Kategori: Teknoloji

  • GlassHouse, yapay zeka destekli  yeni nesil BT altyapı hizmet modeli ile müşterilerine operasyonel mükemmeliyet sunuyorhaberi

    GlassHouse, yapay zeka destekli yeni nesil BT altyapı hizmet modeli ile müşterilerine operasyonel mükemmeliyet sunuyorhaberi

    Türkiye’nin öncü bilişim altyapı servis sağlayıcısı GlassHouse, “Geleceği Yönlendir” temalı müşteri deneyim etkinliğini gerçekleştirdi. Teknoloji sektörünün önde gelen isimlerinin katılımı ile düzenlenen organizasyonda GlassHouse, müşterilerine sunduğu uçtan uca BT altyapı hizmetlerinde operasyonel mükemmeliyet için yapay zeka destekli yeni nesil hizmet modelini (AIOps) duyurdu.

     

     

    Bilişim altyapısı hizmet sağlayıcılığı sektöründe Türkiye’nin en büyük oyuncularından biri olan GlassHouse, “Geleceği Yönlendir” temalı müşteri deneyimi etkinliğini gerçekleştirdi. Sektörün en değerli şirketlerinin teknoloji liderlerinin katılımıyla Divan Kuruçeşme’de yapılan organizasyonda GlassHouse, yapay zeka destekli yeni nesil BT altyapı hizmet modelini tanıttı. 

     

    GlassHouse, yapay zekalı yeni “AIOps” teknolojisi ile dijital dönüşüme katkısını sürdürüyor

     

    Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren GlassHouse CEO’su Alp Bağrıaçık, “Son 2 yılda dolar bazında %45’in üzerinde bir büyüme ile Türkiye’nin İlk 500 Bilişim Şirketi sıralamasında 6 farklı hizmet kategorisinde yer almanın gururunu yaşıyoruz. Bu dönemde ayrıca “Bulut Hizmeti” alt kategorisinde bir önceki yıla oranla gelirlerimizi tam 7 kat arttırarak ilk beşte yerimizi alarak bu kategoride en hızlı büyüyen şirket olduk. GlassHouse olarak tek bir çatı altında yönetilen bulut hizmetleri yetkinliği, SAP hizmetleri yetkinliği ve iş sürekliliği tecrübesini birleştiriyoruz. Bu sayede GlassHouse ile çalışan BT yöneticileri işletmelerinin tüm BT altyapı ihtiyacını tek bir iş ortağıyla çalışarak giderebiliyor. Faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde tüm bu yetkinlikleri tek bir çatı altında birleştiren doğrudan bir rakibimizin olmaması bizi sektördeki rekabette pozitif anlamda ayrıştırıyor” dedi.

     

    Bugüne kadar yüzlerce işletmeyi bulut bilişim sistemlerine taşıdıklarını belirten Alp Bağrıaçık, yenilikçi çözümler ile şirketlerin dijital dönüşümüne yardımcı olmaya devam ettiklerini belirtti. Bağrıaçık konuşmasında ayrıca yapay zeka destekli yeni hizmet modelini devreye alarak operasyonel mükemmelliyetini hedeflediklerini de ifade etti.

     

    GlassHouse, yeni AIOps” teknolojisi ile BT operasyon yönetimini basitleştiriyor

     

    BT dünyasında otomasyona ilginin giderek arttığı günümüzde, yapılan araştırmalar BT operasyonları için yapay zeka uygulamaları olan “AIOps” çözümlerinin bu alanda en fazla ilgi gören teknolojilerden biri olduğunu ortaya koyuyor. Gartner, geçtiğimiz yıl tüm Gartner müşteri sorgularının %40’ının AIOps ile ilgili olduğu bilgisini paylaştı. Diğer yandan AIOps teknolojileri, yaklaşık %19’luk yıllık büyüme oranı ile 2025 yılına kadar yaklaşık 2,1 milyar ABD doları olacağı öngörülen pazar büyüklüğü ile BT operasyonları yönetimi pazarındaki büyümesini ve etkisini sürdürüyor. AIOps pazarının 2030 yılına kadar 645 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor. GlassHouse’un yapay zeka destekli yeni nesil hizmet modeli (AIOps), BT ekiplerine, iş sistemlerinde oluşturulan verilerin çeşitliliğine, hızına ve hacmine hızlı yanıt verme yeteneğini sağlaması ile otomasyon süreçlerini dönüştüren bir teknoloji olarak dikkat çekiyor. Rutin uygulamaları otomatikleştirerek, BT personelinin artan talepleri doğru analiz ederek hızlıca karşılamasını sağlıyor. Bu noktada yapay zeka destekli hizmet modeli ile BT ekiplerine istikrar, güvenilirlik, uyarlanabilirlik gibi kolaylaştırıcı bir süreç vadediyor. Şirketler BT operasyonlarında, sistem kontrollerinden kaynak planlamasına ve raporlamalara birçok süreci otomatize edebiliyor. 

     

    “Yapay zeka teknolojisinden aldığımız güç ile servislerimizde fark yaratmaya devam edeceğiz”

     

    GlassHouse SAP İş Birimi Lideri Hüseyin Bilge, özellikle SAP Basis bakım ve yönetim servislerinde devrim yaratacak yeni yapay zeka destekli hizmet modeli hakkında şunları dile getirdi: “Günümüzde kurumlar hibrit bulut ortamlarını ve en son teknolojileri giderek daha fazla benimsedikleri için, BT operasyonları da karmaşık ve veri hacimli hale geliyor. AIOps, BT ekiplerine, iş sistemlerinde oluşturulan verilerin çeşitliliğine, hızına ve hacmine hızlı yanıt verme yeteneğini sağlaması ile otomasyon süreçlerini dönüştüren bir teknoloji olarak dikkat çekiyor. AIOps rutin uygulamaları otomatikleştirerek, BT personelinin artan taleplerini doğru analiz ederek hızlı karşılamasını sağlıyor. Bu noktada yapay zeka destekli yeni nesil hizmet modelimiz ile BT ekiplerine istikrar, güvenilirlik, uyarlanabilirlik gibi kolaylaştırıcı bir süreç vadediyoruz. GlassHouse olarak, yapay zeka teknolojisinden aldığımız güç ile servislerimizde fark yaratmaya devam edeceğiz” dedi.

     

    Yılın en başarılı BT altyapı ve dijital dönüşüm proje ödülleri sahiplerini buldu

    Teknoloji liderlerinin BT altyapı alanında uçtan uca en yenilikçi çözüm ve hizmetlerini davetlilerle paylaştığı etkinlikte, KONDA Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır, Türkiye gündemini ve bilgi teknolojilerinin toplumsal dönüşümü nasıl yönlendirdiği konusunu ele aldığı bir sunum gerçekleştirdi.  Etkinlikte yılın en başarılı BT altyapı ve dijital dönüşüm proje ödülleri de sahiplerini buldu. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • MediaMarkt'ın Anneler Günü'ne Özel Anne Ai Teknolojisi Hediye Alacaklara Yardımcı Oluyorhaberi

    MediaMarkt'ın Anneler Günü'ne Özel Anne Ai Teknolojisi Hediye Alacaklara Yardımcı Oluyorhaberi

    MediaMarkt, annelere alınabilecek en iyi hediyeyi, ‘anne’ rolünde her şeyi bilen bir yapay zekanın yanıtladığı Anne Ai teknolojisini hayata geçirerek Türkiye’de bir ilke imza attı.

    Hediye seçmek başlı başına zor bir iş. Hele ki konu, en değerlilerimiz, annelerimiz, olduğu zaman durum daha da zorlaşıyor. Onları en mutlu edecek hediyeyi seçmek istiyoruz ve en iyisinin hangisi olacağı konusunda kararsızlık yaşıyoruz.

    Geniş ürün yelpazesiyle teknolojiseverlere konforlu alışverişin keyfini sunan, Türkiye’nin en geniş satış alanına sahip elektronik perakendecisi MediaMarkt, “Anneler her şeyin en iyisini bilir” dedi ve anneleri en mutlu edecek hediyenin ne olduğu sorusuna yanıt bulabilmek amacıyla Anne Ai teknolojisini geliştirdi. Platformda annelere en iyi alınabilecek hediyeyi, ‘anne’ rolünde her şeyi bilen bir yapay zeka yanıtlıyor. Türkiye’de ilk defa yapılan bu çalışma GPT-4 tarafından destekleniyor.

    Kullanıcıların Onedio platformunda sorular sormasını sağlayacak olan Anne Ai, 13 Mayıs tarihine kadar, sosyal medya kullanımının yoğun olduğu saatler arasında, API bağlantılı ve gerçek zamanlı cevaplarıyla kullanıcıların hem hediye konusunda hem de farklı konulardaki sorularını yanıtlayacak. 

    MediaMarkt depremden etkilenen anneleri de unutmadı

    Depremden etkilenen anneleri de unutmayan MediaMarkt, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’na (KEDV) bölgedeki annelerin ihtiyaçlarını karşılamak için bağış yaptı. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Acer'dan Anneler Günü'ne Özel Dizüstü Bilgisayar: Aspire 3haberi

    Acer'dan Anneler Günü'ne Özel Dizüstü Bilgisayar: Aspire 3haberi

    Performans ve üretkenliğin buluştuğu Aspire 3 dizüstü bilgisayar, bu anneler gününde teknoloji sever anneler için özel bir hediye alternatifi olacak. Günlük kullanımda ihtiyaç duyulan her şeyi tek bir cihazda buluştan dizüstü bilgisayar, 1080p FHD ekranı, kolay kurulumu ve inceltilmiş pratik tasarımı ile anneler için konforlu bir bilgisayar deneyimi sunuyor.

    Her yıl mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanan Anneler Günü, bu yıl 14 Mayıs tarihine denk geliyor. Acer’ın geniş Aspire serisinin öne çıkan cihazlarından Aspire 3 (A315-24P), kullanıcıların günlük kullanımda ihtiyaç duydukları her şeyi tek bir cihazda buluşturması özelliği ile bu özel güne kısa bir zaman kala, annesine teknoloji hediye etmek isteyenler için iyi bir alternatif olarak öne çıkıyor. İnce çerçevesi ve güçlü performans özellikleriyle dikkat çeken Aspire 3, 1080p FHD çözünürlüklü 15,6 inçlik ekranı ile son derece net ve gerçekçi görüntüler sunarak kullanıcıların ekran deneyimlerini maksimuma çıkarıyor.

    Cihaz, sahip olduğu performans gücünü, çoklu görev ve yüksek üretkenlik için geliştirilen, her biri 2,40 GHz hızında çalışan dört çekirdekli AMD Ryzen™ 7000 serisi işlemcilerden alıyor. Kullanım kolaylığıyla da öne çıkan aile dostu dizüstü bilgisayar, kullanıcıların performansını sekteye uğratmadan üretkenliklerini artırmalarını sağlıyor.

    Aile kullanımı için optimize edildi

    Acer Aspire 3, göz alıcı metal kaplamaya sahip 18,9 mm ince tasarımı ve 1,78 kg ağırlığı ile ince bir yapıya sahip olduğu kadar şık bir tasarımla da karşımıza çıkıyor. Cihaz, inceltilmiş pratik tasarımı sayesinde konforlu bir kullanım kolaylığı sunuyor. Anneler, ev kullanıcıları ve aileler için günlük kullanıma uygun olarak optimize edilen Aspire 3, kolay kurulumu ile kullanıcıların hayatını kolaylaştıracak bir bilgisayar deneyimi sunuyor.

    Performans ve üretkenlik tek bir cihazda buluşuyor 

    Acer Aspire 3, Radeon™ grafiklere sahip AMD Ryzen™ 3 7320U işlemcisi ile kullanıcıların günlük işlerin kolayca üstesinden gelinmesini sağlıyor. Standart yenileme hızı 60 Hz olan Acer Aspire 3’ün ekranında yer alan Acer BlueLightShield™ teknolojisi, renk tonunu ve parlaklığı optimize ederek kullanıcıların mavi ışığa daha az maruz kalmalarını sağlıyor. Böylece kullanıcılar, uzun süreler boyunca konforlu bir ekran deneyimi yaşayabiliyorlar. 

    Maksimum pil çalışma süresi 13,5 saat olan cihazda yer alan 4 GB DDR5 ve 256 GB PCIe SSD, kullanıcıların yüksek performans gerektiren görevlerini daha hızlı bir şekilde tamamlayabilmelerini sağlarken medya içeriklerini ve çalışma dosyalarını depolayabilmeleri için yeterli miktarda alan sunuyor. Aspire 3, 1 adet HDMI 2.1, 2 adet USB 3.2 Nesil 1 Tip A ve 1 adet USB 3.2 Nesil 2 Tip C olmak üzere zengin bağlantı noktaları ile dikkat çekiyor. İki stereo hoparlör ve bir mikrofon girişi ile gelen cihaz, sahip olduğu ultra hızlı Wi-Fi 6 ile en kritik anlarda bağlantınızın stabil kalmasını sağlıyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Nükleer Enerji Santralleri, Siber Tehditlerden Nasıl Korunur?haberi

    Nükleer Enerji Santralleri, Siber Tehditlerden Nasıl Korunur?haberi

    Kaspersky, nükleer enerji santrallerini korumak için tasarımdan itibaren güvenli bir yaklaşım geliştirdi

    Endüstriyel kontrol sistemleri (ICS), enerji istasyonları ve nükleer santraller de dahil olmak üzere modern kritik altyapıları çalıştırmak için kullanılıyor. Bu nesneler sürekli siber saldırı riski altında çalışıyor. Kaspersky ICS CERT’in Cyber Security Weekend – META 2023’te açıkladığı istatistiklere göre, 2023’ün ilk çeyreğinde Türkiye’de ICS bilgisayarlarının %35,7’sinde saldırı tespit edildi ki bu, 2022’nin ilk çeyreğine göre %7,6 daha fazla. Nükleer enerji santrallerini siber tehditlerden korumak için Kaspersky, altyapıyı etkileyen siber saldırıların olasılığını ortadan kaldıran benzersiz bir güvenli tasarım yaklaşımı geliştirdi.

    Kaspersky’nin güvenli tasarım yaklaşımı, nükleer enerji santrallerinde ağ güvenlik duvarları, veri diyotları, izleme çözümleri, saldırı tespit sistemleri, uç nokta koruması, operasyonel teknoloji ve IoT siber güvenliği, ağlar ve düğümler için siber güvenlik dahil olmak üzere farklı türde siber güvenlik çözümlerinin kullanılmasını gerektiriyor.

    Güvenli tasarım yaklaşımı, BT destekli bir sistemin (veya tesisin) kötü niyetli siber saldırganların cihazlara, verilere ve bağlı altyapıya erişimine karşı koruma sağlayacak şekilde sıfırdan inşa edilmesi anlamına geliyor. Bu yaklaşım sistemin içsel güvenliğine dayanıyor. Zira sistem kullanım ömrü boyunca güvenli ve emniyetli bir durumda kalmak ve yüksek kaliteli koruma maliyetini azaltmak zorunda.

    Kaspersky, nükleer enerji santrallerinde tasarımdan itibaren güvenli BT altyapısının uygulanması için eksiksiz bir dokümantasyon seti geliştirdi. Kaspersky’nin risk yönetimi yaklaşımı, yüklenici, ekipman, donanım ve yazılım seçimini kapsıyor ve yeni bilgisayar tehditlerinin yanı sıra mevcut saldırı taktik ve tekniklerini de dikkate alıyor. Dokümantasyon, bir nükleer enerji santrali BT mimarisinin tanımını, ilgili önerileri ve nükleer enerji santrallerinin uzun yaşam döngüleri boyunca siber güvenlik ve bilgi güvenliğini sağlamayı içeriyor.

    Nükleer Enerji Santrallerinin Korunmasına Yönelik Yaklaşım 

    Kaspersky ICS CERT Güvenlik Analizi Grup Lideri Ekaterina Rudina, şunları söyledi: “Evdeki ya da ofisteki bilgisayarımızda geleneksel olarak ‘üstte’ ya da ‘eklenti’ olarak yer alan koruma çözümlerini kullanıyoruz. Bunlar bizi bu düzeydeki saldırılardan korumak adına iyi iş çıkarıyor. Ancak nükleer enerji santralleri söz konusu olduğunda, bunların korunmasına yönelik yaklaşım farklı olmalıdır. Nükleer ve radyolojik güvenlik, tesisin kullanılabilirliği, güvenilir elektrik tedariği, diğer faktörlerin yanı sıra siber güvenlik tarafından belirlenir. Nükleer enerji santralinin korunması, tesis tasarımının ilk aşamalarında kapsamlı bir şekilde planlanmalıdır. Kaspersky’nin nükleer enerji santrali siber güvenliğine yaklaşımı, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) dahil olmak üzere uluslararası kuruluşların tüm standartları ve önerileriyle uyumludur.”

    Kaspersky uzmanları, enerji santrallerini ve diğer kritik altyapıları çeşitli tehditlere karşı korumak için (güvenliği düşünülerek tasarlanmamış olsalar bile) şunları öneriyor:

    • Olası siber güvenlik sorunlarını belirlemek ve ortadan kaldırmak için operasyonel teknoloji sistemlerinin düzenli güvenlik değerlendirmelerini gerçekleştirin.
    • OT ağının temel bileşenleri için güncellemeleri zamanında yapın. Güvenlik güncellemelerini ve yamalarını uygulamak veya telafi edici önlemleri teknik olarak mümkün olan en kısa sürede hayata geçirmek, üretim sürecinin kesintiye uğraması nedeniyle milyonlara mal olabilecek büyük olayları önlemek adına çok önemlidir 
    • Etkili güvenlik açığı yönetimi süreci için bir temel oluşturması için sürekli güvenlik açığı değerlendirmesi ve triyaj oluşturun. Kaspersky ICS CERT’in kapsamlı ve zamanında bilgi içeren benzersiz ICS Güvenlik Açığı Veri Akışları ile bu konuda güncel kalabilirsiniz.
    • Endüstriyel Otomasyon ve Kontrol Sistemlerini özel, sertifikalı ve yerel olarak entegre edilmiş ürünler ve kapsamlı hizmetlerden oluşan bir ekosistem eşliğinde koruyun. Kaspersky Industrial CyberSecurity gibi özelleşmiş çözümler, endüstriyel ortamlara yönelik siber saldırıları olgun bir şekilde tespit etmek ve bunlara yanıt vermek için etkili bir araç haline gelebilir. 
    • Güvenlik operasyon merkeziniz için ek bilgi almak üzere Kaspersky Threat Intelligence Portal’da yer alan ICS tehditleri ve tehdit beslemeleri hakkındaki Analitik Raporları göz önünde bulundurun 
    • Ekiplerinizin olay önleme, tespit ve müdahale becerilerini geliştirip güçlendirerek yeni ve gelişmiş kötü amaçlı tehditlere karşı müdahaleyi iyileştirin. BT güvenlik ekipleri ve OT personeli için özel OT güvenlik eğitimleri, bunu başarmaya yardımcı olan temel önlemlerden biridir.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Work Trend Index 2023: Yapay zeka çalışma hayatını nasıl değiştirecek?haberi

    Work Trend Index 2023: Yapay zeka çalışma hayatını nasıl değiştirecek?haberi

    Microsoft 365 Copilot Erken Erişim Programı ile birlikte Work Trend Index 2023 Raporu’nun sonuçlarını da duyuran Microsoft, iş liderlerinin ve çalışanların yeni nesil yapay zeka teknolojilerine yaklaşımlarına ışık tutuyor. 31 ülkeden iş dünyasının 31 bin paydaşıyla görüşülerek yürütülen araştırmanın sonuçları, yapay zekanın dijital iş yükünü hafiflettiğini ve çalışanlara katma değeri yüksek işlere odaklanabilmeleri için daha fazla zaman yarattığını ortaya koyuyor.   

    Microsoft, her gün milyonlarca insanın kullandığı Microsoft Word, Excel, PowerPoint, Outlook ve Microsoft Teams gibi programlara yaratıcı yapay zeka özellikleri ekleyen Microsoft 365 Copilot’u geçtiğimiz aylarda tanıtmıştı. Bugün ise Microsoft 365 Copilot’a daha kapsamlı erişim imkanlarına ve uygulamanın yeni özelliklerine ilişkin bilgiler açıklandı. Aynı zamanda yapay zekanın çalışma hayatı üzerindeki etkilerine odaklanan Work Trend Index 2023 Raporu’nun sonuçları da kamuoyu ile paylaşıldı.

    Work Trend Index 2023, çalışma hayatının “insanların yetişebileceğinin ötesinde” bir hızla aktığına ve bunun da inovasyonu etkilediğine dikkat çekiyor.  Raporda, yeni nesil yapay zeka çözümlerinin iş yükünü azaltacağına; yapay zekayı herkesten önce benimseyen organizasyonların, yaratıcılığın ve üretkenliğin yükselişe geçeceği bir geleceğin temellerini atacağına vurgu yapılıyor. Yeni nesil yapay zeka ile angarya olarak nitelendirilen işlerin ortadan kalkacağını ve yaratıcılığa alan açılacağını ifade eden Microsoft CEO’su Satya Nadella, “Yapay zeka tabanlı araçlar dijital iş yükünün azaltılması, yapay zeka yeteneklerinin artırılması ve ekiplerin daha verimli çalışması noktasında büyük bir fırsat sunuyor” diyor.

    Work Trend Index 2023 Raporu, organizasyonlarında yapay zeka tabanlı teknolojilerin anlaşılmasını ve bilinçli bir şekilde hayata geçirilmesini hedefleyen iş liderleri için üç başlığı ön plana çıkarıyor: 

    1. Dijital iş yükü, inovasyonun önünü kesiyor: Herkesin “dijital angarya” olarak nitelediği birçok işle uğraşmak zorunda olduğu günümüzde verinin, emaillerin ve yazışmaların boyutu işlenemeyecek büyüklüğe ulaşmış durumda. Söz konusu dijital iş yükünün altından kalkmaya çalışırken harcadığımız her dakika, yaratıcı işlere harcayabileceğimiz zamandan çalıyor. Çalışanların %64’ü, işlerini tamamlayacak zamana ve enerjiye sahip olmadıklarını; aynı zamanda inovatif olma ve stratejik düşünme anlamında da zorlandıklarını belirtiyorlar. Microsoft 365 üzerinde çalışanlar vakitlerinin %57’sini iletişim kurmak için kullandıklarını; bunun yanında vakitlerinin sadece %43’ünü yaratıcı işler için kullandıklarını söylüyor.

     

    2. Çalışan & yapay zeka iş birliği: Çalışanlar için, iş yükünün azalmasının getirdiği rahatlık, işi kaybetme korkusunun önüne geçiyor. Yöneticiler, yapay zekayı çalışanların yerine koymak için değil, çalışanları güçlendirmek için kullanıyor. Çalışanların %49’u yapay zekanın işini elinden alabileceğinden endişe ettiğini belirtirken; %70’lik bir kesim ise yapay zekaya mümkün olduğu kadar fazla iş yaptırarak kendi iş yükünü hafiflettiğini belirtiyor. Yöneticiler, yapay zekanın çalışan sayısının azaltılmasına değil, iş yerinde üretkenliğin artmasına katkı sağlayan değerli bir araç olduğuna dikkat çekiyor.

     

    3. Her çalışanın yapay zeka yeteneğine ihtiyacı var: Yakın gelecekte sadece yapay zeka uzmanları için değil, her çalışan için yapay zeka mühendislerinin sahip olduğuna benzer yeni yetkinlikler edinme ihtiyacı oluşacak. Rapora göre iş liderlerinin %82’si, yapay zeka çağında çalışanların yeni yetkinlikler kazanmasının zorunlu hale geleceğini öngördüğünü paylaşırken; Mart 2023 itibarıyla LinkedIn US üzerinde GPT ile ilgili işlerin geçtiğimiz seneye oranla %79 arttığı görülüyor. Yapay zeka etrafında şekillenen bu yeni yetenek setinin ve iş taleplerinin, özgeçmişlerden iş ilanlarına kadar her alanda etkili olması bekleniyor. 

     

    Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin, dijital iş yükünün günden güne katlanarak arttığına dikkat çekerek, “Teknoloji kasımızı ülke çapında geliştirmek için bir yandan bilişim alanında daha yetkin iş gücünün yetişmesi için yatırım yaparken bir yandan da iş süreçlerinde bireylerin daha verimli çalışmasına olanak sağlayacak modern iş çözümlerimizi her geçen gün yeniliyor, geliştiriyoruz. Yeni nesil yapay zekanın en büyük başarısı, her gün vaktimizi alan manuel işlerin daha hızlı, verimli ve otomatik yapılmasını sağlarken, arta kalan zamanda çalışanlar olarak daha yaratıcı olmamıza, çalıştığımız alanlarda uzmanlaşmamıza ve katma değer yaratan inovatif işlere odaklanmamıza yardımcı olması. Yeni inovasyonların, girişimlerin, yatırımların filizleneceği heyecan verici bir dönem bizi bekliyor” dedi.

    Yapay zeka çağında işletmeleri güçlendirmek için Microsoft 365 Copilot Erken Erişim Programı’nı özel davetle global 600 müşterisiyle paylaşan Microsoft, , bunun yanı sıra aşağıdaki yeni yetkinliklerin de Microsoft 365 Copilot ve Microsoft Viva’ya ekleneceğini duyurdu:

    • Whiteboard Copilot’u ile Microsoft Teams toplantıları ve beyin fırtınaları daha yaratıcı ve etkili hale geliyor. Kullanıcılar konuşma dilini kullanarak Copilot’tan yeni fikirler üretmesini, fikirleri temalara göre organize etmesini, fikirleri hayata geçiren dizaynlar oluşturmasını ve Whiteboard içeriklerini özetlemesini isteyebiliyor.
    • DALL-E entegrasyonu ile OpenAI’ın görsel jeneratörü PowerPoint’in Copilot’u üzerinde de çalışabiliyor. Böylece kullanıcılar Copilot’tan içeriklerini güçlendirecek kendilerine özel görseller yaratmasını isteyebiliyorlar.
    • Outlook Copilot’u ile koçluk için ipuçlarının yanı sıra; daha net, tonu ve duygusu iyi ayarlanmış etkili mailler yazmak ve daha iyi iletişim kurabilmek için öneriler paylaşılıyor.
    • OneNote Copilot’u ile prompt kullanarak plan taslakları oluşturmak, fikir geliştirmek, liste yapmak ve müşterilerin ihtiyaç duydukları şeye daha kolay erişebilmelerine yardımcı olmak için bilgileri organize etmek mümkün hale geliyor. 
    • Viva Learning Copilot’u ile kullanıcılar konuşma arayüzünü kullanarak yetenek geliştirme yöntemleri oluşturabiliyor; ilgili eğitim kaynaklarını keşfedebiliyor ve kendilerine atanmış eğitimler için takvimini ayarlayabiliyor.

     

    Tüm müşterilerin yapay zeka çağı için hazır olmasına katkı sağlamayı hedefleyen Microsoft, bu doğrultuda tüm Microsoft 365 E3 ve E5 müşterilerine hitap eden yeni bir yetkinlik olan Copilot için Semantic Index’i de tanıttı.  Konuyla ilgili detaylı bilgi edinmek isteyenler resmi Microsoft Blog’unu ve Microsoft 365 Blog’unu ziyaret edebileceği gibi yeni Work Trend Index 2023 Raporu’na da internetten ulaşabilirler.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • PUBG: Battlegrounds'a Klan Sistemi Geliyor!haberi

    PUBG: Battlegrounds'a Klan Sistemi Geliyor!haberi

    Oyuncuların çeşitli avantajlar ve ödüller kazanmak için klanlar oluşturmasına ve klan üyeleriyle birlikte oyun oynamasına olanak tanıyan PUBG: BATTLEGROUNDS’a Klan Sistemi huzurlarınızda.

    BATTLEGROUNDS PLUS hesaplarına sahip oyuncular, lobide bulunan klan düğmesine tıklayarak klanlar oluşturabilir. Klan oluşturulduktan sonra klan arama, sohbet ve bildirimler gibi çeşitli özellikler elde eder. Her klan bir klan lideri, yönetici ve genel üyelerden oluşur ve en fazla 100 üyeye sahip olabilir. Eğitim görevlerini tamamlayan oyuncular bir klana katılmaya hak kazanır. Bu oyuncular isterlerse bir klana katılma talebinde bulunabilirler veya mevcut bir klan üyesi tarafından davet edilebilirler.

    Klanları daha da keyifli hale getirmek için, klan seviyesi ve ödülleri olan yeni bir ilerleme sistemi getirildi. 20. seviyeye kadar yükselebilecek olan klanlar, oyun esnasında Klan XP’si kazanabilecek. Bir klan 2. seviyeye ulaştığında o klanın Klan Etiketi, ona uygun bir Etiket Plakası’nı üzerinde oyuncunun takma adı/PUBG Kimliği’nin yanında görünecek. Klanların Etiket Plakası, klan seviye atladıkça yükseltilebilir olacak. Oyuncular, klan üyeleriyle birlikte oynarken klanın daha hızlı seviye atlamasını sağlayan çift XP bonusu alacaklar. Ek olarak, oyuncular klanlarının üyeleriyle oynadıkları için %30 BP artış desteği de kazanacaklar.

    PUBG: BATTLEGROUNDS’un Baş Yapımcısı Taeseok Jang, “Aidiyet duygusunu geliştirmek ve nihayetinde oyuncu memnuniyetini artırmak için 23.2 test sunucusu güncellemesinden başlayarak klan sistemini kullanıma sunduk. Yeni sistem sayesinde oyuncuların arkadaşları ve klan üyeleriyle daha tatmin edici bir oyun deneyimi yaşayabileceğini umuyoruz.”

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Akılları karıştıran büyük şüphe: Hackerlar, ChatGPT ile sizi avlıyor olabilir!haberi

    Akılları karıştıran büyük şüphe: Hackerlar, ChatGPT ile sizi avlıyor olabilir!haberi

    Siber güvenlik uzmanları, en sık kullanılan siber dolandırıcılık yöntemi olan oltalamanın ChatGPT ile yaygın ve daha etkin hale geldiği konusunda uyarıyor.

    Zararı en az milyonu bulan saldırılar için şirketler ve kurumların atması gereken iki önemli adımı ise, çalışanlarını oltalama konusunda eğitmek ve doğru siber güvenlik araçlarını kullanmak.

    Dünyada her dokuz kişiden birini etkileyen bir saldırı olarak bilinen oltalama (phishing), en sık kullanılan siber dolandırıcılık yöntemlerinden biri olmaya devam ediyor. İnternet kullanıcılarının zaaflarından faydalanarak kişisel verilerini ya da şifrelerini çalma yöntemlerinden biri olan phishing, ChatGPT’nin piyasaya sürülmesiyle daha yaygın ve etkili hale gelmeye başladı. 

    Dil yeteneğini kullanarak etkin ve inandırıcı phishing tuzakları oluşturmaya elverişli bu teknolojiyle insan zekasının ortaklığından oluşturulan mesajın daha sofistike olması kullanıcıları daha savunmasız hale getiriyor. Bu oltalama saldırılarında milyarlarca dolara ulaşan kaybın katlanarak artacağını gösteriyor. Uzmanlar bunun sebebinin, insan zekasının sosyal mühendislikten faydalanarak mesajların bağlamını ve kültürel arka planını oluşturması ve bu mesajların ChatGPT ile uygun stil ve tonla özelleştirimesi olarak açıklıyor. 

    CHATGPT BİR SALDIRI ROBOTUNA DÖNÜŞÜR MÜ?

    ChatGPT’nin diğer bir endişe verici potensiyeli ise zaman içinde internet saldırganları tarafından ChatGPT’ye hedeflenen emailleri ve şifreleri ele geçirmenin öğretilebilir olması. 

    Yapılan araştırmalara göre, oltalama saldırısı amaçlı her 5 iletiden 4’ü kimlik avı amacıyla tasarlanıyor. Sürekli çalışır vaziyette olan ve aynı anda binlerce kullanıcıyla erişebilen bir teknoloji olan ChatGPT ile spear-phishing (yemleme) saldırılarında spam göndericisi olarak insana ihtiyaç kalmıyor, gerekli komutlardan sonra hackerlar bağını sormadan üzüm yiyebilecekler. Bu öğretilebilir hilelerden, son zamanlarda hızla yayılan ‘prompt-bombing’ saldırıları sürekli artıyor. 

    PROMPT BOMBING SALDIRILARI NASIL OLUYOR?

    – Sürekli gelen bildirim veya yönlendirme mesajları ile başlar

    – Kullanıcı bir süre sonra gerçek olduğu algısına kapılır. Ya da, bildirim almaktan yorgun düşer.

    – Giriş yaparak bildirimi sonlandırmak ister.

    – Dikkati dağılan kullanıcının onay vermesiyle hackerlar hesaplara erişim sağlar.

    PISHING SALDIRISI NASIL ANLAŞILIR?

    Kullanıcıların en zayıf anını hedefleyen bu siber saldırı yönteminin nasıl anlaşılacağı konusunda bilgi veren Türkiye’nin dijital dönüşüm danışmanı BeyazNet’in CEO’su Fatih Zeyveli kullanıcıları uyarıyor: 

    “Hackerlar bu tip saldırıyla kullanıcıların en zayıf anını kolluyor. Bu da, iki zamanda olur: Uykusuz kalınan gece saatleri ya da çok bildirim gelmesinden bıkarak giriş onayı verilmesi. Hiçbir erişim sağlayıcı sık uyarı göndermez. Bir yerden erişim doğrulama sık geliyorsa, saldırı altındasınız demektir.”

    ÖNCELİKLİ ÇÖZÜM ÇALIŞANLARA OLTALAMA EĞİTİMİ 

    Oltalama yöntemleri sürekli gelişirken, çalışanlar bu konuda neredeyse hiç bilgi sahibi olmaması saldırganların işini kolaylaştırıyor. Çözüm olarak, kurumlar çalışanları için phishing eğitimlerini güçlendirirken yapay zeka destekli farklı siber güvenlik araçlarından faydalanması gerekiyor. Aksi halde GPT-4’ün hızla gelişen sosyal mühendislik yeteneklerine kanıp oltaya takılan kullanıcıların sayısı katlanarak büyüyecek. 

    Kurumları oltalama eğitimi ve yeni yöntemler ile ilgili sürekli bilgi güncellemesi gerektiği ilgili uyaran Fatih Zeyveli, şöyle konuştu:

    “Şirketler ve kurumlara bir oltalama saldırısının maliyetinin milyonlarca liraya ulaşabileceğini görüyoruz. Bu veri kaybı, itibar kaybı, müşteri kaybı, hukuki masraflar, siber güvenlik önlemleri ve diğer maliyetleri kapsıyor. Saldırılardan en az hasarla ya da hasarsız çıkmanın yolunun ilk adımı çalışanların pishing eğitimi almasıdır. Bununla birlikte altyapının siber güvenlik araçlarıyla donatılmasıdır.”

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Çevrimiçi gizlilik için 5 önerihaberi

    Çevrimiçi gizlilik için 5 önerihaberi

    İletişim bilgilerinizi internette dolaşıma sokarak kendinizi tehlikeye atmayın 

    Kullanıcıların çevrimiçi dünyanın sunduğu kolaylıklardan yararlanmak için gerçek iletişim bilgilerini vermeleri her zaman gerekmiyor. Siber güvenlik şirketi ESET çevrimiçi gizliliği sağlamaya yönelik önerilerini paylaştı. 

     

    Bir çevrimiçi hizmete kaydolmak, bir web sitesine veya uygulamaya erişim sağlamak, haberleri okumak ya da  sosyal medya hesabına giriş yapmak için e-posta adresinizi ve telefon numaranızı sürekli paylaşmak durumunda kalıyor olabilirsiniz. Yeni bir hizmete kaydolmak veya online alışveriş yapmak için kişisel bilgilerinizi vermek güvenlik açısından riskleri de yanında getirebilir. 

     

    Çevrimiçi gizlilik konusunu hayatın normallerinden biri olarak benimsemek, kullanıcıların güvenli bir dijital yaşam için gerekenleri yaptığından emin olmasını ve böylece daha rahat hissetmesini sağlar. Birçok web sitesine kaydolmak  bir e-posta adresi gerektiriyor ve çoğumuz yalnızca birincil e-posta adresimizi kullanıyoruz. Yeni bir hesap açtığımızda veya kısıtlı içeriklere erişmek için e-posta adresimizi verdiğimizde, iletişim bilgilerimizin pazarlama amacıyla bir hizmetten diğerine aktarılmasını da çoğunlukla kabul etmiş oluyoruz.

     

    Her hizmet için kişisel bilgilerinizi vermenize gerek olmayabilir

    Doğrudan bağlantınız olmayan e-posta adresleri, telefon numaraları ve banka kartları kullanmak, dijital ayak izinizi küçültmek ve bir veri ihlali veya dolandırıcılık kurbanı olma riskini azaltmanın en iyi yoludur. Siber güvenlik şirketi ESET çevrimiçi gizliliği sağlayarak daha güvenli bir sanal ortam yaratılabileceğini paylaşarak beş öneride bulundu. 

    1. Sınırlı erişim engelini aşmanız için, sizden e-posta adresinizi isteyen içeriklere yönelik geçici e-posta hesapları oluşturun.
    2. Çevrimiçi hizmetler ve web sitesi kayıtlarında kullanacağınız ikincil bir hesap oluşturmak için Gmail veya Outlook gibi bilindik bir e-posta sağlayıcısı kullanın.
    3. Bir kez kullanıldıktan sonra kendini imha eden sanal, tek kullanımlık banka kartları kullanın.
    4. Güçlü ve benzersiz bir parolanın yanı sıra iki faktörlü kimlik doğrulama için tek kullanımlık kodlar kullanın.
    5. SMS ve dolandırıcılık çağrıları almaktan korunmak için ucuz, kontörlü bir SIM kart  edinin.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • World of Warcraft: Dragonflight'da 2. Sezon Geldi: Ejderha Uçuşuhaberi

    World of Warcraft: Dragonflight'da 2. Sezon Geldi: Ejderha Uçuşuhaberi

    Düşmüş Yeryüzü Gardiyanı Neltharion’un Ejderha Adaları altındaki gizli laboratuvarı Aberrus’a sızıldı! Yol, barındırdığı canavarlarla yüzleşmeleri için Azeroth’un savaşçılarına açıldı: 2. Sezon geldi

    Mitik+ sezon, yeni akın ve yepyeni bir PVP eşliğinde yeni mücadeleler ve ödüller oyuncuları bekliyor. Yeni sezondaki yenilikler ise şöyle; 

    • YENİ AKIN: Gölgeli Halka Aberrus
      1. Oyuncular, Ete Bürünmüşleri engellemeye çalışırken dokuz elebaşıyla ve orduları Dracthyr’in mirasını ele geçirmeye çalışan Pullu Komutan Sarkareth ile karşı karşıya gelecek.
      2. 1. Sezonda da olduğu gibi Akın Aramanın ilk aşamasına ek olarak Normal, Kahramanca ve Mitik zorlukları aynı anda çıkacak! 
    • YENİ MİTİK+ DÖNÜŞ:
      1. Sahneye çıkacak diğer Ejderha Uçuşu zindanları: 
        • Eğrelti Otu Kovuğu
        • Telkin Salonları
        • Uldaman: Tyr’in Mirası
        • Neltharus
      2. Geçmiş genişletmelerden dört zindan, M+ döngüsünü taze tutmak için yeni zorluklarla gelecek:
        • Mülkiyet, Azeroth Savaşı
        • Çürük Temel, Azeroth Savaşı
        • Nelthraion’ın İni, Lejyon
        • Girdap Zirvesi, Tufan
      3. Mitik+ sistemindeki büyük değişiklikler, sezonluk bir eklemenin kaldırılmasının yanı sıra temel eklemelerin ve aktif hâle geldiği kilit taşı seviyesinin yenilenmesini kapsar. 

    Neltharion’ın Korları hakkında tüm yama notlarını da içeren daha fazla bilgi için World of Warcraft web sitesini ziyaret edebilirsiniz.  

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Finans ve IT Profesyonelleri Esneklik Çağına Uyum İçin Buluştuhaberi

    Finans ve IT Profesyonelleri Esneklik Çağına Uyum İçin Buluştuhaberi

    Dünya çapında vergi uyumluluğu ve vergi yazılımları konusunda lider konumdaki Sovos, teknolojik ve ekonomik gelişmeler ışığında e-dönüşüm sektörünün bugünü ve geleceğinin konuşulduğu, değişime uyum için esneklik becerilerinin ele alındığı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı

    Global vergi yazılımları lideri Sovos’un ev sahipliğinde 9 Mayıs’ta İstanbul’daki Divan Kuruçeşme’de gerçekleşen Esneklik Çağına Uyum Buluşması’na farklı sektörlerden 400’ü aşkın kişi katıldı. Özellikle finans ve IT profesyonellerinin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte e-dönüşüm alanında şirketleri gelecek dönemde neler beklediği, yeni regülasyonlar hakkında bilgiler, ekonomik ve teknolojik gelişmeler ışığında şirketlerin esnek çözümler sunmasının önemi ve yolları, SAP S/4Hana geçişi ve bulut tabanlı e-dönüşüm çözümlerinin avantajları konuları ele alındı. Etkinliğin son oturumunda ise Prof. Dr. Özgür Demirtaş, şirketlerin finansal sürdürülebilirlikleri için dikkat etmesi gerekenleri anlattı. Osmanlı’da vergiye ‘imdadiye’ dendiğini, genellikle savaş zamanında sefere çıkan ordunun ihtiyacı nedeniyle halka imdadiye salındığını aktaran Demirtaş, verginin her dönemde kompleksleşerek varlığını sürdürdüğünü, bununla ilgili kurulan sistemlerin de önemini koruyacağını belirtti. 

    E-dönüşüm Pazar Büyüklüğü 2.6 Milyar TL’ye Ulaşacak

    Sovos Türkiye Ülke Müdürü Elçim Sirek etkinliğin açılış konuşmasında Türkiye’nin e-dönüşüm konusunda dünyadaki öncülüğüne dikkat çekti. Sirek sözlerini şöyle sürdürdü: “E-dönüşüm yolculuğuna 2012 yılında e-Defter zorunluluğu ile başlayan Türkiye, şu anda neredeyse tüm şahıs şirketlerinin e-fatura kullanımının zorunlu olacağı bir yapıya doğru ilerliyor. Bugün geldiğimiz noktada diğer ülkelerin hükümetlerine verginin dijital dönüşümüyle ilgili danışmanlık veriyoruz. Sadece Sovos olarak, Türkiye’deki Ar-Ge merkezlerimizde geliştirdiğimiz ürünler 61 ülkede kullanılıyor. 2020’de 670 Milyon TL olan e-dönüşüm sektörü pazar büyüklüğü, 2022’de 1.041 Milyar TL’ye ulaştı. İki yılda yüzde 55’lik bir büyüme söz konusu. 2026’da ise pazar büyüklüğünün 2.6 Milyar TL olmasını bekliyoruz. Bu dönemde büyümenin ise ancak müşterilerimize ve iş ortaklarımıza esnek ürünler sunarak gerçekleşeceğine inanıyoruz.”

    “Esneyemeyeceğimiz Tek Alan Siber Güvenlik”

    Sovos Türkiye’nin müşterileri ve iş ortaklarından Uno, Turkuvaz Medya, GlassHouse, Türk Hava Yolları, Titak, İkas, Hitsoft, Logosoft sözcüleri de e-dönüşüm entegrasyon süreçleri, SAP geçişleri, bulut tabanlı çözümler ve siber güvenlik konularında deneyimlerini paylaşmak üzere oturumlarda yer aldılar. Sovos’un siber güvenlik konusundaki hassasiyetine, bilgi güvenliği yaklaşımının tüm çalışma alanlarını kapsamasına, küresel denetimlerden geçen sertifikalı veri merkezlerine, düzenli olarak risk analizleri yapması ve 7/24 kesintisiz çalışan sistemler sunmasının önemine vurgu yapıldı. 

    Yeni Kontör Yaklaşımı Esnek Paketlerden Oluşuyor

    Sovos Türkiye’nin yeni kontör yaklaşımı da bu buluşmada açıklandı. Tek tip ürün/hizmet ve adet bazlı kontör paketlerinin artık beklentileri karşılamadığı belirtilirken; müşterilerin, satış sonrası destek, fatura/mail kişiselleştirme, entegrasyon ve kullanım yöntemi, fatura bildirimleri ve kullanıcı sayıları gibi farklılaşan ihtiyaçlarına esnek çözümler sunulan yeni bir sisteme geçildiği bildirildi. Buna göre e-fatura gibi e-belgeleri daha az adette kullanan müşteriler sadece asgari ihtiyaca göre tasarlanan başlangıç paketini kullanırken, isteyenler standart ve premium adlı ek abonelik paketlerini tercih edebilecek. Böylece kullanmayacağı özellik için ödeme yapmayacak ve fiyat avantajı sağlayacak.

    E-belge Kullanıcıları Gider Pusulasının Da Elektronik Olmasını İstiyor

    Esneklik Çağına Uyum Buluşması’nın oturumlarından birinde anketler yapılarak kullanıcıların e-belgelerden beklentileri de öğrenildi. Buna göre, e-belge kullanıcıları tarafından elektronik ortama taşınması ve aktif olarak kullanılması en çok istenen belge, henüz teknik kılavuzları yayınlanmamış olan ‘gider pusulası’ oldu. Onu dekont, fiş ve pasaport izledi. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı