Kategori: Teknoloji

  • İnsan kaynaklı siber olayların sayısı 2022'de 1,5 kat arttıhaberi

    İnsan kaynaklı siber olayların sayısı 2022'de 1,5 kat arttıhaberi

    Kaspersky müşterilerinin bildirdiği olayların analizine dayanan araştırma Managed Detection and Response (MDR) , Güvenlik Operasyon Merkezi (SOC) analistlerinin 2022 yılında her gün doğrudan insan müdahale kaynaklı üçten fazla ciddi olay keşfettiğini ortaya koydu. İnsan kaynaklı saldırılardaki artış nedeniyle bu işlem süresi, SOC analistlerini daha uzun süre uğraştırması nedeniyle bir önceki yıla göre yaklaşık %6 arttı.

    Dış kaynak uzmanlarının siber güvenlik çözümleriyle uğraşırken sağladığı verimlilik ve özel bilgi gereksinimleri, 2022’de şirketlerin dış kaynak uzmanlığından yararlanmasının ana sebeplerinden biri oldu. Kaspersky, BT güvenliği uzmanları arasındaki uzmanlık eksikliğini gidermek ve onlara mevcut tehdit ortamı hakkında içgörü sağlamak için MDR hizmeti tarafından tespit edilen ve anonim olarak sunulan müşteri vakalarını analiz etti.   

    Kaspersky’nin yıllık Yönetilen Tespit ve Yanıt Analist Raporu, yüksek önem derecesine sahip olayların Kaspersky MDR tarafından tespit edilmesi için ortalama 43,8 dakika gerektiğini gösterdi. İnsan kaynaklı saldırılardaki artış nedeniyle bu işlem süresi, SOC analistlerini daha uzun süre uğraştırması nedeniyle bir önceki yıla göre yaklaşık %6 arttı.

    Söz konusu olayların niteliğine bakıldığında bunların %30’unun APT’lerle ilişkili olduğu, %26’sının kötü amaçlı yazılım saldırılarından kaynaklandığı ve %19’undan fazlasının “etik korsanlıktan” (BT sistemlerinin güvenlik değerlendirmesi veya MDR hizmetinin operasyonel hazırlığını test etmek için müşterilerin altyapılarında gerçekleştirilen pentestler, kırmızı ekip veya diğer siber tatbikat türleri) kaynaklandığı görülüyor. Kamuoyuyla paylaşılmış kritik güvenlik açıklarını içeren ve insanların dahil olduğu önceki saldırıların izlerinin tespit edildiği olayların oranı yaklaşık %9. Geri kalan vakalar sosyal mühendislik tekniklerinin başarılı bir şekilde kullanılmasından kaynaklanıyor veya içeriden gelen tehditlerle bağlantısı bulunuyor.     

    Kapsamlı tehdit avı uygulamaları kullanılması önemli

    Kaspersky Güvenlik Operasyonları Merkezi Başkanı Sergey Soldatov, şunları söylüyor: “Yayınladığımız MDR raporu, insanlar tarafından yönlendirilen sofistike saldırıların artmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu saldırıların araştırılması için daha fazla kaynak gerekiyor ve bu tür saldırılar otomasyona daha az uygun olduğu için SOC analistlerinin daha fazla zamanını alıyor. Bu saldırıları etkili bir şekilde tespit etmek için şirketlere klasik uyarı izleme ile birlikte kapsamlı tehdit avı uygulamaları kullanmalarını öneriyoruz.” 

    Gelişmiş saldırılara karşı daha fazla koruma için Kaspersky uzmanları şunları öneriyor:

    • Tespit ve müdahale yeteneklerini birleştiren ve ek kurum içi kaynakları dahil etmeden tehditlerin belirlenmesine yardımcı olan çözümleri yaygınlaştırın. 
    • SOC ekibinizin en son tehdit istihbaratına erişimini sağlayın ve kuruluşunuzu hedef alan siber tehditler hakkında derinlemesine görünürlük sunun.
    • Hedefli saldırı olasılığını azaltmak için personelinize temel siber güvenlik eğitimi verin. 
    • Kurum içi dijital adli tıp ve olay müdahale ekibinizin uzmanlığını geliştirmek için uzman Olay Müdahale eğitimi uygulayın.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Dijital Benim İşim Sosyal Medya Kampanya Yarışması'nda Kazananlar Belli Olduhaberi

    Dijital Benim İşim Sosyal Medya Kampanya Yarışması'nda Kazananlar Belli Olduhaberi

    Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve Türkiye Vodafone Vakfı’nın hayata geçirdiği “Dijital Benim İşim” Projesi kapsamında bu yıl ikincisi düzenlenen Sosyal Medya Kampanya Yarışması’nda sonuçlar açıklandı. Katılımcıların sosyal medya hesabı yönetme performansının değerlendirildiği yarışmada Serap Sakaoğlu birinci, Tuğçe Çiçek ikinci, Nihal Atak üçüncü oldu. Nihan Baykal ve Başar Altunyuva ise Jüri Özel Ödülü’nü almaya hak kazandı.

    Teknolojinin gücünü kadınların potansiyeliyle buluşturmak üzere Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve Türkiye Vodafone Vakfı tarafından hayata geçirilen “Dijital Benim İşim” Projesi’nde yarışma heyecanı sona erdi. 18 yaş üstü kadınların dijital becerilerinin artırılmasının amaçlandığı projede “Dijital Pazarlama” eğitimini tamamlayan kadınlar arasında bu yıl ikincisi düzenlenen Sosyal Medya Kampanya Yarışması’nda sonuçlar açıklandı. 

     

    Yarışma kapsamında katılımcılar 1 ay boyunca kendi işletmelerinin veya seçtikleri bir işletmenin sosyal medya hesaplarını yönettiler. Toplam 39 başvurunun alındığı yarışmada, Kastamonu Merkez Halk Eğitimi Merkezi yarışmanın birincisini ve üçüncüsünü çıkararak iki ödül almaya hak kazandı. “Serap Online Mutfak” hesabıyla Serap Sakaoğlu’nun birinci olduğu yarışmada, aynı ilden Nihal Atak ise “Wonderi” hesabının yönetimiyle üçüncülük ödülüne layık görüldü.  Yarışmada ikinciliği ise İstanbul Kağıthane Halk Eğitimi Merkezi’nden Tuğçe Çiçek, “Tuğçe İşleme” hesabıyla aldı.

     

    Antalya Kepez Halk Eğitimi Merkezi’nden Nihan Baykal “Benha Aksesuar” hesabı, Elazığ Merkez Halk Eğitimi Merkezi’nden Başar Altunyuva ise “Yöresellikten Dijitale Kültürel Mirasın Yeniden Şekillenmesi” hesabıyla Jüri Özel Ödülü’nü almaya hak kazandı. 

     

    Yarışmada ilk üçe girenlere işlerini büyütmeleri için toplam 32 bin 500 TL’lik can suyu sermayesi sağlanırken, Jüri Özel Ödülü sahiplerine de toplam 4 bin TL değerinde teknoloji hediye çeki sunuldu.

     

    Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Hüseyin Burak FETTAHOĞLU şunları söyledi:

     

    “Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü olarak bir ülkenin sahip olduğu en değerli kaynağın insan olduğuna inanıyoruz. Bu sebeple farklı ilgiye, merak ve deneyime, yaşa, eğitime, bilgi ve beceriye sahip olup, ortak noktaları kendini geliştirme isteği olan tüm yetişkinlerin talep ettiği eğitim desteğini sağlamak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Dijital Benim İşim Projesi de bu amaçla gerçekleştirdiğimiz ve kadınların dijital dünyayla buluşmalarının ve bu alanda güçlendirilmelerinin hedeflendiği bir projemizdir. 20 ildeki Dijital Okuryazarlık ve Dijital Pazarlama eğitimlerimizin devam ettiği projenin etki alanı, kadınların yoğun ilgisi ile her geçen gün genişliyor. Bugün yaklaşık 15 bin kursiyere erişmenin mutluluğunu yaşarken, aynı zamanda eğitimini tamamlayan kursiyerlerin Sosyal Medya Kampanya Yarışması’ndaki becerilerini ve başarılarını görmek bizleri gururlandırıyor. Eğitimlerin uygulamaya dönüştüğü bu projeye katılan tüm kursiyerlerimizi ve yarışma kapsamında ödül alan yarışmacılarımızı tebrik eder, hayat boyu öğrenen bir Türkiye için çalışmalarımızın devam edeceğini belirtmek isterim.”

     

                

    Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel ise şöyle konuştu:  

     

    “Türkiye Vodafone Vakfı olarak, yaptığımız her işin bir amaca hizmet etmesi gerektiğine inanıyoruz. ‘Dijital Benim İşim’ Projesi ile kadınların dijital yetkinliklerini geliştirerek onları ekonomik hayata dahil etmeyi hedefliyoruz. Projemizden yararlanan kadınlar, dijital dünyaya adaptasyon ve istihdama katılım konularında aldıkları eğitimler sayesinde önemli bir avantaja sahip oluyor. Proje kapsamında verdiğimiz 40 saatlik ‘Dijital Pazarlama’ eğitimini tamamlayan kadın kursiyerler arasında Sosyal Medya Kampanya Yarışması düzenledik. Bu yıl ikincisini gerçekleştirdiğimiz yarışmamıza toplam 39 başvuru oldu. Ön değerlendirme sonucu 22 kişi kampanya sürecine katılmaya hak kazandı. Yarışmacılarımız kendi işletmelerinin veya seçtikleri bir işletmenin sosyal medya hesaplarını 1 ay boyunca yönetti. Bu çalışmalar jüri oturumunda değerlendirildi ve kazananlar belli oldu. Yarışmacılarımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz. Türkiye Vodafone Vakfı olarak, kadınların hayatını dijital teknolojilerin sunduğu imkânlarla kolaylaştırmaya devam edeceğiz.”

     

    20 ilde yaklaşık 15 bin kadına ulaşıldı

     

    “Dijital Benim İşim” Projesi ile kadınların dijitalleşme potansiyelinin farklı eğitim programlarıyla ortaya çıkarılması hedefleniyor. Proje kapsamında kadın kursiyerlere 24 saatlik “Dijital Okuryazarlık” ve 40 saatlik “Dijital Pazarlama” eğitimleri veriliyor. Bu eğitimlerin bir kısmı Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı halk eğitimi merkezlerinde sınıf içinde yüz yüze verilirken, bir kısmı da Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Uzaktan Eğitim Platformu üzerinden uzaktan eğitim yoluyla gerçekleşiyor. Yüz yüze eğitimler, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Samsun, Afyonkarahisar, Elazığ, Sivas, Ağrı, Kastamonu, Gaziantep, Manisa, Hatay, Mersin, Tekirdağ, Trabzon, Eskişehir, Van ve Diyarbakır’daki halk eğitimi merkezlerinde veriliyor. 

     

    Bugüne kadar 20 ilde yaklaşık 15 bin kadına ulaşılan proje kapsamında 5 milyon TL’lik sosyal değer elde edilirken, proje için yapılan her 1 TL’lik yatırım 5 TL’lik sosyal getiri sağladı. Proje, sosyal etki araştırma çalışmalarını da içeriyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • TEKNOFEST Coşkusu Cumhuriyetin 100. Yılında Ankara ve İzmir'le Devam Ediyorhaberi

    TEKNOFEST Coşkusu Cumhuriyetin 100. Yılında Ankara ve İzmir'le Devam Ediyorhaberi

    Dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST İstanbul’dan sonra muhteşem yolculuğuna Ankara ve İzmir ile devam ediyor.

    Cumhuriyetin 100. yılında ülkemizin üç büyük şehrinde gerçekleştirilmesi planlanan festivalin ikinci durağı başkent Ankara olacak. Festival Ankara’da 30 Ağustos – 3 Eylül 2023, Ege’nin incisi İzmir’de ise 27 Eylül–1 Ekim 2023 tarihleri arasında düzenlenecek.

    Tam bağımsız bir Türkiye için “Milli Teknoloji Hamlesi” vizyonuyla milyonları kucaklayıp bir araya getiren TEKNOFEST Ankara ve İzmir’de coşkuyu, heyecanı yine göklere taşıyacak. Teknoloji yarışmaları, girişim programı, nefes kesen hava gösterileri, ödül törenleri, sahne senin etkinliği, bilim şovları, eğitici atölyeler, sergiler, sahne oyunları, çocuklara yaşatılan özel uçuş deneyimleri,  hepsi birbirinden güzel etkinlikleri ile ziyaretçilerine bilim, teknoloji ve uzayla dopdolu unutulmaz bir serüven yaşatan TEKNOFEST; Ankara’da Etimesgut Havalimanında, İzmir’de ise Çiğli Havalimanında yine heyecan ve gurur dolu günler yaşatacak. Düzenlenmeye başladığı 2018 yılından bu yana her yıl kendi rekorunu kırarak yolculuğuna devam eden TEKNOFEST, Ankara ve İzmir’de “sen geleceksin” diye yeni rekorlara imza atmaya hazırlanıyor.

    Teknoloji geliştiren bir Türkiye için ülkemizin milli teknoloji ekosisteminde kritik rol oynayan bakanlıkların, başkanlıkların, kamu ve özel sektör kuruluşlarının, akademik kurumların ve medya şirketlerinin de aralarında bulunduğu 117 kurumla birlikte gerçekleştirilen TEKNOFEST 2023 İstanbul’da bu yıl 130 katılımcı ve 19 sponsor firma yer aldı. 

    333 binden fazla takım 1 milyondan fazla yarışmacı TEKNOFEST’TE yerini aldı

    Millî teknoloji üretme ve geliştirme konusunda gençlerin ilgisinin artırılması hedeflenerek bu alanlarda çalışan binlerce gencin projesine destek olmak için festival kapsamında düzenlenen “Teknoloji Yarışmaları” 41 ana yarışma-102 farklı kategoride düzenlendi. TEKNOFEST 2023 Teknoloji Yarışmalarına bu yıl 333 binden fazla takım 1 milyondan fazla yarışmacı başvuruda bulundu. Gençlere 13 milyon TL’nin üzerinde ödül, 30 milyon TL’nin üzerinde malzeme desteği verildi. Yarışmalarda dereceye giren gençler TEKNOFEST sahnesinde ödüllerini aldılar. 

    Teknoloji Yarışmalarına:

    • 2018 yılında 4 bin 333 takım, 20 bin yarışmacı
    • 2019 yılında 17 bin 373 takım , 50 bin yarışmacı
    • 2020 yılında 20 bin 197 takım, 100 bin yarışmacı
    • 2021 yılında 45 bin takım, 200 bin yarışmacı
    • 2022 yılında 154 bin 034 takım, 600 bin yarışmacı 
    • 2023 yılında 333 binden fazla takım, 1 milyondan fazla yarışmacı başvuruda bulundu.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Vodaofne Flex İle 10 Ayda 1,5 Milyonı Aşkın Cihaz Satıldıhaberi

    Vodaofne Flex İle 10 Ayda 1,5 Milyonı Aşkın Cihaz Satıldıhaberi

    Müşterilerine bütçe dostu fırsatlar, indirim avantajları ve çeşitli ödeme kolaylıkları sunan Vodafone Flex dünyası hızla büyüyor. “Seç Seç Al” mottosuyla duyurulan Vodafone Flex, ilk 10 ayda kullanıcılarına 1,5 milyonu aşkın akıllı cihaza istedikleri ödeme yöntemiyle sahip olma imkânı sunarken, 250 bini aşkın müşterisini de telefon güvencesi ve dijital servis hizmetleri ile buluşturdu. Flex müşterilerinin kişiselleştirilmiş teklifleri tercih etme oranı ise %20’ye ulaştı.  

    Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone’un, müşterilerine değişen ülke ekonomisinde bütçe dostu fırsatlar, indirim avantajları ve çeşitli ödeme kolaylıkları sağlamak amacıyla hayata geçirdiği Vodafone Flex dünyasına ilgi her geçen gün artıyor. “Seç Seç Al” mottosuyla duyurulan ve toplam 10’u aşkın kategoride 1.000’den fazla ürünün yer aldığı Vodafone Flex, ilk 10 ayda kullanıcılarına 1,5 milyonun üzerinde akıllı cihaza istedikleri ödeme yöntemiyle sahip olma imkânı sunarken, satış sonrası hizmet paketleriyle 250 bini aşkın müşterisini de telefon güvencesi ve dijital servis hizmetleri ile buluşturdu. Vodafone Flex müşterilerinin kişiselleştirilmiş teklifleri tercih etme oranı ise %20’ye ulaştı. 

    Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:

    “Müşterilerimizin ihtiyaç ve talepleri için çok geniş ve çeşitli ürün portföyü sunan Vodafone Flex dünyasını Ağustos 2022’de duyurduk. Vodafone Flex ile müşterilerimize değişen ülke ekonomisinde bütçe dostu fırsatlar, indirim avantajları ve çeşitli ödeme kolaylıkları sağlıyoruz. Flex müşterileri, zengin seçenekler arasından aradıkları ürüne kolayca ulaşabildikleri gibi, kendilerine uygun ödeme yöntemini de seçebiliyorlar. Bugüne kadar Flex müşterilerimize 1,5 milyonun üzerinde akıllı cihaza istedikleri ödeme yöntemiyle sahip olma imkânı sunduk. Diğer yandan, satış sonrası hizmet paketlerimizle müşterilerimizin akıllı cihazlarını güvenle kullanmalarını sağlıyor; ihtiyaç duydukları teknolojik ürünleri, kampanyaları ve servisleri kişiselleştirilmiş teklifler halinde sunuyoruz. Vodafone Flex ile müşterilerimizin eski telefonlarını nakde ve indirime dönüştürmelerini de sağlayarak bütçelerine destek oluyoruz. Böylece, eski telefonların atık olmasını engelleyerek çevreye katkı sağlıyoruz.”

    Binlerce ürün tek çatıda

    Vodafone Flex dünyası “ürünü seç, ödemeni seç ve kolayca al” ilkesine dayanıyor. Buna göre, müşteriler Vodafone Flex’in telefon, tablet, dizüstü bilgisayar, kulaklık, akıllı saat, takip cihazı, çocuk saati, çocuk kulaklığı, moda ve hobi ürünleri, şarj cihazı, hafıza ürünlerini de içeren zengin kategori yelpazesinden diledikleri ürünü diledikleri ödeme imkânıyla satın alabiliyor. 

    12 aya varan ödeme kolaylığı

    Tüm kategorilerde 12 aya varan ödeme kolaylığının sunulduğu Vodafone Flex’te istenirse ön ödeme imkânıyla ürünün belli bir tutarı önden ödenip kalanı için uygun bir ödeme planı oluşturulabiliyor. Müşteriler eski telefonlarını Vodafone’a getirdiklerinde yeni bir cihaz alırken eski telefonlarını indirime dönüştürebildikleri gibi Vodafone mağazaları ya da Vodafone Yanımda üzerinden teslim edip 24 saat içinde nakde de dönüştürebiliyorlar.  

    Mağaza ya da internetten satın alma imkânı

    Vodafone Flex hizmetinden faydalanmak isteyen müşteriler, istedikleri ürünü 2 bin 500 noktada aktif satış yapan Vodafone mağazalarından birinde inceleyip kendilerine uygun ödeme imkânıyla hızlıca satın alabiliyorlar. Dileyen müşteriler, Vodafone’un online satış kanalını kullanabiliyor. Online alışverişlerde Türkiye genelinde kapıya teslimat hizmeti, İstanbul içinde ise aynı gün hızlı teslimat seçeneği sunuluyor. Müşteriler, online’a özel cihazları Vodafone mağazalarında deneyimledikten sonra kişisel dijital asistan TOBi’ye sorarak Faturaya Ek Cihazlar online sayfasından da satın alabiliyor. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Neden Çok Sayıda Çocuk Hacker?haberi

    Neden Çok Sayıda Çocuk Hacker?haberi

    hacker: HUNTER belgeselinin yeni sezonu neden bu kadar çok sayıda çocuğun hacker olduğunu sorguluyor…

    İlk gerçek siber suç dizisi hacker:HUNTER’ın son sezonu, bilgisayar korsanlığını en sevdiği oyun olarak gören çocukların hikayelerini anlatıyor. Kaspersky’nin üst üste ikinci yıl ortak yapımcılığını üstlendiği dizinin ilk bölümü, dünya genelinde 19 Mayıs’ta Avrupa’nın önde gelen uluslararası haber kanalı Euronews’te gösterime giriyor.  

    Günümüz çocukları neredeyse beşikten itibaren çevrimiçi dünyaya dahil olurken, son araştırmalar çocukların %70’inin günde en az üç saatini akıllı cihazlarla geçirdiğini gösteriyor. Bununla birlikte ebeveynlerin sadece yarısı bu cihazlarda ebeveyn kontrol uygulamaları kullanıyor veya dijital cihazları kullanırken çocuklarını denetliyor. Geri kalan kısım çocuklarının dijital davranışlarına daha az dikkat ediyor. Yeni hacker: HUNTER serisi, günümüzde neden bu kadar çok çocuk hacker olduğunu sorguluyor ve bu tehlikeli yola nasıl girdiklerini araştırıyor.  

    Dört bölümden oluşan dizi, çocukların bilgisayar korsanlığı dünyasıyla nasıl tanıştıkları, siber suç endüstrisi tarafından sunulan ve ileri düzeyde programlama becerisine sahip olmayanların bile bilgisayar korsanlığına adım atmalarına yardımcı olan araçlar, ceza sisteminin yaşı küçük suçlulara karşı nasıl bir tutum sergilediği ve son olarak çocukların siber suçlardan nasıl çıkış yolu bulacağı sorularını gündeme getiriyor.

     İlk Dört Bölüm Özetleri: 

    • ‘Recruitment’ (İşe Alım) bölümü, siber suçluların yetenekli çocukları çevrimiçi oyunlar aracılığıyla nasıl tespit ettiklerini ve daha sonra bilgisayar korsanlığına dair görevleri yerine getirebilmeleri için onları nasıl yetiştirdiklerini ortaya koyuyor. Dizi, evlerine silah siparişi vermesiyle 8 yaşındaki oğlunun bir bilgisayar korsanlığı grubuna dahil olduğunu öğrenen annenin hikayesi etrafında şekilleniyor

     

    • ‘Script kiddies’, kendisiyle aynı adı taşıyan fenomene adanmış bir bölüm ve teknik becerilerden yoksun, ancak yine de bilgisayar korsanlığına teşebbüs etmek isteyenlerin ihtiyaçlarına hizmet eden yeraltı endüstrisini anlatıyor. Bölüm, halka açık araçları ve komut dosyalarını kullanarak okulunu hackleyen ve sonunda okuldan atılan genç bir ‘script kiddie’nin ifadesini yeniden kurguluyor.
    • ‘Punishment’ (Cezalandırma), ihlal edilen verilerin satıldığı dünyanın en popüler hack forumlarından birinin yaratıcısı olan ve söz konusu yeraltı forumunu 14 yaşındayken kuran bir kişinin hikayesine odaklanıyor. Bölüm, bu kişinin daha sonra gözaltına alınma sürecini anlatıyor. Reşit olmayanların internette işledikleri suçlar nedeniyle cezalandırılıp cezalandırılmaması ve nasıl cezalandırılması gerektiği konusunu gündeme getiriyor.

    ‘Rehab’ (Rehabilitasyon), izleyicilerin hackerların rehabilite edilip edilemeyeceği ve nihayetinde onlara güvenilip güvenilemeyeceği sorusunu yanıtlamalarına yardımcı olmayı amaçlıyor. Bölüm bunun için izleyicileri rehabilitasyon programı uzmanlarına ve eski hackerlarla konuşmak üzere Hollanda hacker rehabilitasyon merkezine götürüyor.

    Hem Ebeveynler Hem de Dijital Kültürle İlgilenenler İçin

    Seride Kaspersky Global Araştırma ve Analiz ekibi (GReAT) Direktör Yardımcısı Marco Preuss ve GReAT DACH Başkanı Christian Funk; güvenlik araştırmacısı Mike Jones; siber güvenlik avukatı Alexander Urbelis; klinik psikolog Kelli Dunlap; suçlu iadesi avukatı Ben Cooper ve diğer uzmanların yorumları yer alıyor.

    hacker:HUNTER Baş Yapımcısı Rainer Bock, şunları söylüyor: “Çocuklar meraklıdır, oyun oynamak ister. Bu elbette güzel bir şey. Ancak biz hacker:HUNTER’ın yeni sezonu için kendimize bu merak suça dair davranışlara dönüşürse ne olur diye sorduk. Bu büyüleyici bir konu ve hazırladığımız dört bölüm hem ebeveynler hem de dijital kültürle ilgilenen herkes için kısa, eğlenceli ve basit bir giriş niteliğinde.”

    Euronews’teki yayının ardından bölümler Kaspersky’nin teknoloji ve kültürü odaklı YouTube Kanalı Tomorrow Unlocked tarafından da yayınlanacak.

    Yeni hacker:HUNTER sezonu Hugo Berkeley, Didi Mae Hand ve Lara Maysa Ingram tarafından yönetildi. Aynı yönetmen kadrosu, Kaspersky ve Euronews tarafından ortaklaşa üretilen ve 2022 yazında yayınlanan ilk belgesel serisi olan hacker:HUNTER “Next Level” serisinde de birlikte çalışmıştı.

    hacker:HUNTER “Next Level” TV izleyici kitlesi dünya çapında 30 ülkede toplam 98 milyon kişiye ulaştı.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • 10. Uluslararası İletişim Günlerinde medyanın geleceği konuşulduhaberi

    10. Uluslararası İletişim Günlerinde medyanın geleceği konuşulduhaberi

    Sesin ve kısa videoların artış göstereceği döneme gidiyoruz…

    Gazetecilik her şekliyle online platformlara taşınacak!

     ‘Dijital Kapitalizm ve İletişim’ konulu 3 gün süren 10. Uluslararası İletişim Günleri sona erdi. Sempozyumun kapanış oturumunda ‘Medyanın Geleceği / Geleceğin Medyası’ başlığıyla günümüzün medyası konusu masaya yatırıldı. Alanında önemli isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen oturumda, sesin ve kısa videoların artış göstereceği bir döneme doğru gidildiği, gazeteciliğin yapılmayıp aslında var olan içeriğin çoğaltıldığına dikkat çekildi. Günümüzde gazeteciliğin ciddi anlamda sorgulanması gerektiğine vurgu yapılan oturumda gazeteciliğin her şekliyle online platformlara taşınacağının da altı çizildi.  

    Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde ve organizasyonunda düzenlenen 10. Uluslararası İletişim Günleri Sempozyumu ‘Medyanın Geleceği / Geleceğin Medyası’ konulu yuvarlak masa oturumuyla tamamlandı.

    56 oturumda 253 bildirinin sunulduğu sempozyumun son oturumuna alanında uzman akademisyenler ve gazeteciler katıldı. Moderatörlüğünü Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yıldız Derya Birincioğlu Vural’ın yaptığı oturumda medyanın gelişimi, teknoloji ve yapay zekâ ekseninde değerlendirdi. 

    Prof. Dr. Ümit Atabek: “Teknoloji yükseldikçe emeğin etkisi azalıyor” 

    Oturumda ilk olarak Emekli Akademisyen ve İletişim Bilimcisi Prof. Dr. Ümit Atabek, yeni iletişim teknolojilerinin kapitalizme eklemlenmesi ve yeni medyadaki enformasyon akışını kültürel ve sosyolojik perspektiften nasıl değerlendirdiği ile ilgili açıklamalarda bulundu.

    Teknolojiyle emek arasında ters bir ilişki olduğunu söyleyen Atabek, “Üretim süreçlerinde yüksek teknoloji ortaya çıktıkça emeğin etkisi azalıyor. İleri teknolojinin getirdiği yeni medya düzeninde gazetecilerin durumu ikiye ayrılır hale geldi. Önemli bir kısmı düşük ücretle, güvencesiz ve hatta hiçbir değer atfedilmeden çalışan gazeteciler haline geldi. Bir de elit ya da ‘star gazeteciler’ olarak adlandırılan takipçi sayısı yüksek, şöhretli bir grup ortaya çıktı. Bu batı medyasında uzun zamandır var. Türkiye’de ise belirgin bir şekilde 1980’den sonraki süreçte gördük.” ifadelerini kullandı.

    Atabek: “Eski medya düzeni ölüyor, yeni medya düzeni doğmak için çabalıyor”  

    Sürekli yetersizlik halinin ortaya çıkmasının iletişim eğitimi verenleri ilgilendiren önemli bir konu olduğuna değinen Atabek, “Medya mensupluğu sizin 4 yıllık eğitiminizin sonunda yeterli olmuyor. Yaşam boyu eğitim diye adlandırabileceğimiz, her gün yeni becerilerle işverenin karşısına çıkmak zorunda kaldığınız bir eğitim sürecini içeriyor. Bugünkü durum böyle ama mutlaka değişiklik olacak. Bu değişim anlarında ‘Eski dünya ölüyor, yenidünya doğmak için mücadele ediyor’ şeklinde bir yaklaşım var. Bu yaklaşımı, eski medya düzeni ölüyor artık onun devri bitti, yeni medya düzeni doğmak için çaba sarf ediyor şeklinde uyarlayabiliriz.” açıklamasında bulundu.

    Prof. Dr. Peyami Çelikcan: “Bizler içerik üreticilerinin arşivi haline geliyoruz”

    İstinye Üniversitesi’nden Prof. Dr. Peyami Çelikcan, dijital medya alanındaki gelişmelerle birlikte yeni uygulamalar, işlevler, kullanım alanları ve beraberinde yeni medya kullanıcısı profili oluşmaya başladığına dikkat çekti. Dijital medya içeriklerinin tüketilmesi, tüketici davranışlarına etkisi ve beklentileri nasıl farklılaştırdığı konularına değinen Çelikcan, “Ev içi eğlence anlayışı olağanüstü gelişti. Sinyal satın alarak evleri eğlence merkezine çevirdik. İzleyici uçsuz bucaksız içeriğe kolayca ulaşabiliyor. Böylece bizler içerik üreticilerinin arşivi haline geliyoruz. Bugün günümüzde platformlar üzerinden toplumsal dönüşüm konuşuluyor. Tabii bunlar beraberinde sorunlar getirdi. Ekrana ayırdığımız süreler arttı, buna bağlı olarak ekran bağımlılık kavramı hayatımıza girdi.” şeklinde konuştu.

    Doç. Dr. Ceren Sözeri: “Gazetecilik her şekliyle online platformlara taşınacak” 

    Galatasaray Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ceren Sözeri medyanın uluslararası hale gelmesi ile ilgili değerlendirmelerini paylaştı. Geleneksel mecraların dijital dönüşüm ile ortadan kalkacağını belirterek sözlerine başlayan Sözeri, “Gazetecilik her şekliyle online platformlara taşınacak. İnsanların anlayabilmeleri için görselleştirmenin önemi, gazetecileri birden fazla beceriye sahip olmaları için zorlayacak. Okuyucuyla bire bir temas edilen ilişki biçimi zorunluluğu ortaya çıkacak. Yapay zekanın ortaya çıkması ile de doğrulatma çok önemli bir yer alacak.” ifadelerini kullandı.

    Gazeteci Emre Kızılkaya: “Kuralları Silikon Vadisi’ndeki şirketler koyuyor”

    Gazeteci Emre Kızılkaya seminer kapsamında, arama motoru optimizasyonları ve belirledikleri algoritmalar, sınırlandırmalar ve bununla birlikte oluşan kutuplaşmış toplumla ilgili görüşlerini aktardı. Kızılkaya, “Dijital platformlar kısmına nasıl geldiğimizi özellikle kapitalizm tarihiyle birlikte anlayabilmek için gazeteciliğin tarihine bakmamız lazım. İlk zamanlarında yapılan gazetelik aristokrasi için bir kulüp gibiydi. Başından beri kapitalizm ve devlet kontrolü hâkimdi. Matbaanın gelişmesi ve geniş kitlelere yayılabilmesi büyük bir medya ekonomisi doğurdu. Bunun finansmanı için de bugün bildiğimiz reklamcılık anlayışı ortaya çıktı. Akıllı telefonların herkesin cebine girmesiyle de kişisel veriler belirli birkaç şirket tarafından toplanmaya başlandı. Silikon Vadisi’ndeki bu şirketlerin kuralları üzerinden işler ilerliyor. Bu kurallardan biri de içeriklerin dağıtımında kimin öne çıkarılacağını belirleyen algoritma sistemi.” açıklamasında bulundu.

    Doç. Dr. Bahar Muratoğlu “Sosyal ağlar merkeziyetsiz yapılar”

    Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Bahar Muratoğlu Pehlivan merkeziyetsiz sosyal ağlar konusunu değerlendirdi. Sosyal ağların medyanın geleceğiyle bağlantılı olduğunu belirten Pehlivan, “Sosyal ağlar merkeziyetsizler, bir merkezi yok bir otorite tarafından yönetilmiyorlar. Herkes bir sunucu kurabilir veya bir sunucuya bağlanabilir. Aynı zamanda diğer sunuculardaki insanlarla etkileşime girebilirler. Böylece bizi koşullandıran bir takım algoritmalardan da uzaklaşabiliriz.” şeklinde konuştu.

    Doç. Dr. Bilge Şenyüz “Yapay zekâ ile birlikte teknoloji kaynak ya da alıcı haline geliyor”

    Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Doç. Dr. Bilge Şenyüz, ‘yapay zekânın iletişim teknolojilerindeki yeri’ başlığı altında şu bilgileri paylaştı:

    “Sadece gazetecilikte değil, akademik araştırmaların üzerinde de çok ciddi tartışmaların döneceği bir çağa doğru geçiyoruz. İletişim alanında yaratacağı değişimlerden biri de klasik iletişim teorisini yıkacak olması. İletişimin sadece kişiler arasında olması ve teknolojinin araç olarak görülmesi anlayışı değişiyor çünkü yapay zekâ ile birlikte teknoloji kaynak ya da alıcı haline geliyor. Araştırmalar, özellikle engelli, psikolojik rahatsızlıkları olan veya demanslı kişilerin yapay zekâ ile iletişim kurmaktan mutlu olduğunu gösteriyor.  Bu, insan-insan ilişkisindeki doğallığı ortadan kaldırırken bir yandan da dezavantajlı konumda olan kişiler için umut kapısı olarak önümüze çıkacak.”

    Şenyüz: “Sesin ve kısa videoların artış göstereceği bir döneme doğru gidiyoruz” 

    Gelecekte makine insan ilişkisine dair öngörülerini paylaşan Şenyüz “Araştırmalar medya endüstrisinin gelecekte %72 oranla podcast ve dijital sese, %69 oranında hafta sonu gönderimi yapılan e-posta bültenlerine, dijital medya yayınlarına ise %67 oranında yatırım yapmak istediğini söylüyor. Sesin ve kısa videoların artış göstereceği bir döneme doğru gidiyoruz. Öte yandan gelecekte Twitch, Discord gibi niş kullanıcı grupların bir araya geldiği platformların daha çok öne çıkabileceğini söyleyebiliriz. Şu anda teknoloji yaratıcıları makinelere insan- insan ilişkisine yönelik paternler yüklüyor. Örneğin tüm cinsiyetçi kodları da yüklüyoruz. Siri’nin başlarda bir kadın sekreter olması gibi… Belki 50 yıl sonra makinelerin insan iletişimini nasıl bozduğundan bahsedeceğiz” dedi. 

    Prof. Dr. Süleyman İrvan “İnternet sızıntılara imkân veriyor”

    Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman İrvan sosyal medyada sıklıkla görülen sızıntı gazeteciliği hakkında konuştu. İrvan, “Kapitalizm birçok şeyi değiştiriyor. Gazetecilik değişmeye başladı. Gazeteci kimdir tartışılır hale geldi. Sızıntı gazeteciliği ile araştırma gazeteciliği arasındaki fark; araştırma gazeteciliği daha çok araştırma ile yapılır, aranıp bulunan konuların süzgeçten geçirilmesi söz konusudur. Sızıntı gazeteciliğinde ise kaynak odaklı bir gazetecilik vardır. İnternet sızıntılara çok imkân veriyor. Bilgileri yayan, çalan birileri var.  Sonuçta biz öğrenmiş oluyoruz. Gazetecilik cazip olmaktan çıktı. Gazetecilik yapılmıyor, aslında var olan içerik çoğaltılıyor. Gazeteciliğin ciddi anlamda sorgulanması gerekiyor.” dedi.

    Prof. Dr. Nazife Güngör: “Üsküdar Üniversitesi, İletişim Günleri ile bir üs haline geldi”

    Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör yaptığı kapanış konuşmasında Üsküdar Üniversitesi İletişim Günleri’nin sürekli ve geniş katılımlı bir bilimsel paylaşım platformu haline geldiğini söyledi ve sözlerini şöyle tamamladı:

    “Üsküdar Üniversitesi’nin organizasyonu ama biz bu dev etkinliği iletişim alanındaki tüm akademik dünyanın katkılarıyla yapıyoruz. Sempozyumumuza pek çok üniversiteden katılım oldu. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi, İletişim Günleri ile iletişim alanında bir bilgi üssü haline geldi. Bu çok mutluluk verici. Bu sempozyum iletişim alanındaki akademi dünyasının ve hepimizin etkinliği. Üsküdar Üniversitesi’ni iletişim bilimlerinin konuşulduğu bir merkez haline getirdiğimiz için gururluyuz.”

    16-18 Mayıs tarihlerinde nitelikli programlarla devam eden sempozyumun ana konuk konuşmacıları arasında Glasgow Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gillian Doyle, Zagreb Kalkınma ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Kültür ve İletişim Departmanı Kıdemli Araştırmacısı Dr. Paško Bilić, Urbana-Champaign Illinois Üniversitesi İletişim ve Bilgi Tarihçisi Prof. Dr. Dan Schiller, Annenberg İletişim Okulu’ndan Prof. Dr. Victor Pickard konuşmalarında ‘Dijital Kapitalizm ve İletişim’ ana teması kapsamında önemli bilgiler paylaştı. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Ebeveyn kontrol yazılımlarında olması gereken beş özellikhaberi

    Ebeveyn kontrol yazılımlarında olması gereken beş özellikhaberi

    İnternet, pandemi döneminde gençler için bir can simidi oldu. Birçoğu derslerini öğrenmek, arkadaşlarıyla bağlantıda kalmak ve en sevdikleri site ve uygulamalarda zaman geçirmek için teknolojiyi kullandı. Bu dönemde ebeveynler için ise en önemli nokta  tehlikelerin nerede olduğunu anlamak ve çocuklarının maruz kaldığı riskleri en aza indirmeye çalışmak oldu. Siber güvenlik şirketi ESET, ebeveyn kontrol yazılımlarında dikkat edilmesi gerekenleri inceledi, önerilerini paylaştı.

     

    Geçmişte ebeveynlerin çocuklarının dijital faaliyetleri konusunda fazla endişelenmelerine gerek yoktu. Evdeki merkezi bir bilgisayar internete açılan tek kapıydı. Takip etmek, denetlemek daha kolaydı. Sonra mobil cihazlar geldi. Şimdi çok daha büyük zorluklarla karşı karşıyalar. Hem çocuklar gözetimden uzak olarak internette daha fazla gezinme fırsatı buluyor hem de dijital dünyada daha fazla gizli tehlike var. Bu da ebeveyn kontrol yazılımını ebeveynler için giderek daha cazip ve daha çok ihtiyaç duyulan bir seçenek haline getiriyor. İşletim sistemi geliştiricileri bile artık bu alanda bazı işlevler sunsa da, en eksiksiz özellik setleri güvenlik uzmanları tarafından tasarlanan üçüncü taraf çözümleridir. Doğru araçlar, çocuklarınızın güvenliğini artırmak ile onlara keşfetme, öğrenme ve sosyalleşme özgürlüğü vermek arasında bir denge kurmalıdır.

     

    Neden bir ebeveyn kontrol yazılımına ihtiyacınız var?

    Çocuklar cihazlarında her zamankinden daha fazla zaman geçiriyor. Pandemiden önce ABD’li çocukların ekran başında geçirdiği sürenin, günde yaklaşık dört saat olduğu tahmin ediliyordu. COVID dönemindeki kısıtlamalar nedeniyle bu süre iki katına çıktı. Ebeveynler için en önemli nokta, tehlikelerin nerede olduğunu anlamak ve çocuklarının maruz kaldığı riskleri en aza indirmeye çalışmaktır. Anne babaların sanal dünyada  endişelenecek çok şeyi var. Bu endişelerden bazıları şunlar: 

    • Uygunsuz içerik Bunlar cinsel içerikli materyaller, cinsiyetçi veya ayrımcı içerikler, rahatsız edici veya şiddet içeren görüntüler/videolar, kumar siteleri ve hatta küfürlü içerikler olabilir. Neyi uygunsuz bulduğunuz çocuğun yaşına ve olgunluğuna bağlıdır.
    • Siber zorbalık Ne yazık ki, zorbalık çoğu çocuk için hayatın bir gerçeğidir. Ancak çevrimiçi dünyada bu tehdit, yakın arkadaşların dışına doğru genişliyor. Bir AB araştırması, tüm çocukların yarısının yaşamları boyunca bir tür çevrimiçi zorbalığa maruz kaldığını belirtiyor.
    • İstismar. Çocuklar teknoloji konusunda bilgili görünebilir ama aynı zamanda internette tanıştıkları insanlara güvenmeye de yatkındırlar. Ne yazık ki bazı yetişkinler bu durumdan faydalanmaya hazırdır. Genellikle sosyal medya, mesajlaşma, oyun ve diğer uygulamalarda yaşıt biri gibi davranarak kurbanlarının güvenini kazanmaya çalışırlar.
    • Veri sızıntısı Muhtemelen hepimiz internette çok fazla paylaşım yapıyoruz. Ancak çocuklarımız bizden çok daha geniş bir dijital arkadaş çevresine sahip, bu da edindiği bilgileri kötü amaçlı kullanacak kişiler olabileceği anlamına gelir. Bir evcil hayvanın adı, ev adresi veya tatile gitme zamanı gibi zararsız bir şey bile dijital ve gerçek dünya saldırılarında kullanılabilir.
    • Kimlik hırsızlığı ve kimlik avı dolandırıcılıkları Çocuklarınız sosyal medya, mesajlaşma uygulaması ve e-posta hesabı açtıkları anda, hassas kişisel ve finansal bilgileri vermeleri veya kötü amaçlı yazılım yüklemeleri için onları kandırmak üzere hazırlanmış sahte mesaj bombardımana tutulur. Birçoğu ikna edicidir. Bazıları ücretsiz hediye vaadi ile ikna etmek için hazırlanmış olabilir.
    • Aşırı ekran süresi  Bu durum çocuklarda göz problemleri, depresyon, aşırı yeme ve diğer fiziksel problemlerle ilişkilendirilir. Belki de en bariz olanı, bir ekrana yapışık olmak çocuklarınızın fiziksel dünyada etkileşime girmediği anlamına gelir, bu da duygusal ve sosyal gelişimlerine zarar verebilir.

     

    Ebeveyn kontrol yazılımında dikkat etmeniz gerekenler

    Piyasada, yukarıdaki zorlukların bir kısmı veya tamamı için yardımcı olacak pek çok çözüm var. Bu alanda ve daha geniş siber güvenlik alanında güvenilirliği kanıtlanmış bir markaya yatırım yapmak faydalı olacaktır. İyi bir başlangıç olarak aşağıdakileri göz önünde bulundurun:

    • Uygulama kontrolleri yaşlarına uygun olmayan uygulamaları engellemenizi veya hangi uygulamalara ne kadar süreyle erişebileceklerini kontrol etmenizi sağlar. Günlük zaman sınırları, aşırı ekran süresini en aza indirmek için iyi bir fikirdir.
    • Uygulama ve web kullanım raporları, çocuğunuzun çevrimiçi ortamda nerede vakit geçirdiğini daha iyi anlamanıza ve gelecekte engellenmesi gerekebilecek siteleri ya da uygulamaları belirlemenize yardımcı olabilir. Ayrıca yeni yüklenen uygulamaları da işaretlemelidir.
    • Güvenli tarama, önceden kategorize edilmiş yaşa uygun olmayan sitelere erişimi engellerken çocuğunuzun internette gezinmesine yardımcı olacaktır. Burada, çocuğunuzun belirli sitelere erişim talebinde bulunabilmesi ve sizin de bunu duruma göre değerlendirmeniz faydalı olur. 
    • Konum belirleyici ve alan uyarıları, çocuğunuzun cihazlarının konumunu göstererek, size mesaj göndermeyi veya aramayı unutursa nerede olduklarına dair endişelerinizi gidermeye yardımcı olur. Bir diğer faydalı özellik de çocuğunuz bir bölgeye girdiğinde veya çıktığında cihazınıza gönderilen bildirimlerle fiziksel “bölgeler” oluşturma özelliğidir.
    • Kullanımı kolay bir portal bulmacanın son parçasıdır ve ürünü sürekli olarak kolayca kurmanıza, yönetmenize ve yapılandırmanıza olanak tanır.

     

    Ebeveyn kontrol yazılımı çocuğunuzu sorumlu bir internet kullanıcısı haline getirecek sihirli bir değnek değildir. Hiçbir şey çocuklarınızla kuracağınız dürüst ve karşılıklı iletişimin sağlayacağı değerin yerini tutamaz. Onlara sadece yazılımı yüklediğinizi söylemeyin aynı zamanda neden yüklediğinizi de söyleyin. Gördüğünüz tehlikeler hakkında açık bir şekilde konuşun ve birlikte bazı temel kurallar belirleyin. Anlattıklarınızı içselleştirdiğinden emin olun. Daha da iyisi, arada bir teknolojiye ara verin. Çocuklarınızın keşfedebileceği, çevrimiçi olmayan harika bir dünya da var. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Robotik Kodlamada Dünya 1.si ve 3.sü Aliağa'danhaberi

    Robotik Kodlamada Dünya 1.si ve 3.sü Aliağa'danhaberi

    Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, ‘Uluslararası STEM Olimpiyatları’nda kodlama kategorisinde 3.sınıflar düzeyinde dünya birincisi olan Aslan Ateş Sarıbaş ile 2.sınıflar düzeyinde dünya üçüncüsü olan Fevzi Başar Celepoğlu’nu makamında misafir etti.  

    Main Tean Organization tarafından Almanya merkezli yapılan, sorularının temeli STEM (Bilim-Teknoloji-Mühendislik-Matematik) üzerine kurulu olan ve dünya genelinde öğrencilerin katıldığı ‘Uluslararası STEM Olimpiyatları’nda Aliağalı öğrenciler büyük bir başarı gösterdi.

    Bu yıl 114’ten fazla ülke, bin 200’den fazla okul ve kurs, 11 binden fazla öğrencinin katılımıyla çevrimiçi olarak gerçekleştirilen ‘Uluslararası STEM Olimpiyatları’na katılan Aliağa Robotik Kodlama Kişisel Gelişim Kursu öğrencilerinden Aslan Ateş Sarıbaş kodlama kategorisinde 3.sınıflar düzeyinde dünya birincisi, Fevzi Başar Celepoğlu ise 2.sınıflar düzeyinde dünya üçüncüsü olarak Aliağa’ya büyük bir gurur yaşattı.

    Uluslararası platformda Aliağa’yı başarıyla temsil eden öğrenciler ile Aliağa Robotik Kodlama Kişisel Gelişim Kursu müdürü Eren Çelikkıran’ı makamında ağırlayan Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, öğrencileri tebrik ederek başarılarının devamını diledi.   

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • NVIDIA, GeForce RTX 4060 Ailesini Piyasaya Sürüyorhaberi

    NVIDIA, GeForce RTX 4060 Ailesini Piyasaya Sürüyorhaberi

    GeForce RTX 4060 Ti’ya 8GB 9999 TL’den başlayan fiyatlarla ulaşılabiliyor

    DLSS Desteği 300 Oyun ve Uygulamayı Aştı

    NVIDIA, DLSS 3 nöral işleme, yüksek kare hızlarında üçüncü nesil ışın izleme teknolojileri ve AV1 kodlamalı sekizinci nesil NVIDIA Kodlayıcı (NVENC) dahil olmak üzere NVIDIA Ada Lovelace mimarisinin tüm özelliklerini taşıyan GeForce RTX 4060 ailesini tanıttı. GeForce RTX 4060 Ti 8GB Türkiye’de 24 Mayıs 2023 tarihinde 9999 TL’den başlayan fiyatlarla ulaşılabiliyor olacak. Ailenin diğer ekran kartları ise Temmuz 2023 Ayı itibariyle piyasaya sürülecek.

    GeForce RTX 4060 Ti ve GeForce RTX 4060, olağanüstü bir fiyatla benzersiz performans sunacak.  En iyi oyunlarda birinci sınıf görüntü kalitesi için ışın izleme de dahil olmak üzere şirketin popüler 60 sınıfına en son oyun konsollarının iki katı performans artışı sağlıyor.

    Matt Wuebbling, NVIDIA Global GeForce Pazarlama Başkan Yardımcısı yeni GPU ailesine ilişkin yaptığı açıklamada “RTX 4060 ailesi, PC oyuncularına, 1080p’de en yüksek ayarlarda mükemmel performans sunuyor. Bu GPU’lar, Ada Lovelace mimarisini ve DLSS 3 teknolojisini dünya çapında milyonlarca kişinin kullanımına sunuyor olacak.” diyor

    D5 Render’a DLSS 3 desteği geliyor. Merakla beklenen Yüzüklerin Efendisi: Gollum ve Diablo IV’de, DLSS 3 teknolojisini destekleyecek. Unreal Engine 5 için DLSS 3 eklentisi de yakında kullanıcılarla buluşacak.  Bu güncellemeler ve daha fazlasıyla DLSS 3 teknolojisi artık 300’den fazla oyun ve uygulamada destekleniyor olacak.

    1080p Oyun İçin Üstün Grafik Kartları

    NVIDIA Ada Lovelace Mimarisiyle tasarlanan GeForce RTX 4060 Ti ve RTX 4060 GPU’lar, performans ve verimlilikte büyük bir nesiller arası sıçrama sağlıyor. 4060 serisi GPU’lar aynı zamanda oyunlar ve uygulamalar için NVIDIA RTX nöral işlemede yeni bir çağ başlatan DLSS 3 teknolojisini de destekliyor.

    DLSS 3, olağanüstü bir görüntü kalitesi ve 4 kata kadar performans artışı oluşturmanın yanı sıra oyunculara kapsamlı bir oyun deneyimi ve hızlı yanıt süresi sunmak için NVIDIA’nın yapay zeka hızlandırmalı süper çözünürlük tekniklerindeki know-howını temel alıyor.

    GeForce RTX 4060 Ti, RTX 2060 SUPER GPU’dan ortalama 2,6 kat ve GeForce RTX 3060 Ti GPU’dan 1.7 kat daha hızlı. RTX 4060 Ti’nin bellek alt sistemi 32 MB L2 önbellek ve 8 GB veya 16 GB ultra yüksek hızlı GDDR6 belleğe, 8 GB GDDR6 ile 24 MB L2 önbelleğe sahip.

    L2 önbelleği, GPU’nun bellek arayüzündeki talepleri azaltıyor ve sonuç olarak performans ve güç verimliliği de artıyor. Shader Execution Reordering, son teknoloji Opacity Micromap ve Displaced Micro – Mesh Motorlar gibi gelişmeler sayesinde ışın izleme performansı önceki nesilden önemli ölçüde iyileşiyor. Bu yenilikler, en zorlu oyunların bile birden fazla ışın izleme efektini tam ışın izlemeyi, benzersiz gerçekçilik ve sürükleyicilik için aynı anda uygulamasını sağlıyor.

    İçerik Üreticileri İçin Mükemmel Bir Seçenek

    GeForce RTX 4060 GPU ailesi, yaratıcılara RTX hızlandırma ve yapay zeka araçlarını daha erişilebilir bir başlangıç fiyatıyla sunan NVIDIA Studio platformu tarafından destekleniyor. Yayıncılara, video editörlerine, 3D sanatçılara kadar tüm içerik üreticilerine hizmet veren platform, 110’dan fazla yaratıcı uygulamayı güçlendiriyor.

    NVIDIA Studio Sürücüleri ile kalıcı bir kararlılık sağlayarak NVIDIA Omniverse™, Canvas ve Broadcast gibi güçlü bir AI destekli Studio yazılımı paketi içeriyor. Pek çok farklı alanda içerik üreticiler, önceki nesle kıyasla yapay zeka araçları için önemli bir performans artışı sağlayan yeni dördüncü nesil Tensor Çekirdekleri’nden yararlanabiliyor.

    Hızlandırılmış yapay zeka özellikleri, içerik oluşturucuların sıkıcı görevleri otomatikleştirmesine ve gelişmiş efektleri kolaylıkla uygulamasına olanak tanıyor. Yüksek çözünürlüklü, ışın izli sahneler sunan 3D modelleyiciler, önceki nesil GeForce RTX 3060 ailesine göre %45’e kadar daha hızlı performans vaat ediyor.

    Yayıncılar, sınıfının en iyisi AV1 donanım kodlamasıyla NVENC adlı sekizinci nesil NVIDIA video kodlayıcıyı kullanarak %40 daha iyi kodlama verimliliğinden yararlanabiliyor. Bu, canlı yayınların, OBS Studio gibi popüler yayın uygulamalarında bant genişliği % 40 artırılmış gibi görüneceği anlamına gelir — ki bu da görüntü kalitesinde büyük bir artışa işaret ediyor.

    Yeni GeForce RTX 4060 ailesi;

    • GeForce RTX 4060 Ti 8GB – 24 Mayıs’ta 9999 TL’den başlayan fiyatlarla piyasaya sürülecek
    • GeForce RTX 4060 Ti 16GB – Temmuz ayında geliyor
    • GeForce RTX 4060 8GB – Temmuz ayında geliyor

    300’den Fazla Oyun ve Uygulama DLSS Desteğine Sahip Oluyor!

    NVIDIA DLSS, kare hızlarını artırmak için yapay zeka ve GeForce RTX Tensor Çekirdeklerini kullanıyor.

    DLSS 3, daha akıcı bir oyun deneyimi için yeni, yüksek kaliteli çerçeveler oluşturarak yapay zekanın gerçek zamanlı oyunlarda artan önemini gözler önüne seriyor. DLSS 3, DLSS Super Resolution, DLSS Frame Generation ve NVIDIA Reflex teknolojilerini birleştirerek performansı artırırken aynı zamanda mükemmel yanıt verme hızını koruyor.

    NVIDIA DLSS artık 300’den fazla oyun ve uygulamada yapay zeka ile hızlandırılmış üstün bir performans sunuyor.

    • DLSS – 300’den fazla oyun ve uygulama
    • DLSS 3 – 30’dan fazla oyun ve uygulama
    • Refleks – 70 oyun ve uygulama tarafından destekleniyor.

    DLSS 3 Desteği D5 Render’a Geliyor

    D5 Render artık DLSS 3 teknolojisiyle destekleniyor. SketchUp, 3ds Max, Revit, Archicad, Rhino, C4D ve Blender gibi popüler yaratıcı yazılımlarla uyumlu olan sektör lideri yazılım, kullanıcıların bir sahnedeki her değişikliği gerçek zamanlı olarak görmelerini sağlıyor. 

    D5 Render’a önceden entegre edilmiş DLSS 2 teknolojisiyle kullanıcılar, uygulamanın görüntünün daha küçük bir sürümünü oluşturmasına ve yapay zekayla süper çözünürlüğe izin vererek önemli ölçüde daha yüksek performansla neredeyse aynı düzeyde kalite elde etmelerine olanak tanıyor.

    İçerik oluşturucular, bu güncellemeyle gerçek zamanlı görüntü alanı kare hızlarının 3 kata kadar arttığını görecek ve bu da onların daha büyük sahneler, daha kaliteli modeller ve dokularla-tümü gerçek zamanlı olarak – pürüzsüz, etkileşimli bir görünüm alanını koruyarak çalışmalarına olanak tanıyacak.

    D5 Render Pazarlama ve Operasyon Başkan Yardımcısı Jessie Huang güncellemeyle ilgili olarak “DLSS 3’ü D5’e entegre etmekten heyecan duyuyoruz, bu da kullanıcılarımız için gerçek zamanlı performansı büyük ölçüde artıracak. Bu entegrasyonla, D5’in gerçek zamanlı görüntülemeye öncülük etmeye ve kullanıcılarımıza benzersiz bir yaratıcı deneyim sunmaya devam edeceğine inanıyoruz ” diyor.

     

    En son NVIDIA Studio bloğundaki bu videoyla DLSS 3 destekli D5 Render’a link üzerinde göz atabilirsiniz. 

    Daha fazla DLSS Oyun ve Uygulamaları

    DLSS momentumu her geçen gün büyümeye devam ediyor.

    • Ashfall DLSS 3 ile destekleniyor.
    • The Outlast Trials DLSS 2 desteği alıyor
    • Bus Simulator 21 artık DLSS 2 teknolojisiyle deneyimlenebiliyor.
    • KartKraft artık DLSS 2’yi destekliyor
    • Moon Runner artık DLSS 2 teknolojisini destekliyor

    Bu güncellemeler sayesinde DLSS teknolojisini destekleyen oyun ve uygulama sayısı  300’ün üzerine çıkarıyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • HONOR, MAGIC 5 PRO ile standartların ötesinde!haberi

    HONOR, MAGIC 5 PRO ile standartların ötesinde!haberi

    Bir telefondan daha fazlası…

    Geliştirdiği üst düzey Ar-Ge çalışmaları sayesinde yeniliklere öncülük eden teknoloji devi HONOR, üst segment işlemcisi, benzersiz fotoğraf kalitesi ve güçlü bataryaya sahip modeli Magic 5 Pro ile standartların çok ötesinde bir teknoloji sunuyor.  

    Ar-Ge yatırımlarıyla birlikte global pazarda çok hızlı bir şekilde büyümeye devam eden HONOR, vizyonu doğrultusunda geliştirdiği ürünler ile birçok kullanıcı tarafından yüksek talep görmeye devam ediyor. 

    Güçlü Ar-Ge çalışmalarının bir yansıması

    Üst düzey Ar-Ge gücünün başarılı bir çıktısı olan HONOR Magic 5 Pro, kullanıcısına sunduğu özellikler sayesinde standart kalıpların ötesine geçmeyi başardı. 6,81 inç QHD+ LTPO OLED 120 Hz. ekran kalitesine sahip olan HONOR Magic 5 Pro, alanında bir ilk olarak ekstra güçlendirilmiş 5100 mAh’lık bataryası ile kullanıcısına uzun süre yetecek pil ömrü sunuyor. Sadece bir telefon olmaktan da ileriye geçen HONOR Magic 5 Pro, 50 MP + 50 MP + 50 MP + 3D TOF özelliklerine sahip arka kamerası ve 12 MP + 3D TOF özelliklerine sahip ön kamerası ile kullanıcılarını üst düzey çekim kalitesi ile buluşturuyor. 4K HDR10 video çekim kalitesi ve 10 bit ve FHD/23 FPS film modu ile kullanıcısının en özel anlarını üst düzey çekim kalitesi ile ölümsüzleştiren HONOR Magic 5 Pro, Snapdragon 8 Gen 2 işlemcisinin sağladığı performansı karşısında kullanıcılarında iz bırakıyor.

    Üstün teknoloji 

    Geliştirilmiş kamerasıyla kullanıcılarına benzersiz fotoğraf ve video çekim deneyimi sunan HONOR Magic 5 Pro, 4k/30FPS performansı ile geniş açı ve gece modunda eşsiz çekim deneyimini kullanıcıları ile buluşturuyor. 3.5x, 10x, 50x ve 100x yakınlaştırılabilen kamerası en ince detaylandırmaları dahi kullanıcısının gözleri önüne seriyor. Adreno 740 grafik kartına ve 12GB bellek kapasitesine sahip olan HONOR Magic 5 Pro, içeriğindeki donanımlar sayesinde kullanıcılarına harika bir performans sunuyor. 

    Pazarda büyüme hedefi 

    Ar-Ge çalışmalarının ışığında gerçekleştirdiği yenilikçi ürün portföyünü her geçen yıl büyüten HONOR, 3 yıl içerisinde pazar payını ciddi bir şekilde arttırmayı hedefliyor. Alanında yeni olan birçok teknolojik gelişmeye öncülük etmesi ve ileriye dönük teknolojileri sayesinde kullanıcılarının yaşam kalitesini de güçlendirmeyi başarıyor. Çalışanlarının yüzde 25’inin Ar-Ge çalışmalarında görev aldığı
     HONOR, bu alana yaptığı yatırımlarla kısa zamanda Çin’de Ar-Ge çalışmalarına en çok yatırım yapan şirketler arasında 6. sırada yerini almayı başardı. Bu alanda hiç görülmemiş bir performansla global pazardaki hedeflerine emin adımlarla ilerlemeye devam ediyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı