaltan araçlar tüm BT güvenlik ekipleri için son derece büyük önem taşır.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Petrol Ofisi Grubu'nun oyun teknolojileri şirketi Petrolig Games, 'Tatbikat' ile deprem farkındalığını artırmayı hedefliyorhaberi

    Petrol Ofisi Grubu'nun oyun teknolojileri şirketi Petrolig Games, 'Tatbikat' ile deprem farkındalığını artırmayı hedefliyorhaberi

    Ülkemizi derinden etkileyen depremlerin üzüntüsünü yaşamaya devam ediyoruz. Depremin yaralarını sarmak ve felaketlerin önüne geçmek için kurumların alacağı önlemlere ek olarak kişilerin de deprem farkındalığının artması ve olası depremlerde alabileceği önlemleri bilmesi büyük önem taşıyor. Yüzde yüz Petrol Ofisi iştiraki Petrolig Games’in geliştirdiği ‘Tatbikat’ isimli eğitici deprem bilinçlendirme uygulaması 7’den 70’e herkesin depreme yönelik bilincini artırmayı hedefliyor. 

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Petrol Ofisi Grup CEO’su Mehmet Abbasoğlu “Petrol Ofisi Grubu olarak ana iştigal alanımız ve amiral gemimiz akaryakıt dağıtımının yanında ekosistemimizdeki tüm oluşumlarımızla da felaketin üzerine hassasiyetle eğilmeye devam ediyoruz.  Sorumluluklarımızın farkındayız, tüm grup şirketlerimiz ve iştiraklerimizle kalıcı, fayda sağlayan ve uzun vadeli çözümler için çalışıyoruz. Bu çerçevede, grubumuzun oyun teknolojileri şirketi Petrolig Games’in tamamen sosyal sorumluluk bilinci ve gönüllülük esasıyla depremin peşi sıra hayata geçirdiği Tatbikat da bu adımlardan biri. Petrol Ofisi Grubu olarak tüm kılcallarımızla afete yönelik bilinçlendirme çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

    Petrolig Games Genel Müdürü Burçin Cafer de “Tatbikat’ı bir sosyal sorumluluk projesi olarak depremlerin ardından ülkemizde böylesine büyük acıların bir kez daha yaşanmaması umuduyla İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetimi Enstitüsü öğretim üyeleri, pedagoglar ve 3.3 milyonu aşkın Sosyal Lig Fantezi Futbol oyuncusunun katkılarıyla geliştirdik. Eğitim, her konuda olduğu gibi depreme karşı da bizleri koruyacak en etkin araçların başında geliyor. ‘Tatbikat’, deprem bilinci kazandırırken olası depremlere karşı hazırlıklı olmanın yollarını da öğretmeyi amaçlıyor” diyor.

    Deprem felaketinin acısını ülkece yaşamaya devam ederken bir yandan da depremin yaralarını el ele vererek sarmaya devam ediyoruz. Bir kez daha böylesine büyük bir felaket yaşamamak hem kurumların hem de kişilerin alacağı tedbirlerle mümkün. Kişisel anlamda alınabilecek bu tedbirlerin başında eğitim ve farkındalık geliyor.  Petrol Ofisi Grubu’nun oyun teknolojileri şirketi Petrolig Games, ‘Tatbikat’ ile deprem farkındalığını artırırken herkesi bilinçlendirmeyi amaçlıyor. 

    Olası bir depreme karşı hazırlıklı olmayı öğretiyor

    İTÜ Afet Yönetimi Enstitüsü öğretim üyeleri ve pedagogların katkılarıyla geliştirilen uygulama, olası bir depremde hem kendinizi hem de sevdiklerinizi güvende tutmak için yapılması gerekenleri interaktif bir şekilde öğretiyor. 

    Depremde güvende kalmanın yollarını öğreten ‘Tatbikat’, 7’den 70’e herkese hitap eden eğitici bir oyun uygulaması. Tatbikat, ‘Depreme hazırlık, deprem anı ve deprem sonrası’ olmak üzere 3 aşamadan oluşuyor. Her aşamada deprem konusunda bilinç kazandırmayı amaçlayan farklı görevleri yerine getirerek oyun tamamlanıyor. 

    Gönüllü olarak geliştirilen bir sosyal sorumluluk projesi

    Petrolig Games Genel Müdürü Burçin Cafer, “Petrol Ofisi, depremlerin hemen ardından afet bölgesindeki arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarının kesintisiz sürdürülebilmesi için bölgeye yardım için harekete geçmişti. Deprem gerçeğinin yadsınamayacağı ülkemizde, geleceğe ışık tutacak ve olası depremlerin sebep olacağı hasarların önüne geçebilecek uzun vadeli ve kalıcı çözümler üreten projelere imza atmak ve toplumda deprem bilincini oluşturmak önem kazandı. Bizler de hem Petrol Ofisi Grubu’nun bir parçası hem de bir oyun teknolojileri şirketi olarak bu konuda neler yapabileceğimiz üzerine düşünmeye başladık ve Tatbikat’ı ortaya çıkardık. Proje, tamamen arkadaşlarımızın gönüllü katılımıyla ve sosyal sorumluluk duygusuyla çok kısa bir sürede hayata geçirildi. Uygulamamızdaki bilgilerin uygunluğu ve geçerliliği konusunda danışman pedagoglar ile İTÜ Afet Yönetimi Enstitüsü’ndeki kıymetli öğretim üyelerine danıştık. Umuyoruz ki ülkece bir daha böylesine büyük bir felaketle karşılaşmayız. Depremlerde hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet; aileleri ve milletimize başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar dileriz” dedi.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Samsung'un Türkiye'de de olan KOBİ'lere özel online mağaza hizmeti 30 ülkeye genişledihaberi

    Samsung'un Türkiye'de de olan KOBİ'lere özel online mağaza hizmeti 30 ülkeye genişledihaberi

    Samsung’un Türkiye’nin de aralarında olduğu KOBİ’lere özel avantajlı B2B online mağaza hizmeti, Almanya’da açılan yeni online mağaza ile 30 ülkeye ulaştı.  

    Teknoloji devi Samsung’un Almanya’da açtığı yeni B2B (işletmeler arası) mağazasıyla birlikte çevrimiçi “B2B” (işletmeler arası) mağazaları dünya genelinde 30 ülkede hizmet vermeye başladı. Samsung’un çevrimiçi B2B mağazaları, Samsung adresinde KOBİ’lere özel ürün, hizmet ve indirim olanakları sağlarken, işletmeler avantajlı fiyat ve tekliflerden yararlanabiliyor. 

    Samsung’un Türkiye’de ilk kez KOBİ’lere yönelik Ekim 2021’de başlattığı online B2B mağazaları, işletmelere taksitli ödeme ve faturalı ödeme gibi çeşitli ödeme seçenekleri de sunuyor. Müşteriler ayrıca, özel kurumsal kampanyalar, toplu alışveriş indirimleri ve teknik destekten faydalanabiliyor. KOBİ’ler, Samsung’un B2B mağazasında KOBİ’lere özel olarak sunduğu; TV, klima, buzdolabı, tablet ve mobil telefon gibi ürünlerin yer aldığı geniş seçenekler üzerinden alışveriş yapabiliyor. 

    Samsung’un B2B mağazaları ilk olarak Türkiye, Avustralya, Fransa, İngiltere ve ABD’de açılmıştı

    Samsung Electronics, B2B çevrimiçi mağazalarını ilk olarak Ekim 2021’de Avustralya, Fransa, Türkiye, İngiltere ve ABD’de açtı. Samsung, KOBİ’lere yönelik çevrimiçi mağazalarını yalnızca bir buçuk yıl gibi kısa bir sürede Avrupa, Güneydoğu Asya ve Ortadoğu’daki 30 farklı ülkeyi kapsayacak şekilde yaygınlaştırdı. 

    Samsung Electronics Başkan Yardımcısı ve D2C Merkezi Başkanı Daniel Kang, KOBİ’lere özel online mağaza hizmeti ile ilgili “B2B online mağazalarımızın yaygınlaşmasında, erişilebilirlik, kolay satın alma süreçleri ve KOBİ’lere özel sunduğumuz ödeme seçenekleri etkili oldu. Çevrimiçi B2B pazarı önemli bir büyüme potansiyeli vadediyor. Samsung olarak, biz de KOBİ müşterilerimize çeşitli avantajlar ve destekler sunmak üzere hizmetlerimizin kapsamını genişletmeye devam edeceğiz.” dedi.

    B2B mağazaların yeni üye sayısı, bir yılda yüzde 100 artış gösterdi

    Geçtiğimiz yıla göre dünya genelinde çevrimiçi B2B mağazalarına kayıt olan yeni üye sayısı yüzde 100 artarken, buna paralel olarak bu mağazalardaki satışlar da bu yılın Şubat ayından itibaren ikiye katlandı. Samsung Electronics, bu başarı grafiğiyle birlikte önümüzdeki dönemde çevrimiçi B2B perakende faaliyetlerinin kapsamını genişleterek, KOBİ’lere özel daha fazla avantaj ve hizmet sunmayı hedefliyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Çeviride Yapay Zeka Dönemihaberi

    Çeviride Yapay Zeka Dönemihaberi

    DeepL; gelişmiş sinir ağı teknolojisiyle yapay zekâ çevirisindeki rakipleri arasında öne çıkıyor. Şirketin geliştirdiği DeepL Translator, doğal ve gerçek hayattaki kullanıma çok yakın çevirileriyle dikkat çekiyor.

    2017’de faaliyete geçen DeepL, iletişim alanında geliştirdiği yapay zekâ teknolojisi sayesinde dünya çapında birçok işletme ve bireysel kullanıcı tarafından tercih edilmeye devam ediyor. Şirket, insan beyninin çalışma prensibini referans alarak eğittiği sinir ağı teknolojisiyle; bağlamdan yoksun birebir çeviriler yerine kullanıcıların daha isabetli, doğal, ton olarak doğru ve gerçek hayattaki kullanımlara çok yakın çeviriler yapabilmesine olanak tanıyor. Türkiye’de çeviri hizmetine duyulan ihtiyacın artmasıyla birlikte Türkiye pazarına da giriş yapan DeepL, dil bariyeri kavramını hem bireysel kullanıcılar hem işletmeler için ortadan kaldırmayı hedefliyor.  Geçtiğimiz yıl eklediği Türkçe çeviri desteğiyle de DeepL Translator, anadili Türkçe olan kullanıcılar arasında popülerliğini günden güne artırmaya devam ediyor.

    Kullanıcıların gözdesi: Doküman Çevirisi 

    DeepL’in en çok tercih edilen özelliklerinin başında doküman çevirisi geliyor. DeepL, manuel düzenlemeye gerek kalmadan PDF, DOC ve PPT formatlarının orijinal hallerini koruyarak çeviri yapıyor.. DeepL’in web sayfasında veya masaüstü uygulamasında çeviri yapan kullanıcılarsa, her kelime için sunulan çeviri alternatiflerinden, tanımları listeleyen ve belirli kelimeler veya ifadeler için özelleştirilebilir çeviriler sunan bir sözlükten ve klavye kısa yollarından tamamen ücretsiz bir şekilde yararlanabiliyor.

    Amaç kaliteli çevirilerle küresel iletişimi dönüştürmek

    Şirket olarak kullanıcılarına doğal ve yüksek kaliteli çeviriler sunmayı amaçladıklarını dile getiren DeepL’in kurucusu ve CEO’su Jaroslaw Kutylowski, konuya ilişkin “Dünya her geçen yıl daha fazla birbirine bağlanıyor ve çeviri küresel iletişimin anahtarı haline geliyor. Aralarında imalat, turizm, bilişim ve yazılımın da bulunduğu büyüyen birçok sektöre ev sahipliği yapan Türkiye sayesinde de global düzeyde Türkçenin medya, eğlence ve iş dünyasındaki etkisi giderek artıyor. Bu noktada en çok talep gören dillerden biri olan Türkçeyi geçen yıl platformumuza kazandırmış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Gerek kişisel gerek profesyonel yaşamlarında daha güvenli iletişim kurmaları için tüm Türk kullanıcılarımızı ve işletmeleri küresel iletişim alanında güçlendirmeyi umuyoruz. DeepL olarak sunduğumuz teknolojinin ülkeler arası iletişimde de önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz” dedi.

    Çeviride yapay zeka kullanımı öne çıkıyor 

    Yapay zekâ, insanların günlük hayatlarında giderek daha fazla yer edinirken teknolojiyi deneyimleme şekillerini de değiştiriyor. Son yıllarda yapay zekâ inovasyonlarında görülen ivmelenmenin en önemli örnekleri arasındaysa makine çeviri yer alıyor. Bu alanda yapay zekâ çalışmalarına odaklanan lider teknoloji şirketi DeepL, geliştirdiği DeepL Translator’la makine çeviri alanında yeni bir dönem başlatıyor. Ülkemizde çeviri hizmetlerine duyulan ihtiyacın artmasıyla birlikte de şirket, Türk kullanıcıların ve işletmelerin küresel ölçekte iletişim kurmasına yardımcı olmaya hazırlanıyor.

    Bilgisayar destekli çeviri kullanımı giderek artıyor. Global Market Insights’a göre, 2020 yılında 650 milyon USD değerinde olan yapay zeka çeviri pazarının 2027 yılına kadar 3 milyar USD’ye ulaşması bekleniyor. CSA Research’ün çalışmasındaysa, sağlık hizmetlerinin çeviri ihtiyaçları açısından en büyük sıçramayı gördüğü ve ihtiyacın pandemi öncesine kıyasla yüzde 49 arttığı görülüyor. Çeviri ihtiyacının arttığı diğer alanlar arasındaysa sosyal ağlar, bilgi teknolojileri ve yazılım programcılığı dikkat çekiyor. 

    DeepL hakkında

    DeepL, yapay zekâ aracılığıyla dil bariyerinin üstesinden gelmeyi hedefleyen Alman bir yapay zekâ şirketidir. 2017’den bu yana yapılan kör testlere göre DeepL Translator, dünyanın en iyi çeviri kalitesine sahip çeviri aracı olarak konumlanıyor. DeepL’in bu ürünü şirketler, kuruluşlar ve çevirmenlere de profesyonel anlamda hizmetler sunuyor. DeepL’in makine çevirisi hizmetlerindeki elde ettiği bu olağanüstü kalitenin sırrı ise sinir ağı matematiği ve metodolojisindeki tescilli gelişmelere dayanıyor. Jaroslaw Kutylowski tarafında kurulan DeepL ve IVP, Benchmark ve btov gibi dünyaca ünlü yatırımcılar tarafından destekleniyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Xiaomi, ” Her Yönüyle Etkileyici” Redmi Note 12 Serisini Türkiye'de tanıttıhaberi

    Xiaomi, ” Her Yönüyle Etkileyici” Redmi Note 12 Serisini Türkiye'de tanıttıhaberi

    Redmi Note 12 Serisi, fotoğrafçılık ve genel kullanıcı deneyimini yeniden tanımlayarak amiral gemisine özgü özellikleri üst-orta sınıf cihazlara getirmeye devam ediyor.

    Xiaomi Redmi Note 12 Serisinin merakla beklenen ürünleri 6GB RAM ve 128GB ROM’a sahip Redmi Note 12 8.499 TL ve 8GB RAM ve 256GB ROM’a sahip Redmi Note 12 Pro ise 10.999 TL tavsiye edilen son kullanıcı fiyatıyla tanıtıldı. Redmi Note 12 6 Nisan itibariyle, Redmi Note 12 Pro ise 16 Nisan itibariyle satışta olacak. Redmi Note 11 Serisinin inanılmaz başarısı üzerine şekillenen Redmi Note 12 Serisi, sevenleri için büyük önem taşıyan özelliklerde bir kez daha dikkat çekici geliştirmeler sunuyor. Bu geliştirmeler arasında kamera sistemi, pil ömrü, şarj hızı ve kullanıcı dostu tasarım yer alıyor. Redmi Note 12 Serisinin lansmanı ile Xiaomi, üst düzey akıllı telefon özelliklerini dünyada daha fazla kullanıcıya erişilebilir kılma konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Marka ayrıca parlak ve net bir ekrana, çeşitli spor ve sağlık işlevlerine ve hassas çok sistemli GPS bağlantısına sahip şık ve yeni bir akıllı saat olan Redmi Watch 3 de duyurdu.

    Çarpıcı anlar için çeşitli film tarzlarına sahip 108MP’lik profesyonel kalitede kamera

    Redmi Note 12 Pro, her anı çarpıcı ayrıntılarla yakalamak için profesyonel düzeyde bir kamerayla geliyor. Redmi Note 12 Pro, 1/1,52 inç Samsung sensörün yanı sıra 9’u 1 arada piksel gruplama ve çift doğal ISO ile portre çekimlerinde doğal bir bokeh efekti oluşturmaya olanak tanıyan 2MP derinlik kamerasına sahip. 

    Redmi Note 12 Pro, FilmCamera filtreleri ve ProCut özelliği ile yaratıcılığı yeni bir seviyeye taşıyor. Kameralar tüm ışık koşullarında net görüntüler sunarken, keskin ve doğal görünümlü selfie’ler için 16MP ön kamera içeriyor. 

    Canlı görsel ve işitsel deneyimler

    Redmi Note 12 Pro’da, akıcı kaydırma ve gecikmesiz geçişler için 120Hz ekran yenileme hızına sahip büyük bir 6,67 inç FHD+ AMOLED Nokta Ekran bulunuyor. Ayrıca birinci sınıf görsel ve işitsel deneyim için Dolby Vision® ve Dolby Atmos® sürükleyici ses teknolojisi desteği de sunuyor.

    Daha fazla eğlence için güvenilir performans 

    8GB+256GB depolama alanıyla gelen Redmi Note 12 Pro artık daha erişilebilir bir fiyatla kullanıcıların beğenisine sunuluyor. Snapdragon® 732G ve 67W turbo şarj ile donatılan Redmi Note 12 Pro, kullanıcıların her yere gidebilmeleri, her şeyi yapabilmeleri ve hiçbir anı kaçırmamaları için sosyal medya etkinlikleri, fotoğrafçılık, video çekimi ve daha fazlası için kolayca uzun süreli kullanım sağlayan büyük bir 5.000mAh pil ve 67W turbo şarj özelliğine sahip.

    Kusursuz ve etkileyici performans deneyimi

    Serinin her bir üyesi kendi fiyat segmentinde beklentilerin ötesine geçiyor. Redmi Note 12 etkileyici performans ve gelişmiş eğlence deneyimi ile öne çıkıyor. Süper akıcı 120Hz AMOLED ekran kullanıcılara doğru renklere sahip çarpıcı görüntü kalitesi sunuyor. Snapdragon 685 Mobile Platform sayesinde işlemler akıcı ve sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilirken, gelişmiş güç verimliliği çoklu görevlerin kolayca yapılmasına olanak tanıyor.

    Redmi Note 12, 33W hızlı şarj ve 5.000mAh (tip) uzun ömürlü pil özelliğine sahip. Dolayısıyla kullanıcılar pil endişesi olmadan daha fazla uygulama kullanabiliyor ve daha fazla fotoğraf çekebiliyor. Buna yapay zeka destekli üst düzey üçlü kamera kurulumu, çarpıcı Gece Modu özelliği ve bir dizi kullanışlı eğlenceli özellik ve filtre eklendiğinde, her iki cihaz da bir zamanlar yalnızca amiral gemisi telefonlarda bulunan kamera gücünü bütçe dostu fiyatlarla daha fazla kullanıcıya ulaştırıyor.

    Redmi Watch 3 ile kendinizi daha iyi hissedin

    Kristal netliğinde 1,75 inç AMOLED ekrana sahip Redmi Watch 3, parlak güneş ışığı altında dahi okunabilirlik sağlayacak şekilde tasarlandı. NCVM teknolojisi kullanılarak çok parlak metal kaplama ile üretilen bu cihazın çerçevesi, Siyah ve Fildişi renk seçeneğiyle birinci sınıf bir görünüm ve his sunuyor. Ayrıca, kişisel moda zevkine ve tarzına hitap eden iki özel üretim kayış ve 200’den fazla yerleşik saat kadranı seçeneği bulunuyor.5 

    Dahili GPS ile donatılan ve 5ATM _x00056 su geçirmezlik derecesine sahip olan cihaz, beş ana uydu konumlandırma sistemi, kandaki oksijen, kalp atış hızı, uyku ve diğer sağlık izleme işlevlerinin yanı sıra otomatik olarak algılanan altı spor modu da dahil olmak üzere 121 spor moduna sahip. Normal kullanımda 12 güne7 varan güvenilir pil ömrü ile Redmi Watch 3, istikrarlı ve verimli bir performans sunuyor. Cihaz, tüm bu cazibesinin yanı sıra telefon görüşmelerinin Bluetooth® üzerinden sorunsuz ve net bir şekilde yapılabilmesi için HD hoparlör ve gürültü önleyici mikrofona sahip. 

    Redmi Watch 3, 1.999 TL’den başlayan tavsiye edilen son kullanıcı fiyatları ile çok yakında Türkiye’de satışa sunulacak.

    Çok yönlü stil için yepyeni tasarım: Redmi Buds 4 Pro 

    Redmi Buds 4 Pro, tasarım açısından küçük ve hafif olmasına rağmen benzersiz özelliklerle tasarlandı. Ay Beyazı ve Gece Siyahı olmak üzere iki renkte sunulan kulaklık başlıkları, toza ve suya dayanıklılık açısından IP54 olarak derecelendirilmiştir. Bu özellik sayesinde kullanıcılar her ortamda sınırsız bir şekilde müzik dinleyebiliyor. 

    Redmi Buds Serisinin ilk 10mm+6mm çift sürücü sistemi ve Yüksek Çözünürlüklü Kablosuz Ses özelliğine sahip Redmi Buds 4 Pro, güçlü donanım ve yazılım özellikleriyle birlikte birinci sınıf ses kalitesi sunuyor. Kulaklıklar, gelişmiş LDAC ses kodeğini destekleyerek kullanıcıların Bluetooth üzerinden daha yüksek kaliteli kablosuz sesin keyfini çıkarmasını sağlıyor. Daha fazla mod seçeneğine sahip dünya lideri ANC Redmi Buds 4 Pro, 30-3000Hz geniş frekans aralığıyla 4 ile 43dB’ye kadar hibrit aktif gürültü giderme (ANC) sunuyor, böylece rahatsız edici pek çok sesin önüne geçiliyor. Kullanıcılar, üç ANC seviyesinden (Hafif, Dengeli ve Derin modlar) birini seçerek ortam gürültüsünü algılayan ve en uygun gürültü giderme seviyesini seçen Uyarlamalı Modu kullanabiliyor.

    Redmi Buds 4 Pro ayrıca, kullanıcılar çevreleriyle bağlantıda kalmak istediklerinde Normal Şeffaflık Moduna veya Gelişmiş Ses Moduna geçme esnekliği sağlıyor. Gelişmiş bir deneyim için dahili sürükleyici ses sistemi ile Redmi Buds 4 Pro, sesi kullanıcılara göre konumlandırabilir ve onlara gerçeğe yakın bir ses deneyimi sağlayabilir. Kullanıcıların içeriğin tadını çıkarmasına olanak tanıyarak onlara benzeri görülmemiş bir izleme deneyimi sunar.

    Kolaylık için tasarlanan Redmi Buds 4 Pro, kullanıcıların bağlı cihazları arasında kolayca geçiş yapmasını sağlayan çift cihaz bağlantısına sahip. Redmi Buds 4 Pro’nun tek bir şarjı, 9 saate kadar sürekli kullanımı destekler ve şarj kutusuyla eşleştirildiğinde toplam 36 saate kadar kullanım sağlar. 

    Redmi Smart Band 2 ile hayata renk geliyor

    Redmi Smart Band 2, önceki nesline göre daha büyük 1.47” ekranla tasarlandı. Ekrandan arkaya 10 mm’den daha ince ve yalnızca 14.9 gram özelliklerle hazırlanan Band kullanıcılarına yokmuş hissiyatı veriyor. Daha fazla kişiselleştirme için, saatin kadranı 100’den fazla farklı görünümle özelleştirilebiliyor. Band sayesinde kandaki oksijen seviyesi gibi önemli ölçümleri izlemek için en son sensör teknolojisinden başlayarak bir antrenman sırasında gerçek zamanlı bilgilere erişebilir ve geçmiş verileri takip edebilir. Redmi Smart Band 2 ayrıca 30’dan fazla farklı spor moduyla her tür fitness tutkunu için özelleştirilebilir. Ve 5ATM su geçirmezlik sayesinde antrenman sonrası duşta bile açık tutabilir. Dahası, pil ömrü açısından Redmi Smart Band 2, akıllı saatlerin maraton koşucusu olarak öne çıkıyor. Tek bir şarjla 14 güne kadar pil ömrü sunan Redmi Smart Band 2, izleme deneyimini büyük ölçüde artıran 1,47 inç ekrana sahip. Redmi Smart Band 2’nin tavsiye edilen son kullanıcı fiyatıysa 569 TL. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Meta, Türkiye'nin 2023 Genel Seçimlerine hazırlanıyorhaberi

    Meta, Türkiye'nin 2023 Genel Seçimlerine hazırlanıyorhaberi

    Meta, Türkiye Genel Seçimleri için Seçim Operasyon merkezini devreye sokuyor ve dijital okuryazarlığı artırmak ve seçimlerle ilgili çevrimiçi yayılan asılsız bilgilerin önüne geçebilmek için eğitim programları başlatıyor.

    Meta, 14 Mayıs’ta düzenlenecek genel seçimlerin güvenli ve emniyetli bir şekilde yapılmasını sağlamak için yanlış bilginin yayılmasını azaltmak ve zararlı içerikleri kaldırmak için teknoloji ve insan kaynaklarına yatırım yaptığını duyurdu. Seçim yaklaştıkça, potansiyel tehditleri gerçek zamanlı olarak belirlemek ve daha hızlı aksiyon alabilmek için Seçim Operasyonları Merkezini devreye sokan Meta, Türkiye’deki dijital okuryazarlığı artırmak ve seçimlerle ilgili çevrimiçi yayılan asılsız bilgilerin önüne geçebilmek için eğitim programları başlattığını belirtti. 

    Meta zararlı içeriklerin ve asılsız bilginin önüne nasıl geçiyor?

    Meta’nın Topluluk Standartları, halihazırda Facebook ve Instagram’daki taciz, şiddete teşvik, etnik köken veya din temelli saldırıları yasaklayan politikalarının yanı sıra seçimlerle ilgili birçok alanı da kapsıyor. Meta, bu kuralları ihlal eden içerikleri tespit ettiğinde platformlarından kaldırıyor. Seçim günü yaklaştıkça bu tür içeriklerin herkes için daha kritik bir konumda olduğunun altını çizen Meta, Topluluk Standartları sistemini desteklemek amacıyla, potansiyel tehditleri gerçek zamanlı olarak tespit edebilmek ve daha hızlı aksiyon alabilmek için Türkiye Seçim Operasyon Merkezini etkinleştirme kararı aldı. 

    Meta’nın algoritması, belirli durumlarda, oy vermeyi engellemeyi amaçlayan asılsız bilgi ve haberleri Facebook ve Instagram’dan tamamen kaldırıyor. Diğer tüm asılsız bilgi türleri için de, daha az insanın görmesi adına içeriğin yayılmasını yavaşlatıyor ve insanları yetkili kaynaklardaki bilgilere yönlendirmeye odaklanıyor. Meta, bunu en doğru şekilde yapabilmek için aralarında Doğruluk Payı ve Teyit’in de olduğu, 90’ın üzerinde bağımsız üçüncü taraf doğrulama kuruluşu ile birlikte çalışıyor. Bu kuruluşlardan aldığı destek ile kullanıcıları haber ve bilgilerin doğruluğunu teyit etmek için teşvik ediyor. Aynı zamanda kuruluşların içeriğin asılsız olduğuna dair hazırladığı makaleye yönlendiren uyarı etiketleri ekliyor. 

    Meta, aynı zamanda WhatsApp’ta, insanlara şüpheli veya yanlış gibi görünen bir mesaj geldiğinde, onları içeriğin doğruluğunu teyit etmek adına doğrulama kuruluşları ile bu bilgileri tekrar kontrol etmeye teşvik ediyor. Geçtiğimiz sene WhatsApp’ta bir kez iletilen herhangi bir mesajın, bir seferde yalnızca bir gruba iletilebileceğini duyuran Meta, 2020’de aynı özelliği iletilme oranı yüksek olan mesajlar için kullanıma sunduğunda gönderilen bu mesajların sayısında yüzde 70’in üzerinde bir oranda azalma gördüğünü belirtiyor.

    Bunların yanı sıra Meta, Bilgi Üniversitesi, MediaWise ve Habitat Derneği de dahil olmak üzere akademik, medya ve kar amacı gütmeyen kuruluşlarla iş birliği yaparak asılsız bilgileri tespit etmeye odaklanan ve Türkiye’de dijital okuryazarlığı geliştirmeyi amaçlayan programlar başlattı. 

    Meta, platformlarındaki siyasi reklamlar konusunda nasıl adımlar atıyor? 

    Meta platformlarında sosyal meselelerle, seçimlerle veya siyasetle ilgili reklamlar yayınlamak isteyen reklamverenlerin, kim olduklarını ve hangi ülkede yaşadıklarını kanıtlamak için bir doğrulama sürecinden geçmeleri gerekiyor. Şirketin şeffaflık ilkelerine paralel olarak paylaşımların üzerine reklamverenin kim olduğunu gösteren etiketler ekleniyor. Ayrıca, insanların uygulamalarında daha az reklam görmeyi seçebilmeleri için yeni kontroller de ekleyen Meta, kullanıcılara etiketlenmiş reklamları görmeme seçeneği sunuyor.

    Meta, tüm siyasi ve seçime dayalı reklamları, yedi yıl boyunca Reklam Kütüphanesinde barındırıyor; insanlar buradan hangi reklamların yayında olduğunu, hedeflemeyle ilgili bilgileri ve bunlara ne kadar harcama yapıldığını öğrenebiliyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı